İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/6107 E. 2010/2028 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
montreal protokolü↗ ordino↗ kur farkı↗ sorumluluk sınırı↗ varşova konvansiyonu↗ sorumluluk sınırlaması↗ sdr↗ sınırlı sorumluluk↗ gerçek zarar↗ acente↗ ciro↗ taşıma sözleşmesi↗ protokol↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre, davalı THY Yemen Ofisinin, taşıma senedinde emrine düzenlendiği belirtilen Yemen Bankası'nın haber verilecek olarak belirtilen alıcı firmadan mal bedelini tahsil edip, belgeyi alıcıya ciro etmesi veya teslim emri, ordino veya serbest bırakma yazısı vermesi sonrasında, davalının bu belgeleri görüp, malı teslim etmesi gerekirken, ihbar tarafı olan firmaya malı bu belgeleri aramadan teslim etmekle kusurlu olduğu, Yemen Ofisine davalının bu yönde yazılı uyarıda da bulunduğu, davacının mülkiyeti kaybettiği, mal bedelini tahsil edemediği ve zarara uğradığı, zararın kesinleştiği, eşyanın gerçekte teslim almaya yetkili olan banka yerine, ihbar firmasına teslim ile Varşova Konvansiyonu'nun 26/1 koşullarının davalı aleyhine oluştuğu, sınırlı sorumluluk kuralının kusurlu teslimde uygulanamayacağı, diğer davalının taşıma senedinde acente sıfatıyla imzası bulunduğu ve kusurlu teslimle bir ilgisinin de bulunmadığı, kur farkının istenemeyeceği, mal bedelinin likit olduğu gerekçesiyle, davanın davalılardan THY bakımından kısmen kabulüne (icra inkar tazminatı yönünden oyçokluğu ile) ile karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan THY A.O vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan THY vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, uluslararası havayolu ile taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
4 sayılı Montreal Protokolü ile değiştirilen Varşova Antlaşmasının 24/2 nci maddesinde yük taşımasında hukuki dayanağı ne olursa olsun tazminat davasında taşıyıcının bu konvansiyonun şartlarına ve sorumluluk sınırlamasına tabi olduğu açıkça düzenlendiğinden, aynı konvansiyonun 22/6 maddesinde yük taşıması ile ilgili yazılı sorumluluk sınırlamasının somut olaya uygulanması, karar tarihine en yakın SDR kuruna göre sorumluluk sınırın belirlenmesi, emtianın değerinden daha düşük olarak talep edilen meblağın takip tarihindeki TL karşılığına göre belirlenmesi gereken gerek zarar ile bunun karşılaştırılması, gerçek zarar sorumluluk sınırının altında ise ona, şayet üzerinde ise sorumluluk sınırına hükmedilmesi gerekirken, kusurlu teslimde sınırlı sorumluluk kuralının uygulanamayacağı, bu hali konvansiyonun düzenlenmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Diğer yandan, dava tazminat istemine ilişkin olup, gerçek zararın belirlenmesi ve sınırlı sorumluluk miktarından aşağıda kalırsa ona hükmedilmesi gerekeceğinden, dava konusu tazminat alacağının önceden belirlenebilirlik, hesap edilebilirlik ve bilinebilirlik niteliğinin bulunmadığı gözetilerek, mahkemece icra inkar tazminatı isteminin reddi gerekirken, mal bedelinin likit olduğu gerekçesiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3213 E. 2014/11299 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıması · görevsizlik kararı · dosya masrafı · maddi tazminat · yasal faiz · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaUyuşmazlığın bu niteliğine göre dava, «hava taşımasından» kaynaklandığından ve davacılar «husumeti» davalı Hava Yolu Şirketi aleyhine de yöneltmiş bulunduğundan, aynı Yasa'nın 5. maddesi gereğince «görevli» mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacının davalılar aleyhine açmış olduğu «maddi tazminat» isteminin kabulüne, 1.500,00 TL maddi tazminatın «masrafların» yapıldığı tarihten itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; davacının davalılar aleyhine açmış olduğu manevi tazminat isteminin kısmen kabu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5547 E. 2010/6050 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · kâr kaybı
Benzer bu karardaMahkemece, davalı sigortacıya yönelik takip edilmeyen «davanın açılmamış sayılmasına», yük bedeli ve kâr «kaybı» toplamı (13.306,15)YTL’nın davalı THY’dan tahsiline ilişkin verilen karar, davalı THY vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/998 E. 2019/5797 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14200 E. 2014/4905 K.
Ortak:sorumluluk sınırı · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · gerçek zarar · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz kararda4 sayılı Montreal Protokolü ile değiştirilen Varşova Antlaşmasının 24/2 nci maddesinde yük taşımasında hukuki dayanağı ne olursa olsun tazminat davasında «taşıyıcının» bu konvansiyonun şartlarına ve «sorumluluk sınırlamasına» tabi olduğu açıkça düzenlendiğinden, aynı konvansiyonun 22/6 maddesinde yük taşıması ile ilgili yazılı sorumluluk sınırlamasının somut olaya uygulanması, karar tarihine en yakın SDR kuruna göre «sorumluluk sınırın» belirlenmesi, emtianın değerinden daha düşük olarak talep edilen meblağın takip tarihindeki TL karşılığına göre belirlenmesi gereken gerek zarar ile bunun karşılaştırılması, «gerçek zarar» sorumluluk sınırının altında ise ona, şayet üzerinde ise sorumluluk sınırına hükmedilmesi gerekirken, kusurlu «teslimde» «sınırlı sorumluluk» kuralının uygulanamayacağı, bu hali konvansiyonun düzenlenmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
… isinin, taşıma senedinde emrine düzenlendiği belirtilen Yemen Bankası'nın haber verilecek olarak belirtilen alıcı firmadan mal bedelini tahsil edip, belgeyi alıcıya «ciro» etmesi veya «teslim» emri, «ordino» veya serbest bırakma yazısı vermesi sonrasında, davalının bu belgeleri görüp, malı teslim etmesi gerekirken, «ihbar» tarafı olan firmaya malı bu belgeleri aramadan teslim etmekle kusurlu olduğu, Yemen Ofisine davalının bu yönde yazılı uyarıda da bulunduğu, davacının mülkiyeti kaybettiği, mal bedelini tahsil edemediği ve zarara uğradığı, zararın kesinleştiği, eşyanın gerçekte teslim almaya yetkili olan banka yerine, ihbar firmasına teslim ile Varşova Konvansiyonu'nun 26/1 koşullarının davalı aleyhine oluştuğu, «sınırlı sorumluluk» kuralının kusurlu teslimde uygulanamayacağı, diğer davalının taşıma senedinde «acente» sıfatıyla imzası bulunduğu ve kusurlu teslimle bir ilgisinin de bulunmadığı, «kur farkının» istenemeyeceği, mal bedelinin likit olduğu gerekçesiyle, davanın davalılardan THY bakımından kısmen kabulüne («icra inkar tazminatı» yönünden oyçokluğu ile) ile karar verilmiştir.
Diğer yandan, dava tazminat istemine ilişkin olup, «gerçek zararın» belirlenmesi ve «sınırlı sorumluluk» miktarından aşağıda kalırsa ona hükmedilmesi gerekeceğinden, dava konusu tazminat alacağının önceden belirlenebilirlik, hesap edilebilirlik ve bilinebilirlik niteliğinin bulunmadığı gözetilerek, mahkemece «icra inkar tazminatı» isteminin reddi gerekirken, mal bedelinin likit olduğu gerekçesiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
Benzer bu kararda… ımasından doğmuş olması gerekir.Varşova Konvansiyonu, 4 sayılı Montreal Protokolü ile yapılan değişiklikten sonra yük taşımalarında 25. maddesindeki koşullarda dahi «taşıyıcının sorumluluğunun» sınırsız olması mümkün değildir.Başka bir deyişle, yük taşımalarında, taşıyıcının veya adamlarının zarar verme kastıyla hareket veya ihmal sonucunda zarar doğmuş olsa bile taşıyıcının «sorumluluğu sınırlı» olup, somut olayda «sorumluluk sınırını» ortadan kaldıran bir anlaşmanın varlığının da ileri sürülmemiş olmasına göre, Varşova Konvansiyonu’nun 1975 tarihli 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğunun kg başına 17 özel çekme hakkı ile sınırlı olması nedeniyle karar tarihine en yakın SDR kuruna göre sorumluluk sınırının belirlenerek, davacının uğradığı zarar ile bunun karşılaştırılması, eğer «gerçek zarar» sorumluluk sınırının altında ise ona, şayet üzerinde ise sorumluluk sınırına hükmedilmesi gerektiği nazara alınarak davalının ödemekle yükümlü olduğu tazminat mikt …
… vayolu taşıması olmakla, varış ve kalkış yerleri de gözetilerek olayda Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği, Konvansiyonun 25. maddesinde zararın «taşıyıcının» kasıtlı davranışından veya davanın görüldüğü mahkemenin kanununa göre kasıtlı davranışa eşdeğerde sayılan bir kusurundan doğmuşsa, taşıyıcının bu sözleşmenin kendisinin sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan hükümlerinden yararlanmaya hak kazanamayacağının düzenlendiği, "vesaik mukabili taşıma" emri verilen taşıyıcının ödeme belgesini aramadan malı «teslimi» şeklinde gerçekleşen olayda, taşıyıcının kendisine düşen en önemli görevi yerine getirmediği, bu hususun yerine getirilmemesinin kasta varan ağır bir «kusur» teşkil ettiği, bu hali ile gerek Varşova Konvansiyonu hükümleri ve gerekse değişiklik yapan Protokoller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda «taşıyıcının sınırlı sorumluluktan» yararlanma hakkının bulunmayıp mal bedeli olan 20.175 Euro'yu davalının davacı ve aracı ihracatçı GİSAD'a ödemesi gerektiği sonucuna varılarak, davacı ..
2-Dava, hava yolu ile yapılan taşımada davalının, vesaik mukabili ödeme talimatına aykırı hareket ederek malı alıcısına «teslim» etmesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, davalı «taşıyıcının» ödeme belgesini aramadan malı teslim etmesi şeklinde gerçekleşen olayda taşıyıcının, kendisine düşen en önemli görevi yerine getirmediği, bu hususun yerine getirilmemesinin kasta varan «ağır kusur» teşkil ettiği gerekçesiyle «taşıyıcının sınırlı sorumluluktan» yararlanma hakkının olmadığı sonucuna varılarak, davanın mal bedeli üzerinden davacı G..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · ağır kusur · taşıyıcının sorumluluğu · temerrüt tarihi · taraf ehliyeti · kusur · temerrüt
Benzer bu kararda2-Dava, hava yolu ile yapılan taşımada davalının, vesaik mukabili ödeme talimatına aykırı hareket ederek malı alıcısına «teslim» etmesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, davalı «taşıyıcının» ödeme belgesini aramadan malı teslim etmesi şeklinde gerçekleşen olayda taşıyıcının, kendisine düşen en önemli görevi yerine getirmediği, bu hususun yerine getirilmemesinin kasta varan «ağır kusur» teşkil ettiği gerekçesiyle «taşıyıcının sınırlı sorumluluktan» yararlanma hakkının olmadığı sonucuna varılarak, davanın mal bedeli üzerinden davacı G..
… vayolu taşıması olmakla, varış ve kalkış yerleri de gözetilerek olayda Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği, Konvansiyonun 25. maddesinde zararın «taşıyıcının» kasıtlı davranışından veya davanın görüldüğü mahkemenin kanununa göre kasıtlı davranışa eşdeğerde sayılan bir kusurundan doğmuşsa, taşıyıcının bu sözleşmenin kendisinin sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan hükümlerinden yararlanmaya hak kazanamayacağının düzenlendiği, "vesaik mukabili taşıma" emri verilen taşıyıcının ödeme belgesini aramadan malı «teslimi» şeklinde gerçekleşen olayda, taşıyıcının kendisine düşen en önemli görevi yerine getirmediği, bu hususun yerine getirilmemesinin kasta varan ağır bir «kusur» teşkil ettiği, bu hali ile gerek Varşova Konvansiyonu hükümleri ve gerekse değişiklik yapan Protokoller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda «taşıyıcının sınırlı sorumluluktan» yararlanma hakkının bulunmayıp mal bedeli olan 20.175 Euro'yu davalının davacı ve aracı ihracatçı GİSAD'a ödemesi gerektiği sonucuna varılarak, davacı ..
A.Ş. tarafından açılan davanın ise kabulü ile, 20.175,00 Euro'nun davalıdan «temerrüt tarihi» olan 12.08.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/A maddesi uyarınca işleyecek temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Şti'nin aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından bu davacı tarafından açılan davanın reddine; davacı Gisad Dış Tic.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/6107 E. , 2010/2028 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/02/2008 tarih ve 2007/254-2008/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılardan THY vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.02.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalılar THY vekili Av. ... ile Arfer Taş. Hiz. vekili Av. ...geldiler, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin satıcısı-yüklenicisi-taşıtanı olduğu emtianın Yemen'deki alıcısına vesaik mukabili teslimini davalı taşıyıcıların üstlendiğini, taşıma senedinde yazılı Yemen'deki muhabir banka aracılığı ile müvekkilinin Türkiye'deki banka hesabına 24.592.00 Euro satım bedelinin ödenip, belgesi görüldüğünde alıcı şirkete davalılarca teslim edilmesi gereken yükün,bu ödeme koşulu aranmadan alıcısına teslim edildiğini, müvekkilinin bu meblağ kadar zarara uğradığını, bunun takip tarihindeki TL karşılığı olan 46.144,40 YTL ile teslim tarihindeki kur farkı olan 2.444,57 YTL toplamı olan 48.388,97 YTL'nın tahsili amacıyla başlattıkları takibin davalıların haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve asgari %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, taşıyıcı diğer davalının acentesi olduklarını, doğrudan acenteye dava açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, vesaik karşılığı ödeme koşulunun konişmentoda yer almadığını, kaldı ki sorumluluklarının Varşova Konvansiyonu'nun 22 nci maddesi uyarınca kg başına 17 SDR ile sınırlı olduğunu, gerçek zararın saptanması ve gerçek zararı aşmayacak şekilde sınırlı sorumluluk miktarına hükmedilebileceğinden alacağın likit olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre, davalı THY Yemen Ofisinin, taşıma senedinde emrine düzenlendiği belirtilen Yemen Bankası'nın haber verilecek olarak belirtilen alıcı firmadan mal bedelini tahsil edip, belgeyi alıcıya ciro etmesi veya teslim emri, ordino veya serbest bırakma yazısı vermesi sonrasında, davalının bu belgeleri görüp, malı teslim etmesi gerekirken, ihbar tarafı olan firmaya malı bu belgeleri aramadan teslim etmekle kusurlu olduğu, Yemen Ofisine davalının bu yönde yazılı uyarıda da bulunduğu, davacının mülkiyeti kaybettiği, mal bedelini tahsil edemediği ve zarara uğradığı, zararın kesinleştiği, eşyanın gerçekte teslim almaya yetkili olan banka yerine, ihbar firmasına teslim ile Varşova Konvansiyonu'nun 26/1 koşullarının davalı aleyhine oluştuğu, sınırlı sorumluluk kuralının kusurlu teslimde uygulanamayacağı, diğer davalının taşıma senedinde acente sıfatıyla imzası bulunduğu ve kusurlu teslimle bir ilgisinin de bulunmadığı, kur farkının istenemeyeceği, mal bedelinin likit olduğu gerekçesiyle, davanın davalılardan THY bakımından kısmen kabulüne (icra inkar tazminatı yönünden oyçokluğu ile) ile karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan THY A.O vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan THY vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, uluslararası havayolu ile taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
4 sayılı Montreal Protokolü ile değiştirilen Varşova Antlaşmasının 24/2 nci maddesinde yük taşımasında hukuki dayanağı ne olursa olsun tazminat davasında taşıyıcının bu konvansiyonun şartlarına ve sorumluluk sınırlamasına tabi olduğu açıkça düzenlendiğinden, aynı konvansiyonun 22/6 maddesinde yük taşıması ile ilgili yazılı sorumluluk sınırlamasının somut olaya uygulanması, karar tarihine en yakın SDR kuruna göre sorumluluk sınırın belirlenmesi, emtianın değerinden daha düşük olarak talep edilen meblağın takip tarihindeki TL karşılığına göre belirlenmesi gereken gerek zarar ile bunun karşılaştırılması, gerçek zarar sorumluluk sınırının altında ise ona, şayet üzerinde ise sorumluluk sınırına hükmedilmesi gerekirken, kusurlu teslimde sınırlı sorumluluk kuralının uygulanamayacağı, bu hali konvansiyonun düzenlenmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Diğer yandan, dava tazminat istemine ilişkin olup, gerçek zararın belirlenmesi ve sınırlı sorumluluk miktarından aşağıda kalırsa ona hükmedilmesi gerekeceğinden, dava konusu tazminat alacağının önceden belirlenebilirlik, hesap edilebilirlik ve bilinebilirlik niteliğinin bulunmadığı gözetilerek, mahkemece icra inkar tazminatı isteminin reddi gerekirken, mal bedelinin likit olduğu gerekçesiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan THY vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılardan THY'na verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009374000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz