Kısmi feragat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3199 E. 2014/10259 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi feragat↗ ticaret unvanının terkini↗ hmk 307↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ feragat↗ maddi ve manevi tazminat↗ terkin↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 14/06/2011 tarihli celsedeki beyanı, marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'i yönünden kısmi feragat beyanı olarak kabul edilerek, bu yöndeki talebin, maddi ve manevi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine, tescilli bir ticaret unvanının terkin edilinceye kadar kullanılmasının meşru olup, sahibine koruma ve kullanma hakkı tanıdığından, ayrıca davacı ticaret unvanı ile davalı ticaret unvanı arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle de terkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 57/5. maddesi uyarınca, başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak haksız rekabet teşkil eder. Bu itibarla davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren davalının, davacının markasının esas unsurunu ticaret unvanı olarak kullanması haksız rekabet teşkil edeceğinden, mahkemece bu husus nazara alınmadan unvan terkini talebinin reddi doğru olmamıştır.
Öte yandan, HMK'nın 307. ve devamındaki maddelere göre, feragatin kayıtsız ve şartsız bir beyan içermesi, HMK'nın 154. maddesi uyarınca da feragat beyanının geçerli olabilmesi için beyanda bulunandan imza alınması gerekmektedir. Davacının duruşma sırasındaki beyanı kayıtsız şartsız talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmeye yönelik olmadığı gibi imza da içermemektedir. Bu durumda davacının diğer taleplerinin de feragat nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13739 E. 2010/11839 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borç ikrarı · para alacağı · ikrar · muacceliyet · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · ihtarname
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» isteminin reddine itiraz niteliğinde olup mahkemece, alacağın «kredi sözleşmesine» dayanıp kayıtsız ve şartsız «borç ikrarını» içeren bir belgeye dayanmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmişse de, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın bir «para alacağı» ve «muaccel» olması ayrıca rehinle temin edilmemiş olması gereklidir.
Mahkemece, alacağın «kredi sözleşmesine» dayanıp kayıtsız ve şartsız «borç ikrarını» içeren bir belgeye dayanmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Öte yandan alacağın varlığı konusunda mahkemede kanaat oluşması da yeterli olup somut olayda, dosya içinde mevcut «ihtarnamenin», borç dökümü ile birlikte borçlulara tebliğ edildiği anlaşılmakla, talebin kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile red hükmü kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3409 E. 2012/6013 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat senedi · i̇i̇k 257 · i̇i̇k 265 · kambiyo senedi · ihtiyati haciz · bono · haciz · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «teminat senedinin» kayıtsız şartsız ödeme vadi içermediğinden «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin İİK «257»/ilk maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle itirazın kabulüyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, talebin dayanağı olan «bononun» «teminat senedi» olduğundan kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi vaadini içermediği gerekçesiyle itirazın kabulüyle «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Oysa, bir «bononun» «teminat» amacıyla verilmiş olmasının onun «kambiyo senedi» niteliğini ortadan kaldıran bir etkisi bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, İİK.nun «265» nci maddesinde açıkça düzenlenmiş olan «ihtiyati haciz» kararına itiraz sebepleri bulunmadığından itirazın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3199 E. , 2014/10259 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 28/11/2013
NUMARASI 2013/38-2013/67
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/11/2013 tarih ve 2013/38-2013/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket adına TPE nezdinde 25. ve 35. sınıflarda tescilli 2006/38945 nolu "robin" markasını, müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının iltibas oluşturur şekilde ticaret unvanında, tüm ticari faaliyetlerinde reklam ve tanıtımında kullandığını ileri sürerek davalının tecavüzünün önlenmesine, "robin" ibaresinin sicilden terkinine, 556 sayılı KHK'nın 66/b maddesi uyarınca şimdilik 1.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada eldeki davada markaya tecavüz ve haksız rekabet nedeni ile tespit ve men'e yönelik ayrı bir istemlerinin, davalarının bulunmadığını, davanın, davacının tescilli markası robin ibaresi üzerindeki üstün öncelikli hak sahipliğine dayalı olarak davalının ticaret unvanının terkinine yönelik olduğunu beyan etmiştir.
Davalı vekili, tarafların ticaret unvanının benzer olmadığını, "robin" ibaresini unvan olarak davacının marka tescilinden önce kullanmaya başladıklarını, mal ve hizmetlerde markasal olarak kullanmadıklarını, davacı markasıyla iltibas oluşturmadığını, davacının uzun süre sessiz kalarak hak kaybına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 14/06/2011 tarihli celsedeki beyanı, marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'i yönünden kısmi feragat beyanı olarak kabul edilerek, bu yöndeki talebin, maddi ve manevi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine, tescilli bir ticaret unvanının terkin edilinceye kadar kullanılmasının meşru olup, sahibine koruma ve kullanma hakkı tanıdığından, ayrıca davacı ticaret unvanı ile davalı ticaret unvanı arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle de terkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 57/5. maddesi uyarınca, başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak haksız rekabet teşkil eder. Bu itibarla davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren davalının, davacının markasının esas unsurunu ticaret unvanı olarak kullanması haksız rekabet teşkil edeceğinden, mahkemece bu husus nazara alınmadan unvan terkini talebinin reddi doğru olmamıştır.
Öte yandan, HMK'nın 307. ve devamındaki maddelere göre, feragatin kayıtsız ve şartsız bir beyan içermesi, HMK'nın 154. maddesi uyarınca da feragat beyanının geçerli olabilmesi için beyanda bulunandan imza alınması gerekmektedir. Davacının duruşma sırasındaki beyanı kayıtsız şartsız talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmeye yönelik olmadığı gibi imza da içermemektedir. Bu durumda davacının diğer taleplerinin de feragat nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101778200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz