Markaya tecavüz | Haksız rekabetin tespiti | Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4174 E. 2024/6166 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ambalaj benzerliği↗ ticari dürüstlük↗ dürüstlük kuralına aykırılık↗ tescilsiz tasarım↗ denetime elverişlilik↗ dürüstlük kuralı↗ marka hakkına tecavüz↗ kâr dağıtımı↗ esastan ret↗ ilan↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/73 E., 2023/11 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Metro markası ile çikolata üretip sattığını, buna ilişkin T/03105 numaralı tanınmış markanın tescilli sahibi olduğunu, Ülker Metro adı ile çok sayıda tescilli markasının bulunduğunu, davalı tarafından üretilen XROLL Nuga Bar Karamelli adı altında satışı yapılan çikolata ürününün davacıya ait METRO çikolatasının ambalajının benzediğini, kullanılan renk ve görsellerinin davacıya ait ürünle ayniyet derecesinde benzediğini ayrıca markaların kavramsal olarak da birbiri ile benzediğini, davalı tarafından kullanılan yazım şekli ve tipinin de davacı markasına benzetilerek haksız kazanç elde etme amacında olduklarını, bu durumun davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet tespiti ile önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin A101 mağazaları ile faaliyet gösterdiğini, XROLL ibareli çok sayıda marka ve tasarım tescillerinin sahibi olduğunu, davalı adına XROLL NUGA markasının 2019/128840 numarası ile tescillendiğini, ürünler arasında herhangi bir benzerlik olmadığını, ambalajların farklı olduğunu tasarımların da farklı olduğunu, davacının ambalajlar bakımından herhangi bir tasarım tescilinin olmadığını, ürünlerin renk olarak da benzemediğini, davacının kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı kullanımları ile davacı kullanımlarının benzer olduğu yönünde görüş bildirildiği ilk aldırılan bilirkişi raporunda tasarım konusunda bilirkişi olmaması sebebiyle bu defa tasarım ve yiyecek -içecek sektöründe uzman ve marka vekilinden oluşan heyetçe aldırılan 01.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafından kullanılan ambalajların davacı ambalajlarına benzer olduğu yönünde görüş bildirildiği buna göre mahkememizce tüm dosya kapsamı yönünden yaptırılan incelemede davacının METRO esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, davacının iddiasının davalının kullandığı ürün ambalajlarının benzer olduğu iddiasına dayandığı, ürün ambalajlarına dair benzerliğin teknik uzmanlık gerektiren hususlardan olduğu bu sebeple mahkememizce içerisinde bu konuda uzman tasarım ve ayrıca sektör bilirkişisinin de olduğu bilirkişi heyetinden aldırılan raporda, davalı kullanımlarının davacı markasının bulunduğu ambalajlara benzer olduğu yönünde görüş bildirilmesi karşısında taraflarca kullanılan ambalajların benzer olduğu, ambalajların ilk olarak kim tarafından kullanıldığı yönünde yaptırılan incelemede davacı ambalajlarının davalı ambalajlarından daha önce piyasaya sürüldüğü her ne kadar davacı tarafından davaya konu ambalaj tescilli değil ise de davacının tescilli olduğu markalar incelendiğinde ÜLKER METRO şeklinde genel renklerinin ÜLKER ibaresi kırmızı METRO ibaresi sarı kenarlarının siyah renkten oluşan ambalaj biçiminde olduğu, tescilin de bu hali ile yapıldığı, davalı kullanımlarının da davacının tescilli olduğu markalara benzer aynı zamanda kullanılan ambalajlara da benzer şekilde tasarlanıp piyasaya sunulduğu, her ne kadar ürün ambalajları üzerinde yazılı ibarelerde herhangi bir benzerlik yok ise de tasarım ve renk kullanımı ile harf kullanımlarının benzer olması sebebiyle karışıklığa yol açabileceği gibi ticari dürüstlük kuralına da aykırı olduğu, bu nedenle davalı eylemlerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 29 uncu maddesine göre marka hakkına tecavüz 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 55 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) maddesi uyarınca da haksız rekabet teşkil ettiği anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının davacıya yönelik marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eyleminde bulunduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının XROLL NUGABAR KARAMELLİ isimli ürünlerin bulundukları ambalajların davacıya ait ÜLKER METRO ambalajlarına benzer şekilde üretilmelerinin, kullanımlarının ithal ve ihraç etmesine, her türlü satışının yasaklanmasına, bu şekilde satılan ürünlere Türkiye sınırları içinde, gümrük ve serbest liman veya bölge gibi olanlar dahil bulundukları her yerde el konulmasına, davalının bu ürün ile ilgili yapmış olduğu her türlü belge ve tanıtım malzemesine (katalog, broşür) el konulmasına, el konulan ürünlerin ambalajlarından sıyrılması mümkün ise sıyrılmasına mümkün değilse karar kesinleştiğinde imhasına, hükmün Türkiye çapında dağıtım yapan gazetelerden birinde ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi ile yargılama aşamalarındaki beyanlarını tekrarla; usule ilişkin olarak; mahkemenin denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanarak karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, rapora itirazlarının karşılanmadığını, hüküm dayanağını oluşturan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu bu yönden usule aykırılık nedeni ile kararın kaldırılması gerektiğini, emsal mahiyette yargı kararlarının mevcut olduğunu; esasa ilişkin olarak; ürün ambalajları üzerinde benzerlik olduğu ve ticari dürüstlük kuralına aykırılık gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ürün ambalajları arasında benzerlik olmamasına rağmen eksik ve hatalı inceleme sonucu aksi yönde yapılan değerlendirmelere itiraz ettiklerini, müvekkilinin tasarımında turuncudan kırmızıya çalan bir arka plan ve önünde ışık hüzmesine yer verilmişken davacının tescilsiz tasarımında açık sarı bir arka plan kullanıldığını, bu arka planların ürünlerin görünüşünü büyük ölçüde etkilemekte olduğunu, ilk bakışta farklı renk tonlarının varlığının ürünleri de farklılaştırdığını, davacının tescilsiz tasarım korumasından faydalanamayacağını, davanın kabulünü gerektirecek delillerin bulunmadığını, eksik ve hatalı yargılama neticesinde karar verildiğini, davacı ile müvekkilinin kullandığı ambalajların farklı olduğunu, tüketicinin ilgisini çekmek ve ürün içeriğine yönelik şekil aracılığı ile açıklamada bulunulması adına söz konusu görsellerin kullanıldığını, bilinçli tüketici göz önüne alınarak yapılacak değerlendirmede açıkça dikkat çekecek bu farklılıkların tespit edilemeyeceğini düşünmenin mümkün olmadığını, yargılama konusu ambalaj tasarımları arasındaki bir diğer ayırt edici unsurun ise müvekkili şirket tasarımında tasarımın ön yüzüne yıllardır tanınır hale getirdiği marka ibaresi yer aldığını, XROLL NUGA markasının müvekkilinin Türkiye'nin her ilçesinde bulunan 12.000'i aşkın mağazasında bu görselle sergilenerek tanınırlık kazandığını, en ... ayırt edici özellik olan XROLL NUGA ibaresinin davacının markasını çağrıştırmadığının herkesin malumu olduğunu, görsellere bakıldığında ilk dikkat çeken detayın NUGA ibaresi olduğunun ortada olduğunu, yargılama aşamalarındaki beyan ve savunmalarını tekrar ile itirazlarının raporda karşılanmadığını, raporun denetime elverişli olmadığını beyanla kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı adına tescilli ÜLKER METRO KARAMEL markası ile davalı tarafından kullanılan XROLL NUGA BAR KARAMELLİ markalı çikolata ürünlerinin marka ve tasarım yönünden benzerliği bulunduğu davacı iddiası ile; marka hakkına ve tasarım hakkına - eser hakkına tecavüzün tespiti, haksız rekabetin tespiti, tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, giderilmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanunun 6 ıncı maddesinin 1 inci fıkrası.
3.6102 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin 1 inci fıkrasının a bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5041 E. 2024/1075 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi ile yargılama aşamalarındaki beyanlarını tekrarla; usule ilişkin olarak; mahkemenin «denetime elverişli» olmayan bilirkişi raporuna dayanarak karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, rapora itirazlarının karşılanmadığını, hüküm dayanağını oluşturan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu bu yönden usule aykırılık nedeni ile kararın kaldırılması gerektiğini, emsal mahiyette yargı kararlarının mevcut olduğunu; esasa ilişkin olarak; ürün ambalajları üzerinde benzerlik olduğu ve «ticari dürüstlük kuralına aykırılık» gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ürün ambalajları arasında benzerlik olmamasına rağmen eksik ve hatalı inceleme sonucu aksi yönde yapılan değerlendirmelere itiraz ettiklerini, müvekkilinin tasarımında turuncudan kırmızıya çalan bir arka plan ve önünde ışık hüzmesine yer verilmişken davacının «tescilsiz tasarımında» açık sarı bir arka plan kullanıldığını, bu arka planların ürünlerin görünüşünü büyük ölçüde etkilemekte olduğunu, ilk bakışta farklı renk tonlarının varlığının ürü …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece «denetime elverişliliği» bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, tasarımlar arasında farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı gözüyle incelenerek değerlendirilmesinin gerektiğini, ürün görsellerinde de görüleceği üzere davalı yan markasının ürün ve ambalajı ile müvekkil yan markasının, ürün ve ambalajının birbirine benzer olmadığını, müvekkil şirketin ürünlerindeki görsel ile davacı yanın tasarımı değerlendirildiğinde görsellerdeki ibarelerin, tasarım ve konumlandırılması ile birbirlerinden farklı olduklarını, müvekkil şirket tasarımının yenilik ve «ayırt edicilik» vasıflarını haiz olduğunun ilk bakışta dahi görüldüğünü, müvekkil şirket ile davalı tarafa ait tasarımlar arasında ürünlerin renk, şekil, boyut, yazı tipi ve spesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik
Benzer bu kararda… sa müvekkilinin 2018/04360-11 numaralı tasarım başvurusu ile davalıya ait tasarımlar arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, müvekkili tasarımının yenilik ve «ayırt edicilik» kriterlerine sahip olduğunu, itiraza mesnet tasarım karşısında müvekkili tasarımının ayırt edici olduğunu, tescil başvurusunda bulundukları "gıda ürünleri için amb …
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davaya konu davacı tasarımının yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerini taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece «denetime elverişliliği» bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, tasarımlar arasında farklılıkların bilgilenmiş kullanıcı gözüyle incelenerek değerlendirilmesinin gerektiğini, ürün görsellerinde de görüleceği üzere davalı yan markasının ürün ve ambalajı ile müvekkil yan markasının, ürün ve ambalajının birbirine benzer olmadığını, müvekkil şirketin ürünlerindeki görsel ile davacı yanın tasarımı değerlendirildiğinde görsellerdeki ibarelerin, tasarım ve konumlandırılması ile birbirlerinden farklı olduklarını, müvekkil şirket tasarımının yenilik ve «ayırt edicilik» vasıflarını haiz olduğunun ilk bakışta dahi görüldüğünü, müvekkil şirket ile davalı tarafa ait tasarımlar arasında ürünlerin renk, şekil, boyut, yazı tipi ve spesi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3497 E. 2024/5652 K.
Ortak:denetime elverişlilik · marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… iyecek -içecek sektöründe uzman ve marka vekilinden oluşan heyetçe aldırılan 01.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafından kullanılan ambalajların davacı «ambalajlarına benzer» olduğu yönünde görüş bildirildiği buna göre mahkememizce tüm dosya kapsamı yönünden yaptırılan incelemede davacının METRO esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, davacının iddiasının davalının kullandığı ürün ambalajlarının benzer olduğu iddiasına dayandığı, ürün ambalajlarına dair benzerliğin teknik uzmanlık gerektiren hususlardan olduğu bu sebeple mahkememizce içerisinde bu konuda uzman tasarım ve ayrıca sektör bilirkişisinin de olduğu bilirkişi heyetinden aldırılan raporda, davalı kullanımlarının davacı markasının bulunduğu ambalajlara benzer olduğu yönünde görüş bildirilmesi karşısında taraflarca kullanılan ambalajların benzer olduğu, ambalajların ilk olarak kim tarafından kullanıldığı yönünde yaptırılan incelemede davacı ambalajlarının davalı ambalajlarından daha önce piyasaya sürüldüğü her ne kadar davacı tarafından davaya konu ambalaj tescilli değil ise de davacının tescilli olduğu markalar incelendiğinde ÜLKER METRO şeklinde genel renklerinin ÜLKER ibaresi kırmızı METRO ibaresi sarı kenarlarının siyah renkten oluşan ambalaj biçiminde olduğu, tescilin de bu hali ile yapıldığı, davalı kullanımlarının da davacının tescilli olduğu markalara benzer aynı zamanda kullanılan ambalajlara da benzer şekilde tasarlanıp piyasaya sunulduğu, her ne kadar ürün ambalajları üzerinde yazılı ibarelerde herhangi bir benzerlik yok ise de tasarım ve renk kullanımı ile harf kullanımlarının benzer olması sebebiyle karışıklığa yol açabileceği gibi «ticari dürüstlük kuralına» da aykırı olduğu, bu nedenle davalı eylemlerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 29 uncu maddesine göre «marka hakkına tecavüz» 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 55 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) maddesi uyarınca da «haksız rekabet» teşkil ettiği anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının davacıya yönelik marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eyleminde bulunduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının XROLL NUGABAR KARAMELLİ isimli ürünlerin bulundukları ambalajların davacıya ait ÜLKER METRO ambalajlarına benzer şekilde üretilmelerinin, kullanımlarının ithal ve ihraç etmesine, her türlü satışının yasaklanmasına, bu şekilde satılan ürünlere Türkiye sınırları içinde, gümrük ve serbest liman veya bölge gibi olanlar «dahil» bulundukları her yerde el konulmasına, davalının bu ürün ile ilgili yapmış olduğu her türlü belge ve tanıtım malzemesine (katalog, broşür) el konulmasına, el konulan ürünlerin ambalajlarından sıyrılması mümkün ise sıyrılmasına mümkün değilse karar kesinleştiğinde imhasına, hükmün Türkiye çapında «dağıtım» yapan gazetelerden birinde «ilanına» karar verilmiştir.
… ı tarafından kullanılan yazım şekli ve tipinin de davacı markasına benzetilerek haksız kazanç elde etme amacında olduklarını, bu durumun davacı markasına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet tespiti ile önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, giderilmesi, ürünlerin imhası, hükmün «ilanı» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki markaya tecavüz, «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi, hükmün «ilanı» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… arkalarının bulunduğunu, 2003/14525 numaralı markanın ambalaj markası olduğunu, bahse konu markanın yoğun kullanım sonucu tanınmış hale geldiğini, davalı tarafından «haksız rekabette» bulunulduğunu, davalı tarafından yapılan tasarım tescil başvurusuna itiraz edildiğini belirterek davalının haksız rekabet ve marka tecavüzü teşkil eden eylemlerinin tespitini, anılan eylemlerin önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalı firmanın “Karamela” ve “Karameli” ibareli markalarla satışa sürdüğü taklit ürün ve ambalajlarının bulundukları her mecradan toplatılmasını ve imhasını, yargılama sonucunda verilecek hükmün özetini Türkiye çapında yayın yapan bir gazetede «ilan» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tekel hakkı · ba formu · ortalama tüketici
Benzer bu kararda… markası ile davalı tarafından satışa sunulan "Karamela" ve "Karamelli" ürün ambalajları aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğundan, ürün ambalajlarıarasında «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunu, "caramio" ambalaj markaları ve piyasa kullanımları ile davalı şirkete ait "karamela" ibareli ürün ambalaj görsellerin dilekçede sunulduğunu, müvekkiline ait ambalaj ve davalı şirkete ait ambalajın dikdörtgen «formda» olduğunu, müvekkiline ait ambalajda zemin rengi spesifik bir kahverengi iken davalı tarafın kullanımında da zemin aynı ton kahverengi olarak tercih edildiğini, her iki ambalajda da kahverengi zemin üzerinde sarı renk baskın olarak kullanıldığını, İki ambalajda da kahverengi, sarı ve kırmızı renkler hakim olduğunu, iki ambalajda da çatı markaları (Ülker-Eti) kırmızı-beyaz renkten oluşmakta ve ambalajların sol üst köşelerinde, ürün marka isimlerinin tam üstünde yer aldığını, müvekkiline ait ambalajda bir kısmı kırılmış formada çikolata görseli sağ çaprazdan geldiğini ve çikolata içinden karamel aktığını, davalı tarafa ait kullanımda da sağ çaprazdan gelen ve içinden karamel akan kırılmış bir formda çikolata görselini ambalajın sağ çapraz köşesinden gelecek şekilde konumlandırıldığını, her iki ambalajda da çikolata görselinden akan karamel formu ve rengi aynı olduğunu, Her iki ambalajda da ürün isimleri(caramio-karamela) bombeli çikolata görselinin solunda olacak şekilde konumlandırıldığını, müvekkiline ait ambalajda "caramio" markası altında "karamel" kelime unsuru bulunurken, davalı tarafa ait kullanımda da "karamela" markası altında "karamelli" kelime unsuru yer aldığını, her iki ambalajın da boyutları aynı olup kulakçık kısımları da tırtıklı olduğunu, 29.05.2019 tarihli bilirkişi raporuyla belirtilen benzerliklerin varlığı tespit edildiğini, mahkemenin bu hususu dikkate almadan kelimeler arasında markaların her ikisinin de karamel kelimesi esas alınarak türetildiği, karamel kelimesinin tanımlayıcı olması nedeni ile bütüncül değerlendirildiğinde markalar arasında ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vermediği bu nedenle de «marka hakkına tecavüz» koşullarının da oluşmadığını belirtildiğini, ancak dava ve cevap dilekçelerinde uyuşmazlığa konu hususun kelime markaları değil kullanılan ürün ambalaj şekilleri olduğunun belirtildiğini, marka benzerlik değerlendirmesinin bütüncül olarak yapılması gerektiğini, «haksız rekabet» iddiası yönünden dava reddedilmiş ise de; marka ambalajları tek renkten oluşmayıp spesifik bir kahverengi seçildiğini, Zira karamellerin gösterimi için kullanılan …
… ese de her ikisinin de karamel kelimesi esas alınarak türetildiği, karamel kelimesinin tanımlayıcı olması nedeni ile bütüncül değerlendirildiğinde markalar arasında «ortalama tüketici» nezdinde karışıklığa sebebiyet vermediği anlaşıldığından «marka hakkına tecavüz» koşullarının da oluşmadığı.
… üründe karamel sarısı ve çikolata kahvesi renkleri kullanılmış ise de bu çikolatanın ve karamelin kendi doğal renkleri olup bu renkleri kullanma yönünde bir tarafa «tekel hakkı» verilemeyeceği, ürünleri oluşturan renklerin ambalaj kısmında kullanılmasının «haksız rekabet» olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Marka tecavüzü | Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5940 E. 2023/899 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… ı tarafından kullanılan yazım şekli ve tipinin de davacı markasına benzetilerek haksız kazanç elde etme amacında olduklarını, bu durumun davacı markasına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet tespiti ile önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
… iyecek -içecek sektöründe uzman ve marka vekilinden oluşan heyetçe aldırılan 01.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafından kullanılan ambalajların davacı «ambalajlarına benzer» olduğu yönünde görüş bildirildiği buna göre mahkememizce tüm dosya kapsamı yönünden yaptırılan incelemede davacının METRO esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, davacının iddiasının davalının kullandığı ürün ambalajlarının benzer olduğu iddiasına dayandığı, ürün ambalajlarına dair benzerliğin teknik uzmanlık gerektiren hususlardan olduğu bu sebeple mahkememizce içerisinde bu konuda uzman tasarım ve ayrıca sektör bilirkişisinin de olduğu bilirkişi heyetinden aldırılan raporda, davalı kullanımlarının davacı markasının bulunduğu ambalajlara benzer olduğu yönünde görüş bildirilmesi karşısında taraflarca kullanılan ambalajların benzer olduğu, ambalajların ilk olarak kim tarafından kullanıldığı yönünde yaptırılan incelemede davacı ambalajlarının davalı ambalajlarından daha önce piyasaya sürüldüğü her ne kadar davacı tarafından davaya konu ambalaj tescilli değil ise de davacının tescilli olduğu markalar incelendiğinde ÜLKER METRO şeklinde genel renklerinin ÜLKER ibaresi kırmızı METRO ibaresi sarı kenarlarının siyah renkten oluşan ambalaj biçiminde olduğu, tescilin de bu hali ile yapıldığı, davalı kullanımlarının da davacının tescilli olduğu markalara benzer aynı zamanda kullanılan ambalajlara da benzer şekilde tasarlanıp piyasaya sunulduğu, her ne kadar ürün ambalajları üzerinde yazılı ibarelerde herhangi bir benzerlik yok ise de tasarım ve renk kullanımı ile harf kullanımlarının benzer olması sebebiyle karışıklığa yol açabileceği gibi «ticari dürüstlük kuralına» da aykırı olduğu, bu nedenle davalı eylemlerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 29 uncu maddesine göre «marka hakkına tecavüz» 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 55 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) maddesi uyarınca da «haksız rekabet» teşkil ettiği anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının davacıya yönelik marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eyleminde bulunduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının XROLL NUGABAR KARAMELLİ isimli ürünlerin bulundukları ambalajların davacıya ait ÜLKER METRO ambalajlarına benzer şekilde üretilmelerinin, kullanımlarının ithal ve ihraç etmesine, her türlü satışının yasaklanmasına, bu şekilde satılan ürünlere Türkiye sınırları içinde, gümrük ve serbest liman veya bölge gibi olanlar «dahil» bulundukları her yerde el konulmasına, davalının bu ürün ile ilgili yapmış olduğu her türlü belge ve tanıtım malzemesine (katalog, broşür) el konulmasına, el konulan ürünlerin ambalajlarından sıyrılması mümkün ise sıyrılmasına mümkün değilse karar kesinleştiğinde imhasına, hükmün Türkiye çapında «dağıtım» yapan gazetelerden birinde «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hüküm kısmında “tecavüzün tespiti yönünden 2.860,00 TL” ve “«haksız rekabetin» tespiti yönünden 2.860,00 TL” olmak üzere toplamda davalı taraf lehinde 5.720,00 TL «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalının piyasaya sürdüğü ürünlerin davacının markalarını ihlal edici nitelikte olduğunu, zira davalı tarafından piyasaya sürülen çikolatalı gofret ürünlerinin gerek boyut, biçim, şekil ve gerekse ambalaj tasarım ve rengi itibarıyla müvekkilinin tescilli şekil markası ile karıştırılmaya müsait bir biçim ve ambalaj içerisinde tüketiciye sunulduğunu, bu ürünlerin tüketicileri tarafından karıştırılmalarının kaçınılmaz olduğunu, bu eylemlerin hem «iltibas» hem de haksız rekabet oluşturduğunu, bu ürünlerin tüketicilerinin ürünlerin farklı işletmeye aidiyetini anlamaları ve satın alma tercihlerini buna göre kullanmalarının mümkün olmadığını, davacıya ait ürün ile davalıya ait ürün arasında benzerlik olduğunu, aralarındaki farkın; ancak çok dikkatli bir tüketici tarafından anlaşılabilecek durumda olduğunu, yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, davacı markasının ülkemizde ve dünyada tanınmış bir marka olduğunu, Mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmadığını, davacının «rüçhan hakkı» olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuk Dairesinin 13.03.2012 tarihli ve 2010/4160 E., 2012/37235 K. sayılı kararının da aynı istikamette olduğu, davalı kullanımının, davacının markası ile «iltibas» yaratmadığı, bu sebeple de davalı eylemlerinin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 61 inci maddesinin (a) bendi uyarınca davacının markasından doğan haklarına tecavüz teşkil etmediği, iltibas bulunmadığı, bu sebeple de davalı kullanımının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendindeki “karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklinde tanımlanan eyleme uymadığı ve «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının "XROLL ÇİKOLATALI GOFRET" ibaresi altında piyasaya sürdüğü ürünün, davacının tescilli markası ile «iltibas» ve «haksız rekabet» oluşturup oluşturmadığına ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rüçhan hakkı · ayırt edicilik · vekalet ücreti · temsil · iltibas
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hüküm kısmında “tecavüzün tespiti yönünden 2.860,00 TL” ve “«haksız rekabetin» tespiti yönünden 2.860,00 TL” olmak üzere toplamda davalı taraf lehinde 5.720,00 TL «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalının piyasaya sürdüğü ürünlerin davacının markalarını ihlal edici nitelikte olduğunu, zira davalı tarafından piyasaya sürülen çikolatalı gofret ürünlerinin gerek boyut, biçim, şekil ve gerekse ambalaj tasarım ve rengi itibarıyla müvekkilinin tescilli şekil markası ile karıştırılmaya müsait bir biçim ve ambalaj içerisinde tüketiciye sunulduğunu, bu ürünlerin tüketicileri tarafından karıştırılmalarının kaçınılmaz olduğunu, bu eylemlerin hem «iltibas» hem de haksız rekabet oluşturduğunu, bu ürünlerin tüketicilerinin ürünlerin farklı işletmeye aidiyetini anlamaları ve satın alma tercihlerini buna göre kullanmalarının mümkün olmadığını, davacıya ait ürün ile davalıya ait ürün arasında benzerlik olduğunu, aralarındaki farkın; ancak çok dikkatli bir tüketici tarafından anlaşılabilecek durumda olduğunu, yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, davacı markasının ülkemizde ve dünyada tanınmış bir marka olduğunu, Mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmadığını, davacının «rüçhan hakkı» olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
… liye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kullanımında ve davacı markasında, “çikolatalı gofret” emtiasını belirten ve bizzat bu ürünü «temsil» eden “çikolatalı gofret şekli” ortak unsur olarak yer almışsa da bu tarz görsellerin kimsenin tekeline verilemeyecek tali ve tanımlayıcı unsurlar olduğu, çikolatalı gofret emtiasının ambalajında kırmızı rengin ve ısırılmış/bölünmüş gofret görselinin kullanılmasının yaygın bir piyasa uygulaması olduğu, bu bakımdan da salt kırmızı rengin ya da ürün görselinin ambalajda bulunmasının «iltibas» gerekçesi kabul edilemeyeceği, davacının markası ile davalının ürün ambalajında kullanılan kelime ve markaların farklılıkların fazla sayıda olduğu, ambalajların üzerindeki öğelerin renkleri -özellikle davacı markasındaki parlak sarı renk kullanımı-, kelime ve şekil unsurlarının bütünsel yerleşimi ve genel kompozisyonu bakımından ise iltibasa yol açacak her hangi bir benzerlik bulunmadığı, ambalaj kompozisyonu açısından da farklı bir sonuca ulaşılamayacağı, herkesin kullanımına açık ibareler ve şekiller dışında ÜLKER ve XROLL ibarelerinin de yeterli «ayırt edicilik» sağladığı, Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 13.03.2012 tarihli ve 2010/4160 E., 2012/37235 K. sayılı kararının da aynı istikamette olduğu, davalı kullanımının, davacının markası ile «iltibas» yaratmadığı, bu sebeple de davalı eylemlerinin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 61 inci maddesinin (a) bendi uyarınca davacının markasından doğan haklarına tecavüz teşkil etmediği, iltibas bulunmadığı, bu sebeple de davalı kullanımının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendindeki “karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklinde tanımlanan eyleme uymadığı ve «haksız rekabet» teşkil etmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının "XROLL ÇİKOLATALI GOFRET" ibaresi altında piyasaya sürdüğü ürünün, davacının tescilli markası ile «iltibas» ve «haksız rekabet» oluşturup oluşturmadığına ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4174 E. , 2024/6166 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/764 Esas, 2023/595 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/73 E., 2023/11 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Metro markası ile çikolata üretip sattığını, buna ilişkin T/03105 numaralı tanınmış markanın tescilli sahibi olduğunu, Ülker Metro adı ile çok sayıda tescilli markasının bulunduğunu, davalı tarafından üretilen XROLL Nuga Bar Karamelli adı altında satışı yapılan çikolata ürününün davacıya ait METRO çikolatasının ambalajının benzediğini, kullanılan renk ve görsellerinin davacıya ait ürünle ayniyet derecesinde benzediğini ayrıca markaların kavramsal olarak da birbiri ile benzediğini, davalı tarafından kullanılan yazım şekli ve tipinin de davacı markasına benzetilerek haksız kazanç elde etme amacında olduklarını, bu durumun davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet tespiti ile önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin A101 mağazaları ile faaliyet gösterdiğini, XROLL ibareli çok sayıda marka ve tasarım tescillerinin sahibi olduğunu, davalı adına XROLL NUGA markasının 2019/128840 numarası ile tescillendiğini, ürünler arasında herhangi bir benzerlik olmadığını, ambalajların farklı olduğunu tasarımların da farklı olduğunu, davacının ambalajlar bakımından herhangi bir tasarım tescilinin olmadığını, ürünlerin renk olarak da benzemediğini, davacının kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı kullanımları ile davacı kullanımlarının benzer olduğu yönünde görüş bildirildiği ilk aldırılan bilirkişi raporunda tasarım konusunda bilirkişi olmaması sebebiyle bu defa tasarım ve yiyecek -içecek sektöründe uzman ve marka vekilinden oluşan heyetçe aldırılan 01.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafından kullanılan ambalajların davacı ambalajlarına benzer olduğu yönünde görüş bildirildiği buna göre mahkememizce tüm dosya kapsamı yönünden yaptırılan incelemede davacının METRO esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, davacının iddiasının davalının kullandığı ürün ambalajlarının benzer olduğu iddiasına dayandığı, ürün ambalajlarına dair benzerliğin teknik uzmanlık gerektiren hususlardan olduğu bu sebeple mahkememizce içerisinde bu konuda uzman tasarım ve ayrıca sektör bilirkişisinin de olduğu bilirkişi heyetinden aldırılan raporda, davalı kullanımlarının davacı markasının bulunduğu ambalajlara benzer olduğu yönünde görüş bildirilmesi karşısında taraflarca kullanılan ambalajların benzer olduğu, ambalajların ilk olarak kim tarafından kullanıldığı yönünde yaptırılan incelemede davacı ambalajlarının davalı ambalajlarından daha önce piyasaya sürüldüğü her ne kadar davacı tarafından davaya konu ambalaj tescilli değil ise de davacının tescilli olduğu markalar incelendiğinde ÜLKER METRO şeklinde genel renklerinin ÜLKER ibaresi kırmızı METRO ibaresi sarı kenarlarının siyah renkten oluşan ambalaj biçiminde olduğu, tescilin de bu hali ile yapıldığı, davalı kullanımlarının da davacının tescilli olduğu markalara benzer aynı zamanda kullanılan ambalajlara da benzer şekilde tasarlanıp piyasaya sunulduğu, her ne kadar ürün ambalajları üzerinde yazılı ibarelerde herhangi bir benzerlik yok ise de tasarım ve renk kullanımı ile harf kullanımlarının benzer olması sebebiyle karışıklığa yol açabileceği gibi ticari dürüstlük kuralına da aykırı olduğu, bu nedenle davalı eylemlerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 29 uncu maddesine göre marka hakkına tecavüz 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 55 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) maddesi uyarınca da haksız rekabet teşkil ettiği anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının davacıya yönelik marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eyleminde bulunduğunun tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının XROLL NUGABAR KARAMELLİ isimli ürünlerin bulundukları ambalajların davacıya ait ÜLKER METRO ambalajlarına benzer şekilde üretilmelerinin, kullanımlarının ithal ve ihraç etmesine, her türlü satışının yasaklanmasına, bu şekilde satılan ürünlere Türkiye sınırları içinde, gümrük ve serbest liman veya bölge gibi olanlar dahil bulundukları her yerde el konulmasına, davalının bu ürün ile ilgili yapmış olduğu her türlü belge ve tanıtım malzemesine (katalog, broşür) el konulmasına, el konulan ürünlerin ambalajlarından sıyrılması mümkün ise sıyrılmasına mümkün değilse karar kesinleştiğinde imhasına, hükmün Türkiye çapında dağıtım yapan gazetelerden birinde ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi ile yargılama aşamalarındaki beyanlarını tekrarla; usule ilişkin olarak; mahkemenin denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanarak karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, rapora itirazlarının karşılanmadığını, hüküm dayanağını oluşturan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu bu yönden usule aykırılık nedeni ile kararın kaldırılması gerektiğini, emsal mahiyette yargı kararlarının mevcut olduğunu; esasa ilişkin olarak; ürün ambalajları üzerinde benzerlik olduğu ve ticari dürüstlük kuralına aykırılık gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ürün ambalajları arasında benzerlik olmamasına rağmen eksik ve hatalı inceleme sonucu aksi yönde yapılan değerlendirmelere itiraz ettiklerini, müvekkilinin tasarımında turuncudan kırmızıya çalan bir arka plan ve önünde ışık hüzmesine yer verilmişken davacının tescilsiz tasarımında açık sarı bir arka plan kullanıldığını, bu arka planların ürünlerin görünüşünü büyük ölçüde etkilemekte olduğunu, ilk bakışta farklı renk tonlarının varlığının ürünleri de farklılaştırdığını, davacının tescilsiz tasarım korumasından faydalanamayacağını, davanın kabulünü gerektirecek delillerin bulunmadığını, eksik ve hatalı yargılama neticesinde karar verildiğini, davacı ile müvekkilinin kullandığı ambalajların farklı olduğunu, tüketicinin ilgisini çekmek ve ürün içeriğine yönelik şekil aracılığı ile açıklamada bulunulması adına söz konusu görsellerin kullanıldığını, bilinçli tüketici göz önüne alınarak yapılacak değerlendirmede açıkça dikkat çekecek bu farklılıkların tespit edilemeyeceğini düşünmenin mümkün olmadığını, yargılama konusu ambalaj tasarımları arasındaki bir diğer ayırt edici unsurun ise müvekkili şirket tasarımında tasarımın ön yüzüne yıllardır tanınır hale getirdiği marka ibaresi yer aldığını, XROLL NUGA markasının müvekkilinin Türkiye'nin her ilçesinde bulunan 12.000'i aşkın mağazasında bu görselle sergilenerek tanınırlık kazandığını, en ...
ayırt edici özellik olan XROLL NUGA ibaresinin davacının markasını çağrıştırmadığının herkesin malumu olduğunu, görsellere bakıldığında ilk dikkat çeken detayın NUGA ibaresi olduğunun ortada olduğunu, yargılama aşamalarındaki beyan ve savunmalarını tekrar ile itirazlarının raporda karşılanmadığını, raporun denetime elverişli olmadığını beyanla kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı adına tescilli ÜLKER METRO KARAMEL markası ile davalı tarafından kullanılan XROLL NUGA BAR KARAMELLİ markalı çikolata ürünlerinin marka ve tasarım yönünden benzerliği bulunduğu davacı iddiası ile; marka hakkına ve tasarım hakkına - eser hakkına tecavüzün tespiti, haksız rekabetin tespiti, tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, giderilmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanunun 6 ıncı maddesinin 1 inci fıkrası.
3.6102 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin 1 inci fıkrasının a bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1083599200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz