YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4761 E. 2024/875 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlık konusu mal↗ istinaf başvurusunun reddi↗ müktesep hak↗ uyuşmazlık konusu↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/267 E. - 2020/77 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin "... Yemenler Holding" ibareli marka başvurusunun davalı Şirketin itirazı sonucu nihai olarak dava konusu YİDK kararı ile kısmen reddedildiğini, oysa müvekkilinin “... Yemenler” ibaresini 25 yıldan fazla bir süredir kullandığını, sektör ve tüketiciler nezdinde bu şekilde tanındığını, müvekkilinin sermayesinin davalı Şirketin sermayesinden 10 kat daha fazla olduğunu, müvekkilinin sermaye miktarının, yaptığı iş potansiyellerini ve dolayısıyla sektördeki diğer firmalar ve tüketiciler nezdindeki tanınmışlığını da ispat ettiğini, müvekkilinin markası ile davalı markası arasında benzerlik bulunmadığını, davalının otomotiv ve inşaat sektöründe, müvekkilinin ise sadece inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, taraflarca üretilen mal ve hizmetlerin her gün alınan sıradan şeyler olmadığını, tüketicisinin bilinçli bulunduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'nın dava konusu 2019-M-4497 sayılı kararının iptali ile müvekkili marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; 1968 yılında inşaat sektörü ile ticari faaliyetine başlayan müvekkilinin 1994 yılından itibaren otomotiv sektöründe de hizmet vermeye başladığını, müvekkilinin "... İNŞAAT" markasını 1968 yılından beri kesintisiz olarak kullanmaya devam ettiğini, davacı firmanın kötü niyetli olduğunu, çünkü müvekkilinin marka haklarına ihlalden dolayı açılan dava devam ederken ... ibaresini ihtiva eden birçok marka başvurusu yaptığını ve bu başvuruların itiraz üzerine reddedildiğini, dava konusu markanın müvekkilinin ... ibareli seri markalarıyla benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu marka ile redde mesnet markalar arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunduğu, dava konusu başvurunun reddedildiği mal ve hizmetlerin redde mesnet gösterilen markaların kapsamında aynı tür olarak yer aldığı, dava konusu marka ile redde mesnet gösterilen markalar arasında redde konu mal ve hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, dava konusu başvuru ile davacının önceki tarihli 2007/27386 sayılı markası arasında gerek kelime gerek şekil unsurlarının farklılık arz etmesi ve tertip tarzlarının da farklı olmaları nedeniyle davacının 2007/27386 sayılı markasının dava konusu başvuru yönünden müktesep hak teşkil etmeyeceği, dava konusu YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 37. sınıf hizmetler yönünden tüketicinin dikkat düzeyinin yüksek olduğunu, bu nedenle dava konusu başvuru ile redde mesnet markaların karıştırılmayacağını, müvekkili şirketin önceki kullanımları ve 2007/57724 sayılı markası nedeniyle kazanılmış hakkı bulunduğunu, dava konusu başvuruda 2007/57724 sayılı markanın asli unsurunun muhafaza edildiğini, müvekkilinin davalı şirket markalarına yaklaşmak gibi bir niyeti bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "... YEMENLER HOLDİNG" ibareli başvuru ile davalı Şirkete ait redde mesnet "..." ibareli markalar arasında başvurunun reddedildiği ve uyuşmazlık konusu olan mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu, davacının dava konusu başvuru yönünden müktesep hak teşkil ettiğini ileri sürdüğü 2007/57724 sayılı markasının asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da muhafaza edildiği ancak dava konusu başvuruda "..." ibaresinin yazım ve tertip tarzı itibariyle davalı şirketin redde mesnet markalarına yakınlaşma çabası ve iltibas tehlikesi içerdiği için davacının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı, bu itibarla ilk derece mahkemesinin bahsi geçen davacı markasının müktesep hak teşkil etmediği kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6543 E. 2023/1082 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminattan muafiyet · yabancılık teminatı · karşılıklılık esası · ihtarat · muafiyet · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi
Benzer bu kararda… arihli Dostluk Anlaşması'nın yürürlüğe girdiğine delalet eden işlem hakkında belgelere rastlanılmadığı ve buna göre Anlaşma'nın hâlen yürürlükte bulunduğuna ilişkin «kesin» bir tespitte bulunulamayacağının bildirildiği, 5718 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi gereğince takdir edilen «teminatın» yatırılması için davacı vekiline «ihtarat» yapılarak «kesin süre» verildiği, verilen kesin süre içerisinde teminatın yatırılmadığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
… ı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince 5718 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi gereğince fiili karşılıklılık ve anlaşma tespit edilemediğinden davacı vekiline «ihtarat» yapılarak «yabancılık teminatı» yatırması için «kesin süre» verildiği, verilen kesin süre içerisinde teminatın yatırılmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın «usulden reddine» karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının mukim olduğu Yemen Devleti ve Ülkemiz arasında 5718 sayılı Kanun'un 48 inci maddesinde düzenlenen «teminattan muafiyetine» dair sözleşme ya da fiili karşılıklılık bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «karşılıklılık esası» uyarınca taraf ülke vatandaşlarının «teminat» yatırmaktan muaf olduklarını, İlk Derece Mahkemesince ilgili yerlere müzekkere yazılmasına rağmen Yemen ile olan Dostluk Anlaşması'nın yürürlükte olduğuna dair «kesin» bir tespit yapılamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, kararın yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1188 E. 2023/4775 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu · iltibas
İncelediğiniz karardaYEMENLER HOLDİNG" ibareli başvuru ile davalı Şirkete ait redde mesnet "..." ibareli markalar arasında başvurunun reddedildiği ve «uyuşmazlık konusu» olan mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «iltibas» koşullarının oluştuğu, davacının dava konusu başvuru yönünden «müktesep hak» teşkil ettiğini ileri sürdüğü 2007/57724 sayılı markasının asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da muhafaza edildiği ancak dava konusu başvuruda "..." ibaresinin yazım ve tertip tarzı itibariyle davalı şirketin redde mesnet markalarına yakınlaşma çabası ve iltibas tehlikesi içerdiği için davacının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı, bu itibarla ilk derece mahkemesinin bahsi geçen davacı markasının müktesep hak teşkil etmediği kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, gerekçesiyle davacı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… 8 ve 2017/89281 sayılı marka tescillerinin bulunduğunu, davalının “AZİZ BEY YEMEN KAHVESİ” ibareli 2017/108922 sayılı marka başvurusunun, müvekkilinin markaları ile «iltibas» yarattığını, davalının kötü niyetli olduğunu, buna rağmen başvuruya itirazlarının 2018-M-8552 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPMK YİDK …
… rt edici vasfı bulunmayan "YEMEN KAHVESİ" ibaresi olduğunu, Yemen'in başta "mocha" türü olmak üzere kahveyle meşhur bir yer olduğunu, kaldı ki "kahve" ibaresinin de «uyuşmazlık konusu» emtia bakımından «ayırt ediciliğinin» olmadığını, bu nedenle tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · iptal davası · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… rt edici vasfı bulunmayan "YEMEN KAHVESİ" ibaresi olduğunu, Yemen'in başta "mocha" türü olmak üzere kahveyle meşhur bir yer olduğunu, kaldı ki "kahve" ibaresinin de «uyuşmazlık konusu» emtia bakımından «ayırt ediciliğinin» olmadığını, bu nedenle tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… irket vekili cevap dilekçesinde; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi uyarınca coğrafi kaynak belirten işaret ve adlandırmaların «ayırt ediciliğinin» bulunmadığını, "Yemen Kahvesi" şeklindeki ibarenin de bu kapsamda bulunduğunu, davacı markasının asıl unsurunun “Tahsin Ağa”, müvekkilinin markasının asıl unsurunu …
… ın markalarının tanınmış olmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK'nın kararının «iptaline, davaya» konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/6107 E. 2010/2028 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ordino · kur farkı · sorumluluk sınırı · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · gerçek zarar · acente · ciro
Benzer bu kararda… isinin, taşıma senedinde emrine düzenlendiği belirtilen Yemen Bankası'nın haber verilecek olarak belirtilen alıcı firmadan mal bedelini tahsil edip, belgeyi alıcıya «ciro» etmesi veya «teslim» emri, «ordino» veya serbest bırakma yazısı vermesi sonrasında, davalının bu belgeleri görüp, malı teslim etmesi gerekirken, «ihbar» tarafı olan firmaya malı bu belgeleri aramadan teslim etmekle kusurlu olduğu, Yemen Ofisine davalının bu yönde yazılı uyarıda da bulunduğu, davacının mülkiyeti kaybettiği, mal bedelini tahsil edemediği ve zarara uğradığı, zararın kesinleştiği, eşyanın gerçekte teslim almaya yetkili olan banka yerine, ihbar firmasına teslim ile Varşova Konvansiyonu'nun 26/1 koşullarının davalı aleyhine oluştuğu, «sınırlı sorumluluk» kuralının kusurlu teslimde uygulanamayacağı, diğer davalının taşıma senedinde «acente» sıfatıyla imzası bulunduğu ve kusurlu teslimle bir ilgisinin de bulunmadığı, «kur farkının» istenemeyeceği, mal bedelinin likit olduğu gerekçesiyle, davanın davalılardan THY bakımından kısmen kabulüne («icra inkar tazminatı» yönünden oyçokluğu ile) ile karar verilmiştir.
4 sayılı Montreal Protokolü ile değiştirilen Varşova Antlaşmasının 24/2 nci maddesinde yük taşımasında hukuki dayanağı ne olursa olsun tazminat davasında «taşıyıcının» bu konvansiyonun şartlarına ve «sorumluluk sınırlamasına» tabi olduğu açıkça düzenlendiğinden, aynı konvansiyonun 22/6 maddesinde yük taşıması ile ilgili yazılı sorumluluk sınırlamasının somut olaya uygulanması, karar tarihine en yakın SDR kuruna göre «sorumluluk sınırın» belirlenmesi, emtianın değerinden daha düşük olarak talep edilen meblağın takip tarihindeki TL karşılığına göre belirlenmesi gereken gerek zarar ile bunun karşılaştırılması, «gerçek zarar» sorumluluk sınırının altında ise ona, şayet üzerinde ise sorumluluk sınırına hükmedilmesi gerekirken, kusurlu «teslimde» «sınırlı sorumluluk» kuralının uygulanamayacağı, bu hali konvansiyonun düzenlenmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Diğer yandan, dava tazminat istemine ilişkin olup, «gerçek zararın» belirlenmesi ve «sınırlı sorumluluk» miktarından aşağıda kalırsa ona hükmedilmesi gerekeceğinden, dava konusu tazminat alacağının önceden belirlenebilirlik, hesap edilebilirlik ve bilinebilirlik niteliğinin bulunmadığı gözetilerek, mahkemece «icra inkar tazminatı» isteminin reddi gerekirken, mal bedelinin likit olduğu gerekçesiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4761 E. , 2024/875 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1119 Esas, 2022/414 Karar
Avukat ...
2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT)
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/267 E. - 2020/77 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin "... Yemenler Holding" ibareli marka başvurusunun davalı Şirketin itirazı sonucu nihai olarak dava konusu YİDK kararı ile kısmen reddedildiğini, oysa müvekkilinin “... Yemenler” ibaresini 25 yıldan fazla bir süredir kullandığını, sektör ve tüketiciler nezdinde bu şekilde tanındığını, müvekkilinin sermayesinin davalı Şirketin sermayesinden 10 kat daha fazla olduğunu, müvekkilinin sermaye miktarının, yaptığı iş potansiyellerini ve dolayısıyla sektördeki diğer firmalar ve tüketiciler nezdindeki tanınmışlığını da ispat ettiğini, müvekkilinin markası ile davalı markası arasında benzerlik bulunmadığını, davalının otomotiv ve inşaat sektöründe, müvekkilinin ise sadece inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, taraflarca üretilen mal ve hizmetlerin her gün alınan sıradan şeyler olmadığını, tüketicisinin bilinçli bulunduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'nın dava konusu 2019-M-4497 sayılı kararının iptali ile müvekkili marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; 1968 yılında inşaat sektörü ile ticari faaliyetine başlayan müvekkilinin 1994 yılından itibaren otomotiv sektöründe de hizmet vermeye başladığını, müvekkilinin "... İNŞAAT" markasını 1968 yılından beri kesintisiz olarak kullanmaya devam ettiğini, davacı firmanın kötü niyetli olduğunu, çünkü müvekkilinin marka haklarına ihlalden dolayı açılan dava devam ederken ... ibaresini ihtiva eden birçok marka başvurusu yaptığını ve bu başvuruların itiraz üzerine reddedildiğini, dava konusu markanın müvekkilinin ... ibareli seri markalarıyla benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu marka ile redde mesnet markalar arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunduğu, dava konusu başvurunun reddedildiği mal ve hizmetlerin redde mesnet gösterilen markaların kapsamında aynı tür olarak yer aldığı, dava konusu marka ile redde mesnet gösterilen markalar arasında redde konu mal ve hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, dava konusu başvuru ile davacının önceki tarihli 2007/27386 sayılı markası arasında gerek kelime gerek şekil unsurlarının farklılık arz etmesi ve tertip tarzlarının da farklı olmaları nedeniyle davacının 2007/27386 sayılı markasının dava konusu başvuru yönünden müktesep hak teşkil etmeyeceği, dava konusu YİDK kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
37. sınıf hizmetler yönünden tüketicinin dikkat düzeyinin yüksek olduğunu, bu nedenle dava konusu başvuru ile redde mesnet markaların karıştırılmayacağını, müvekkili şirketin önceki kullanımları ve 2007/57724 sayılı markası nedeniyle kazanılmış hakkı bulunduğunu, dava konusu başvuruda 2007/57724 sayılı markanın asli unsurunun muhafaza edildiğini, müvekkilinin davalı şirket markalarına yaklaşmak gibi bir niyeti bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "... YEMENLER HOLDİNG" ibareli başvuru ile davalı Şirkete ait redde mesnet "..." ibareli markalar arasında başvurunun reddedildiği ve uyuşmazlık konusu olan mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu, davacının dava konusu başvuru yönünden müktesep hak teşkil ettiğini ileri sürdüğü 2007/57724 sayılı markasının asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da muhafaza edildiği ancak dava konusu başvuruda "..." ibaresinin yazım ve tertip tarzı itibariyle davalı şirketin redde mesnet markalarına yakınlaşma çabası ve iltibas tehlikesi içerdiği için davacının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı, bu itibarla ilk derece mahkemesinin bahsi geçen davacı markasının müktesep hak teşkil etmediği kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017786300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz