İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14227 E. 2014/3312 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
freight collect↗ navlun bedeli↗ cmr↗ navlun↗ taşıyıcı↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, CMR belgelerinde davalının gönderen, alıcının dava dışı şirket ve davacının ise taşıyıcı olarak belirtildiği, ödeme şeklinin “navlunun peşin alınacaktır” ibaresi ile kayıtlandığı, davalının taşıma işlemi yaptırdığı ve davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 22.918,56 TL yönünden davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına, hüküm altına alınan 22.918,56 TL üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, navlun bedelinin tahsiline ilişkin açılmış olup, gönderen durumundaki davalı yukarıda yazılı özetten anlaşılacağı üzere akdi ilişkiyi inkar etmiş ve davacı tarafın akdi ilişkinin varlığı hususunda ibraz ettiği taşıma teklifi belgesindeki kaşe ve imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur. Davanın ispatı zımmında sunulan hamule senedi ise davalının imzasını içermediği gibi senette “Freight Collect” yani navlun bedelinin varma yerinde ödeneceğine ilişkin kayıt bulunmaktadır. CMR'nin 13/2. maddesi uyarınca da aksine anlaşma olmadığı takdirde navlunun alıcı tarafından ödenmesi gerekmektedir. Davalı aradaki akdi ilişkinin varlığına yönelik taşıma teklifi belgesini inkar ettiğine ve davacı da bunun aksini kanıtlayamadığına göre, mahkemece, akdi ilişkinin kanıtlanamadığı nazara alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü hatalı olmuş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9558 E. 2014/12662 K.
Ortak:navlun · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaDava, «navlun bedelinin» tahsiline ilişkin açılmış olup, gönderen durumundaki davalı yukarıda yazılı özetten anlaşılacağı üzere akdi ilişkiyi inkar etmiş ve davacı tarafın akdi ilişkinin varlığı hususunda «ibraz» ettiği taşıma teklifi belgesindeki kaşe ve imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur.
Davanın ispatı zımmında sunulan hamule senedi ise davalının imzasını içermediği gibi senette “Freight Collect” yani «navlun bedelinin» varma yerinde ödeneceğine ilişkin kayıt bulunmaktadır.
Benzer bu karardaDava, «navlun alacağının» tahsili için başlatılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece navlunun deniz taşımasından kaynaklandığı, bu nedenle Deniz İhtisas Mahkemeleri'nin «görevli» olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmişse de, davacı; navlun alacağının «hava taşımasından» kaynaklandığını iddia ettiğine göre, davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıması · navlun alacağı · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDava, «navlun alacağının» tahsili için başlatılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece navlunun deniz taşımasından kaynaklandığı, bu nedenle Deniz İhtisas Mahkemeleri'nin «görevli» olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmişse de, davacı; navlun alacağının «hava taşımasından» kaynaklandığını iddia ettiğine göre, davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının deniz taşımasından kaynaklanan navlunun tahsili için davalı aleyhine icra takibi yaptığı, bu nedenle «görevli» mahkemenin Deniz İhtisas Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1195 E. 2013/19132 K.
Ortak:navlun · taşıyıcı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, CMR belgelerinde davalının gönderen, alıcının dava dışı şirket ve davacının ise «taşıyıcı» olarak belirtildiği, ödeme şeklinin “navlunun peşin alınacaktır” ibaresi ile kayıtlandığı, davalının taşıma işlemi yaptırdığı ve davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 22.918,56 TL yönünden davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına, hüküm altına alınan 22.918,56 TL üzerinden % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, «navlun bedelinin» tahsiline ilişkin açılmış olup, gönderen durumundaki davalı yukarıda yazılı özetten anlaşılacağı üzere akdi ilişkiyi inkar etmiş ve davacı tarafın akdi ilişkinin varlığı hususunda «ibraz» ettiği taşıma teklifi belgesindeki kaşe ve imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur.
Davanın ispatı zımmında sunulan hamule senedi ise davalının imzasını içermediği gibi senette “Freight Collect” yani «navlun bedelinin» varma yerinde ödeneceğine ilişkin kayıt bulunmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının «ticari defterlerinde» takip ve dava konusu edilen alacağa dayanak faturaların kayıtlara alınarak davalı şirket cari hesabına toplam 16.589,61 TL borç kaydedildiği, davalı defterlerinde ise davacı faturaları ile ilgili «kayda» rastlanmadığı, CMR’nin 9/I ve 32. maddeleri nazara alındığında, «taşıma sözleşmesinin» «rızai» bir akit olarak kabul edildiği, taşıma sözleşmesinin kurulması için, “eşyanın «taşıyıcı» tarafından «teslim» alınması”nın şart olmadığı gibi herhangi bir «yazılı şekil şartına» tabi kılınmadığı, sözlü olarak dahi kurulabileceği, sunulan CMR hamule senedinden ve gümrük belgelerinden, taşıma konusu emtianın, davalı gönderen tarafından davacı taşıyıcıya teslim edildiği, CMR «taşıma senedinin», tasıma sözleşmesinin akdedildiğine ve bunun içeriğine yönelik ispat fonksiyonunun yanı sıra, taşıyıcının yükü teslim aldığını da ispatlama kabiliyeti bulunduğu, davacı taşıyıcı ile davalı gönderen arasında taşıma konusu emtianın, davacı taşıyıcıya teslimi ile taraflar arasında bir taşıma sözleşmenin kurulduğu, bunun aksini iddia eden davalı gönderenin, bu hususu ispat etmekle mükellef olduğu, alacağın likit itirazın haksız olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasına vaki itirazının 16.589,61 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile, takibin bu miktar üzerinden devamına, davalının «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmiştir.
2- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «navlun alacağının» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece davacının talep ettiği navlunun tamamına hükmedilmiştir.
Davalı da yargılama aşamasında «navlun alacağının» miktarının davacı tarafından ispatlanması gerektiği ve talebin fazla olduğu gerekçesiyle itiraz ettiğine göre, davacının hak ettiği navlun tutarı konusunda bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hiçbir inceleme ve araştırma yapılmaksızın davacının talep ettiği miktarın tamamına hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı şekil şartı · taşıma senedi · navlun alacağı · şekil şartı · eş rızası · icra takibine itiraz · taşıma sözleşmesi · ticari defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının «ticari defterlerinde» takip ve dava konusu edilen alacağa dayanak faturaların kayıtlara alınarak davalı şirket cari hesabına toplam 16.589,61 TL borç kaydedildiği, davalı defterlerinde ise davacı faturaları ile ilgili «kayda» rastlanmadığı, CMR’nin 9/I ve 32. maddeleri nazara alındığında, «taşıma sözleşmesinin» «rızai» bir akit olarak kabul edildiği, taşıma sözleşmesinin kurulması için, “eşyanın «taşıyıcı» tarafından «teslim» alınması”nın şart olmadığı gibi herhangi bir «yazılı şekil şartına» tabi kılınmadığı, sözlü olarak dahi kurulabileceği, sunulan CMR hamule senedinden ve gümrük belgelerinden, taşıma konusu emtianın, davalı gönderen tarafından davacı taşıyıcıya teslim edildiği, CMR «taşıma senedinin», tasıma sözleşmesinin akdedildiğine ve bunun içeriğine yönelik ispat fonksiyonunun yanı sıra, taşıyıcının yükü teslim aldığını da ispatlama kabiliyeti bulunduğu, davacı taşıyıcı ile davalı gönderen arasında taşıma konusu emtianın, davacı taşıyıcıya teslimi ile taraflar arasında bir taşıma sözleşmenin kurulduğu, bunun aksini iddia eden davalı gönderenin, bu hususu ispat etmekle mükellef olduğu, alacağın likit itirazın haksız olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasına vaki itirazının 16.589,61 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile, takibin bu miktar üzerinden devamına, davalının «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmiştir.
2- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «navlun alacağının» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece davacının talep ettiği navlunun tamamına hükmedilmiştir.
Davalı da yargılama aşamasında «navlun alacağının» miktarının davacı tarafından ispatlanması gerektiği ve talebin fazla olduğu gerekçesiyle itiraz ettiğine göre, davacının hak ettiği navlun tutarı konusunda bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hiçbir inceleme ve araştırma yapılmaksızın davacının talep ettiği miktarın tamamına hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12984 E. 2010/3958 K.
Ortak:navlun · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaDava, «navlun bedelinin» tahsiline ilişkin açılmış olup, gönderen durumundaki davalı yukarıda yazılı özetten anlaşılacağı üzere akdi ilişkiyi inkar etmiş ve davacı tarafın akdi ilişkinin varlığı hususunda «ibraz» ettiği taşıma teklifi belgesindeki kaşe ve imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur.
Davanın ispatı zımmında sunulan hamule senedi ise davalının imzasını içermediği gibi senette “Freight Collect” yani «navlun bedelinin» varma yerinde ödeneceğine ilişkin kayıt bulunmaktadır.
Benzer bu karardaDava, davacının verdiği taşıma hizmeti nedeniyle doğan «navlun alacağının» tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesiyle, verilen iki ayrı taşıma hizmeti nedeniyle doğan «navlun alacağına» ilişkin olarak başlatılan icra takibine kısmen itiraz edildiği ileri sürülerek itirazın iptali istenmiş, davalı vekili ise aynı ebatta olan iki ayrı taşıma nedeniyle düzenlenen faturalardan ilkine göre ikincisinde «hakkaniyete» aykırı navlun istendiği, zira, ikinci gönderinin ilkinden daha hafif olduğunu ileri sürerek davanın reddi istenmiştir.
Bu rapora göre, taşımanın Freight Collect='«navlun» varma yerinde ödenecektir' «kaydının» olduğu, alıcı gönderiyi kabul etmediyse bunu belgeleyen kanıtın dosyada olmadığı, bu nedenle de davacının davalıdan istemde bulunamayacağı hususlarına değinilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · hakkaniyet · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaDava dilekçesiyle, verilen iki ayrı taşıma hizmeti nedeniyle doğan «navlun alacağına» ilişkin olarak başlatılan icra takibine kısmen itiraz edildiği ileri sürülerek itirazın iptali istenmiş, davalı vekili ise aynı ebatta olan iki ayrı taşıma nedeniyle düzenlenen faturalardan ilkine göre ikincisinde «hakkaniyete» aykırı navlun istendiği, zira, ikinci gönderinin ilkinden daha hafif olduğunu ileri sürerek davanın reddi istenmiştir.
Dava, davacının verdiği taşıma hizmeti nedeniyle doğan «navlun alacağının» tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu rapora göre, taşımanın Freight Collect='«navlun» varma yerinde ödenecektir' «kaydının» olduğu, alıcı gönderiyi kabul etmediyse bunu belgeleyen kanıtın dosyada olmadığı, bu nedenle de davacının davalıdan istemde bulunamayacağı hususlarına değinilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14227 E. , 2014/3312 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/04/2013
NUMARASI 2011/269-2013/152
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/04/2013 tarih ve 2011/269-2013/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirkete taşıma hizmeti verdiğini, verilen hizmete istinaden, 22.918,56 TL borç bakiyesinin bulunduğunu, davalının fatura bedelini ödemekten kötü niyetli olarak imtina etmesi üzerine aleyhine takip yapıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin davamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında takibe konu faturaya dayalı alacak borç ilişkinin mevcut olmadığını, müvekkili şirketin davacı taraf ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin tuz ithal etmek isteyen yabancı firma ile tuz satışı ve teslimi, konusunda anlaşma yaptığını bu anlaşmaya göre taşıma nakliye bedelinin alıcı firma tarafından karşılanacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, CMR belgelerinde davalının gönderen, alıcının dava dışı şirket ve davacının ise taşıyıcı olarak belirtildiği, ödeme şeklinin “navlunun peşin alınacaktır” ibaresi ile kayıtlandığı, davalının taşıma işlemi yaptırdığı ve davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 22.918,56 TL yönünden davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına, hüküm altına alınan 22.918,56 TL üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, navlun bedelinin tahsiline ilişkin açılmış olup, gönderen durumundaki davalı yukarıda yazılı özetten anlaşılacağı üzere akdi ilişkiyi inkar etmiş ve davacı tarafın akdi ilişkinin varlığı hususunda ibraz ettiği taşıma teklifi belgesindeki kaşe ve imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur. Davanın ispatı zımmında sunulan hamule senedi ise davalının imzasını içermediği gibi senette “Freight Collect” yani navlun bedelinin varma yerinde ödeneceğine ilişkin kayıt bulunmaktadır. CMR'nin 13/2. maddesi uyarınca da aksine anlaşma olmadığı takdirde navlunun alıcı tarafından ödenmesi gerekmektedir. Davalı aradaki akdi ilişkinin varlığına yönelik taşıma teklifi belgesini inkar ettiğine ve davacı da bunun aksini kanıtlayamadığına göre, mahkemece, akdi ilişkinin kanıtlanamadığı nazara alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü hatalı olmuş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101784800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz