Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/405 E. 2024/1002 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu hasım↗ işçilik alacakları↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ re'sen gözetilme↗ yeniden tescil↗ el koyma↗ yasal hasım↗ şirket merkezi mahkemesi↗ rücuen tahsil↗ sermaye artırımı↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ şikayet↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ kesin süre↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2023/71 E., 2023/111 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve tasfiye memuru Ersun Perçek tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tasfiye memurunun istinaf isteminin usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kabulüne, mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili üniversitede hizmet yürütülmesi işini üstlenen şirket işçisinin işçilik alacaklarının ödenmesi amacıyla açılmış olan davada verilen kararın işçi tarafından icra takibine konulduğunu, müvekkilince icra dosyasına 23.03.1992-28.04.2021 tarihleri arasına ait işçilik alacaklarının hesaplanarak ödemesinin yapıldığını, ödemenin rücuen tahsili amacıyla Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/467 E. sayılı dosyası üzerinden Em-Ka Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan alacak davasında anılan mahkemece şirketin ihyası için kesin süre verildiğini ileri sürerek Em-Ka Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... temsilcisi cevap dilekçesinde; ihyası talep edilen şirket unvanının 30.10.2003 tarihinde yapılan tescille Gruphan Temizlik San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirildiğini ve yine 07.06.2004 tarihinde yapılan tescille Gruphan Orman Ürünleri İnş. .... ... Tekstil Müş. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak belirlendiğini, şirketin sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddenin (b) bendi kapsamında usule uygun olarak resen terkin edildiğini, aynı maddenin 4 üncü fıkrasının (a) bendinde tebliğ usulünün belirlendiğini, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı taktirde münfesih sayılacağı ilanen bildirilen şirketin, süresi içinde başvuruda bulunmadığı için 06.02.2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilan ile sicilden resen terkin edildiğini, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, şirketin 03.02.2015 tarihinde resen terkin edildiğini, davanın açılış tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin dolduğunu savunarak davanın reddine, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasına, müdürlüklerinin açılan bu davada yasal hasım olduğundan tarafları aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edildiği, terkin sebebinin sermaye artırımına ilişkin olduğu, haklarında dava veya takipleri olanlar için 5 yıllık sürenin işlemeyeceği, dava konusunun silinmeden önceye ilişkin olmakla ihya koşullarının oluştuğu, tasfiye memuru olarak silinmeden önceki yetkililerden ...'in atanması gerektiği, davalı ... Memurluğunun davanın niteliği gereği davada yasal hasım olup, sicilden resen silinen şirket hakkında dava olup olmadığını, alacak veya borcunun, mal varlığının olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığından yargılama harç ve gideri ile davacı vekalet ücretinden sorumlu tutulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile sicilden kaydı silinen Gruphan Orman Ürünleri İnş. .... ... Tekstil Müş. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti. (eski unvanı Em-Ka Temizlik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/467 E. sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyasına, tasfiye memuru olarak silinme öncesi yetkililerden ...'in atanmasına, kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve tasfiye memuru istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince müvekkili idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı gibi yargılama giderlerinin de üzerinde bırakılmasının hatalı olduğunu belirterek açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Tasfiye memuru ... istinaf dilekçesinde özetle; şirketin asıl sorumlularının göz ardı edilerek sadece kendisinin tasfiye memuru olarak atanmasının doğru olmadığını, şirket ortağı olmakla birlikte şirkette asıl sorumluların ... ..., ... ... ve ... ... olduğunu, anılan şirket ortaklarının kendisini de işe koyma bahanesiyle kandırıp şirket ortağı yaptıktan sonra usulsüz işlemlere giriştiklerini, şikayeti üzerine başlatılan hazırlık soruşturmasının derdest olduğunu, şirket ortağı olan ... ...'ın kendisinden daha fazla pay sahibi olduğunu, kendi işiyle meşgul olduğu için tasfiye memurluğu yapacak bilgisinin ve tecrübesinin bulunmadığını, şirket ortağı iken şirketle herhangi bir bağının bulunmadığını, kaldı ki şirketin merkezinin Ankara'da bulunduğunu, kendisinin Karabük'te ikamet ettiğini, halen asgari ücretle geçindiğini belirterek tasfiye memuru olarak atanmasına dair verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasfiye memuru değişikliği talebinin İlk Derece Mahkemesinin görevi kapsamında olup haklı gerekçeler ileri sürülerek İlk Derece Mahkemesinden tasfiye memurluğu değişikliğininin her zaman talep edilebileceği nedeniyle tasfiye memurunun istinaf isteminin usulden reddine karar verilmesi ve davalı ... Müdürlüğünün usulsüz terkin işlemi ile dava açılmasına sebebiyet verdiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun'un) 326 ncı maddesi gereğince yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle tasfiye memurunun istinaf isteminin usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Gruphan Orman Ürünleri İnş. Tur. Eml. Teks. Müş. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin (eski unvanı Em-Ka Tem. San. ve Ltd. Şti.'nin) Ankara 45.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/467 E. sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına, ticaret siciline yeniden tescil ve ilan edilmesine, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince şirketin ihya işlemlerinin yapılması için Em-Ka Tem. San. ve Ltd. Şti. (... unvanı Gruphan Orman Ürünleri İnş. Tur. Eml. Teks. Müş. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin silinmeden önceki yetkililerinden ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına tayin, tescil ve ilanına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, tasfiye memuru değişikliği de dahil olmak üzere tüm işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; sicil kayıtları silinen şirket borçların, şirketlerin unvanlarının silinmesine engel olamayacağından davacının alacak sebebi ile bu davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, davada zorunlu hasım olduklarından aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkin açılan davada yargılama giderleri ve vekalet ücretinden kimin sorumlu tutulacağı noktasında toplanmıştır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi ile geçici 7 nci maddesi.
3.6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... temsilci temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1961 E. 2023/2367 K.
Ortak:işçilik alacakları · münfesihlik · yeniden tescil · yasal hasım · rücuen tahsil · sermaye artırımı · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… n sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddenin (b) bendi kapsamında usule uygun olarak «resen terkin» edildiğini, aynı maddenin 4 üncü fıkrasının (a) bendinde tebliğ usulünün belirlendiğini, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı taktirde «münfesih» sayılacağı ilanen bildirilen şirketin, süresi içinde başvuruda bulunmadığı için 06.02.2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan «ilan» ile sicilden resen terkin edildiğini, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, şirketin 03.02.2015 tarihinde resen terkin edildiğini, davanın açılış tarihi itibariyle «hak düşürücü sürenin» dolduğunu savunarak davanın reddine, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasına», müdürlüklerinin açılan bu davada «yasal hasım» olduğundan tarafları aleyhine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili üniversitede hizmet yürütülmesi işini üstlenen şirket işçisinin «işçilik alacaklarının» ödenmesi amacıyla açılmış olan davada verilen kararın işçi tarafından icra takibine konulduğunu, müvekkilince icra dosyasına 23.03.1992-28.04.2021 tarihleri arasına ait işçilik alacaklarının hesaplanarak ödemesinin yapıldığını, ödemenin «rücuen tahsili» amacıyla Ankara 45.
Şti.'nin) Ankara 45.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/467 E. sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına, «ticaret siciline» «yeniden tescil» ve «ilan» edilmesine, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince «şirketin ihya» işlemlerinin yapılması için Em-Ka Tem.
Benzer bu karardaŞti. ve diğerleri aleyhine 06.08.2021 tarihinde bünyelerinde çalıştırdıkları işçi...'e 01.07.2020 tarihinde emekliliği nedeniyle ödenen «işçilik alacakları» ve tazminatlarının rücuan tazmini istemiyle dava açıldığı, mahkemece davacı vekiline «ihya davası» açılmak üzere süre verildiği, ihyası istenen şirketin 180993 sicil numarası ile tescil edildiği, şirketin sermayesini 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname (559 sayılı KHK) ile öngörülen tutarlara çıkarmamış olması nedeniyle 07.10.2013 tarihli ve 8420 sayılı ve 07.07.2014 tarihli ve 8606 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan «ilanlar» ile 6552 sayılı Kanunun 134 üncü maddesi ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde belirlenen sürede sermayesini asgari tutara yükseltmediği gerekçesiyle 03.02.2015 tarihinde «kaydının» ticaret sicilinden re'sen silindiği ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde 06.02.2015 ilan edildiği, 559 sayılı KHK gereği «sermaye artırımında» bulunmayarak «münfesih» olan şirketlere 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yapılması lazım gelen «tebligatlar» ile ilgili olarak davalı ...
Şti. olan şirket arasındaki «hizmet sözleşmesi» kapsamında adı geçen şirket bünyesinde işçi olarak çalışan...'in emekli olması sebebiyle «işçilik alacakları» için müvekkili tarafından yapılan 85.126,71 TL'nin sorumlu şirketlerden «rücuen tahsili» amacıyla Ankara 3.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/607 E. sayılı dosyasında yargılamanın devamı için taraf teşkilinin sağlanması gerektiği, davacının anılan dava dosyasında «rücuen tazminat» talep hakkının «terkin» tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmasından sonra doğduğu, rücuen tazminat talep hakkı doğmadan davacının rücuen «tazminat davası» ve bununla alakalı da «ihya davası» açmasının mümkün olmadığı, bu kapsamda açılacak rücuen tazminat davasının «erken açılan» dava niteliğinde olacağı ve dava açmakta «hukuki yararının» olmayacağı, hukuki yararının doğduğu tarihte ise «hak düşürücü sürenin» dolduğundan bahsedilmesinin hukuka aykırı olduğu, şirket «ticaret sicilinden terkin» edildikten sonra terkin işlemi usul ve yasaya uygun olarak gerçekleştirilmiş olsa dahi şirketin hukuken «temsilinin» gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebileceği, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde ise ek «tasfiye» için herhangi bir hak düşürücü sürenin düzenlenmediği, «şirketin ihya» edilmemesi halinde terkin edilen şirket aleyhine açılan davada davanın «pasif husumet yokluğundan» reddedileceği, bu durumun davacının o davada «adil yargılanma hakkı» ve davacı olabilme hakkının ihlali ve neticesinde de mahkemeye erişim hakkının ihlali sonucunu doğuracağı, geçici 7 nci madde ile getirilen «kısıtlamanın» hakkın özünü zedeleyecek derecede kısıtlama getirdiği ve davacıya bırakılan erişimi ortadan kaldırdığı, yapılan açıklamalar karşısında 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında düzenlenen beş yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı, şirket yetkilisine «ihtar tebliğ» edilmeden ihyası talep olunan şirketi usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet verenin davalı olduğu, Mahkemece usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalının «yargılama giderlerinden» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken davalının «yasal hasım» olduğu, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu olmadığı şeklindeki hatalı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 180993 sicil numarasına kayıtlı olup «ticaret sicil müdürlüğünden» terkin edilen Em-Ka Tem.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · ihtar tebliği · ihtarat · adil yargılanma hakkı · re'sen terkin · ihya davası · ticaret sicilinden terkin · kısıtlılık
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2021/607 E. sayılı dosyasında yargılamanın devamı için taraf teşkilinin sağlanması gerektiği, davacının anılan dava dosyasında «rücuen tazminat» talep hakkının «terkin» tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmasından sonra doğduğu, rücuen tazminat talep hakkı doğmadan davacının rücuen «tazminat davası» ve bununla alakalı da «ihya davası» açmasının mümkün olmadığı, bu kapsamda açılacak rücuen tazminat davasının «erken açılan» dava niteliğinde olacağı ve dava açmakta «hukuki yararının» olmayacağı, hukuki yararının doğduğu tarihte ise «hak düşürücü sürenin» dolduğundan bahsedilmesinin hukuka aykırı olduğu, şirket «ticaret sicilinden terkin» edildikten sonra terkin işlemi usul ve yasaya uygun olarak gerçekleştirilmiş olsa dahi şirketin hukuken «temsilinin» gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebileceği, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde ise ek «tasfiye» için herhangi bir hak düşürücü sürenin düzenlenmediği, «şirketin ihya» edilmemesi halinde terkin edilen şirket aleyhine açılan davada davanın «pasif husumet yokluğundan» reddedileceği, bu durumun davacının o davada «adil yargılanma hakkı» ve davacı olabilme hakkının ihlali ve neticesinde de mahkemeye erişim hakkının ihlali sonucunu doğuracağı, geçici 7 nci madde ile getirilen «kısıtlamanın» hakkın özünü zedeleyecek derecede kısıtlama getirdiği ve davacıya bırakılan erişimi ortadan kaldırdığı, yapılan açıklamalar karşısında 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasında düzenlenen beş yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı, şirket yetkilisine «ihtar tebliğ» edilmeden ihyası talep olunan şirketi usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet verenin davalı olduğu, Mahkemece usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalının «yargılama giderlerinden» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken davalının «yasal hasım» olduğu, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu olmadığı şeklindeki hatalı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 180993 sicil numarasına kayıtlı olup «ticaret sicil müdürlüğünden» terkin edilen Em-Ka Tem.
Sicil Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilerinin ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda «ihtarat» yapıldığına ilişkin «tebligat» bulunmadığı, bu nedenle sicil işlemi hatalı olmakla birlikte 6102 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından «münfesihlik» durumu ortadan kalkmadığından «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere ihyaya karar verilebileceği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde «ihya davası» için beş yıllık «hak düşürücü süre» öngörüldüğü, eldeki dava ihyası istenilen şirketin sicilden re'«sen terkin» edildiği 03.02.2015 tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 01.07.2020 tarihinde açılmışsa da davalı ...
Şti.nin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin anlaşılması üzerine mahkemece adı geçen «şirketin ihyası» için kendilerine süre verildiğini ileri sürerek mezkur şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Şti. ve diğerleri aleyhine 06.08.2021 tarihinde bünyelerinde çalıştırdıkları işçi...'e 01.07.2020 tarihinde emekliliği nedeniyle ödenen «işçilik alacakları» ve tazminatlarının rücuan tazmini istemiyle dava açıldığı, mahkemece davacı vekiline «ihya davası» açılmak üzere süre verildiği, ihyası istenen şirketin 180993 sicil numarası ile tescil edildiği, şirketin sermayesini 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname (559 sayılı KHK) ile öngörülen tutarlara çıkarmamış olması nedeniyle 07.10.2013 tarihli ve 8420 sayılı ve 07.07.2014 tarihli ve 8606 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan «ilanlar» ile 6552 sayılı Kanunun 134 üncü maddesi ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinde belirlenen sürede sermayesini asgari tutara yükseltmediği gerekçesiyle 03.02.2015 tarihinde «kaydının» ticaret sicilinden re'sen silindiği ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde 06.02.2015 ilan edildiği, 559 sayılı KHK gereği «sermaye artırımında» bulunmayarak «münfesih» olan şirketlere 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yapılması lazım gelen «tebligatlar» ile ilgili olarak davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8206 E. 2015/9281 K.
Ortak:yasal hasım · yargılama gideri · ticaret sicili · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda… n sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddenin (b) bendi kapsamında usule uygun olarak «resen terkin» edildiğini, aynı maddenin 4 üncü fıkrasının (a) bendinde tebliğ usulünün belirlendiğini, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı taktirde «münfesih» sayılacağı ilanen bildirilen şirketin, süresi içinde başvuruda bulunmadığı için 06.02.2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan «ilan» ile sicilden resen terkin edildiğini, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, şirketin 03.02.2015 tarihinde resen terkin edildiğini, davanın açılış tarihi itibariyle «hak düşürücü sürenin» dolduğunu savunarak davanın reddine, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasına», müdürlüklerinin açılan bu davada «yasal hasım» olduğundan tarafları aleyhine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
Kararın davacı vekili ve «tasfiye memuru» Ersun Perçek tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tasfiye memurunun istinaf isteminin «usulden reddine», davacı vekilinin istinaf başvurusunun «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» yönünden kabulüne, mahkeme hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Müdürlüğünün usulsüz «terkin» işlemi ile dava açılmasına sebebiyet verdiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun'un) 326 ncı maddesi gereğince «yargılama giderine» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle «tasfiye» memurunun istinaf isteminin «usulden reddine», davacı vekilinin istinaf başvurusunun «yargılama giderleri» ve «vekalet ücreti» yönünden kabulü ile kararın «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Gruphan Orman Ürünleri İnş.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalı Ticaret Sicil Memurluğunun şirket ihyasına ilişkin işbu davada «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden diğer davalı «tasfiye memurunun sorumlu» olacağının anlaşılacak olmasına göre, davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davacı ve davalı «tasfiye» memurunun temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memurunun sorumluluğu
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davalı Ticaret Sicil Memurluğunun şirket ihyasına ilişkin işbu davada «yasal hasım» konumunda bulunması nedeniyle, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden diğer davalı «tasfiye memurunun sorumlu» olacağının anlaşılacak olmasına göre, davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2945 E. 2017/4387 K.
Ortak:yasal hasım · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · usulden reddi · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca «sicilden terkin» edildiği, terkin «sebebinin» «sermaye artırımına» ilişkin olduğu, haklarında dava veya takipleri olanlar için 5 yıllık sürenin işlemeyeceği, dava konusunun silinmeden önceye ilişkin olmakla ihya koşullarının oluştuğu, «tasfiye memuru» olarak silinmeden önceki yetkililerden ...'in atanması gerektiği, davalı ...
… n sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddenin (b) bendi kapsamında usule uygun olarak «resen terkin» edildiğini, aynı maddenin 4 üncü fıkrasının (a) bendinde tebliğ usulünün belirlendiğini, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı taktirde «münfesih» sayılacağı ilanen bildirilen şirketin, süresi içinde başvuruda bulunmadığı için 06.02.2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan «ilan» ile sicilden resen terkin edildiğini, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, şirketin 03.02.2015 tarihinde resen terkin edildiğini, davanın açılış tarihi itibariyle «hak düşürücü sürenin» dolduğunu savunarak davanın reddine, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasına», müdürlüklerinin açılan bu davada «yasal hasım» olduğundan tarafları aleyhine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
Kararın davacı vekili ve «tasfiye memuru» Ersun Perçek tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tasfiye memurunun istinaf isteminin «usulden reddine», davacı vekilinin istinaf başvurusunun «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» yönünden kabulüne, mahkeme hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Somut olayda «tasfiye» memuruna «husumet» yöneltilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13044 E. 2015/12433 K.
Ortak:resen terkin · yasal hasım · sicilden terkin · yargılama giderleri · derdestlik · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin
İncelediğiniz kararda… n sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddenin (b) bendi kapsamında usule uygun olarak «resen terkin» edildiğini, aynı maddenin 4 üncü fıkrasının (a) bendinde tebliğ usulünün belirlendiğini, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı taktirde «münfesih» sayılacağı ilanen bildirilen şirketin, süresi içinde başvuruda bulunmadığı için 06.02.2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan «ilan» ile sicilden resen terkin edildiğini, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, şirketin 03.02.2015 tarihinde resen terkin edildiğini, davanın açılış tarihi itibariyle «hak düşürücü sürenin» dolduğunu savunarak davanın reddine, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasına», müdürlüklerinin açılan bu davada «yasal hasım» olduğundan tarafları aleyhine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca «sicilden terkin» edildiği, terkin «sebebinin» «sermaye artırımına» ilişkin olduğu, haklarında dava veya takipleri olanlar için 5 yıllık sürenin işlemeyeceği, dava konusunun silinmeden önceye ilişkin olmakla ihya koşullarının oluştuğu, «tasfiye memuru» olarak silinmeden önceki yetkililerden ...'in atanması gerektiği, davalı ...
2.Tasfiye memuru ... istinaf dilekçesinde özetle; şirketin asıl sorumlularının göz ardı edilerek sadece kendisinin «tasfiye memuru» olarak atanmasının doğru olmadığını, şirket ortağı olmakla birlikte şirkette asıl sorumluların ... ..., ... ... ve ... ... olduğunu, anılan şirket ortaklarının kendisini de işe «koyma» bahanesiyle kandırıp şirket ortağı yaptıktan sonra usulsüz işlemlere giriştiklerini, «şikayeti» üzerine başlatılan hazırlık soruşturmasının «derdest» olduğunu, şirket ortağı olan ... ...'ın kendisinden daha fazla pay sahibi olduğunu, kendi işiyle meşgul olduğu için tasfiye memurluğu yapacak bilgisinin ve tecrübesinin bulunmadığını, şirket ortağı iken şirketle herhangi bir bağının bulunmadığını, kaldı ki «şirketin merkezinin» Ankara'da bulunduğunu, kendisinin Karabük'te ikamet ettiğini, halen asgari ücretle geçindiğini belirterek tasfiye memuru olarak atanmasına dair verilen kararın kal …
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:fesih
Benzer bu kararda… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/405 E. , 2024/1002 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1391 E., 2023/1448 K.
TASFİYE MEMURU ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/71 E., 2023/111 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve tasfiye memuru Ersun Perçek tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tasfiye memurunun istinaf isteminin usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kabulüne, mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili üniversitede hizmet yürütülmesi işini üstlenen şirket işçisinin işçilik alacaklarının ödenmesi amacıyla açılmış olan davada verilen kararın işçi tarafından icra takibine konulduğunu, müvekkilince icra dosyasına 23.03.1992-28.04.2021 tarihleri arasına ait işçilik alacaklarının hesaplanarak ödemesinin yapıldığını, ödemenin rücuen tahsili amacıyla Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/467 E. sayılı dosyası üzerinden Em-Ka Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan alacak davasında anılan mahkemece şirketin ihyası için kesin süre verildiğini ileri sürerek Em-Ka Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... temsilcisi cevap dilekçesinde; ihyası talep edilen şirket unvanının 30.10.2003 tarihinde yapılan tescille Gruphan Temizlik San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirildiğini ve yine 07.06.2004 tarihinde yapılan tescille Gruphan Orman Ürünleri İnş. .... ... Tekstil Müş. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak belirlendiğini, şirketin sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddenin (b) bendi kapsamında usule uygun olarak resen terkin edildiğini, aynı maddenin 4 üncü fıkrasının (a) bendinde tebliğ usulünün belirlendiğini, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı taktirde münfesih sayılacağı ilanen bildirilen şirketin, süresi içinde başvuruda bulunmadığı için 06.02.2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilan ile sicilden resen terkin edildiğini, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, şirketin 03.02.2015 tarihinde resen terkin edildiğini, davanın açılış tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin dolduğunu savunarak davanın reddine, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasına, müdürlüklerinin açılan bu davada yasal hasım olduğundan tarafları aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edildiği, terkin sebebinin sermaye artırımına ilişkin olduğu, haklarında dava veya takipleri olanlar için 5 yıllık sürenin işlemeyeceği, dava konusunun silinmeden önceye ilişkin olmakla ihya koşullarının oluştuğu, tasfiye memuru olarak silinmeden önceki yetkililerden ...'in atanması gerektiği, davalı ... Memurluğunun davanın niteliği gereği davada yasal hasım olup, sicilden resen silinen şirket hakkında dava olup olmadığını, alacak veya borcunun, mal varlığının olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığından yargılama harç ve gideri ile davacı vekalet ücretinden sorumlu tutulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile sicilden kaydı silinen Gruphan Orman Ürünleri İnş.
.... ... Tekstil Müş. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti. (eski unvanı Em-Ka Temizlik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/467 E. sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyasına, tasfiye memuru olarak silinme öncesi yetkililerden ...'in atanmasına, kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve tasfiye memuru istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince müvekkili idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı gibi yargılama giderlerinin de üzerinde bırakılmasının hatalı olduğunu belirterek açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Tasfiye memuru ... istinaf dilekçesinde özetle; şirketin asıl sorumlularının göz ardı edilerek sadece kendisinin tasfiye memuru olarak atanmasının doğru olmadığını, şirket ortağı olmakla birlikte şirkette asıl sorumluların ... ..., ... ... ve ... ... olduğunu, anılan şirket ortaklarının kendisini de işe koyma bahanesiyle kandırıp şirket ortağı yaptıktan sonra usulsüz işlemlere giriştiklerini, şikayeti üzerine başlatılan hazırlık soruşturmasının derdest olduğunu, şirket ortağı olan ... ...'ın kendisinden daha fazla pay sahibi olduğunu, kendi işiyle meşgul olduğu için tasfiye memurluğu yapacak bilgisinin ve tecrübesinin bulunmadığını, şirket ortağı iken şirketle herhangi bir bağının bulunmadığını, kaldı ki şirketin merkezinin Ankara'da bulunduğunu, kendisinin Karabük'te ikamet ettiğini, halen asgari ücretle geçindiğini belirterek tasfiye memuru olarak atanmasına dair verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasfiye memuru değişikliği talebinin İlk Derece Mahkemesinin görevi kapsamında olup haklı gerekçeler ileri sürülerek İlk Derece Mahkemesinden tasfiye memurluğu değişikliğininin her zaman talep edilebileceği nedeniyle tasfiye memurunun istinaf isteminin usulden reddine karar verilmesi ve davalı ... Müdürlüğünün usulsüz terkin işlemi ile dava açılmasına sebebiyet verdiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun'un) 326 ncı maddesi gereğince yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle tasfiye memurunun istinaf isteminin usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Gruphan Orman Ürünleri İnş.
Tur. Eml. Teks. Müş. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin (eski unvanı Em-Ka Tem. San. ve Ltd. Şti.'nin) Ankara 45.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/467 E. sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına, ticaret siciline yeniden tescil ve ilan edilmesine, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince şirketin ihya işlemlerinin yapılması için Em-Ka Tem. San. ve Ltd. Şti. (... unvanı Gruphan Orman Ürünleri İnş. Tur. Eml. Teks. Müş. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin silinmeden önceki yetkililerinden ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına tayin, tescil ve ilanına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, tasfiye memuru değişikliği de dahil olmak üzere tüm işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; sicil kayıtları silinen şirket borçların, şirketlerin unvanlarının silinmesine engel olamayacağından davacının alacak sebebi ile bu davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, davada zorunlu hasım olduklarından aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkin açılan davada yargılama giderleri ve vekalet ücretinden kimin sorumlu tutulacağı noktasında toplanmıştır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi ile geçici 7 nci maddesi.
3.6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... temsilci temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018060700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz