Şirket müdürlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15418 E. 2014/5288 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket müdürlüğü↗ şirket müdürü↗ şirket zararı↗ ek prim↗ ıslah↗ vekalet ücreti↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı F.. U..'ın şirketi yönetirken basiretsiz davranışları nedeni ile şirketi zarara uğrattığı, yine anılan davalının SGK primlerini ve vergi borçlarını ödemediği, şirket müdürlüğüne davacının atanması yönündeki ıslah dilekçesine davalının herhangi bir itirazının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan F.. U.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde
. dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılardan F.. U.. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; dava, davalı şirketin müdürü olan diğer davalının müdürlükten azli ve yerine davacının müdür olarak atanması istemine ilişkin olup, davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen mahkemece, kendisini vekile temsil ettiren davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru görülmediği gibi davacı tarafından yatırıldığı anlaşılan kayyum ücreti konusunda da bir karar verilmemiş olması doğru bulunmamış, bu nedenlerle hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8301 E. 2014/14461 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaMahkemece, kayyumun azli ve atanması davasında «husumetin» diğer ortaklar yanında şirkete yöneltilmesi gerekirken davanın kayyuma karşı açıldığı gerekçesi ile davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Dava, kayyumun azli ve değiştirilmesi talebine ilişkin olup, «husumet» azli istenilen kayyuma yöneltilmiştir.
Mahkemece, «husumetin» şirkete ve şirket ortaklarına yöneltilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, şirket kayyum tarafından yönetilmekte olup, bu nedenle davada husumetin kayyuma yöneltilmesi yeterli olup, davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7066 E. 2015/9384 K.
Ortak:şirket müdürü
İncelediğiniz kararda2-Davacı vekilinin temyizine gelince; dava, davalı «şirketin müdürü» olan diğer davalının müdürlükten azli ve yerine davacının müdür olarak atanması istemine ilişkin olup, davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen mahkemece, kendisini vekile «temsil» ettiren davacı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemiş olması doğru görülmediği gibi davacı tarafından yatırıldığı anlaşılan kayyum ücreti konusunda da bir karar verilmemiş olması doğru bulunmamış, bu ned …
Benzer bu kararda2- Dava, «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin» «geçersizliği» ile iptali, «şirket müdürü» olan davalı Ş..
Ancak, somut uyuşmazlıkta davacı tarafça «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin iptali» yanında, «şirket müdürü» olan davalı Ş..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesinin iptali · hisse devrinin iptali · kayyum atanması · imza incelemesi · sözleşmenin iptali · yemin teklifi · yemin delili · ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaA..'ye devredildiği ve devre konu «ortaklar kurulu» kararının sahte olduğu iddiası ile «hisse devrinin iptalini» talep ettiği, bu hususta davacı tarafça ortaklar kurulu karar «defterinin» celbi ile «imza incelemesi» istenildiği ancak, söz konusu deftere yapılan araştırmalar ve şirketin diğer hissedarı olan davalı Ş..
A..'nin «defterin» kendisinde olmadığı yönündeki beyanı ile ulaşılamadığı, davacı tarafa davalılara «yemin teklif» edilip edilmeyeceği hususunda hatırlatma yapılmasına rağmen davacı tarafça «yemin deliline» de başvurulmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlıkta davacı tarafça «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin iptali» yanında, «şirket müdürü» olan davalı Ş..
A..'nin müdürlükten azli ile şirkete «kayyum atanmasının» da talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece bu talepler yönünden olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmediği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17424 E. 2013/20975 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organsızlık · ek mehil · pay sahipliği · kayyım · mirasçılık · limited şirket · ek tasfiye · harç
Benzer bu karardaŞti.'nin henüz tasfiyeye girmediği, «pay sahiplerinden» birinin «tasfiye» davası açabileceği ve «husumeti» de «kayyıma» yöneltebileceği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının talebi ayrı bir esasa kaydedilmeksizin ve «harç» alınmaksızın kayyum tayinine ilişkin dava dosyası üzerinden duruşma açılmadan karar verilmiş, karar başlığında da kayyum tayin edilen «limited şirket» davacı olarak, ortak ... «mirasçıları» ve işbu talepte bulunan ......da davalı olarak gösterilmiştir.
1- Dava, «limited şirkete» «organsız» kaldığından bahisle tayin edilen kayyumun azli ve değiştirilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece talebin ayrı bir esasa kaydedilerek davacıya «harçlarını» yatırması için «mehil» verilerek, dilekçenin de azli ve değiştirilmesi istenen kayyuma tebliği suretiyle yargılama yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15418 E. , 2014/5288 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ALANYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 20/04/2012
NUMARASI 2010/712-2012/345
Taraflar arasında görülen davada Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.04.2012 tarih ve 2010/712-2012/345 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı F.. U.. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.03.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %50 oranında ortağı olduğunu, davalı F.. U..'ın ise anasözleşme ile şirketi her konuda temsile yetkili kılındığını, davalı F.. U..'ın şirketin işlettiği otelin otelin tüm departmanlarına kendine yakın elemanlar seçerek davacıyı dışlama eğilimine girdiğini, otelin muhasebe kayıtlarını gerçeğe aykırı şekilde tutarak çifte muhasebe kaydı oluşturduğunu, davacı ortağa yansıttığı muhasebe kayıtlarında şirketin iflasın eşiğinde olduğunu ifade ettiğini, fakat gerçekte şirketin işlettiği otelin 2010 yılını dolu olarak geçirdiğini, şirketin kasasına girmesi gereken paraların bu davalının hesaplarına yatırıldığını, davalı şirket müdürünün müdürlük görevini kötüye kullandığını ileri sürerek, davalı F..
U..'a ana sözleşmeyle tanınmış temsile ilişkin tüm yetkilerinin TTK'nın 161. Maddesi gereğince nez olunmasına, F.. U..'ın şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile davalı F.. U..'ın ortaklıktan çıkarılması istemini ıslah ederek davacının davalı şirkete müdür olarak atanamsını istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı F.. U..'ın şirketi yönetirken basiretsiz davranışları nedeni ile şirketi zarara uğrattığı, yine anılan davalının SGK primlerini ve vergi borçlarını ödemediği, şirket müdürlüğüne davacının atanması yönündeki ıslah dilekçesine davalının herhangi bir itirazının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan F.. U.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde
. dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılardan F.. U.. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; dava, davalı şirketin müdürü olan diğer davalının müdürlükten azli ve yerine davacının müdür olarak atanması istemine ilişkin olup, davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen mahkemece, kendisini vekile temsil ettiren davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru görülmediği gibi davacı tarafından yatırıldığı anlaşılan kayyum ücreti konusunda da bir karar verilmemiş olması doğru bulunmamış, bu nedenlerle hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan F.. U.. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı F.. U..'tan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101791200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz