Ttk 636/3
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/13827 E. 2014/3382 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 636/3↗ şirket müdürünün azli↗ şirketin feshi↗ tasfiye memuru atanması↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ bilirkişi incelemesi↗ ek tasfiye↗ dava sebebi↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davanın açıldığı dava tarihi itibariyle şirket kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen rapora göre, şirketin başlangıçtan beri kar elde ettiği, şirketin feshi için ileri sürülen sebeplerin şirketin yaşamasını imkansız hale getirecek nitelikte olmadığı ve böylelikle şirketin feshini gerektirecek yeterli ve haklı bir sebebin bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, şirket müdürünün azline ilişkin olarak açılan birleşen davada ise davacı yanca ileri sürülen işçi alımı ve çıkartılması, araç alımı, kendi ve çalışanlarının maaşının keyfi olarak artırımı gibi hususların defter ve kayıtlara göre şirketin her yılı kar ile kapatması, şirketin içinin boşaltılmasının ve mal varlığının alıkonulmasının söz konusu olmaması, şirket müdürünün görevini yerine getirmesinde basiretsiz, ağır ihmal ve idarede iktidarsızlık gibi hallere rastlanmaması karşısında, şirket müdürünün azli talebinin somut olarak kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ve birleşen diğer davada ise ilk dava tarihinden sonra şirket ortakları arasında yaşanan ve mahkemelere yansıyan ilişkiler nazara alındığında, iki ortaklı şirketin ortakları arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu, ortaklığın sürdürülmesinin zorlaştığı, şirketin kuruluş ve amacını gerçekleştirmesine imkan kalmadığı gerekçesiyle şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir
Kararı davacı vekili ile davalı O. Optik Medikal İnşaat Turizm San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, 6103 sayılı Yasanın 3. maddesi delaletiyle uyuşmazlığa uygulanması gereken TTK'nın 636/3. maddesi hükümlerinin somut uyuşmazlıkta değerlendirilip neticesine göre hüküm kurulmak üzere kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4408 E. 2020/1355 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davanın açıldığı dava tarihi itibariyle şirket kayıtları üzerinde yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonunda düzenlenen rapora göre, şirketin başlangıçtan beri kar elde ettiği, «şirketin feshi» için ileri sürülen sebeplerin şirketin yaşamasını imkansız hale getirecek nitelikte olmadığı ve böylelikle şirketin feshini gerektirecek yeterli ve haklı bir «sebebin» bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, şirket müdürünün azline ilişkin olarak açılan birleşen davada ise davacı yanca ileri sürülen işçi alımı ve çıkartılması, araç alımı, kendi ve çalışanlarının maaşının keyfi olarak artırımı gibi hususların «defter» ve kayıtlara göre şirketin her yılı kar ile kapatması, şirketin içinin boşaltılmasının ve mal varlığının alıkonulmasının söz konusu olmaması, şirket müdürünün görevini yerine getirmesinde basiretsiz, ağır ihmal ve idarede iktidarsızlık gibi hallere rastlanmaması karşısında, «şirket müdürünün azli» talebinin somut olarak kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, Ankara 6.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürlüğü · zayi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6365 E. 2018/236 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · bilirkişi incelemesi · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davanın açıldığı dava tarihi itibariyle şirket kayıtları üzerinde yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonunda düzenlenen rapora göre, şirketin başlangıçtan beri kar elde ettiği, «şirketin feshi» için ileri sürülen sebeplerin şirketin yaşamasını imkansız hale getirecek nitelikte olmadığı ve böylelikle şirketin feshini gerektirecek yeterli ve haklı bir «sebebin» bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, şirket müdürünün azline ilişkin olarak açılan birleşen davada ise davacı yanca ileri sürülen işçi alımı ve çıkartılması, araç alımı, kendi ve çalışanlarının maaşının keyfi olarak artırımı gibi hususların «defter» ve kayıtlara göre şirketin her yılı kar ile kapatması, şirketin içinin boşaltılmasının ve mal varlığının alıkonulmasının söz konusu olmaması, şirket müdürünün görevini yerine getirmesinde basiretsiz, ağır ihmal ve idarede iktidarsızlık gibi hallere rastlanmaması karşısında, «şirket müdürünün azli» talebinin somut olarak kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, Ankara 6.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların «ispat yükünün» davacılar üzerinde olduğu gözetilerek, belirtilen iddialar üzerinde durulmak, şirket kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak ve sonuçta davalının görevini yerine getirmesinde haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde davalının «şirket müdürü» olmadığı ve sorumlu bulunmadığı döneme ilişkin «defterleri» sunmadığı gerekçesiyle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · limited şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · haklı sebep · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · sözleşmeden doğan dava · zayi
Benzer bu karardaAnılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
Oysa mahkemece, yazılı şekilde, anılan hususlar gözetilmeden ve davacılar tarafından ileri sürülen hangi fiillerin «haklı sebep» olduğu belirtilmeden sadece davalı ...’in müdür olmadığı döneme ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı gerekçesiyle davalının «şirket müdürlüğünden» azline karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11780 E. 2018/3731 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davanın açıldığı dava tarihi itibariyle şirket kayıtları üzerinde yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonunda düzenlenen rapora göre, şirketin başlangıçtan beri kar elde ettiği, «şirketin feshi» için ileri sürülen sebeplerin şirketin yaşamasını imkansız hale getirecek nitelikte olmadığı ve böylelikle şirketin feshini gerektirecek yeterli ve haklı bir «sebebin» bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, şirket müdürünün azline ilişkin olarak açılan birleşen davada ise davacı yanca ileri sürülen işçi alımı ve çıkartılması, araç alımı, kendi ve çalışanlarının maaşının keyfi olarak artırımı gibi hususların «defter» ve kayıtlara göre şirketin her yılı kar ile kapatması, şirketin içinin boşaltılmasının ve mal varlığının alıkonulmasının söz konusu olmaması, şirket müdürünün görevini yerine getirmesinde basiretsiz, ağır ihmal ve idarede iktidarsızlık gibi hallere rastlanmaması karşısında, «şirket müdürünün azli» talebinin somut olarak kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, Ankara 6.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; şirket «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davalı tarafından satışı yapılan şirkete ait bazı araçların bedelinin şirket defterlerine işlenmediği, bu nedenle «şirket müdürünün azlinin» şartlarının gerçekleştiği, yargılama sırasında şirket tarafından davalı şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle «şirket müdürün» azline yönelik şartların gerçekleştiğinin tesbitine, ancak fiilen iş başında bulunmadığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacının iddialarının sübut bulduğu ve «şirket müdürünün azlinin» şartlarının oluştuğu kabul edildiğine göre, davalı şirket müdürünün «esas sözleşmeyle» atandığı gözetilerek 6762 sayılı TTK’nın 161. maddesi karşısında davalı şirket müdürünün azline karar verilmesi gerekirken, davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:azil · esas sözleşme · şirket müdürü · limited şirket · yetkisizlik kararı · karar verilmesine yer olmadığına · görevli mahkeme
Benzer bu kararda2- Dava, «esas sözleşme» ile atanan «limited şirket» müdürünün haklı nedenlerle azli istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak, şirket müdürünün «azil» şartlarının gerçekleştiği, ancak yargılama sırasında şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Vazifenin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi haller muhik sebep sayılır.” Davalı «şirket müdürü», «esas sözleşme» ile on yıllığına şirket müdürü olarak «görevlendirilmiş» olup, dava tarihi itibariyle müdürlüğünün hala devam ettiği, ancak 20.11.2013 tarihli genel kurul kararı ile müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; şirket «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davalı tarafından satışı yapılan şirkete ait bazı araçların bedelinin şirket defterlerine işlenmediği, bu nedenle «şirket müdürünün azlinin» şartlarının gerçekleştiği, yargılama sırasında şirket tarafından davalı şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle «şirket müdürün» azline yönelik şartların gerçekleştiğinin tesbitine, ancak fiilen iş başında bulunmadığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacının iddialarının sübut bulduğu ve «şirket müdürünün azlinin» şartlarının oluştuğu kabul edildiğine göre, davalı şirket müdürünün «esas sözleşmeyle» atandığı gözetilerek 6762 sayılı TTK’nın 161. maddesi karşısında davalı şirket müdürünün azline karar verilmesi gerekirken, davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/13827 E. , 2014/3382 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/03/2013
NUMARASI 2009/265-2013/126
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/03/2013 tarih ve 2009/265-2013/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davalarda davacı vekili ile asıl ve birleşen 2012/246 Esas sayılı davalarda davalı O. Optik Medikal İnş. Turz. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,asıl davada müvekkilinin davalı şirketin %50 hisseli ortağı olduğunu, müvekkilinin başka bir iş yapmak istediğini, ancak diğer ortak ile hisselerin ortaklardan biri tarafından satın alınması konusunda görüş birliğine varamadıklarını, ortaklıktan çıkmak istenmesi halinde tek ortak kalacağından TTK'nın 549/4. maddesi gereğince şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiş,birleşen Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/246 esas, 2012/270 karar sayılı dosyasında, şirketin son durumuna göre kar etmediğini, zarar ettiğini, ortaklar arasında müdürün tasarruflarından kaynaklanan anlaşmazlıkların bulunduğu, bir araya gelmelerinin mümkün olmadığını ileri sürerek şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini,birleşen 8.Asliye Ticaret Mahkemesi 2009/690 esas, 2009/526 karar sayılı dosyasında ise davanın şirket müdürü ve aynı zamanda şirketin iki ortağından biri olduğunu, davalının yetkilerinin kötüye kullandığını, şirketin içini boşalttığını ileri sürerek davalı şirket müdürünün azlini ve dosyanın şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,davacının “benim hissemi diğer ortak alsın ya da o hissesini bana satsın” diyerek çelişkiye düştüğünü, niyetinin başka iş yapmak değil müvekkilini tasfiye ederek aynı işi yapmak olduğunu, davacının ileri sürdüğü sebebin muhik bir sebep olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davanın açıldığı dava tarihi itibariyle şirket kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen rapora göre, şirketin başlangıçtan beri kar elde ettiği, şirketin feshi için ileri sürülen sebeplerin şirketin yaşamasını imkansız hale getirecek nitelikte olmadığı ve böylelikle şirketin feshini gerektirecek yeterli ve haklı bir sebebin bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, şirket müdürünün azline ilişkin olarak açılan birleşen davada ise davacı yanca ileri sürülen işçi alımı ve çıkartılması, araç alımı, kendi ve çalışanlarının maaşının keyfi olarak artırımı gibi hususların defter ve kayıtlara göre şirketin her yılı kar ile kapatması, şirketin içinin boşaltılmasının ve mal varlığının alıkonulmasının söz konusu olmaması, şirket müdürünün görevini yerine getirmesinde basiretsiz, ağır ihmal ve idarede iktidarsızlık gibi hallere rastlanmaması karşısında, şirket müdürünün azli talebinin somut olarak kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, Ankara 6.
Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ve birleşen diğer davada ise ilk dava tarihinden sonra şirket ortakları arasında yaşanan ve mahkemelere yansıyan ilişkiler nazara alındığında, iki ortaklı şirketin ortakları arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunduğu, ortaklığın sürdürülmesinin zorlaştığı, şirketin kuruluş ve amacını gerçekleştirmesine imkan kalmadığı gerekçesiyle şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir
Kararı davacı vekili ile davalı O. Optik Medikal İnşaat Turizm San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, 6103 sayılı Yasanın 3. maddesi delaletiyle uyuşmazlığa uygulanması gereken TTK'nın 636/3. maddesi hükümlerinin somut uyuşmazlıkta değerlendirilip neticesine göre hüküm kurulmak üzere kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 51,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı O. Optik Medikal İnş. Turz. San. Tic. Ltd. Şti'ye iadesine, 24/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101796800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz