YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5041 E. 2024/1075 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişlilik↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/137 E. - 2019/560 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket tarafından 2018/04360 sayılı tasarım tescil başvurusunda bulunulduğunu, davalı şirketin bu başvuruya itiraz ettiğini, YİDK tarafından itirazın kısmen yerinde görülerek 2018/04360-11 sayılı tasarımın iptal edildiğini, oysa müvekkilinin 2018/04360-11 numaralı tasarım başvurusu ile davalıya ait tasarımlar arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, müvekkili tasarımının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine sahip olduğunu, itiraza mesnet tasarım karşısında müvekkili tasarımının ayırt edici olduğunu, tescil başvurusunda bulundukları "gıda ürünleri için ambalaj deseni" tasarımları ile ... bir ürün biçimlendirildiğini, müvekkilinin içerisinde karamel bulunan bir ürün için sahip olduğu marka ve ürün tasarımını davalı ve diğer kişilere ait ürün görsel ve ambalajlarından farklı bir şekilde tasarlayarak kullandığını, ürünlerin birbirinden farklı fotoğraflarda benzeşen, benzer ürün olmaktan kaynaklı nitelikleri dışında ambalaj üzerindeki yerleşim, tasarım ve görsellerin tamamı ile birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin tasarımındaki şekil, renk, yazı anlamında pek çok farklı unsur bulundurduğunu, müvekkilinin tasarım görselinde koyu karamel rengi ve siyah renk kullanarak taban rengini oluşturduğunu, ambalajında, "XROLL" markasını kırmızı bir şekil içerisinde ... renkte yazdığını, altına marka olarak algılanmayacak şekilde ürün özelliğini belirten karamelli bar ibaresini kırmızı çerçeve içerisinde karamel rengi kullanarak, davalı yan tasarımından farklı bir şekilde ürüne ilişkin çikolata ve akışkan şekilde karamel görseli ekleyerek oluşturduğunu, davalı yana ait ürün tasarımında ise "ÜLKER'" ifadesinin açık ... çerçeve içerisinde kırmızı renk ile "METRO" ibaresinin ise kırmızı çerçeve içerisinde sarıya dönük renkle yazıldığını, ürüne ilişkin görsele veya ayrıntıya yer vermeden sadece ibare kullanarak oluşturulduğunu, müvekkil şirkete ait ürün özelliğini içeren ambalajın çoğunlukla karamel rengi içerdiğini, paket içerisinde bulunan ürüne ilişkin görselin ambalajın sağ kısmına konumlandırıldığını, ürünlerin ... ortak özelliğinin karamel içeren çikolatalar olduğunu, müvekkili yanın tüketicilere sunduğu ürünün özelliğini yansıttığını, piyasadaki benzer ürünler değerlendirildiğinde anılan ürün grupları bakımından zorunlu benzerliklerin mevcut olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2019/T-35 sayılı kararının aleyhe hususlarının iptaline, müvekkili şirket adına 2018/04360-11 sıra numaralı tasarımının tesciline karar verilmesini. talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu tasarım başvurunun ... ve ayırt edici olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davaya konu davacı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2018/04360-11 sıra sayılı tasarıma konu çikolata ambalajı deseni tasarımı ile davalı yanın 2006/26042 sayılı markası ve ürün kullanımları üzerinde kullandığı desen tasarımlarının, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer olduğu, tasarımların bütününe hakim unsurlar bakımından davacı tasarımının davalı marka ve ürün ambalajı kullanımlarının karşısında ayırt edici olmadığı, farklı bir tasarım algısı yaratmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece denetime elverişliliği bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, tasarımlar arasında farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı gözüyle incelenerek değerlendirilmesinin gerektiğini, ürün görsellerinde de görüleceği üzere davalı yan markasının ürün ve ambalajı ile müvekkil yan markasının, ürün ve ambalajının birbirine benzer olmadığını, müvekkil şirketin ürünlerindeki görsel ile davacı yanın tasarımı değerlendirildiğinde görsellerdeki ibarelerin, tasarım ve konumlandırılması ile birbirlerinden farklı olduklarını, müvekkil şirket tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olduğunun ilk bakışta dahi görüldüğünü, müvekkil şirket ile davalı tarafa ait tasarımlar arasında ürünlerin renk, şekil, boyut, yazı tipi ve spesifik desenler içerdiği basit bir inceleme ile görüleceğini, davalı yanın iddialarının mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2018/04360-11 sayılı tasarımın, redde mesnet ürün görselleri karşısında ... ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 56 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markaya tecavüz | Haksız rekabetin tespiti | Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4174 E. 2024/6166 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece «denetime elverişliliği» bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, tasarımlar arasında farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı gözüyle incelenerek değerlendirilmesinin gerektiğini, ürün görsellerinde de görüleceği üzere davalı yan markasının ürün ve ambalajı ile müvekkil yan markasının, ürün ve ambalajının birbirine benzer olmadığını, müvekkil şirketin ürünlerindeki görsel ile davacı yanın tasarımı değerlendirildiğinde görsellerdeki ibarelerin, tasarım ve konumlandırılması ile birbirlerinden farklı olduklarını, müvekkil şirket tasarımının yenilik ve «ayırt edicilik» vasıflarını haiz olduğunun ilk bakışta dahi görüldüğünü, müvekkil şirket ile davalı tarafa ait tasarımlar arasında ürünlerin renk, şekil, boyut, yazı tipi ve spesi …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi ile yargılama aşamalarındaki beyanlarını tekrarla; usule ilişkin olarak; mahkemenin «denetime elverişli» olmayan bilirkişi raporuna dayanarak karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, rapora itirazlarının karşılanmadığını, hüküm dayanağını oluşturan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu bu yönden usule aykırılık nedeni ile kararın kaldırılması gerektiğini, emsal mahiyette yargı kararlarının mevcut olduğunu; esasa ilişkin olarak; ürün ambalajları üzerinde benzerlik olduğu ve «ticari dürüstlük kuralına aykırılık» gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ürün ambalajları arasında benzerlik olmamasına rağmen eksik ve hatalı inceleme sonucu aksi yönde yapılan değerlendirmelere itiraz ettiklerini, müvekkilinin tasarımında turuncudan kırmızıya çalan bir arka plan ve önünde ışık hüzmesine yer verilmişken davacının «tescilsiz tasarımında» açık sarı bir arka plan kullanıldığını, bu arka planların ürünlerin görünüşünü büyük ölçüde etkilemekte olduğunu, ilk bakışta farklı renk tonlarının varlığının ürü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ambalaj benzerliği · ticari dürüstlük · dürüstlük kuralına aykırılık · tescilsiz tasarım · dürüstlük kuralı · marka hakkına tecavüz · kâr dağıtımı · ilan
Benzer bu kararda… iyecek -içecek sektöründe uzman ve marka vekilinden oluşan heyetçe aldırılan 01.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafından kullanılan ambalajların davacı «ambalajlarına benzer» olduğu yönünde görüş bildirildiği buna göre mahkememizce tüm dosya kapsamı yönünden yaptırılan incelemede davacının METRO esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, davacının iddiasının davalının kullandığı ürün ambalajlarının benzer olduğu iddiasına dayandığı, ürün ambalajlarına dair benzerliğin teknik uzmanlık gerektiren hususlardan olduğu bu sebeple mahkememizce içerisinde bu konuda uzman tasarım ve ayrıca sektör bilirkişisinin de olduğu bilirkişi heyetinden aldırılan raporda, davalı kullanımlarının davacı markasının bulunduğu ambalajlara benzer olduğu yönünde görüş bildirilmesi karşısında taraflarca kullanılan ambalajların benzer olduğu, ambalajların ilk olarak kim tarafından kullanıldığı yönünde yaptırılan incelemede davacı ambalajlarının davalı ambalajlarından daha önce piyasaya sürüldüğü her ne kadar davacı tarafından davaya konu ambalaj tescilli değil ise de davacının tescilli olduğu markalar incelendiğinde ÜLKER METRO şeklinde genel renklerinin ÜLKER ibaresi kırmızı METRO ibaresi sarı kenarlarının siyah renkten oluşan ambalaj biçiminde olduğu, tescilin de bu hali ile yapıldığı, davalı kullanımlarının da davacının tescilli olduğu markalara benzer aynı zamanda kullanılan ambalajlara da benzer şekilde tasarlanıp piyasaya sunulduğu, her ne kadar ürün ambalajları üzerinde yazılı ibarelerde herhangi bir benzerlik yok ise de tasarım ve renk kullanımı ile harf kullanımlarının benzer olması sebebiyle karışıklığa yol açabileceği gibi «ticari dürüstlük kuralına» da aykırı olduğu, bu nedenle davalı eylemlerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 29 uncu maddesine göre «marka hakkına tecavüz» 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 55 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) maddesi uyarınca da «haksız rekabet» teşkil ettiği anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının davacıya yönelik marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eyleminde bulunduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının XROLL NUGABAR KARAMELLİ isimli ürünlerin bulundukları ambalajların davacıya ait ÜLKER METRO ambalajlarına benzer şekilde üretilmelerinin, kullanımlarının ithal ve ihraç etmesine, her türlü satışının yasaklanmasına, bu şekilde satılan ürünlere Türkiye sınırları içinde, gümrük ve serbest liman veya bölge gibi olanlar «dahil» bulundukları her yerde el konulmasına, davalının bu ürün ile ilgili yapmış olduğu her türlü belge ve tanıtım malzemesine (katalog, broşür) el konulmasına, el konulan ürünlerin ambalajlarından sıyrılması mümkün ise sıyrılmasına mümkün değilse karar kesinleştiğinde imhasına, hükmün Türkiye çapında «dağıtım» yapan gazetelerden birinde «ilanına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi ile yargılama aşamalarındaki beyanlarını tekrarla; usule ilişkin olarak; mahkemenin «denetime elverişli» olmayan bilirkişi raporuna dayanarak karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, rapora itirazlarının karşılanmadığını, hüküm dayanağını oluşturan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu bu yönden usule aykırılık nedeni ile kararın kaldırılması gerektiğini, emsal mahiyette yargı kararlarının mevcut olduğunu; esasa ilişkin olarak; ürün ambalajları üzerinde benzerlik olduğu ve «ticari dürüstlük kuralına aykırılık» gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ürün ambalajları arasında benzerlik olmamasına rağmen eksik ve hatalı inceleme sonucu aksi yönde yapılan değerlendirmelere itiraz ettiklerini, müvekkilinin tasarımında turuncudan kırmızıya çalan bir arka plan ve önünde ışık hüzmesine yer verilmişken davacının «tescilsiz tasarımında» açık sarı bir arka plan kullanıldığını, bu arka planların ürünlerin görünüşünü büyük ölçüde etkilemekte olduğunu, ilk bakışta farklı renk tonlarının varlığının ürü …
… ı tarafından kullanılan yazım şekli ve tipinin de davacı markasına benzetilerek haksız kazanç elde etme amacında olduklarını, bu durumun davacı markasına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet tespiti ile önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3497 E. 2024/5652 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece «denetime elverişliliği» bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, tasarımlar arasında farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı gözüyle incelenerek değerlendirilmesinin gerektiğini, ürün görsellerinde de görüleceği üzere davalı yan markasının ürün ve ambalajı ile müvekkil yan markasının, ürün ve ambalajının birbirine benzer olmadığını, müvekkil şirketin ürünlerindeki görsel ile davacı yanın tasarımı değerlendirildiğinde görsellerdeki ibarelerin, tasarım ve konumlandırılması ile birbirlerinden farklı olduklarını, müvekkil şirket tasarımının yenilik ve «ayırt edicilik» vasıflarını haiz olduğunun ilk bakışta dahi görüldüğünü, müvekkil şirket ile davalı tarafa ait tasarımlar arasında ürünlerin renk, şekil, boyut, yazı tipi ve spesi …
Benzer bu kararda… nünden benzerlik olmadığı yönünde görüş bildirildiği, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 2 nci bilirkişi raporunun somut delil durumuna uygun olup yeterli ve «denetime elverişli» olduğu, bu durumda davacının markaya tecavüz iddiasının reddi yerinde olduğu gibi ambalaj sunumu yönünden farklılık sağlanmış olmakla «haksız rekabet» koşulları da oluşmadığından bu yöndeki iddianın da reddinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tekel hakkı · ba formu · marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… markası ile davalı tarafından satışa sunulan "Karamela" ve "Karamelli" ürün ambalajları aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğundan, ürün ambalajlarıarasında «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunu, "caramio" ambalaj markaları ve piyasa kullanımları ile davalı şirkete ait "karamela" ibareli ürün ambalaj görsellerin dilekçede sunulduğunu, müvekkiline ait ambalaj ve davalı şirkete ait ambalajın dikdörtgen «formda» olduğunu, müvekkiline ait ambalajda zemin rengi spesifik bir kahverengi iken davalı tarafın kullanımında da zemin aynı ton kahverengi olarak tercih edildiğini, her iki ambalajda da kahverengi zemin üzerinde sarı renk baskın olarak kullanıldığını, İki ambalajda da kahverengi, sarı ve kırmızı renkler hakim olduğunu, iki ambalajda da çatı markaları (Ülker-Eti) kırmızı-beyaz renkten oluşmakta ve ambalajların sol üst köşelerinde, ürün marka isimlerinin tam üstünde yer aldığını, müvekkiline ait ambalajda bir kısmı kırılmış formada çikolata görseli sağ çaprazdan geldiğini ve çikolata içinden karamel aktığını, davalı tarafa ait kullanımda da sağ çaprazdan gelen ve içinden karamel akan kırılmış bir formda çikolata görselini ambalajın sağ çapraz köşesinden gelecek şekilde konumlandırıldığını, her iki ambalajda da çikolata görselinden akan karamel formu ve rengi aynı olduğunu, Her iki ambalajda da ürün isimleri(caramio-karamela) bombeli çikolata görselinin solunda olacak şekilde konumlandırıldığını, müvekkiline ait ambalajda "caramio" markası altında "karamel" kelime unsuru bulunurken, davalı tarafa ait kullanımda da "karamela" markası altında "karamelli" kelime unsuru yer aldığını, her iki ambalajın da boyutları aynı olup kulakçık kısımları da tırtıklı olduğunu, 29.05.2019 tarihli bilirkişi raporuyla belirtilen benzerliklerin varlığı tespit edildiğini, mahkemenin bu hususu dikkate almadan kelimeler arasında markaların her ikisinin de karamel kelimesi esas alınarak türetildiği, karamel kelimesinin tanımlayıcı olması nedeni ile bütüncül değerlendirildiğinde markalar arasında ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vermediği bu nedenle de «marka hakkına tecavüz» koşullarının da oluşmadığını belirtildiğini, ancak dava ve cevap dilekçelerinde uyuşmazlığa konu hususun kelime markaları değil kullanılan ürün ambalaj şekilleri olduğunun belirtildiğini, marka benzerlik değerlendirmesinin bütüncül olarak yapılması gerektiğini, «haksız rekabet» iddiası yönünden dava reddedilmiş ise de; marka ambalajları tek renkten oluşmayıp spesifik bir kahverengi seçildiğini, Zira karamellerin gösterimi için kullanılan …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, giderilmesi, ürünlerin imhası, hükmün «ilanı» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüz, «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi, hükmün «ilanı» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… arkalarının bulunduğunu, 2003/14525 numaralı markanın ambalaj markası olduğunu, bahse konu markanın yoğun kullanım sonucu tanınmış hale geldiğini, davalı tarafından «haksız rekabette» bulunulduğunu, davalı tarafından yapılan tasarım tescil başvurusuna itiraz edildiğini belirterek davalının haksız rekabet ve marka tecavüzü teşkil eden eylemlerinin tespitini, anılan eylemlerin önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalı firmanın “Karamela” ve “Karameli” ibareli markalarla satışa sürdüğü taklit ürün ve ambalajlarının bulundukları her mecradan toplatılmasını ve imhasını, yargılama sonucunda verilecek hükmün özetini Türkiye çapında yayın yapan bir gazetede «ilan» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Marka tecavüzü | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5940 E. 2023/899 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… sa müvekkilinin 2018/04360-11 numaralı tasarım başvurusu ile davalıya ait tasarımlar arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, müvekkili tasarımının yenilik ve «ayırt edicilik» kriterlerine sahip olduğunu, itiraza mesnet tasarım karşısında müvekkili tasarımının ayırt edici olduğunu, tescil başvurusunda bulundukları "gıda ürünleri için amb …
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davaya konu davacı tasarımının yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerini taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece «denetime elverişliliği» bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, tasarımlar arasında farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı gözüyle incelenerek değerlendirilmesinin gerektiğini, ürün görsellerinde de görüleceği üzere davalı yan markasının ürün ve ambalajı ile müvekkil yan markasının, ürün ve ambalajının birbirine benzer olmadığını, müvekkil şirketin ürünlerindeki görsel ile davacı yanın tasarımı değerlendirildiğinde görsellerdeki ibarelerin, tasarım ve konumlandırılması ile birbirlerinden farklı olduklarını, müvekkil şirket tasarımının yenilik ve «ayırt edicilik» vasıflarını haiz olduğunun ilk bakışta dahi görüldüğünü, müvekkil şirket ile davalı tarafa ait tasarımlar arasında ürünlerin renk, şekil, boyut, yazı tipi ve spesi …
Benzer bu kararda… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kullanımında ve davacı markasında, “çikolatalı gofret” emtiasını belirten ve bizzat bu ürünü «temsil» eden “çikolatalı gofret şekli” ortak unsur olarak yer almışsa da bu tarz görsellerin kimsenin tekeline verilemeyecek tali ve tanımlayıcı unsurlar olduğu, çikolatalı gofret emtiasının ambalajında kırmızı rengin ve ısırılmış/bölünmüş gofret görselinin kullanılmasının yaygın bir piyasa uygulaması olduğu, bu bakımdan da salt kırmızı rengin ya da ürün görselinin ambalajda bulunmasının «iltibas» gerekçesi kabul edilemeyeceği, davacının markası ile davalının ürün ambalajında kullanılan kelime ve markaların farklılıkların fazla sayıda olduğu, ambalajların üzerindeki öğelerin renkleri -özellikle davacı markasındaki parlak sarı renk kullanımı-, kelime ve şekil unsurlarının bütünsel yerleşimi ve genel kompozisyonu bakımından ise iltibasa yol açacak her hangi bir benzerlik bulunmadığı, ambalaj kompozisyonu açısından da farklı bir sonuca ulaşılamayacağı, herkesin kullanımına açık ibareler ve şekiller dışında ÜLKER ve XROLL ibarelerinin de yeterli «ayırt edicilik» sağladığı, Yargıtay 11.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rüçhan hakkı · tescilsiz tasarım · haksız rekabet · vekalet ücreti · temsil · iltibas
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hüküm kısmında “tecavüzün tespiti yönünden 2.860,00 TL” ve “«haksız rekabetin» tespiti yönünden 2.860,00 TL” olmak üzere toplamda davalı taraf lehinde 5.720,00 TL «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalının piyasaya sürdüğü ürünlerin davacının markalarını ihlal edici nitelikte olduğunu, zira davalı tarafından piyasaya sürülen çikolatalı gofret ürünlerinin gerek boyut, biçim, şekil ve gerekse ambalaj tasarım ve rengi itibarıyla müvekkilinin tescilli şekil markası ile karıştırılmaya müsait bir biçim ve ambalaj içerisinde tüketiciye sunulduğunu, bu ürünlerin tüketicileri tarafından karıştırılmalarının kaçınılmaz olduğunu, bu eylemlerin hem «iltibas» hem de haksız rekabet oluşturduğunu, bu ürünlerin tüketicilerinin ürünlerin farklı işletmeye aidiyetini anlamaları ve satın alma tercihlerini buna göre kullanmalarının mümkün olmadığını, davacıya ait ürün ile davalıya ait ürün arasında benzerlik olduğunu, aralarındaki farkın; ancak çok dikkatli bir tüketici tarafından anlaşılabilecek durumda olduğunu, yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, davacı markasının ülkemizde ve dünyada tanınmış bir marka olduğunu, Mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmadığını, davacının «rüçhan hakkı» olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kullanımında ve davacı markasında, “çikolatalı gofret” emtiasını belirten ve bizzat bu ürünü «temsil» eden “çikolatalı gofret şekli” ortak unsur olarak yer almışsa da bu tarz görsellerin kimsenin tekeline verilemeyecek tali ve tanımlayıcı unsurlar olduğu, çikolatalı gofret emtiasının ambalajında kırmızı rengin ve ısırılmış/bölünmüş gofret görselinin kullanılmasının yaygın bir piyasa uygulaması olduğu, bu bakımdan da salt kırmızı rengin ya da ürün görselinin ambalajda bulunmasının «iltibas» gerekçesi kabul edilemeyeceği, davacının markası ile davalının ürün ambalajında kullanılan kelime ve markaların farklılıkların fazla sayıda olduğu, ambalajların üzerindeki öğelerin renkleri -özellikle davacı markasındaki parlak sarı renk kullanımı-, kelime ve şekil unsurlarının bütünsel yerleşimi ve genel kompozisyonu bakımından ise iltibasa yol açacak her hangi bir benzerlik bulunmadığı, ambalaj kompozisyonu açısından da farklı bir sonuca ulaşılamayacağı, herkesin kullanımına açık ibareler ve şekiller dışında ÜLKER ve XROLL ibarelerinin de yeterli «ayırt edicilik» sağladığı, Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 13.03.2012 tarihli ve 2010/4160 E., 2012/37235 K. sayılı kararının da aynı istikamette olduğu, davalı kullanımının, davacının markası ile «iltibas» yaratmadığı, bu sebeple de davalı eylemlerinin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 61 inci maddesinin (a) bendi uyarınca davacının markasından doğan haklarına tecavüz teşkil etmediği, iltibas bulunmadığı, bu sebeple de davalı kullanımının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendindeki “karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklinde tanımlanan eyleme uymadığı ve «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının "XROLL ÇİKOLATALI GOFRET" ibaresi altında piyasaya sürdüğü ürünün, davacının tescilli markası ile «iltibas» ve «haksız rekabet» oluşturup oluşturmadığına ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4160 E. 2012/3735 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu · haksız rekabet · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… lgulu sütlü çikolata ürününün sunuş kompozisyonunun davacının markadan doğan haklarına tecavüz, anılan marka ile sunduğu ürünlerinin piyasaya sunuş kompozisyonu ile «haksız rekabet» yarattığının tespiti, davalının yarattığı haksız rekabet ve «marka hakkına tecavüzün» ref ve men'i, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve hüküm özetinin ilânı istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davalının "NESTLE CARAMEL" markası ve ambalajlı kompozisyonu ile piyasaya sunduğu ürünün, davacının 2001/7160 ve 2003/14525 sayılı marka haklarına tecavüz oluşturup oluşturmadığı ve ayrıca haksız rekabet yaratıp yaratmadığı, davalının aynı ürünü sunuş kompozisyonunun davacının "ÜLKER CARAMÎO+şekil" ibareli markası ile sunduğu ürün ambalaj kompozisyonuna haksız rekabet yaratıp yaratmadığı ,davalının kullanımının kendisi adına tescilli 193493 sayılı markanın kullanılması olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.Mahkemece, ilk iki raporun tam aksine görüşler içeren «son» bilirkişi kurulu rapor benimsenip hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Hiç şüphesiz dava konusu ambalajlar arasında «iltibas» yaratacak nitelikte bir benzerlik bulunup bulunmadığı değerlendirilirken, bu ambalajlar bir bütün olarak değerlendirilmeli, «uyuşmazlık konusu» ambalaj kompozisyonlarının bir bütün olarak bıraktıkları izlenim dikkate alınması gereklidir.
… avacı şirket yararına gerçekleştiği, davacının, bu ürünler için davalının kullandığı ürün sunuş kompozisyonun kullanılamına itiraz edebileceği, davalının, davacının «marka hakkına tecavüzde» bulunduğu, davalının Karamel Dolgulu Sütlü Çikolata ürünlerinin ambalaj kompozisyonun, adına tescilli markası kapsamında kabul edilmesinin olanaksız olduğu gerekçe …
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, ilke olarak marka tecavüzü veya ambalajlar arasında «haksız rekabet» bulunmadığının kabulü ile davanın tümüyle reddi yerine isabetli bulunmayan yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5041 E. , 2024/1075 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/942 Esas, 2022/307 Karar
Avukat ...
2.... Holding A.Ş. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/137 E. - 2019/560 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket tarafından 2018/04360 sayılı tasarım tescil başvurusunda bulunulduğunu, davalı şirketin bu başvuruya itiraz ettiğini, YİDK tarafından itirazın kısmen yerinde görülerek 2018/04360-11 sayılı tasarımın iptal edildiğini, oysa müvekkilinin 2018/04360-11 numaralı tasarım başvurusu ile davalıya ait tasarımlar arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, müvekkili tasarımının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine sahip olduğunu, itiraza mesnet tasarım karşısında müvekkili tasarımının ayırt edici olduğunu, tescil başvurusunda bulundukları "gıda ürünleri için ambalaj deseni" tasarımları ile ... bir ürün biçimlendirildiğini, müvekkilinin içerisinde karamel bulunan bir ürün için sahip olduğu marka ve ürün tasarımını davalı ve diğer kişilere ait ürün görsel ve ambalajlarından farklı bir şekilde tasarlayarak kullandığını, ürünlerin birbirinden farklı fotoğraflarda benzeşen, benzer ürün olmaktan kaynaklı nitelikleri dışında ambalaj üzerindeki yerleşim, tasarım ve görsellerin tamamı ile birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin tasarımındaki şekil, renk, yazı anlamında pek çok farklı unsur bulundurduğunu, müvekkilinin tasarım görselinde koyu karamel rengi ve siyah renk kullanarak taban rengini oluşturduğunu, ambalajında, "XROLL" markasını kırmızı bir şekil içerisinde ...
renkte yazdığını, altına marka olarak algılanmayacak şekilde ürün özelliğini belirten karamelli bar ibaresini kırmızı çerçeve içerisinde karamel rengi kullanarak, davalı yan tasarımından farklı bir şekilde ürüne ilişkin çikolata ve akışkan şekilde karamel görseli ekleyerek oluşturduğunu, davalı yana ait ürün tasarımında ise "ÜLKER'" ifadesinin açık ... çerçeve içerisinde kırmızı renk ile "METRO" ibaresinin ise kırmızı çerçeve içerisinde sarıya dönük renkle yazıldığını, ürüne ilişkin görsele veya ayrıntıya yer vermeden sadece ibare kullanarak oluşturulduğunu, müvekkil şirkete ait ürün özelliğini içeren ambalajın çoğunlukla karamel rengi içerdiğini, paket içerisinde bulunan ürüne ilişkin görselin ambalajın sağ kısmına konumlandırıldığını, ürünlerin ...
ortak özelliğinin karamel içeren çikolatalar olduğunu, müvekkili yanın tüketicilere sunduğu ürünün özelliğini yansıttığını, piyasadaki benzer ürünler değerlendirildiğinde anılan ürün grupları bakımından zorunlu benzerliklerin mevcut olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2019/T-35 sayılı kararının aleyhe hususlarının iptaline, müvekkili şirket adına 2018/04360-11 sıra numaralı tasarımının tesciline karar verilmesini. talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu tasarım başvurunun ... ve ayırt edici olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davaya konu davacı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2018/04360-11 sıra sayılı tasarıma konu çikolata ambalajı deseni tasarımı ile davalı yanın 2006/26042 sayılı markası ve ürün kullanımları üzerinde kullandığı desen tasarımlarının, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer olduğu, tasarımların bütününe hakim unsurlar bakımından davacı tasarımının davalı marka ve ürün ambalajı kullanımlarının karşısında ayırt edici olmadığı, farklı bir tasarım algısı yaratmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece denetime elverişliliği bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, tasarımlar arasında farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı gözüyle incelenerek değerlendirilmesinin gerektiğini, ürün görsellerinde de görüleceği üzere davalı yan markasının ürün ve ambalajı ile müvekkil yan markasının, ürün ve ambalajının birbirine benzer olmadığını, müvekkil şirketin ürünlerindeki görsel ile davacı yanın tasarımı değerlendirildiğinde görsellerdeki ibarelerin, tasarım ve konumlandırılması ile birbirlerinden farklı olduklarını, müvekkil şirket tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olduğunun ilk bakışta dahi görüldüğünü, müvekkil şirket ile davalı tarafa ait tasarımlar arasında ürünlerin renk, şekil, boyut, yazı tipi ve spesifik desenler içerdiği basit bir inceleme ile görüleceğini, davalı yanın iddialarının mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2018/04360-11 sayılı tasarımın, redde mesnet ürün görselleri karşısında ... ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 56 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018130800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz