Ayrık rapor
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/16528 E. 2011/3506 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayrık rapor↗ rehin ve hapis hakkı↗ hapis hakkı↗ kanuni rehin hakkı↗ rehin hakkı↗ rehin↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, TTK'nun 1232. maddesinde düzenleme karşısında bir kurtarma-yardım alacağı doğmuş ise rehin hakkının da anılan hüküm gereği doğduğu ve tanınmasına gerek olmadığı, davacı vekilinin kanuni rehin ve hapis hakkı tanınması davasında karar verilebilmesi için SV. EVDOKIA gemisine verilen hizmetin kurtarma-yardım olup olmadığı, dolayısıyla bir kurtarma-yardım ücreti alacağının doğup doğmadığının belirlenmesi ve kurtarma-yardım alacağının doğup doğmadığı hususunda temel meselenin SV. EVDOKIA gemisinin tehlikeye maruz bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiği, davaya konu olaydaki haberleşme kayıtlarının tam çözümü yapılıp dosyaya sunulmadığından ayrık raporda çözümünün yapıldığı, bu rapora göre davacı Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi'ni Denizcilik Müsteşarlığı adına işleten kuruluş Kıyı Emniyetinin, Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Tüzüğü'nün 15. maddesi ve Tüzüğün uygulama esaslarının 17. maddesi gereğince arıza dolayısıyla demirlemek zorunda kalan geminin resen emniyetli bir yere alınmasını sağlamak ve uygun demirleme yerine çektirmekle yükümlü olduğu, davaya konu hizmete ilişkin haberleşme kayıtlarından çekme işi mahiyetinde sayılamayacak derecede fevkalade bir hizmet verilmediği, bu nedenle davacı tarafından TTK'nun 1224. maddesi gereğince yapılan işlemin çekme olduğu, kanuni rehin hakkı vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerince temyizi üzerine, ilamda belirtilen gerekçelerle bilirkişi raporu alınmasındaki usulsüzlük nedeniyle davacı yararına bozulmuş, davalı vekilinin temyiz isteminin ise, süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ayrık rapor 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3155 E. 2010/9292 K.
Ortak:ayrık rapor · hapis hakkı · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin
İncelediğiniz kararda… gemisinin tehlikeye maruz bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiği, davaya konu olaydaki haberleşme kayıtlarının tam çözümü yapılıp dosyaya sunulmadığından «ayrık raporda» çözümünün yapıldığı, bu rapora göre davacı Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi'ni Denizcilik Müsteşarlığı adına işleten kuruluş Kıyı Emniyetinin, Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Tüzüğü'nün 15. maddesi ve Tüzüğün uygulama esaslarının 17. maddesi gereğince arıza dolayısıyla demirlemek zorunda kalan geminin resen emniyetli bir yere alınmasını sağlamak ve uygun demirleme yerine çektirmekle yükümlü olduğu, davaya konu hizmete ilişkin haberleşme kayıtlarından çekme işi mahiyetinde sayılamayacak derecede fevkalade bir hizmet verilmediği, bu nedenle davacı tarafından TTK'nun 1224. maddesi gereğince yapılan işlemin çekme olduğu, «kanuni rehin hakkı» vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerince temyizi üzerine, ilamda belirtilen gerekçelerle bilirkişi raporu alınmasındaki …
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, TTK'nun 1232. maddesinde düzenleme karşısında bir kurtarma-yardım alacağı doğmuş ise «rehin hakkının» da anılan hüküm gereği doğduğu ve tanınmasına gerek olmadığı, davacı vekilinin kanuni rehin ve «hapis hakkı» tanınması davasında karar verilebilmesi için SV.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, «ayrık rapor» ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nun 1232. maddesinde düzenleme karşısında bir kurtarma-yardım alacağı doğmuş ise «rehin hakkının» da anılan hüküm gereği doğduğu ve tanınmasına gerek olmadığı, davacı vekilinin kanuni rehin ve «hapis hakkı» tanınması davasında karar verilebilmesi için SV.
… işi mahiyetinde sayılamayacak derecede fevkalade bir hizmet verilmediği, bu nedenle davacı tarafından TTK'nun 1224. maddesi gereğince yapılan işlemin çekme olduğu, «kanuni rehin hakkı» vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava kurtarma ve yardıma dayalı kanuni «rehin» ve «hapis hakkı» tanınması istemine ilişkin olup, davacı taraf klavuz kaptanın talebi üzerine verilen hizmetin kurtarma yardım olduğunu ileri sürmüş, davalı ise yapılan hizmetin bir cer hizmeti olduğunu savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · e-defter
Benzer bu kararda1-Mahkemece verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, bu temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedildiği belirlenemediği gibi temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içerisinde rastlanmamıştır.
Buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, temyiz harcının da yatırılmış olması gerekmektedir.
Mahkemece de özel ve teknik bilgiyi gerektiren bu çekişmenin halli hususunda HUMK’nun 275 ve devamı maddeleri uyarınca «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilmiştir.
HUMK’nun 275. vd maddeleri uyarınca «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verildiğinde alınan rapor her ne kadar mahkemeyi bağlamaz ise de bu husus mahkemenin kendiliğinden karar verebileceği sonucunu doğurmayıp özel ve teknik bilgiyi gerektirir hususta başka bir kurul vasıtası ile inceleme yaptırılması gerektiği anlamındadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13194 E. 2011/1176 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat · husumet
Benzer bu karardaMüdürlüğü hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle, diğer davalılar hakkındaki davanın «feragat» nedeniyle reddine, birleşen davada 58.967 USD' nın 25.04.2008 olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TL-karşılığının davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11812 E. 2015/8363 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil yetkisinin kaldırılması · yönetim kurulu kararının iptali · sıfat yokluğu · sorumluluktan kurtulma · aktif husumet · şirket zararı · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı vekili tek imza ile işlem yapılması nedeniyle davacı «şirketin zararı» doğup doğmadığının araştırılmasını talep etmiş ise de uyulan bozma ilamında açıkça ret kararının yerinde olmadığı, davada açıkça kabul kararı verilmesi gerektiğine işaret edildiğinden bu savunmaya itibar edilmediği gerekçesiyle davanın davacı şirket yönünden kabulü ile 15.000 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı gerçek kişilerin açtığı dava daha önce «aktif husumet» ve «sıfat yokluğundan» red olunduğundan bu husus bozma dışında kalarak kesinleşmiş olmakla bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2013/13217K. sayılı ilamı ile “davacı şirket tarafından şirket «temsilcilerinin» tek imza ile «temsil yetkisinin kaldırıldığı», çift imza ile ödeme yapılması gerektiği davalı bankaya bildirildiğine göre davalı Bankanın müşterisi tarafından verilen bu talimat ile bağlı olduğu, daha sonra kendisine Ticaret Sicil Memurluğu'ndan farklı bir yazı getirilse dahi akdi ilişkisi bulunan davacı şirketi haberdar etmeden ödeme yapması halinde BK'nın 99. maddesi uyarınca davalı Bankanın «sorumluluktan kurtulamayacağı»” gerekçesiyle bozulmuştur.
G.. tarafından açılan «yönetim kurulu kararının iptali» istemli dava sonucunda iptal edilip bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek onandığı” gerekçesiyle davacı şirket yönünden davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemiz’in 24.06.2013 tarihli 2012/15360 E.
Dava, davacı şirketin davalı bankada bulunan hesabından «yetkisiz» kişiye ödeme yapıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/16528 E. , 2011/3506 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 04.12.2008 gün ve 2008/3-2008/394 sayılı kararı bozan Daire’nin 27.09.2010 gün ve 2009/3155-2010/9292 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 24.12.2007 tarihinde davalı geminin makine arızası nedeniyle sürüklenerek deniz tehlikesini maruz kaldığını, Trafik Hizmetleri Müdürlüğü’nün talimatıyla römorkörlerinin ekipmanları ile güç kullanmak suretiyle kazazede geminin karaya çıkması önlenerek olası daha büyük tehlikelerin önüne geçildiğini, başarılı şekilde verilen kurtarma-yardım hizmeti neticesinde geminin deniz tehlikesinden kurtarılarak emniyet altına alındığını ve demirletildiğini, 34.000.000 USD kurtarılan gemi, 203.370 USD bunker, 3.014.400 USD yük, 5.652.000 USD navlun olmak üzere toplam 42.869.770 USD’lik kurtarılan değerler üzerinden 8.000.000 USD kurtarma-yardım teminatı talep edilmesinin uygun görüldüğünü, gemi ve yük ilgililerince teminat yatırılmadığından 2007/31 D.İş sayılı dosya üzerinden seferden men kararı alındığını, TTK’nun 1232.
maddesi gereğince müvekkili kurtarıcının emniyet altına alınan veya kurtarılan şeyler üzerinde rehin hakkı, emniyet altına alınan şeyler üzerinde teminat verilinceye kadar hapis hakkı olduğunu ileri sürerek, Panama Bayraklı SV EVDOKIA adlı gemi ve gemi üzerinde bulunan yük için 8.000.000 USD üzerinden müvekkili lehine kanuni rehin ve hapis hakkı tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hizmetin TTK'nun 1224/3. maddesi uyarınca cer (römorkaj) niteliğinde sayılamayacak derecede fevkalade hizmetlerden olması gerektiğini, gemi ve yükün tam olarak deniz tehlikesi içinde olmadığını, römorkörlerin gemiye müdahale etmek üzere çağrılmasında gemi kaptanının telkini olmadığını, müdahale takdirinin Kılavuz Kaptan ile Sektör Kavak ilgilisi arasındaki konuşma sonrasında kararlaştırıldığını, gemi batma, oturma veya ziya tehlikesi içinde bulunmadığından çekme hizmetini aşan mahiyette fevkalade bir hizmet verilmediğini, fevkalade emek harcanmadığını, harcanan zamanın kurtarma-yardım hizmeti için çok az bir süre olduğunu, talep edilen miktarın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, TTK'nun 1232. maddesinde düzenleme karşısında bir kurtarma-yardım alacağı doğmuş ise rehin hakkının da anılan hüküm gereği doğduğu ve tanınmasına gerek olmadığı, davacı vekilinin kanuni rehin ve hapis hakkı tanınması davasında karar verilebilmesi için SV. EVDOKIA gemisine verilen hizmetin kurtarma-yardım olup olmadığı, dolayısıyla bir kurtarma-yardım ücreti alacağının doğup doğmadığının belirlenmesi ve kurtarma-yardım alacağının doğup doğmadığı hususunda temel meselenin SV. EVDOKIA gemisinin tehlikeye maruz bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiği, davaya konu olaydaki haberleşme kayıtlarının tam çözümü yapılıp dosyaya sunulmadığından ayrık raporda çözümünün yapıldığı, bu rapora göre davacı Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi'ni Denizcilik Müsteşarlığı adına işleten kuruluş Kıyı Emniyetinin, Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Tüzüğü'nün 15.
maddesi ve Tüzüğün uygulama esaslarının 17. maddesi gereğince arıza dolayısıyla demirlemek zorunda kalan geminin resen emniyetli bir yere alınmasını sağlamak ve uygun demirleme yerine çektirmekle yükümlü olduğu, davaya konu hizmete ilişkin haberleşme kayıtlarından çekme işi mahiyetinde sayılamayacak derecede fevkalade bir hizmet verilmediği, bu nedenle davacı tarafından TTK'nun 1224. maddesi gereğince yapılan işlemin çekme olduğu, kanuni rehin hakkı vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerince temyizi üzerine, ilamda belirtilen gerekçelerle bilirkişi raporu alınmasındaki usulsüzlük nedeniyle davacı yararına bozulmuş, davalı vekilinin temyiz isteminin ise, süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 02,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 185.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 29.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018246100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz