Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1811 E. 2014/10285 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza incelemesi↗ bilirkişi incelemesi↗ kredi sözleşmesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alacağa konu kredi sözleşmesindeki imzanın davalının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava kredi sözleşmesine dayalı olarak talep edilen alacağa ilişkin olup, davalının sözleşmedeki imzasını inkar etmesi nedeniyle mahkemece imza incelemesi yaptırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dosya içinde bulunan bilirkişi raporuna göre bilirkişi uyuşmazlığın dayanağı olan sözleşme aslı değil fotokopisi üzerinde inceleme yaparak rapor tanzim etmiştir. Dosyanın incelenmesinden anlaşıldığı üzere sözleşmenin aslı Artvin Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/53 Esas, 2006/96 Karar sayılı dosyası içinde bulunmaktadır. Bu durumda, mahkemece sözleşme aslının ceza dosyasından celbi, bu dosya bulunamadığı takdirde davacı bankadan celbi ile sözleşme aslı üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de, davacı dava dilekçesinde alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmesine rağmen mahkemece, davanın reddi ile Hopa İcra Müdürlüğü'nün 2009/1115 sayılı takip dosyasının iptaline karar verilmesi doğru olmayıp bu yönden de kararın mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3708 E. 2021/1294 K.
Ortak:imza incelemesi · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz kararda1-Dava «kredi sözleşmesine» dayalı olarak talep edilen alacağa ilişkin olup, davalının sözleşmedeki imzasını inkar etmesi nedeniyle mahkemece «imza incelemesi» yaptırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alacağa konu «kredi sözleşmesindeki» imzanın davalının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin 2017/4536 esas, 2018/6203 karar sayılı onama kararına konu olarak Hopa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/2 E. ve 2015/«167» K. sayılı kararında benzer sebeplerle görülen davada "... borçlunun sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını bu nedenle borçlu olmadığını belirtmesi, bu davada kural olarak alacaklının alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği, ancak her nasılsa sözleşmenin aslı temin edilerek dosyaya sunulmadığı, bu nedenle «imza incelemesinin» yapılamadığı, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde borçlunun davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." şeklinde gerekçe kurulduğu, işbu davada davacının borçlu olduğu iddia edilerek girişilen takibe konu «kredi sözleşmesinin» mahkemeye sunulmadığı, davalı tarafın davacının borçluluğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma sonucu takibe konu «kredi sözleşmesi» sunulmadığından davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davalı tarafından davacıya kredi kullandırıldığı ileri sürülmüş olup mahkemece bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve belgeleri yerinde incelettirilmek suretiyle davalı banka tarafından davacıya herhangi bir kredi kullandırılıp kullandırılmadığı, ödeme yapılıp yapılmadığı tespit ettirilerek şayet davalı bankaca davacıya kredi ödenmiş ise taraflar arasında fiilen kredi ilişkisi kurulduğunun kabulü ile alacak borç durumunun tespit ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · eksik inceleme
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin 2017/4536 esas, 2018/6203 karar sayılı onama kararına konu olarak Hopa Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/2 E. ve 2015/«167» K. sayılı kararında benzer sebeplerle görülen davada "... borçlunun sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını bu nedenle borçlu olmadığını belirtmesi, bu davada kural olarak alacaklının alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği, ancak her nasılsa sözleşmenin aslı temin edilerek dosyaya sunulmadığı, bu nedenle «imza incelemesinin» yapılamadığı, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde borçlunun davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." şeklinde gerekçe kurulduğu, işbu davada davacının borçlu olduğu iddia edilerek girişilen takibe konu «kredi sözleşmesinin» mahkemeye sunulmadığı, davalı tarafın davacının borçluluğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma sonucu takibe konu «kredi sözleşmesi» sunulmadığından davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davalı tarafından davacıya kredi kullandırıldığı ileri sürülmüş olup mahkemece bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve belgeleri yerinde incelettirilmek suretiyle davalı banka tarafından davacıya herhangi bir kredi kullandırılıp kullandırılmadığı, ödeme yapılıp yapılmadığı tespit ettirilerek şayet davalı bankaca davacıya kredi ödenmiş ise taraflar arasında fiilen kredi ilişkisi kurulduğunun kabulü ile alacak borç durumunun tespit ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10534 E. 2014/15673 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, davacının dayandığı makbuz asıllarını dosyaya sunmadığı, belge aslı «ibraz» edilmeden fotokopiye dayalı olarak hüküm verilemeyeceği, davacının para yatırdığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.03.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/864 E. 2019/6424 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 18.000,00 TL «maddi tazminat» ile 8.000,00 TL manevi tazminatın 12/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile Dairemiz bozma ilamında yer verilen 13/01/2009 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belgenin aslının davalı tarafça «ibraz» edildiğinin ve incelendiğinin anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1811 E. , 2014/10285 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ HOPA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 22/05/2013
NUMARASI 2012/78-2013/141
Taraflar arasında görülen davada Hopa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.05.2013 tarih ve 2012/78-2013/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili banka arasında arasında imzalanan 19/11/1999 tarihli 1999/27 sayılı Tarımsal Kredilere Mahsus İkraz Sözleşmesi ile davalıya hayvancılık kredisi verildiğini, süresinde ödenmeyen kredi alacağı için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, 7.178,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını, davacı bankaya borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alacağa konu kredi sözleşmesindeki imzanın davalının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava kredi sözleşmesine dayalı olarak talep edilen alacağa ilişkin olup, davalının sözleşmedeki imzasını inkar etmesi nedeniyle mahkemece imza incelemesi yaptırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dosya içinde bulunan bilirkişi raporuna göre bilirkişi uyuşmazlığın dayanağı olan sözleşme aslı değil fotokopisi üzerinde inceleme yaparak rapor tanzim etmiştir. Dosyanın incelenmesinden anlaşıldığı üzere sözleşmenin aslı Artvin Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/53 Esas, 2006/96 Karar sayılı dosyası içinde bulunmaktadır. Bu durumda, mahkemece sözleşme aslının ceza dosyasından celbi, bu dosya bulunamadığı takdirde davacı bankadan celbi ile sözleşme aslı üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de, davacı dava dilekçesinde alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmesine rağmen mahkemece, davanın reddi ile Hopa İcra Müdürlüğü'nün 2009/1115 sayılı takip dosyasının iptaline karar verilmesi doğru olmayıp bu yönden de kararın mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101780600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz