Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16100 E. 2014/5363 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılama gideri↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve uyulan Dairemiz bozma ilamına göre; l, 2, 3, 7, 11 ve 13 nolu istemlerin yenilik özelliklerine sahip olmadığı 4, 5, 6, 9 nolu istemlerin usul ve yöntem olması sebebiyle faydalı model ile korunamayacak istemler olduğu, 8 nolu istemin ise yeterince açık olmaması sebebiyle koruma altına alınamayacağından bu istemler yönünden faydalı model belgesinin hükümsüz kılınmasına 551 sayılı KHK'nin 5 ve 7 maddeleri dikkate alınarak faydalı model belgesindeki 10 ve 12 nolu istemlerin yenilik özelliklerini taşıdığı ve hükümsüz kılınamayacağı gerekçesiyle davalıya ait TR 2005 04526 (U başvurulu) Y sayılı faydalı model belgesinin 1, 2, 3, 7, 11, 13 nolu istemlerin yenilik özelliğine sahip olmaması nedeniyle, 4, 5, 6, 9 nolu istemlerin usul içermesi sebebiyle, 8 nolu istemin açık olmaması nedeniyle hükümsüz kılınmasına, 10 ve 12 istemler yönünden hükümsüz kılınması talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava mahkemece kısmen kabul kısmen reddedilmiştir. Ancak hüküm fıkrasının “2” ve “3” numaralı bentlerinde yargılama giderlerinin tümünden davalı sorumlu tutulmuştur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326/2. maddesi “ Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmündedir. Buna göre, davacının kısmen haklı çıkmasına rağmen yargılama giderlerinin tümünden sadece davalı tarafın sorumlu tutulması doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Belgenin hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16171 E. 2014/5362 K.
Ortak:yargılama gideri
İncelediğiniz karardaAncak hüküm fıkrasının “2” ve “3” numaralı bentlerinde «yargılama giderlerinin» tümünden davalı sorumlu tutulmuştur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326/2. maddesi “ Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, «yargılama giderlerini» tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmündedir.
Buna göre, davacının kısmen haklı çıkmasına rağmen «yargılama giderlerinin» tümünden sadece davalı tarafın sorumlu tutulması doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak hüküm fıkrasının “2” ve “3” numaralı bentlerinde «yargılama giderlerinin» tümünden davalı taraf sorumlu tutulmuştur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326/2. madde-fıkrası “ Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, «yargılama giderlerini» tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmündedir.
Buna göre, davacının kısmen haklı çıkmasına rağmen «yargılama giderlerinin» tümünden sadece davalı tarafın sorumlu tutulması doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14800 E. 2013/12381 K.
Ortak:yargılama gideri
İncelediğiniz karardaAncak hüküm fıkrasının “2” ve “3” numaralı bentlerinde «yargılama giderlerinin» tümünden davalı sorumlu tutulmuştur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326/2. maddesi “ Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, «yargılama giderlerini» tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmündedir.
Buna göre, davacının kısmen haklı çıkmasına rağmen «yargılama giderlerinin» tümünden sadece davalı tarafın sorumlu tutulması doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak hüküm fıkrasının “6” numaralı bendinde «yargılama giderlerinin» tümünden davalı taraf sorumlu tutulmuştur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326/2. madde-fıkrası “ Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, «yargılama giderlerini» tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmündedir.
Buna göre, davacının kısmen haklı çıkmasına rağmen «yargılama giderlerinin» tümünden sadece davalı tarafın sorumlu tutulması doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · terkin · haksız rekabet
Benzer bu kararda… n karıştırılabilir niteliği ve şirketlerin aynı faaliyet konusunda tescilli oluşu nedeniyle davacı tarafın ibare üzerinde üstün hak sahibi olduğu, davalı kullanımın «ticaret unvanlarının» karıştırılmasına neden olabilecek nitelikte olduğu ve bu nedenle TTK'nın 54. maddesi uyarınca davalı ticaret unvanından “...” ibaresinin çıkarılması gerektiği, davacının «sicilden terkin» isteminin bu madde hükmüne uygun olduğu gerekçesiyle davacının sicilden terkin talebinin kabulüne, davalı marka başvuruları ile dava konusu “...” ibaresi arasında herhangi bir karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, diğer yandan davalı tarafın tescilli bir markasının bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafın ticaret unvanında “...” ibaresi kullanmasının davacının “...” markasından kaynaklanan «marka hakkına tecavüz» etmediği gerekçesiyle davacının «haksız rekabetin» tespiti ve men'i taleplerinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3577 E. 2017/6132 K.
Ortak:yargılama gideri
İncelediğiniz karardaAncak hüküm fıkrasının “2” ve “3” numaralı bentlerinde «yargılama giderlerinin» tümünden davalı sorumlu tutulmuştur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326/2. maddesi “ Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, «yargılama giderlerini» tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmündedir.
Buna göre, davacının kısmen haklı çıkmasına rağmen «yargılama giderlerinin» tümünden sadece davalı tarafın sorumlu tutulması doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDavada her iki taraf da kısmen haklı çıkarsa mahkeme, «yargılama giderlerini» tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.
Somut olayda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen davacı tarafından yapılan tüm «yargılama giderlerinin» davalıdan tahsiline ilişkin hüküm kurulmuş olup, yukarıda anılan ilkeler ışığında yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız çıkan taraf · dosya masrafı
Benzer bu kararda2-Ancak, HMK'nın 326. maddesine göre, yargılama «masrafları» kural olarak, davada «haksız çıkan» tarafa yükletilir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6629 E. 2018/272 K.
Ortak:yargılama gideri
İncelediğiniz karardaAncak hüküm fıkrasının “2” ve “3” numaralı bentlerinde «yargılama giderlerinin» tümünden davalı sorumlu tutulmuştur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326/2. maddesi “ Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, «yargılama giderlerini» tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmündedir.
Buna göre, davacının kısmen haklı çıkmasına rağmen «yargılama giderlerinin» tümünden sadece davalı tarafın sorumlu tutulması doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaHMK’nın 326/2. maddesinde ‘davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme «yargılama giderlerini» tarafların haklılık durumuna göre paylaştırır.’ hükmü düzenlendiği, mahkemece bu hüküm doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildikten sonra davalılar lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin tarafların «haklılık durumu» dikkate alınıp paylaştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususlar gözetilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu yönlerden davalılar l …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklılık durumu · ortaklar kurulu kararının iptali · pay sahipliği · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · geçersizlik · yetkisizlik kararı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket tarafından 22/07/2010 tarihli «ortaklar kurulu» kararında şirket ortağı ...'nın şirkette bulunan hissesinin ...'e devir edilmesine, «şirket müdürü» ...'nın imza «yetkisinin» iptaline, 10 yıl süre ile ...'ün şirket müdürü olarak yetkili kılınmasına karar verildiği, kararların altında şirket ortağı ...'ın adına atılı imzanın davacı ...'ın eli ürünü olmadığı, dolayısıyla alınan kararların «geçersiz» olduğu, davalı ...'ün müdür olarak seçilmesinden sonra şirketin iyi idare edilmediği, şirketin vergi borcunun arttığı tespit edilmiş ise de şirketin ne kadar zarar …
2- Dava, davalı şirket «ortaklar kurulu» kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ile davalı gerçek kişilerin şirkete verdikleri zararların tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece «ortaklar kurulu kararlarının iptali» ile fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
HMK’nın 326/2. maddesinde ‘davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme «yargılama giderlerini» tarafların haklılık durumuna göre paylaştırır.’ hükmü düzenlendiği, mahkemece bu hüküm doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildikten sonra davalılar lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin tarafların «haklılık durumu» dikkate alınıp paylaştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususlar gözetilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu yönlerden davalılar l …
555. maddesi gereğince «pay sahipleri» tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirket ortakları tarafından alınan 22/07/2010 tarih ve 5 ve 6 numaralı kararların iptaline, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
-
Haksız rekabet tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11715 E. 2016/8565 K.
Ortak:yargılama gideri
İncelediğiniz karardaAncak hüküm fıkrasının “2” ve “3” numaralı bentlerinde «yargılama giderlerinin» tümünden davalı sorumlu tutulmuştur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326/2. maddesi “ Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, «yargılama giderlerini» tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmündedir.
Buna göre, davacının kısmen haklı çıkmasına rağmen «yargılama giderlerinin» tümünden sadece davalı tarafın sorumlu tutulması doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, her ne kadar mahkemece bozma ilamından sonraki «ıslah» talebinin reddine karar vermek gerektiği, bir usul işlemi olan ıslah talebinin reddedilmesi nedeniyle davacı aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmediği belirtilmiş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 323. maddesinde «yargılama giderlerinden» sayılan vekalet ücretinin aynı Yasa'nın 326/1 maddesi uyarınca aleyhine hüküm verilen taraftan alınması gerektiği nazara alınarak «maddi tazminat» isteminin reddedilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T. uyarınca kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı lehine nisbi «vekalet ücreti takdiri» gerekirken yanılgılı değerlendirme ile vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmadığı gibi, HMK'nın 326/2 madde ve fıkrası uyarınca, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, «yargılama giderlerinin» tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması gerektiğinden anılan hususa riayet edilmeksizin yargılama giderlerine yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de doğ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · ıslah · maddi tazminat · haksız rekabet · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaAncak, her ne kadar mahkemece bozma ilamından sonraki «ıslah» talebinin reddine karar vermek gerektiği, bir usul işlemi olan ıslah talebinin reddedilmesi nedeniyle davacı aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmediği belirtilmiş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 323. maddesinde «yargılama giderlerinden» sayılan vekalet ücretinin aynı Yasa'nın 326/1 maddesi uyarınca aleyhine hüküm verilen taraftan alınması gerektiği nazara alınarak «maddi tazminat» isteminin reddedilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T. uyarınca kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı lehine nisbi «vekalet ücreti takdiri» gerekirken yanılgılı değerlendirme ile vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmadığı gibi, HMK'nın 326/2 madde ve fıkrası uyarınca, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, «yargılama giderlerinin» tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması gerektiğinden anılan hususa riayet edilmeksizin yargılama giderlerine yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de doğ …
2- Dava, «haksız rekabetten» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2697 E. 2013/3014 K.
Ortak:yargılama gideri
İncelediğiniz karardaAncak hüküm fıkrasının “2” ve “3” numaralı bentlerinde «yargılama giderlerinin» tümünden davalı sorumlu tutulmuştur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326/2. maddesi “ Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, «yargılama giderlerini» tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmündedir.
Buna göre, davacının kısmen haklı çıkmasına rağmen «yargılama giderlerinin» tümünden sadece davalı tarafın sorumlu tutulması doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… razının incelenmesine gelince, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 326/.... maddesi " Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, «yargılama giderlerini» tarafların haklılık oranına göre paylaştırır" hükmünü havidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, davacının yaptığı yargılama «masrafı» 1.397,70 TL olarak hesaplanmış olup, bu durumda, davanın kabul ve reddi oranına göre davacının yaptığı yargılama giderinden 815,32 TL yerine 237,49 TL'nin davalıya yükletilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK'nın 438/7'nci maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16100 E. , 2014/5363 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MANİSA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 25/12/2012
NUMARASI 2011/488-2012/491
Taraflar arasında görülen davada Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25/12/2012 tarih ve 2011/488-2012/491 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 22,5x9,00 tubeless hafifletilmiş jant konulu bir buluş için 15/11/2005 tarihinde 2005/04526 başvuru numarası ile Türk Patent Enstitüsü nezdinde faydalı model başvurusunda bulunduğunu, müvekkil şirketin ise söz konusu faydalı model başvurusunun 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye aykırılık teşkil etmesi nedeniyle 18/5/2006 tarihli dilekçe ile Türk Patent Enstitüsü nezdinde 3. kişi olarak itiraz ettiğini ancak TPE'nin 17/8/2006 tarihinde ilgili başvuruya ilişkin faydalı model belgesi verdiğini ileri sürerek davalı şirketin 22.5x9,00 tubeless hafifletilmiş jant üretimine ilişkin TR 2005 04526 U numaralı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve uyulan Dairemiz bozma ilamına göre; l, 2, 3, 7, 11 ve 13 nolu istemlerin yenilik özelliklerine sahip olmadığı 4, 5, 6, 9 nolu istemlerin usul ve yöntem olması sebebiyle faydalı model ile korunamayacak istemler olduğu, 8 nolu istemin ise yeterince açık olmaması sebebiyle koruma altına alınamayacağından bu istemler yönünden faydalı model belgesinin hükümsüz kılınmasına 551 sayılı KHK'nin 5 ve 7 maddeleri dikkate alınarak faydalı model belgesindeki 10 ve 12 nolu istemlerin yenilik özelliklerini taşıdığı ve hükümsüz kılınamayacağı gerekçesiyle davalıya ait TR 2005 04526 (U başvurulu) Y sayılı faydalı model belgesinin 1, 2, 3, 7, 11, 13 nolu istemlerin yenilik özelliğine sahip olmaması nedeniyle, 4, 5, 6, 9 nolu istemlerin usul içermesi sebebiyle, 8 nolu istemin açık olmaması nedeniyle hükümsüz kılınmasına, 10 ve 12 istemler yönünden hükümsüz kılınması talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava mahkemece kısmen kabul kısmen reddedilmiştir. Ancak hüküm fıkrasının “2” ve “3” numaralı bentlerinde yargılama giderlerinin tümünden davalı sorumlu tutulmuştur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326/2. maddesi “ Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmündedir. Buna göre, davacının kısmen haklı çıkmasına rağmen yargılama giderlerinin tümünden sadece davalı tarafın sorumlu tutulması doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
(1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101793000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz