Ödememe protestosu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/644 E. 2024/1022 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödememe protestosu↗ ciro zinciri↗ tahsil cirosu↗ ticari itibarın zedelenmesi↗ protesto↗ ciro silsilesi↗ sahtelik↗ ticari itibar↗ yetkili hamil↗ imza incelemesi↗ ciranta↗ lehtar↗ basiretli tacir↗ ciro↗ ihtiyati tedbir↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ geçersizlik↗ ihtarname↗ tacir↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/881 E., 2019/819 K.
Taraflar arasındaki bonodan dolayı çekilen protestonun haksız olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.05.2018 ödeme tarihli, 82.000,00 TL tutarlı, As Havalandırma-... Kardoog lehine düzenlenmiş bononun davalı tarafından tahsile arz edildiğini ve protesto edilerek Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi ve Merkez Bankasına bildirildiğini, duruma muttali olunması üzerine davalı bankaya ihtarname keşide edilerek davacı imzaları ile bonodaki imzalar arasında benzerlik bulunmadığı, adresin davacıya ait olmadığı, bonoyu bankaya sunan, cirolayan ve borçlu olarak gözüken tüm şahısların muhtemelen ... olmadığı, sahte olduğu,bono içeriğinin aldatıcı olduğu, bu nedenle protesto işleminin kaldırılması gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnameye konu ile ilgisi olmayan bir cevap verildiğini, haksız protestonun Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi ve Merkez Bankasına bildirilmesi nedeniyle müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, bu nedenlerle protesto işleminde davalı bankanın kusurlu olduğunun tespitine, protesto sonuçlarının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu senedin müvekkili bankanın Ümraniye Santral şubesine 16.02.2018 tarihinde protesto talepli olarak tahsile verildiğini, senet bedeli tahsil edilemediğinden 23.05.2018 tarihinde protesto edildiğini, yasal düzenlemeler gereği müvekkili bankanın tahsile verilen senedi inceleme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili bankanın senedin zorunlu unsurlarının bulunup bulunmadığı, ciro silsilesinde birbirine bağlı cirolar olup olmadığı ile sınırlı olduğunu, söz konusu senedin birbirine bağlı cirolardan oluştuğunu, senedi elinde bulunduranın yetkili hamil sayılacağını, sadece dış görünüşü incelemenin yeterli olduğunu, cirantalardan birisinin imzasının sahte olmasının veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayanın imza yetkisinden yoksun bulunmasının ciro zincirini etkilemeyeceğini, yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, bu nedenle protesto talepli olarak müvekkili bankaya verilen senedin bedelinin ödenmemiş olması nedeniyle protesto edilmiş olmasından dolayı müvekkili bankanın kusurlu eyleminden söz edilemeyeceğini, protestonun senet bilgileri doğrultusunda gerçekleştirilmiş olması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 721 ... maddesi gereği haksız protestodan söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 686 ncı maddesine göre, bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro ... ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılacağı buna göre ciro silsilesinin görünüşte ... olması yeterli olduğu ciro silsilesinin ... olması halinde bankanın ayrıca bono üzerinde inceleme yapma yükümlülüğü bulunmadığı dava konusu bonoda mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği ve her ne kadar imza incelemesi yapılmış olsa da söz konusu inceleme hükme esas alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece uyuşmazlığın doğru tespit edilmediğini, ticari itibar zedelenmesi nedeniyle zarar tespiti istenilmediğini, talebin haksız protestonun da bononun sahteliğine dayandırıldığını, bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olmadığını, dava konusu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı bilirkişi raporu ile ispatlandığından, haksız protestonun tespitine karar verilmesi gerektiğini, Noterlikten gönderilen ihtarnameye rağmen protestonun kaldırılmadığını, davalının bu tutumunda kusurlu davrandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 776 ncı maddesinde bononun zorunlu şekil şartları düzenlenmiş olup, ''düzenleme tarihi'' de zorunlu şekil şartları arasında olduğu davaya konu bononun düzenleme tarihinin bulunmadığı, bu haliyle geçersiz olduğu, dolayısıyla, basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü bulunan davalı banka tarafından, zorunlu şekil şartından yoksun bonoya dayalı olarak protesto düzenlenmesinin haksız olduğu, inceleme yükümlülüğünü ihlal eden davalı bankanın aynı zamanda protesto işleminde kusurlu olduğu, bu itibarla davacının davasında haklı olduğu gözetilmeksizin, davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının 23.05.2018 tarih ve 10866 yevmiye numaralı ödememe protestosu keşide etmesinde haksız ve kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu bonoda düzenleme tarihinin mevcut olduğunu, şekli unsurlarda eksiklik bulunmadığını bankanın protestoyu çekmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını İlk Derece Mahkeme kararının yerinde olduğunu savunarak istinaf kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, protestonun haksız olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 686 ncı ve 776 ncı maddeleri
3. Değerlendirme
6102 sayılı Kanun'un 686 ncı maddesine göre, bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro ... ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılacağı buna göre ciro silsilesinin görünüşte ... olması yeterli olduğu ciro silsilesinin ... olması halinde davaya konu bonoyu tahsil cirosu ile ... davalı bankanın şeklen önceleyebileceği bono üzerinde ayrıca bir inceleme yapma yükümlülüğü bulunmadığından bu nedenle ödememe protestosu çekmesinde hukuka aykırı bir durum olmadığı, dava konusu bonoda mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı ayrıca bono üzerinde düzenleme tarihinin de bulunduğu anlaşıldığından kaldı ki tespit istemli bu dava da ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4487 E. 2024/8672 K.
Ortak:ödememe protestosu · ciro zinciri · ticari itibarın zedelenmesi · protesto · ciro silsilesi · ticari itibar · yetkili hamil · ciranta
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu senedin müvekkili bankanın Ümraniye Santral şubesine 16.02.2018 tarihinde «protesto» talepli olarak tahsile verildiğini, senet bedeli tahsil edilemediğinden 23.05.2018 tarihinde protesto edildiğini, yasal düzenlemeler gereği müvekkili bankanın tahsile verilen senedi inceleme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili bankanın senedin zorunlu unsurlarının bulunup bulunmadığı, «ciro silsilesinde» birbirine bağlı cirolar olup olmadığı ile sınırlı olduğunu, söz konusu senedin birbirine bağlı cirolardan oluştuğunu, senedi elinde bulunduranın «yetkili hamil» sayılacağını, sadece dış görünüşü incelemenin yeterli olduğunu, «cirantalardan» birisinin imzasının sahte olmasının veya «temsilci» sıfatıyla senedi imzalayanın imza «yetkisinden» yoksun bulunmasının «ciro zincirini» etkilemeyeceğini, yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, bu nedenle protesto talepli olarak müvekkili bankaya verilen senedin bedelinin ödenmemiş olması ned …
Değerlendirme 6102 sayılı Kanun'un 686 ncı maddesine göre, bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, «son» «ciro» ... ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, «yetkili hamil» sayılacağı buna göre «ciro silsilesinin» görünüşte ... olması yeterli olduğu ciro silsilesinin ... olması halinde davaya konu bonoyu «tahsil cirosu» ile ... davalı bankanın şeklen önceleyebileceği «bono» üzerinde ayrıca bir inceleme yapma yükümlülüğü bulunmadığından bu nedenle «ödememe protestosu» çekmesinde hukuka aykırı bir durum olmadığı, dava konusu bonoda mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı ayrıca bono üzerinde düzenleme tarihinin de bulunduğu anlaşıldığından kaldı ki tespit istemli bu dava da ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Kardoog lehine düzenlenmiş «bononun» davalı tarafından tahsile arz edildiğini ve «protesto» edilerek Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi ve Merkez Bankasına bildirildiğini, duruma muttali olunması üzerine davalı bankaya «ihtarname» keşide edilerek davacı imzaları ile bonodaki imzalar arasında benzerlik bulunmadığı, adresin davacıya ait olmadığı, bonoyu bankaya sunan, cirolayan ve borçlu olarak gözüken tüm şahısların muhtemelen ... olmadığı, sahte olduğu,bono içeriğinin aldatıcı olduğu, bu nedenle protesto işleminin kaldırılması gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnameye konu ile ilgisi olmayan bir cevap verildiğini, haksız protestonun Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi ve Merkez Bankasına bildirilmesi nedeniyle müvekkilinin «ticari itibarının zedelendiğini», bu nedenlerle protesto işleminde davalı bankanın kusurlu olduğunun tespitine, protesto sonuçlarının «ihtiyati tedbir» yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu senedin müvekkili bankanın Ümraniye Santral şubesine 16.02.2018 tarihinde «protesto» talepli olarak tahsile verildiğini, senet bedeli tahsil edilemediğinden 23.05.2018 tarihinde protesto edildiğini, yasal düzenlemeler gereği müvekkili bankanın tahsile verilen senedi inceleme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili bankanın senedin zorunlu unsurlarının bulunup bulunmadığı, «ciro silsilesinde» birbirine bağlı cirolar olup olmadığı ile sınırlı olduğunu, söz konusu senedin birbirine bağlı cirolardan oluştuğunu, senedi elinde bulunduranın «yetkili hamil» sayılacağını, sadece dış görünüşü incelemenin yeterli olduğunu, «cirantalardan» birisinin imzasının sahte olmasının veya «temsilci» sıfatıyla senedi imzalayanın imza «yetkisinden» yoksun bulunmasının «ciro zincirini» etkilemeyeceğini, yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, bu nedenle protesto talepli olarak müvekkili bankaya verilen senedin bedelinin ödenmemiş olması ned …
Havalandırma olan senet olduğu, senet arkasında «son» «cirantanın» davalı banka müşterisi olan dava dışı ... olduğu, senedin tahsil için davalı bankaya verildiği, davalı banka tarafından davacı aleyhine 23.05.2018 tarihli «ödememe protestosunun» düzenlendiği, senet örneğinde düzenleme tarihinin 01.01.2018 tarihi olarak yer aldığı, istinaf öncesinde sunulan senet fotokopilerinde senedin tamamının değil sağ tarafının eksik olduğu, bu durumda davaya konu «bononun» zorunlu unsurları taşıdığı, şeklen yapılan incelemede «ciro silsilesinde» kopukluk bulunmadığı, davalı bankanın bonodaki imzanın «keşideciye» ait olup olmadığını kontrol yükümlülüğünün bulunmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı …
Kardoog lehine düzenlenmiş «bononun» davalı tarafından tahsile arz edildiğini ve «protesto» edilerek Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi ve Merkez Bankasına bildirildiğini, duruma muttali olunması üzerine davalı bankaya «ihtarname» keşide edilerek davacı imzaları ile bonodaki imzalar arasında benzerlik bulunmadığı, adresin davacıya ait olmadığı, bonoyu bankaya sunan, cirolayan ve borçlu olarak gözüken tüm şahısların muhtemelen gerçek olmadığı, sahte olduğu, bono içeriğinin aldatıcı olduğu, bu nedenle protesto işleminin kaldırılması gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnameye konu ile ilgisi olmayan bir cevap verildiğini, haksız protestonun Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına bildirilmesi nedeniyle müvekkilinin «ticari itibarının zedelendiğini», bu nedenlerle protesto işleminde davalı bankanın kusurlu olduğunun tespitine, protesto sonuçlarının «ihtiyati tedbir» yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · lehdar · bozma sonrası karar · istinaf incelemesi · infaz · vade · dava sebebi
Benzer bu karardaBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, dava konusu senet incelendiğinde, 20.05.2018 «vade» tarihli, 82.000,00 TL bedelli, «keşidecisi» davacı, «lehdarı» dava dışı ...
Kaldı ki İlk Derece Mahkemesi kararını «kaldırarak yeniden» esas hakkında hüküm kuran Bölge Adliye Mahkemesince bu sefer bozmaya uyularak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hâlinde, birden çok Bölge Adliye Mahkemesi kararı bulunduğu ve belki de yıllar önce verilen ve hukukî geçerliliğini yitirmiş bir İlk Derece Mahkemesi kararına yeniden hayatiyet kazandırmanın sakıncaları dikkate alındığında bu durumun, «infazda tereddütlere» ve karışıklıklara neden olacağı ve hükmün infazını engelleyeceği yönünde bir etki yapacağı kuşkusuzdur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu-18.11.2021 tarihli ve 2021/10-6 …
Bu itibarla Dairemiz bozma ilamına uyan Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığı sona erdirecek, «infaza» elverişli hüküm kurulması gerekirken, bu husus gözetilmeden hayatiyetini kaybetmiş İlk Derece Mahkemesi kararı ile ilgili «istinaf incelemesi» yapılarak yazılı şekilde “davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine” dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve «istinaf incelemesinden» geçen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2798 E. 2016/3147 K.
Ortak:ödememe protestosu · protesto · ciranta · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaDeğerlendirme 6102 sayılı Kanun'un 686 ncı maddesine göre, bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, «son» «ciro» ... ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, «yetkili hamil» sayılacağı buna göre «ciro silsilesinin» görünüşte ... olması yeterli olduğu ciro silsilesinin ... olması halinde davaya konu bonoyu «tahsil cirosu» ile ... davalı bankanın şeklen önceleyebileceği «bono» üzerinde ayrıca bir inceleme yapma yükümlülüğü bulunmadığından bu nedenle «ödememe protestosu» çekmesinde hukuka aykırı bir durum olmadığı, dava konusu bonoda mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı ayrıca bono üzerinde düzenleme tarihinin de bulunduğu anlaşıldığından kaldı ki tespit istemli bu dava da ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu senedin müvekkili bankanın Ümraniye Santral şubesine 16.02.2018 tarihinde «protesto» talepli olarak tahsile verildiğini, senet bedeli tahsil edilemediğinden 23.05.2018 tarihinde protesto edildiğini, yasal düzenlemeler gereği müvekkili bankanın tahsile verilen senedi inceleme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili bankanın senedin zorunlu unsurlarının bulunup bulunmadığı, «ciro silsilesinde» birbirine bağlı cirolar olup olmadığı ile sınırlı olduğunu, söz konusu senedin birbirine bağlı cirolardan oluştuğunu, senedi elinde bulunduranın «yetkili hamil» sayılacağını, sadece dış görünüşü incelemenin yeterli olduğunu, «cirantalardan» birisinin imzasının sahte olmasının veya «temsilci» sıfatıyla senedi imzalayanın imza «yetkisinden» yoksun bulunmasının «ciro zincirini» etkilemeyeceğini, yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, bu nedenle protesto talepli olarak müvekkili bankaya verilen senedin bedelinin ödenmemiş olması ned …
… MESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 686 ncı maddesine göre, bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, «son» «ciro» ... ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, «yetkili hamil» sayılacağı buna göre «ciro silsilesinin» görünüşte ... olması yeterli olduğu ciro silsilesinin ... olması halinde bankanın ayrıca «bono» üzerinde inceleme yapma yükümlülüğü bulunmadığı dava konusu bonoda mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği ve her ne kadar «imza incelemesi» yapılmış olsa da söz konusu inceleme hükme esas alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, alacaklı Banka, «keşideci» ve «cirantalar» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş olup, keşideciye karşı ihtiyati haciz istenebilmesi için «hamilin» «ödememe protestosu» çekmesine gerek olmadığı, ancak 6102 sayılı TTK'nın 730/2. maddesi gereği ciranta aleyhine ihtiyati haciz istenebilmesi için keşideciye ödememe protestosu çekilmes …
Mahkemece, davalıların kredi kullandığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi, borçlarını ödemeleri için düzenlenen «protesto» ve «hesap kat ihtarının tebliğine» ilişkin «tebligat» evraklarının tebliğ edildiğine dair bir belgenin de bulunmadığı gerekçesiyle yasal şartları oluşmayan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, davalıların kredi kullandığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi, borçlarını ödemeleri için düzenlenen «protesto» ve «hesap kat ihtarının tebliğine» ilişkin «tebligat» evraklarının tebliğ edildiğine dair bir belgenin de bulunmadığı gerekçesiyle yasal şartları oluşmayan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
2004 sayılı İİK’nın «257»/1. maddesine göre, «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için, rehinle temin edilmemiş alacağın, nakit ve «muaccel» olması ve alacağın varlığı konusunda mahkemede kanaat oluşması yeterlidir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9835 E. 2015/9690 K.
Ortak:ödememe protestosu · protesto · ciranta · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaDeğerlendirme 6102 sayılı Kanun'un 686 ncı maddesine göre, bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, «son» «ciro» ... ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, «yetkili hamil» sayılacağı buna göre «ciro silsilesinin» görünüşte ... olması yeterli olduğu ciro silsilesinin ... olması halinde davaya konu bonoyu «tahsil cirosu» ile ... davalı bankanın şeklen önceleyebileceği «bono» üzerinde ayrıca bir inceleme yapma yükümlülüğü bulunmadığından bu nedenle «ödememe protestosu» çekmesinde hukuka aykırı bir durum olmadığı, dava konusu bonoda mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı ayrıca bono üzerinde düzenleme tarihinin de bulunduğu anlaşıldığından kaldı ki tespit istemli bu dava da ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu senedin müvekkili bankanın Ümraniye Santral şubesine 16.02.2018 tarihinde «protesto» talepli olarak tahsile verildiğini, senet bedeli tahsil edilemediğinden 23.05.2018 tarihinde protesto edildiğini, yasal düzenlemeler gereği müvekkili bankanın tahsile verilen senedi inceleme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili bankanın senedin zorunlu unsurlarının bulunup bulunmadığı, «ciro silsilesinde» birbirine bağlı cirolar olup olmadığı ile sınırlı olduğunu, söz konusu senedin birbirine bağlı cirolardan oluştuğunu, senedi elinde bulunduranın «yetkili hamil» sayılacağını, sadece dış görünüşü incelemenin yeterli olduğunu, «cirantalardan» birisinin imzasının sahte olmasının veya «temsilci» sıfatıyla senedi imzalayanın imza «yetkisinden» yoksun bulunmasının «ciro zincirini» etkilemeyeceğini, yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, bu nedenle protesto talepli olarak müvekkili bankaya verilen senedin bedelinin ödenmemiş olması ned …
… MESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 686 ncı maddesine göre, bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, «son» «ciro» ... ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, «yetkili hamil» sayılacağı buna göre «ciro silsilesinin» görünüşte ... olması yeterli olduğu ciro silsilesinin ... olması halinde bankanın ayrıca «bono» üzerinde inceleme yapma yükümlülüğü bulunmadığı dava konusu bonoda mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen «lehtar» ve «cirantaların» kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği ve her ne kadar «imza incelemesi» yapılmış olsa da söz konusu inceleme hükme esas alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, alacaklı banka, «keşideci» ve «ciranta» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş olup, keşideciye karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için «hamilin» «ödememe protestosu» çekmesine gerek olmadığı, ancak 6102 sayılı TTK'nın 730/2. maddesi gereği ciranta aleyhine ihtiyati haciz istenebilmesi için keşideciye ödememe protestosu çekilmes …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; alacaklı vekili tarafından borçlulara 27/01/2015 tarihli «ödememe protestosu» çekildiği, ancak protestonun borçlulara tebliğ edildiğine ilişkin evrakın dosya içerisinde yer almadığı, bu haliyle «ihtiyati haciz» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup mahkemece, ihtiyati haciz isteyenin, borçlulara «ödememe protestosu» çektiği ancak bunun tebliğ edildiğine dair belgenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaİİK’nın «257»/1 maddesine göre, «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için, rehinle temin edilmemiş alacağın, nakit ve «muaccel» olması ve alacağın varlığı konusunda mahkemede kanaat oluşması yeterlidir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; alacaklı vekili tarafından borçlulara 27/01/2015 tarihli «ödememe protestosu» çekildiği, ancak protestonun borçlulara tebliğ edildiğine ilişkin evrakın dosya içerisinde yer almadığı, bu haliyle «ihtiyati haciz» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup mahkemece, ihtiyati haciz isteyenin, borçlulara «ödememe protestosu» çektiği ancak bunun tebliğ edildiğine dair belgenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, alacaklı banka, «keşideci» ve «ciranta» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş olup, keşideciye karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için «hamilin» «ödememe protestosu» çekmesine gerek olmadığı, ancak 6102 sayılı TTK'nın 730/2. maddesi gereği ciranta aleyhine ihtiyati haciz istenebilmesi için keşideciye ödememe protestosu çekilmes …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/644 E. , 2024/1022 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1847 E., 2023/1324 K.
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Başvurunun kabulü ile davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/881 E., 2019/819 K.
Taraflar arasındaki bonodan dolayı çekilen protestonun haksız olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
20. 05.2018 ödeme tarihli, 82.000,00 TL tutarlı, As Havalandırma-... Kardoog lehine düzenlenmiş bononun davalı tarafından tahsile arz edildiğini ve protesto edilerek Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi ve Merkez Bankasına bildirildiğini, duruma muttali olunması üzerine davalı bankaya ihtarname keşide edilerek davacı imzaları ile bonodaki imzalar arasında benzerlik bulunmadığı, adresin davacıya ait olmadığı, bonoyu bankaya sunan, cirolayan ve borçlu olarak gözüken tüm şahısların muhtemelen ... olmadığı, sahte olduğu,bono içeriğinin aldatıcı olduğu, bu nedenle protesto işleminin kaldırılması gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnameye konu ile ilgisi olmayan bir cevap verildiğini, haksız protestonun Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi ve Merkez Bankasına bildirilmesi nedeniyle müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, bu nedenlerle protesto işleminde davalı bankanın kusurlu olduğunun tespitine, protesto sonuçlarının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu senedin müvekkili bankanın Ümraniye Santral şubesine 16.02.2018 tarihinde protesto talepli olarak tahsile verildiğini, senet bedeli tahsil edilemediğinden 23.05.2018 tarihinde protesto edildiğini, yasal düzenlemeler gereği müvekkili bankanın tahsile verilen senedi inceleme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili bankanın senedin zorunlu unsurlarının bulunup bulunmadığı, ciro silsilesinde birbirine bağlı cirolar olup olmadığı ile sınırlı olduğunu, söz konusu senedin birbirine bağlı cirolardan oluştuğunu, senedi elinde bulunduranın yetkili hamil sayılacağını, sadece dış görünüşü incelemenin yeterli olduğunu, cirantalardan birisinin imzasının sahte olmasının veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayanın imza yetkisinden yoksun bulunmasının ciro zincirini etkilemeyeceğini, yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, bu nedenle protesto talepli olarak müvekkili bankaya verilen senedin bedelinin ödenmemiş olması nedeniyle protesto edilmiş olmasından dolayı müvekkili bankanın kusurlu eyleminden söz edilemeyeceğini, protestonun senet bilgileri doğrultusunda gerçekleştirilmiş olması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un (6102 sayılı Kanun) 721 ...
maddesi gereği haksız protestodan söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 686 ncı maddesine göre, bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro ... ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılacağı buna göre ciro silsilesinin görünüşte ... olması yeterli olduğu ciro silsilesinin ... olması halinde bankanın ayrıca bono üzerinde inceleme yapma yükümlülüğü bulunmadığı dava konusu bonoda mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği ve her ne kadar imza incelemesi yapılmış olsa da söz konusu inceleme hükme esas alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece uyuşmazlığın doğru tespit edilmediğini, ticari itibar zedelenmesi nedeniyle zarar tespiti istenilmediğini, talebin haksız protestonun da bononun sahteliğine dayandırıldığını, bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olmadığını, dava konusu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı bilirkişi raporu ile ispatlandığından, haksız protestonun tespitine karar verilmesi gerektiğini, Noterlikten gönderilen ihtarnameye rağmen protestonun kaldırılmadığını, davalının bu tutumunda kusurlu davrandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 776 ncı maddesinde bononun zorunlu şekil şartları düzenlenmiş olup, ''düzenleme tarihi'' de zorunlu şekil şartları arasında olduğu davaya konu bononun düzenleme tarihinin bulunmadığı, bu haliyle geçersiz olduğu, dolayısıyla, basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü bulunan davalı banka tarafından, zorunlu şekil şartından yoksun bonoya dayalı olarak protesto düzenlenmesinin haksız olduğu, inceleme yükümlülüğünü ihlal eden davalı bankanın aynı zamanda protesto işleminde kusurlu olduğu, bu itibarla davacının davasında haklı olduğu gözetilmeksizin, davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının 23.05.2018 tarih ve 10866 yevmiye numaralı ödememe protestosu keşide etmesinde haksız ve kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu bonoda düzenleme tarihinin mevcut olduğunu, şekli unsurlarda eksiklik bulunmadığını bankanın protestoyu çekmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını İlk Derece Mahkeme kararının yerinde olduğunu savunarak istinaf kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, protestonun haksız olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 686 ncı ve 776 ncı maddeleri
3. Değerlendirme
6102 sayılı Kanun'un 686 ncı maddesine göre, bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro ... ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılacağı buna göre ciro silsilesinin görünüşte ... olması yeterli olduğu ciro silsilesinin ... olması halinde davaya konu bonoyu tahsil cirosu ile ... davalı bankanın şeklen önceleyebileceği bono üzerinde ayrıca bir inceleme yapma yükümlülüğü bulunmadığından bu nedenle ödememe protestosu çekmesinde hukuka aykırı bir durum olmadığı, dava konusu bonoda mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı ayrıca bono üzerinde düzenleme tarihinin de bulunduğu anlaşıldığından kaldı ki tespit istemli bu dava da ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018076600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz