İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10842 E. 2014/3228 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
resmi belge↗ şekil şartı↗ yemin teklifi↗ yemin delili↗ tasdik kararı↗ kötüniyet tazminatı↗ yemin↗ hisse devri↗ muvafakat↗ ispat yükü↗ ihtar↗ limited şirket↗ geçersizlik↗ ihtarname↗ kötüniyet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının resmi belge ve şekil şartlarına uyularak ödeme yaptığını ileri sürdükten sonra davacının inkar edilen adi yazılı belge ile bunun aksini ispatlayamayacağı, adi belgenin tarihinin noter devrinden önce olduğu, sonraki tarihli noter devri ile 11.10.2004 tarihli sözleşmenin son bulduğu, davalının tanık dinlenmesine muvafakat etmediği, davacının yemin delilini kullandığı, davacının kötüniyetinin olmadığı gerekçesiyle, davanın ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket hisse devrinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf davalıya Tosac Saç San. Ltd'ne ait hisselerin devri konusunda 11.10.2004 tarihli sözleşme imzalandığını, sonrasında 14.10.2004 tarihinde noterde hisselerin devredildiğini, davalının hisse bedelini ödemediğini ileri sürmüş, davalı taraf ise 11.10.2004 tarihli sözleşmenin 6762 Sayılı TTK'nın 520/4. maddesi uyarınca geçersiz olduğunu, 14.10.2004 tarihli noter belgesine göre hisse bedelinin nakten ve peşin olarak ödendiğini, 11.10.2004 tarihli sözleşmede boş kısımların davacı tarafından rızaları dışında doldurulduğunu savunmuş, mahkemece davalının resmi belge ve şekil şartlarına uyarak ödeme yaptığını ileri sürdükten sonra davacının inkar edilen adi yazılı belge ile bunun aksini ispatlayamayacağı, adi belgenin noter devrinden önce olduğu, sonraki tarihli noter devri ile 11.10.2004 tarihli sözleşmenin son bulduğu, davalının yemini eda ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, 6762 Sayılı TTK'nın 520/4. maddesinde limited şirket hise devri veya devir vaadi hakkındaki sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği düzenlenmiş ise de, taraflar devir vaadi niteliğinde ön sözleşme yaptıktan sonra buna dayalı olarak TTK'nın 520/4. maddesine uygun bir şekilde hisse devrini gerçekleştirebilirler. Hisse devir vaadine ilişkin ön sözleşme taraflarca benimsenip usulüne uygun hisse devri yapıldıktan sonra bu sözleşmenin geçersiz olduğunun ileri sürülmesi TMK'nın 2. maddesine aykırılık teşkil eder.
Somut olayda, davalı taraf 11.10.2004 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde geçen “250” rakamının, “% 50 hissenin tamamı M.. T..'ye devredilecektir” ibaresinin ve alt kısımdaki “M.. T.. alacaklı” ibarelerinin başka bir kalemle sonradan ilave edildiğini savunmuş olmakla birlikte, sözleşme altındaki imzanın davalıya ait olmadığını ileri sürmemiş, sözleşme içeriğinde 250 milyar kısmının sonradan ilave edildiğini savunmuş, ancak sözleşmenin 5. maddesinin altında düzenlenen 250.000 TL'ye ilişkin ödeme takvimini inkar etmemiş, yine davacı taraf 01.12.2004 tarihli ihtarnamede, 11.10.2004 tarihli sözleşme gereğince hisse devri yapıldığını, sözleşmenin 5. maddesine göre 250.000 TL'nin ödenmediğini belirtmiş, davalı taraf ise 07.12.2004 tarihli bu ihtara verdiği cevapta, taraflar arasındaki 11.10.2004 tarihli sözleşmeye atıfta bulunmuş, sözleşmede aynen geçen bir kısım edimlerin davacı tarafından yerine getirilmediği belirttiği halde, işbu davadaki gibi sözleşme üzerinde değişiklik yapıldığını ifade etmemiş, ayrıca icra dosyasına verdiği dilekçede 11.10.2004 tarihli sözleşmenin boş yerlerinin davacı tarafından rızaları dışında doldurulduğunu itiraz olarak öne sürmemiş olmakla, artık işbu davada davalının 11.10.2004 tarihli sözleşmenin geçersizliğini savunması TMK'nın 2. maddesi ile bağdaşmaz. Taraflar arasında hisse devri yapıldığına göre, davalının hisse bedelini ödediğini ispatlaması gerekir. Mahkemece ispat yükü ters çevrilerek davacı tarafa yemin teklif edilmesi ve buna bağlı olarak davalı asilin yemin etmesi icapsız yemin neteliğindedir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak, dosyadaki mevcut deliler buna göre değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin kötüniyet tazminatına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10178 E. 2012/5401 K.
Ortak:tasdik kararı · hisse devri · limited şirket · geçersizlik
İncelediğiniz karardaOysa, 6762 Sayılı TTK'nın 520/4. maddesinde «limited şirket» hise devri veya devir vaadi hakkındaki sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce «tasdik» ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği düzenlenmiş ise de, taraflar devir vaadi niteliğinde ön sözleşme yaptıktan sonra buna dayalı olarak TTK'nın 520/4. maddesine uygun bir şekilde «hisse devrini» gerçekleştirebilirler.
Hisse devir vaadine ilişkin ön sözleşme taraflarca benimsenip usulüne uygun «hisse devri» yapıldıktan sonra bu sözleşmenin «geçersiz» olduğunun ileri sürülmesi TMK'nın 2. maddesine aykırılık teşkil eder.
… ve edildiğini savunmuş, ancak sözleşmenin 5. maddesinin altında düzenlenen 250.000 TL'ye ilişkin ödeme takvimini inkar etmemiş, yine davacı taraf 01.12.2004 tarihli «ihtarnamede», 11.10.2004 tarihli sözleşme gereğince «hisse devri» yapıldığını, sözleşmenin 5. maddesine göre 250.000 TL'nin ödenmediğini belirtmiş, davalı taraf ise 07.12.2004 tarihli bu «ihtara» verdiği cevapta, taraflar arasındaki 11.10.2004 tarihli sözleşmeye atıfta bulunmuş, sözleşmede aynen geçen bir kısım edimlerin davacı tarafından yerine getirilmediği belirttiği halde, işbu davadaki gibi sözleşme üzerinde değişiklik yapıldığını ifade etmemiş, ayrıca icra dosyasına verdiği dilekçede 11.10.2004 tarihli sözleşmenin boş yerlerinin davacı tarafından rızaları dışında doldurulduğunu itiraz olarak öne sürmemiş olmakla, artık işbu davada davalının 11.10.2004 tarihli sözleşmenin «geçersizliğini» savunması TMK'nın 2. maddesi ile bağdaşmaz.
Benzer bu karardaSomut olayda, taraflar arasında «limited şirket hisse devri» vaadi ve buna bağlı bir kısım edimler ile bu edimlerin yerine getirilmemesi durumunda «cezai şart» öngören 01.01.2009 tarihli «adi yazılı sözleşme» düzenlenmiş olup,mahkemece, bu sözleşmenin TTK'nun 520/5. maddesine göre noterce «tasdik» edilmediği dolayısı ile TTK’nun 520/5. maddesine göre düzenlenmeyen «geçersiz» bu sözleşmeye dayalı olarak cezai şart istenemeyeceğinin kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirket hisse devrinin» TTK’nun 520. maddesinde belirtilen şekilde yapılmadığı, bu nedenle «geçersiz sözleşmeye» dayalı «cezai şart» isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, TTK’nun 520/5. maddesinde «limited şirket hisse devri» veya devir vaadi hakkındaki sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce «tasdik» ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi, hüküm ifade etmeyeceği düzenlenmiş ise de, taraflar devir vaadi niteliğindeki bu ön sözleşme yapıldıktan sonra buna dayalı olarak TTK'nun 520. maddesine uygun bir şekilde hisse devrini gerçekleştirmişlerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adi yazılı sözleşme · limited şirket hisse devri · geçersiz sözleşme · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirket hisse devrinin» TTK’nun 520. maddesinde belirtilen şekilde yapılmadığı, bu nedenle «geçersiz sözleşmeye» dayalı «cezai şart» isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında «limited şirket hisse devri» vaadi ve buna bağlı bir kısım edimler ile bu edimlerin yerine getirilmemesi durumunda «cezai şart» öngören 01.01.2009 tarihli «adi yazılı sözleşme» düzenlenmiş olup,mahkemece, bu sözleşmenin TTK'nun 520/5. maddesine göre noterce «tasdik» edilmediği dolayısı ile TTK’nun 520/5. maddesine göre düzenlenmeyen «geçersiz» bu sözleşmeye dayalı olarak cezai şart istenemeyeceğinin kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiştir.
Dava, «sözleşmeye aykırılık» iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
Bu itibarla, mahkemece, «geçersiz» olan bu sözleşmeye dayalı olarak davacı tarafından «hisse devri» ediminin usulüne uygun olarak yerine getirildiği gözetilerek anılan sözleşmedeki «cezai şartın» istenebileceğinin kabulü ile taraflar arasında düzenlenen bu sözleşmenin buna göre değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8322 E. 2012/580 K.
Ortak:tasdik kararı · limited şirket · geçersizlik
İncelediğiniz karardaOysa, 6762 Sayılı TTK'nın 520/4. maddesinde «limited şirket» hise devri veya devir vaadi hakkındaki sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce «tasdik» ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği düzenlenmiş ise de, taraflar devir vaadi niteliğinde ön sözleşme yaptıktan sonra buna dayalı olarak TTK'nın 520/4. maddesine uygun bir şekilde «hisse devrini» gerçekleştirebilirler.
1- Dava, «limited şirket» hisse devrinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf davalıya Tosac Saç San.
… lerin devredildiğini, davalının hisse bedelini ödemediğini ileri sürmüş, davalı taraf ise 11.10.2004 tarihli sözleşmenin 6762 Sayılı TTK'nın 520/4. maddesi uyarınca «geçersiz» olduğunu, 14.10.2004 tarihli noter belgesine göre hisse bedelinin nakten ve peşin olarak ödendiğini, 11.10.2004 tarihli sözleşmede boş kısımların davacı tarafından rızaları dışında doldurulduğunu savunmuş, mahkemece davalının «resmi belge» ve «şekil şartlarına» uyarak ödeme yaptığını ileri sürdükten sonra davacının inkar edilen adi yazılı belge ile bunun aksini ispatlayamayacağı, adi belgenin noter devrinden önce olduğu, sonraki tarihli noter devri ile 11.10.2004 tarihli sözleşmenin «son» bulduğu, davalının «yemini» eda ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'nun 520. maddesi gereğince «pay devri» veya devir vaadinin yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce «tasdik» ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında hüküm ifade etmeyeceği, «geçersiz» olan sözleşmeye göre de herhangi bir alacağın veya borcun istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, «limited şirket» hisse devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, davacının davalıya limited şirket hisselerini devredip devretmediği, bu devre mukabil aralarındaki «protokol» gereğince davalı şirketten iki aracın tescilini ve bir aracın satışı bedelini talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacı ile davalı ... arasındaki «protokolün» TTK’nun 520. maddesi gereğince imzasının noterce «tasdik» ettirilmediği, ilgililer arasında hüküm ifade etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devri · protokol · eksik inceleme
Benzer bu karardaOysa, davacı taraf aralarındaki «protokol» gereğince üzerlerine düşen edimleri yerine getirdiklerini ileri sürmüş, ancak bu iddiaya ilişkin olarak davalı şirket sicil kayıtları incelenip değerlendirilmeden hüküm tesis edilmiştir. .../... -2- Bu itibarla mahkemece, davalı şirkete ait sicil kayıtları getirtilip, davacının iddia ettiği gibi protokolün 2. maddesi gereğince % 48,5 hissesini davalı ...’a devredip devretmediği, bu protokole göre davalılardan talepte bulunup bulunamayacağı değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'nun 520. maddesi gereğince «pay devri» veya devir vaadinin yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce «tasdik» ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında hüküm ifade etmeyeceği, «geçersiz» olan sözleşmeye göre de herhangi bir alacağın veya borcun istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, «limited şirket» hisse devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, davacının davalıya limited şirket hisselerini devredip devretmediği, bu devre mukabil aralarındaki «protokol» gereğince davalı şirketten iki aracın tescilini ve bir aracın satışı bedelini talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacı ile davalı ... arasındaki «protokolün» TTK’nun 520. maddesi gereğince imzasının noterce «tasdik» ettirilmediği, ilgililer arasında hüküm ifade etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4973 E. 2011/16383 K.
Ortak:hisse devri · limited şirket
İncelediğiniz karardaOysa, 6762 Sayılı TTK'nın 520/4. maddesinde «limited şirket» hise devri veya devir vaadi hakkındaki sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce «tasdik» ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği düzenlenmiş ise de, taraflar devir vaadi niteliğinde ön sözleşme yaptıktan sonra buna dayalı olarak TTK'nın 520/4. maddesine uygun bir şekilde «hisse devrini» gerçekleştirebilirler.
1- Dava, «limited şirket» hisse devrinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf davalıya Tosac Saç San.
Hisse devir vaadine ilişkin ön sözleşme taraflarca benimsenip usulüne uygun «hisse devri» yapıldıktan sonra bu sözleşmenin «geçersiz» olduğunun ileri sürülmesi TMK'nın 2. maddesine aykırılık teşkil eder.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki pay devrinde TTK'nun 520. maddesinde belirtilen şartların yerine getirilmediği, davacının bu tarihte «şirket müdürü» olduğu, «hisse devrini» şirket «defterlerine» işlemediği, kendi hatasından ve ihmalinden yararlanarak hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirket pay devrine» dayalı, ortak olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece pay devrinde TTK’nun 520. maddesinde düzenlenen şartların yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket pay devri · pay devri · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · pay defteri · ticaret sicili · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu kararda2-Ayrıca, davacı taraf dava dışı şirkete ortak olmadığının tespiti talebinde bulunmuş olup, bilirkişi raporunda da «ortaklar kurulu» karar ve «pay defterinin» dosyaya «ibraz» edilmediği belirtildiği halde, anılan belgeler dava dışı şirketten istenip, incelenmeden TTK’nun 520. maddesinde belirtilen şartların yerine getirilmediğinden bahisle ve «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması da bozmayı gerektirmiştir.
1- Dava, «limited şirket pay devrine» dayalı, ortak olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece pay devrinde TTK’nun 520. maddesinde düzenlenen şartların yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, dosyaya «ibraz» edilen «ticaret sicil» kayıtlarına göre şirketin davacı dışında başka bir ortağı daha olduğunun anlaşılmasına ve böyle bir dava da verilecek kararın dava dışı şirketin menfaatini de etkileyecek olmasına göre dava dışı şirkete de «husumet» yöneltilmesi gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki pay devrinde TTK'nun 520. maddesinde belirtilen şartların yerine getirilmediği, davacının bu tarihte «şirket müdürü» olduğu, «hisse devrini» şirket «defterlerine» işlemediği, kendi hatasından ve ihmalinden yararlanarak hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Hisse devrinin tespiti | Tescil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14611 E. 2012/4612 K.
Ortak:hisse devri · muvafakat · ihtar · limited şirket
İncelediğiniz karardaOysa, 6762 Sayılı TTK'nın 520/4. maddesinde «limited şirket» hise devri veya devir vaadi hakkındaki sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce «tasdik» ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği düzenlenmiş ise de, taraflar devir vaadi niteliğinde ön sözleşme yaptıktan sonra buna dayalı olarak TTK'nın 520/4. maddesine uygun bir şekilde «hisse devrini» gerçekleştirebilirler.
… ve edildiğini savunmuş, ancak sözleşmenin 5. maddesinin altında düzenlenen 250.000 TL'ye ilişkin ödeme takvimini inkar etmemiş, yine davacı taraf 01.12.2004 tarihli «ihtarnamede», 11.10.2004 tarihli sözleşme gereğince «hisse devri» yapıldığını, sözleşmenin 5. maddesine göre 250.000 TL'nin ödenmediğini belirtmiş, davalı taraf ise 07.12.2004 tarihli bu «ihtara» verdiği cevapta, taraflar arasındaki 11.10.2004 tarihli sözleşmeye atıfta bulunmuş, sözleşmede aynen geçen bir kısım edimlerin davacı tarafından yerine getirilmediği belirttiği halde, işbu davadaki gibi sözleşme üzerinde değişiklik yapıldığını ifade etmemiş, ayrıca icra dosyasına verdiği dilekçede 11.10.2004 tarihli sözleşmenin boş yerlerinin davacı tarafından rızaları dışında doldurulduğunu itiraz olarak öne sürmemiş olmakla, artık işbu davada davalının 11.10.2004 tarihli sözleşmenin «geçersizliğini» savunması TMK'nın 2. maddesi ile bağdaşmaz.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının «resmi belge» ve «şekil şartlarına» uyularak ödeme yaptığını ileri sürdükten sonra davacının inkar edilen adi yazılı belge ile bunun aksini ispatlayamayacağı, adi belgenin tarihinin noter devrinden önce olduğu, sonraki tarihli noter devri ile 11.10.2004 tarihli sözleşmenin «son» bulduğu, davalının tanık dinlenmesine «muvafakat» etmediği, davacının «yemin delilini» kullandığı, davacının «kötüniyetinin» olmadığı gerekçesiyle, davanın ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ve diğer dava dışı ortağın aynı gün hisselerini davalılara devrettikleri, «ihtara» rağmen «hisse devrinin» tescilinin yapılmadığı, davalıların aynı gün yapılan pay devrinden haberdar oldukları, bu durumun devre onay verildiğini gösterdiği, TTK'nun 520. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının hisselerini davalılara devrettiğinin tespitine, «pay defterine kayıt» ve tesciline karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket» hisse devrinden kaynaklanan tescil istemine ilişkin olup; mahkemece, davacı ve dava dışı ortağın aynı anda hisselerini noterde davalılara devrettikleri, pay devirlerinden haberdar oldukları, TTK’nun 520. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Devrin «pay defterine» kaydedilebilmesi için ise ortaklardan en az 3/4’ünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin 3/4’üne sahip olması şarttır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devrinin tescili · pay defterine kayıt · pay devri · pay defteri · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ve diğer dava dışı ortağın aynı gün hisselerini davalılara devrettikleri, «ihtara» rağmen «hisse devrinin» tescilinin yapılmadığı, davalıların aynı gün yapılan pay devrinden haberdar oldukları, bu durumun devre onay verildiğini gösterdiği, TTK'nun 520. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının hisselerini davalılara devrettiğinin tespitine, «pay defterine kayıt» ve tesciline karar verilmiştir.
Somut olayda, «hisse devri» konusunda ortaklar kurulunda karar alınmadığı gibi, «pay defterine kayıt» da yapılmamıştır.
Oysa, TTK’nun 520. maddesi uyarınca, bir payın devri şirket hakkında şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmek suretiyle hüküm ifade eder.
Devrin «pay defterine» kaydedilebilmesi için ise ortaklardan en az 3/4’ünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin 3/4’üne sahip olması şarttır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10842 E. , 2014/3228 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/03/2012
NUMARASI 2011/62-2012/110
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/03/2013 tarih ve 2011/62-2012/110 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/02/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı mirasçılar vekili Av. A.. D.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin T. Saç San. Ltd. firmasının ortağı olduğunu, 11.10.2004 tarihli sözleşme ile hisselerin belirtilen şartlar dairesinde davalıya devrinin kararlaştırıldığını, sonrasında 14.10.2004 tarihli noter devrinin yapıldığını, davalının noter belgesinde hisse bedelinin peşin ve nakten ödendiğini belirterek hisse bedelini vermediğini, yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 11.10.2004 tarihli sözleşmenin 6762 Sayılı TTK'nın 520/4. maddesi uyarınca geçersiz bulunduğunu, 14.10.2004 tarihli noter hisse devrinde bedelin tamamının nakten ve peşin olarak alındığının belirtildiğini, 11.10.2004 tarihli sözleşmenin taslak olduğunu, beş ayrı kalemle değişiklik yapıldığını, boş olan yerlerin davalının iradesi dışında doldurulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının resmi belge ve şekil şartlarına uyularak ödeme yaptığını ileri sürdükten sonra davacının inkar edilen adi yazılı belge ile bunun aksini ispatlayamayacağı, adi belgenin tarihinin noter devrinden önce olduğu, sonraki tarihli noter devri ile 11.10.2004 tarihli sözleşmenin son bulduğu, davalının tanık dinlenmesine muvafakat etmediği, davacının yemin delilini kullandığı, davacının kötüniyetinin olmadığı gerekçesiyle, davanın ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket hisse devrinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf davalıya Tosac Saç San. Ltd'ne ait hisselerin devri konusunda 11.10.2004 tarihli sözleşme imzalandığını, sonrasında 14.10.2004 tarihinde noterde hisselerin devredildiğini, davalının hisse bedelini ödemediğini ileri sürmüş, davalı taraf ise 11.10.2004 tarihli sözleşmenin 6762 Sayılı TTK'nın 520/4. maddesi uyarınca geçersiz olduğunu, 14.10.2004 tarihli noter belgesine göre hisse bedelinin nakten ve peşin olarak ödendiğini, 11.10.2004 tarihli sözleşmede boş kısımların davacı tarafından rızaları dışında doldurulduğunu savunmuş, mahkemece davalının resmi belge ve şekil şartlarına uyarak ödeme yaptığını ileri sürdükten sonra davacının inkar edilen adi yazılı belge ile bunun aksini ispatlayamayacağı, adi belgenin noter devrinden önce olduğu, sonraki tarihli noter devri ile 11.10.2004 tarihli sözleşmenin son bulduğu, davalının yemini eda ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, 6762 Sayılı TTK'nın 520/4. maddesinde limited şirket hise devri veya devir vaadi hakkındaki sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceği düzenlenmiş ise de, taraflar devir vaadi niteliğinde ön sözleşme yaptıktan sonra buna dayalı olarak TTK'nın 520/4. maddesine uygun bir şekilde hisse devrini gerçekleştirebilirler. Hisse devir vaadine ilişkin ön sözleşme taraflarca benimsenip usulüne uygun hisse devri yapıldıktan sonra bu sözleşmenin geçersiz olduğunun ileri sürülmesi TMK'nın 2. maddesine aykırılık teşkil eder.
Somut olayda, davalı taraf 11.10.2004 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde geçen “250” rakamının, “% 50 hissenin tamamı M.. T..'ye devredilecektir” ibaresinin ve alt kısımdaki “M.. T.. alacaklı” ibarelerinin başka bir kalemle sonradan ilave edildiğini savunmuş olmakla birlikte, sözleşme altındaki imzanın davalıya ait olmadığını ileri sürmemiş, sözleşme içeriğinde 250 milyar kısmının sonradan ilave edildiğini savunmuş, ancak sözleşmenin 5. maddesinin altında düzenlenen 250.000 TL'ye ilişkin ödeme takvimini inkar etmemiş, yine davacı taraf 01.12.2004 tarihli ihtarnamede, 11.10.2004 tarihli sözleşme gereğince hisse devri yapıldığını, sözleşmenin 5. maddesine göre 250.000 TL'nin ödenmediğini belirtmiş, davalı taraf ise 07.12.2004 tarihli bu ihtara verdiği cevapta, taraflar arasındaki 11.10.2004 tarihli sözleşmeye atıfta bulunmuş, sözleşmede aynen geçen bir kısım edimlerin davacı tarafından yerine getirilmediği belirttiği halde, işbu davadaki gibi sözleşme üzerinde değişiklik yapıldığını ifade etmemiş, ayrıca icra dosyasına verdiği dilekçede 11.10.2004 tarihli sözleşmenin boş yerlerinin davacı tarafından rızaları dışında doldurulduğunu itiraz olarak öne sürmemiş olmakla, artık işbu davada davalının 11.10.2004 tarihli sözleşmenin geçersizliğini savunması TMK'nın 2.
maddesi ile bağdaşmaz. Taraflar arasında hisse devri yapıldığına göre, davalının hisse bedelini ödediğini ispatlaması gerekir. Mahkemece ispat yükü ters çevrilerek davacı tarafa yemin teklif edilmesi ve buna bağlı olarak davalı asilin yemin etmesi icapsız yemin neteliğindedir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak, dosyadaki mevcut deliler buna göre değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin kötüniyet tazminatına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 21.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101775500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz