Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15769 E. 2013/23053 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalılar ... ve ... hakkında verilen karar kesinleşmiş olmakla yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına, davalılar Tura Turizm A.Ş., ... ve ... hakkında açılan davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez davalılar Tura Turizm ve Tic. A.Ş., ... ve ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar Tura Turizm ve Tic. A.Ş., ... ve ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7246 E. 2013/6293 K.
Ortak:karar verilmesine yer olmadığına · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalılar ... ve ... hakkında verilen karar kesinleşmiş olmakla yeniden bir karar «verilmesine yer olmadığına», davalılar Tura Turizm A.Ş., ... ve ... hakkında açılan davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Benzer bu kararda… 088-11926 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme talebi reddolunmuş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, dava konusu edilen alacağın «teminatı» olarak verilen ipoteğin davacı banka tarafından «temlik» edilmesi ve hemen sonrasında «ipoteğin fekki» yoluna gidilmesinin bankanın alacağını tahsil ettiğini gösterdiği, kural olarak ipoteğin temin ettiği alacağa tabi olduğu, fer'i haklardan olması nedeniyle «rehin» haklarının genel hükümlere göre müstakilen değil temin ettiği alacakla beraber temlik edilebileceği, ipoteğin fekkinin borcun tahsil edildiğini ve temlik ile davacının alacaklı sıfatının kalmamış olduğunu gösterdiği gerekçesiyle, davalılar ... ve ... hakkında verilen karar kesinleşmiş olmakla yeniden bir karar «verilmesine yer olmadığına», davalılar Tura Turizm A.Ş., ... ve ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubu tazmini · ipoteğin fekki · teminat mektubu · rehin · üçüncü kişi · temlik · temerrüt faizi · eksik inceleme
Benzer bu karardaA.Ş., ... ve ... vekillerinin, davacının «teminat mektubunu tazmin» ettiği ....01.1994 tarihinden ... gün sonra ipoteği «üçüncü kişiye» «temlik» etmesinin ve üçüncü kişinin de «ipoteğin fekkini» istemesinin, alacak ile beraber temliki mümkün olan ipoteğin dayandığı alacağı davacının tahsil ettiğinin karinesini oluşturacağı, davacının bunun aksini kanıtlama …
… 088-11926 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme talebi reddolunmuş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, dava konusu edilen alacağın «teminatı» olarak verilen ipoteğin davacı banka tarafından «temlik» edilmesi ve hemen sonrasında «ipoteğin fekki» yoluna gidilmesinin bankanın alacağını tahsil ettiğini gösterdiği, kural olarak ipoteğin temin ettiği alacağa tabi olduğu, fer'i haklardan olması nedeniyle «rehin» haklarının genel hükümlere göre müstakilen değil temin ettiği alacakla beraber temlik edilebileceği, ipoteğin fekkinin borcun tahsil edildiğini ve temlik ile davacının alacaklı sıfatının kalmamış olduğunu gösterdiği gerekçesiyle, davalılar ... ve ... hakkında verilen karar kesinleşmiş olmakla yeniden bir karar «verilmesine yer olmadığına», davalılar Tura Turizm A.Ş., ... ve ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı bankanın düzenlediği «teminat mektubunu tazmin» etmesi nedeniyle dava tarihi itibariyle doğduğunu iddia ettiği ana para, «temerrüt faizi» ve BSMV toplamının tahsili istemine ilişkindir.
Bu kapsamda, borcun ödenip ödenmediğine yönelik konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmadan ve borcun ödendiğinin davalı tarafça kanıtlanmasının zorunlu olduğu hususu nazara alınmadan «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yabancı hakem kararının tenfizi | Hakem kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1178 E. 2023/1334 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yabancı hakem kararının tenfizi · yabancı hakem kararı · gemi acenteliği · izafeten dava · donatan · tahkikat · pasif husumet ehliyeti · acente
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının dava dilekçesinde adı belirtilen ve «tenfize» konu karara ilişkin m/v Tura isimli geminin hiç bir zaman «acentesi» olmadığını, Mersin Limanına gelen ve isminin m/v Luna olan «geminin acentesi» olduğunu, fakat bu gemi ile ilgili «tahkikat» bulunduğunu öğrenir öğrenmez 12.09.2013 tarihinde ilgili yerlere verdiği dilekçelerle sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğini, bu nedenle «acente» sıfatı bulunmayan davalıya karşı dava ikamesinin mümkün olmadığını, bir an için acente olarak hareket ettiği kabul edilse dahi kendisine karşı «haksız fiile» dayalı tenfiz kararının uygulanması için dava açılamayacağını, davanın davacı tarafından «tebligat» dava şartının gerçekleşmesi için acenteye yöneltildiğini «husumetin» acenteye yöneltilmediğinin kabul edildiğini, tenfiz kararının gerekli tebligatların usulüne uygun şekilde yapılmadan verildiğini, kararın açıkça «kamu düzenine» aykırı olduğunu, karara konu alacağın «zamanaşımına» uğradığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Şti. olduğunu bildirdiği ve «tebligatların» bu acentaya yapıldığı, davacı vekiline «donatana» «izafeten» davayı yönelttiği «acentenin» davalı donatanın acentesi olduğunu gösterir delillerini «ibraz» etmesi için süre verildiği, davacı vekili tarafından bu hususun ispati için sunulan e-mailin geminin İstanbul Boğazından geçerken bir sorun çıkması halinde kimle iletişimde bulunması gerektiğini bildirim amacı taşıdığı, bu e-mailin sözleşmenin kurulduğunu göstermediği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 105 inci maddesi anlamında davalı acentenin donatanın acentesi ve yetkili vekili olduğunu ispat etmediği, davalı acentenin «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.03.2016 tarih, 2015/8727 E. ve 2016/3248K. sayılı kararı ile acentenin yanlış gösteri …
… de yıllık %5 oranında işlemiş bileşik faizi ile birlikte başvurana ödenmesi"ne ilişkin kesinleşmiş kararı bakımından 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde sayılan «tenfiz» şartlarının bulunduğu, «hakem» mahkemesinin bileşik faize hükmetmiş olmasının Türk «kamu düzenine» aykırı addedilebileceği anlaşılmış ise de New-York Konvansiyonu'nun V/1 maddesinde öngörülen tenfizi ret sebeplerinin ise ancak davalı tarafından ileri sürülmesi halinde dikkate alınabileği, bu nedenle New-York konvansiyonunun V/1 maddesinde öngörülen tenfizi ret sebeplerinden herhangi biri yönünden süresi içinde bir ileri sürülmediğinden «yabancı hakem kararının tenfizinin» yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «yabancı hakem kararının tenfizi» talebine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5651 E. 2024/899 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · menfi tespit
Benzer bu karardadava çekten kaynaklanan «menfi tespit», birleşen dava ise «istirdat» istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Paket tur sözleşmesinden tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17345 E. 2014/6148 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme · tüketici işlemi · kazanılmış hak · kamu düzeni · görevsizlik kararı · yasal faiz · dahili dava · görevli mahkeme
Benzer bu karardaGörevle ilgili düzenlemeler «kamu düzenine» ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilir».
Bu durumda mahkemece, «görevli» mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Şti. hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile hüküm altına alınan miktarların olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte kendilerinden tahsiline karar verilmiştir.
… un amaç başlıklı 2. maddesinde "Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü «tüketici işlemini» kapsar" hükmüne yer verilmiş, Yasanın 3. maddesinde ise "mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kul …
-
Menfi tespit | Menfi tespit | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7866 E. 2023/2112 K.
Ortak:karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalılar ... ve ... hakkında verilen karar kesinleşmiş olmakla yeniden bir karar «verilmesine yer olmadığına», davalılar Tura Turizm A.Ş., ... ve ... hakkında açılan davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Benzer bu kararda… rı ile davacı ... müvekkilinin personeli arasında menfaat ilişkisi kurulduğunun kanıtlandığı, dava konusu çeklerin karşılıksız çıktığını, takip başlatıldığını, yeni «acente» ile «sulhe» varılarak borcun ödendiğini ancak «çek tazminatları», icra «masrafları», «vekalet ücreti» yönünden borcun devam ettiğini, davanın konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken kabul kararının hukuka aykırılık taşıdığını, böylece vekalet ücreti ve «yargılama giderlerinin» de yanlış belirlendiğini, talepten fazla olacak şekilde çeklerin iadesine karar verildiğini ileri sürerek asıl davaya yönelik kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:çek tazminatı · ikrah · kapalı fatura · sulh protokolü · kur farkı · müzayaka · hizmet bedeli · ihtirazi kayıt
Benzer bu kararda2.Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «hizmet bedellerinin» tam ve zamanında ödendiğini, davalının «ihtirazi kayıt» koymaksızın «kapalı fatura» tanzim ettiğini, asıl alacağı ihtirazi kayıtsız tahsil eden ve kapalı fatura düzenleyen davalının herhangi bir alacağı kalmadığını «ikrar» ettiğini, liman hizmetlerinin tekelinde olmasının verdiği imkanları kötüye kullanan davalının «ikrah» yoluyla talep ettiği bedellerin yolcu gemilerinin seferden menini önlemek için «müzayaka» halindeki müvekkilince ödendiğini, ikrah halinin bulunduğunu, müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, taraflar arasında bir «sulh protokolünün» düzenlenmediğini, alacak iddiasına ilişkin faturaların «acenteye» tebliğ edilmediğini, faize faiz işletildiğini, «kur farkına» faiz uygulanması şartları oluşmadığını, asıl borç ödenince ferilerinin sükut edeceğini, davalının hizmet bedellerini zamanında talep etmediğini, birleşen davaya ko …
… aya konu çeklere ilişkin alacağın dava dışı firmalar tarafından davalıya ödendiği, davalının da bu hususu kabul ettiği, alacağın bu ödemelerle sona erdiği, çeklerin «bedelsiz» kaldığı, davacıya iadesinin gerektiği, birleşen dava yönünden ödemelerin taraflar arasındaki «sulh protokolüne» istinaden gerçekleştirildiği, «ihtirazi kayıt» konulmadığı, işbu ödemelerin davalının verdiği hizmet ve «hizmet bedelinin» geç ödemesinden kaynaklandığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, dava konusu 5 adet «çek» nedeniyle davacının 344.348,90 TL davalı yana borçlu olmadığının tespitine, çeklerin bedelsiz olarak davacıya iadesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
… rı ile davacı ... müvekkilinin personeli arasında menfaat ilişkisi kurulduğunun kanıtlandığı, dava konusu çeklerin karşılıksız çıktığını, takip başlatıldığını, yeni «acente» ile «sulhe» varılarak borcun ödendiğini ancak «çek tazminatları», icra «masrafları», «vekalet ücreti» yönünden borcun devam ettiğini, davanın konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken kabul kararının hukuka aykırılık taşıdığını, böylece vekalet ücreti ve «yargılama giderlerinin» de yanlış belirlendiğini, talepten fazla olacak şekilde çeklerin iadesine karar verildiğini ileri sürerek asıl davaya yönelik kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15769 E. , 2013/23053 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.12.2011 gün ve 2011/399-2011/457 sayılı kararı bozan Daire’nin 29.03.2013 gün ve 2012/7246-2013/6293 sayılı kararı aleyhinde davalılar Tura Turizm ve Tic. A.Ş., ... ve ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan Tura Tur. ve Tic. A.Ş.’nin asıl borçlu ve diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefili oldukları genel kredi sözleşmesi kapsamında, müvekkili bankanın tazmin ettiği teminat mektubu nedeniyle davalıların borçlarının devam ettiğini ileri sürerek, dava tarihi itibariyle anapara, faiz ve BSMV toplamı olan 38.029.262.773 TL’nin dava tarihinden itibaren yıllık %112,5 temerrüt faizi, faize ilişkin yıllık %5 BSMV ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalılar ... ve ... hakkında verilen karar kesinleşmiş olmakla yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına, davalılar Tura Turizm A.Ş., ... ve ... hakkında açılan davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez davalılar Tura Turizm ve Tic. A.Ş., ... ve ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar Tura Turizm ve Tic. A.Ş., ... ve ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar Tura Turizm ve Tic. A.Ş., ... ve ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılar Tura Turizm ve Tic. A.Ş., ... ve ... alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/571375000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz