Menfi tespit | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5651 E. 2024/899 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh protokolü↗ ödeme yasağı↗ ödeme planı↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ gecikme faizi↗ hizmet bedeli↗ ihtirazi kayıt↗ istirdat davası↗ donatan↗ mutabakat↗ ihtisas mahkemesi↗ acente↗ bedelsizlik↗ acentelik↗ yargılama giderleri↗ ihtiyati tedbir↗ derdestlik↗ reeskont faizi↗ oy yasağı↗ olumsuz oy↗ protokol↗ taraf ehliyeti↗ istirdat↗ ihtar↗ tebligat↗ sulh↗ taahhütname↗ çek↗ yetkisizlik kararı↗ menfi tespit↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
dava çekten kaynaklanan menfi tespit, birleşen dava ise istirdat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | Menfi tespit | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7866 E. 2023/2112 K.
Ortak:sulh protokolü · hizmet bedeli · ihtirazi kayıt · donatan · acente · bedelsizlik · acentelik · yargılama giderleri
Benzer bu kararda… aya konu çeklere ilişkin alacağın dava dışı firmalar tarafından davalıya ödendiği, davalının da bu hususu kabul ettiği, alacağın bu ödemelerle sona erdiği, çeklerin «bedelsiz» kaldığı, davacıya iadesinin gerektiği, birleşen dava yönünden ödemelerin taraflar arasındaki «sulh protokolüne» istinaden gerçekleştirildiği, «ihtirazi kayıt» konulmadığı, işbu ödemelerin davalının verdiği hizmet ve «hizmet bedelinin» geç ödemesinden kaynaklandığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, dava konusu 5 adet «çek» nedeniyle davacının 344.348,90 TL davalı yana borçlu olmadığının tespitine, çeklerin bedelsiz olarak davacıya iadesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «hizmet bedellerinin» tam ve zamanında ödendiğini, davalının «ihtirazi kayıt» koymaksızın «kapalı fatura» tanzim ettiğini, asıl alacağı ihtirazi kayıtsız tahsil eden ve kapalı fatura düzenleyen davalının herhangi bir alacağı kalmadığını «ikrar» ettiğini, liman hizmetlerinin tekelinde olmasının verdiği imkanları kötüye kullanan davalının «ikrah» yoluyla talep ettiği bedellerin yolcu gemilerinin seferden menini önlemek için «müzayaka» halindeki müvekkilince ödendiğini, ikrah halinin bulunduğunu, müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, taraflar arasında bir «sulh protokolünün» düzenlenmediğini, alacak iddiasına ilişkin faturaların «acenteye» tebliğ edilmediğini, faize faiz işletildiğini, «kur farkına» faiz uygulanması şartları oluşmadığını, asıl borç ödenince ferilerinin sükut edeceğini, davalının hizmet bedellerini zamanında talep etmediğini, birleşen davaya ko …
2.Asıl davada «menfi tespit» istemine konu edilen «çek» bedellerinin asıl davanın açılmasından sonra asıl dava yönünden dava dışı olan «donatan» adına donatanın yeni «acentesi» tarafından ödendiği taraflar arasında uyuşmazlık dışıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek tazminatı · ikrah · kapalı fatura · kur farkı · müzayaka · ikrar · yargılama gideri · fatura
Benzer bu kararda2.Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «hizmet bedellerinin» tam ve zamanında ödendiğini, davalının «ihtirazi kayıt» koymaksızın «kapalı fatura» tanzim ettiğini, asıl alacağı ihtirazi kayıtsız tahsil eden ve kapalı fatura düzenleyen davalının herhangi bir alacağı kalmadığını «ikrar» ettiğini, liman hizmetlerinin tekelinde olmasının verdiği imkanları kötüye kullanan davalının «ikrah» yoluyla talep ettiği bedellerin yolcu gemilerinin seferden menini önlemek için «müzayaka» halindeki müvekkilince ödendiğini, ikrah halinin bulunduğunu, müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, taraflar arasında bir «sulh protokolünün» düzenlenmediğini, alacak iddiasına ilişkin faturaların «acenteye» tebliğ edilmediğini, faize faiz işletildiğini, «kur farkına» faiz uygulanması şartları oluşmadığını, asıl borç ödenince ferilerinin sükut edeceğini, davalının hizmet bedellerini zamanında talep etmediğini, birleşen davaya ko …
… rı ile davacı ... müvekkilinin personeli arasında menfaat ilişkisi kurulduğunun kanıtlandığı, dava konusu çeklerin karşılıksız çıktığını, takip başlatıldığını, yeni «acente» ile «sulhe» varılarak borcun ödendiğini ancak «çek tazminatları», icra «masrafları», «vekalet ücreti» yönünden borcun devam ettiğini, davanın konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken kabul kararının hukuka aykırılık taşıdığını, böylece vekalet ücreti ve «yargılama giderlerinin» de yanlış belirlendiğini, talepten fazla olacak şekilde çeklerin iadesine karar verildiğini ileri sürerek asıl davaya yönelik kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15769 E. 2013/23053 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, davalılar ... ve ... hakkında verilen karar kesinleşmiş olmakla yeniden bir karar «verilmesine yer olmadığına», davalılar Tura Turizm A.Ş., ... ve ... hakkında açılan davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9057 E. 2013/12891 K.
Ortak:donatan
Benzer bu karardaMahkemece, İstanbul Liman Başkanlığına yazılan yazı cevabından... isimli geminin «donatanının» Doğan Denizcilik ve Ticaret A.Ş. olduğu, iktisap ve tasarrufun ise İstanbul limanının 5213 sırasından naklen 23/07/2002 tarihinde doğduğu, olay tarihinde M/V... isimli geminin donatanının davalı olmadığı gerekçesiyle davanın «husumet» yönünden reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.01.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaMahkemece, İstanbul Liman Başkanlığına yazılan yazı cevabından... isimli geminin «donatanının» Doğan Denizcilik ve Ticaret A.Ş. olduğu, iktisap ve tasarrufun ise İstanbul limanının 5213 sırasından naklen 23/07/2002 tarihinde doğduğu, olay tarihinde M/V... isimli geminin donatanının davalı olmadığı gerekçesiyle davanın «husumet» yönünden reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.01.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5651 E. , 2024/899 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi)
SAYISI 2014/1352 Esas, 2015/90 Karar
BİRLEŞEN BEYOĞLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2003/71 E.
vekili Avukat ... ...
DAVA TARİHİ 10.12.2002 (Asıl) - 11.11.2003 (Birleşen)
HÜKÜM
Kabul- Ret
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Asıl ve birleşen davada davacılar vekili
Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davalı vekili, birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin acenteliğini yaptığı gemilere davalının 2001 yılı içinde verdiği ... ve liman hizmetleri için tarifede belirtilen miktarların donatan adına ödendiği halde davalının gecikme iddiasıyla müvekkilinden nasıl hesaplandığı belirlenemeyen ödeme talep ettiğini, müvekkilinin bir kısmını ödemesinden sonra davalının 344.348,90 TL bakiye borç kaldığını, ödenmezse hizmet verilmeyeceğini ve gemilerin tutuklanacağını söylediğini, müvekkilinin gemilerin hizmet almasını temin, telafisi imkansız zararlardan kurtarma maksadıyla hesaplama yöntemine, borç bakiyesine, faiz oranına itiraz hakkı saklı kalmak kaydıyla istenen tutarda 5 adet çeki davalıya verdiğini, tarifedeki cezaların uygulanması için gerekli olan temerrüdün oluşmadığını ileri sürerek 344.348,90 TL tutarındaki 5 adet çek için tedbiren ödeme yasağı konulmasını, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davacı vekili, davanın devamı sırasında çek bedellerinin ödendiğini ileri sürerek 344.348,90 TL’nin ödeme gününden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte istirdadını istemiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin çeşitli ... gemilerine davalı tarafından ... ve liman hizmeti verildiğini, bunlardan dolayı tahakkuk eden miktarların acente Tura Turizm A.Ş. tarafından ödenmesine rağmen davalının gecikme bedeli adı altında ne şekilde hesaplandığı da anlaşılmayan fahiş alacak iddiasında bulunup ödenmezse hizmet vermeyeceğini tehdidinde bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin gemilerinin seferden menine dair ihtiyati tedbir kararı aldığını, acentenin itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla 344.348,90 TL tutarındaki muhtelif çekleri davalıya teslim ettiğini, ardından davalının 12.03.2003 tarih ve 1078 sayılı yazı ile acenteye gönderdiği yazıda toplam 979.183,71 TL borcun bulunduğunu, ödenmezse hizmet vermeyeceğini, gemilerin limana uğraması halinde tutuklanacağını bildirdiğini, müvekkilinin de muhtemel bir seferden men kararını turizme olumsuz etkisini ve telafisi imkansız zararların ortaya çıkmasını engellemek ayrıca donatanı olduğu gemilerin limandan hizmet almasını temin için diğer acentesi Orient Denizcilik A.Ş.’yi yetkili kılıp ödeme planı hususunda mutabakat yapıldığını, bu kapsamda toplam 1.020.993,00 TL ödenmesi hususunda anlaşıldığını, henüz tarihi gelmeyen 119.116,00 TL tutarında çek dışında tüm ödemelerin yapıldığını, böylece ...
gemileri için telafisi imkansız zararların önlendiğini, ancak tahakkuk eden bu bedellerin gecikme faizi niteliği taşıdığını, oysa tarifede gecikme cezasının uygulanması için gerekli tebligatın yapılmadığını, temerrüdün gerçekleşmediğini, hesaplama yöntem ve kaynağının açıklanmadığını, döviz bazında faize faiz işletildiğini ileri sürerek şimdilik 500.000,00 USD’nin istirdadını talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının acenteliğini yaptığı gemilerin müvekkiline ait limanda aldığı ... ve liman hizmeti karşılığı ücretlerin ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; dava konusu gemilerin borçlarını acentelerin ödediğini, tüm faturaların bu acentelere karşı kesildiğini, davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, davacının donatanı olduğu gemilere hizmet başlamadan önce ücretinin ödenmesi gerektiğini, davacı acentesinin taahhüt tarihinde ödeme yapmadığının müfettiş raporunda belirlendiğini, davacının borçlarını tasfiyeyi teklif ... ödeme planı sunduğunu, acente Tura Turizm A.Ş.’nin çeklerinin karşılıksız çıktığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davaya konu çeklere ilişkin alacağın dava dışı firmalar tarafından davalıya ödendiği, davalının da bu hususu kabul ettiği, alacağın bu ödemelerle sona erdiği, çeklerin bedelsiz kaldığı, davacıya iadesinin gerektiği, birleşen dava yönünden ödemelerin taraflar arasındaki sulh protokolüne istinaden gerçekleştirildiği, ihtirazi kayıt konulmadığı, işbu ödemelerin davalının verdiği hizmet ve hizmet bedelinin geç ödemesinden kaynaklandığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, dava konusu 5 adet çek nedeniyle davacının 344.348,90 TL davalı yana borçlu olmadığının tespitine, çeklerin bedelsiz olarak davacıya iadesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davalısı vekili ile birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 05.04.2023 tarihli ve 2021/7866 Esas, 2023/2112 Karar sayılı kararıyla, birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, asıl davada menfi tespit istemine konu edilen çek bedellerinin asıl davanın açılmasından sonra asıl dava yönünden dava dışı olan donatan adına donatanın ... acentesi tarafından ödendiğinin ihtilafsız olduğu, bu durumda mahkemece asıl davanın açılmasından sonra konusuz kaldığı gözetilerek bu yönde karar verilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de buna göre belirlenmesi gerekirken asıl davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile, kararın asıl davanın davalısı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili; davalı tarafından ödeme ihtarı gönderilmediğini, aksine kapalı faturanın bulunduğunu, davacı ROC ile TDİ arasında sulh protokolü bulunmadığını, Orrient'in bu yönde bir yetkisinin de olmadığını, ödeme tarihinde menfi tespit davasının derdest olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının asıl dava yönünden onanmasına, birleşen dava yönünden ise bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava çekten kaynaklanan menfi tespit, birleşen dava ise istirdat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı 1.220,35 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 5.010,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017810300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz