Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11331 E. 2014/3223 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iştirak halinde mülkiyet↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ vekalet ücreti takdiri↗ hakkaniyet↗ tespit davası↗ muvafakat↗ bilirkişi incelemesi↗ hukuki yarar↗ vekalet ücreti↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bilirkişi raporlarında eserler arasında benzerlik bulunmadığının tespit edildiği, ancak eserler arasındaki benzerliğin intihale yol açıp açmayacağının bilirkişi incelemesi sonucu anlaşılabilmesi nedeniyle davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, davalı tarafın bu eserden esinlendiği anlaşıldığından hakkaniyet gereği asıl davada davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmediği, karşı davada ise FSEK 10. maddesi uyarınca birden fazla kişinin vücuda getirdiği eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa eserin sahibi onu meydana getirenlerin birliği olup, TMK'nin iştirak halinde mülkiyet hükümleri uyarınca eseri birlikte meydana getirenlerin birlikte dava açma zorunluluğu olduğu, davacının tek başına eser sahipliği davası açamayacağı, davacı-karşı davalının haklarını aramak için yasal yollara başvurmasının manevi tazminatı gerektirmediği gerekçesiyle, asıl ve karşı davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı D. AŞ. ve davalı-karşı davacı C.. Ö.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; davalı-karşı davacı C.. Ö.. vekili, ... isimli öyküyü dava dışı S. Y. ile birlikte yaptıklarını ileri sürerek, eserin müvekkiline ait olduğunun tespiti isteminde bulunmuş, mahkemece FSEK 10. ve TMK'nın iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereğince eseri meydana getirenlerin birlikte dava açma zorunluluğu bulunduğu, davacının tek başına eser sahipliğinin tespiti davası açamayacağı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, FSEK 10. maddesi “ Birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eserin sahibi, onu vücuda getirenlerin birliğidir. Birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır. ” hükmünü haiz olup, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere somut olayda iştirak halinde mülkiyet hükümlerinin uygulanacağı durumlarda TMK'nın 702. maddesi uyarınca davanın eser sahipleri tarafından birlikte açılması, eğer dava iştirak halinde maliklerden biri tarafından açılmışsa diğer ortağın açılan davaya muvafakatının sağlanması suretiyle görülebileceğinden, mahkemece ... isimli eseri meydana getirdiği iddia edilen dava dışı Soner Yalçın'ın açılan işbu davaya muvafakatının sağlanması için davacıya süre verilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davanın reddi durumunda davada kendisini vekille temsil eden davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmekte olup, mahkemece aksi yöndeki yanılgılı değerlendirmelerle davalılara vekalet ücreti verilmemesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Fikri ve Sınai Haklar - Tasarım ve Marka Hakkı İhlali Tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11857 E. 2018/5506 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · feragat · yasal faiz · ibraz
Benzer bu kararda… le mali hak ihlaline dayalı talep yönünden FSEK’in 68. maddesi uyarınca ....500 TL'nin takdiren üç katı olan 11.500 TL'nin .../06/2013 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tazminine, davacıların manevi hak ihlaline dayalı talepleri yönünden ise her bir davacı için takdiren ....500 TL olmak üzere toplam 5.000 TL'nin .../06/2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davada FSEK kapsamındaki eser mahiyetindeki .... logosu, ambalajı için mali hak ihlaline dayalı talep yönünden FSEK 68. …
Ilınca vekili tarafından «ibraz» edilen temyize cevap dilekçesiyle, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin cevap ve temyiz dilekçelerinde yer alan bütün hususların doğru olduğunun, dava konusu edilen hakların asıl ve birleşen davada davalı şirkete ait olduğunun, fikri hakkın asıl ve birleşen davada davacılara ait bulunmadığının, icra dosyasından «feragat» edildiğinin, kararın asıl ve birleşen davada davalı yararına bozulmasını istediğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/439 E. 2019/7767 K.
Ortak:muvafakat · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ndeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır. ” hükmünü haiz olup, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere somut olayda «iştirak halinde mülkiyet» hükümlerinin uygulanacağı durumlarda TMK'nın 702. maddesi uyarınca davanın eser sahipleri tarafından birlikte açılması, eğer dava iştirak halinde maliklerden biri tarafından açılmışsa diğer ortağın açılan davaya «muvafakatının» sağlanması suretiyle görülebileceğinden, mahkemece ... isimli eseri meydana getirdiği iddia edilen dava dışı Soner Yalçın'ın açılan işbu davaya muvafakatının sağla …
Benzer bu kararda… yalnızca eser sahibi olarak gösterilen ..., ... ve ... isimli davalıların mali hakların ödenmesi hususunda herhangi bir yükümlülüklerinin bulunmadığı ve kendilerine «husumet» yöneltilemeyeceği, davalıların «ıslah» ile davalı olmaktan çıkarılmalarının hukuken mümkün olmadığı, davacı ... ve ... ile ilgili davalar atiye bırakılmış ise de, atiye «terkin» davayı geri alma olarak nitelendirilebileceği, davalılar vekilinin ve diğer davalının açıkça davayı geri almaya «muvafakat» etmediği, mevcut dosya kapsamına göre ... ve ...'in maddi ve manevi tazminat davaları hakkında eser üzerinde hak sahiplikleri bulunmadığı, 3 sayıdan ibaret dergiler yönünden yekün kar oranının 48.600,00.-TL olduğu, yekün kar oranı bölünebilir bir edim olduğundan 48.600,00.-TL'nin FSEK 68/1 maddesi gereği 3 katı hesaplanarak ortaya çıkan 145.800,00.-TL'nin davacı ...'in payına düşen ve ıslah dilekçesi ile arttırılan 36.450,00.-TL'lik kısmını davalı ...'dan talep edebileceği, tecavüzün ref'i istemi ile ilgili olarak ıslah dilekçesi doğrultusunda tecavüzün tespitine karar verilmesi gerektiği, manevi «tazminat davası» yönünden davasının kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davacılar ... ve ...'in maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine, davacı İsmet Sezgin’in davalılar ..., Habin Karagöz ve ... aleyhine açtığı maddi ve manevi tazminat davalarının «husumet yokluğundan» ayrı ayrı reddine, davacı ...'in davalı ... aleyhine açtığı «maddi tazminat» davasının kabulü ile 36.450,00.-TL maddi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacı ...'e ödenmesine, hükmedilen tazminatın 5.000,00 TL'lik kısmına dava tarihinden, 31.450,00.-TL'lik kısmına ıslah tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine, davacı ...'in davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 500,00.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · tazminat davası · husumet yokluğu · usulden reddi · ıslah · terkin · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu kararda… yalnızca eser sahibi olarak gösterilen ..., ... ve ... isimli davalıların mali hakların ödenmesi hususunda herhangi bir yükümlülüklerinin bulunmadığı ve kendilerine «husumet» yöneltilemeyeceği, davalıların «ıslah» ile davalı olmaktan çıkarılmalarının hukuken mümkün olmadığı, davacı ... ve ... ile ilgili davalar atiye bırakılmış ise de, atiye «terkin» davayı geri alma olarak nitelendirilebileceği, davalılar vekilinin ve diğer davalının açıkça davayı geri almaya «muvafakat» etmediği, mevcut dosya kapsamına göre ... ve ...'in maddi ve manevi tazminat davaları hakkında eser üzerinde hak sahiplikleri bulunmadığı, 3 sayıdan ibaret dergiler yönünden yekün kar oranının 48.600,00.-TL olduğu, yekün kar oranı bölünebilir bir edim olduğundan 48.600,00.-TL'nin FSEK 68/1 maddesi gereği 3 katı hesaplanarak ortaya çıkan 145.800,00.-TL'nin davacı ...'in payına düşen ve ıslah dilekçesi ile arttırılan 36.450,00.-TL'lik kısmını davalı ...'dan talep edebileceği, tecavüzün ref'i istemi ile ilgili olarak ıslah dilekçesi doğrultusunda tecavüzün tespitine karar verilmesi gerektiği, manevi «tazminat davası» yönünden davasının kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davacılar ... ve ...'in maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine, davacı İsmet Sezgin’in davalılar ..., Habin Karagöz ve ... aleyhine açtığı maddi ve manevi tazminat davalarının «husumet yokluğundan» ayrı ayrı reddine, davacı ...'in davalı ... aleyhine açtığı «maddi tazminat» davasının kabulü ile 36.450,00.-TL maddi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacı ...'e ödenmesine, hükmedilen tazminatın 5.000,00 TL'lik kısmına dava tarihinden, 31.450,00.-TL'lik kısmına ıslah tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine, davacı ...'in davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 500,00.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek …
Asliye Haklar Hukuk Mahkemesinin 24/05/2017 gün ve 2009/228 E. -2017/109 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davacılar ... ve ...'in maddi ve manevi «tazminat davalarının» ayrı ayrı reddine, davacı ...'in davalılar ..., Habin Karagöz ve ... aleyhine açtığı maddi ve manevi tazminat davalarının «husumet yokluğundan» ayrı ayrı reddine, davacı ...'in davalı ... aleyhine açtığı «maddi tazminat» davasının kısmen kabulü ile 5.895,00 TL maddi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacı ...'e ödenmesine, hükmedilen tazminatın 5.000,00 TL'lik kısmına dava tarihinden, 895,00 TL'lik kısmına 23.03.2016 «ıslah» tarihinden itibaren «yasal faiz» işletilmesine, davacı ...'in davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 500,00.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek …
Bu durumda, eserden doğan haklara tecavüz sebebiyle «maddi tazminat» istemini tüm eser sahiplerinin birlikte ileri sürmesi ya da bazı eser sahiplerinin buna yanaşmaması halinde mahkemeden müsaade istenilmesi gerekmekte olup, eser sahiplerinden birinin «münhasıran» kendi payına düşecek hisse yönünden tek başına maddi «tazminat davası» açması mümkün olmadığından, maddi tazminat yönünden açılan davanın bu sebeple «usulden reddi» gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Davalının aleyhine hükmedilen «maddi tazminata» yönelik temyiz istemine gelince; Bölge Adliye Mahkemesince birlikte eser eser sahipliği iddiasına dayalı olarak davacılardan ... ile davalılardan ..., ... ve ...'ın birlikte eser sahibi oldukları eserin davalı ... tarafından izinsiz olarak çoğaltma ve yayma konusu yapıldığı gerekçesiyle FSEK 68.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12621 E. 2016/6255 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11331 E. , 2014/3223 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 02/02/2012
NUMARASI 2006/640-2012/6
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.02.2012 tarih ve 2006/640 - 2012/6 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı, davalı - karşı davacı D. A.Ş. ve davalı karşı davacı C.. Ö.. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.02.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı - karşı davalı vekili Av. N. B., davalı - karşı davacı C.. Ö.. vekili Av. V. A., davalı - karşı davacı D.. A.. vekili Av. Y. Z. B. ve davalı - karşı davacı H.. K.. vekili Av. T. T. T. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin ... isimli eseri bulunduğunu, 06.09.1999 tarihinde noterde adına tescil ettirdiğini, davalıların ise aynı tema ve karakterlerle birlikte ... isimli dizide eseri izinsiz olarak kullandıklarını ileri sürerek, 10.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı C.. Ö.. vekili, müvekkilinin ... isimli eseri S. Y. ile birlikte oluşturduğunu, davacının işbu davası ile esere ilişkin sahiplik durumlarını kamuoyu nezdinde tartışılır hale getirdiğini, bu durumun manevi haklarının ihlaline neden olduğunu ileri sürerek, ... isimli eserin müvekkiline ait olduğunun tespitini, 100.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, asıl davanın ise reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekilleri, eserin benzer olmadığını, intihalin söz konusu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bilirkişi raporlarında eserler arasında benzerlik bulunmadığının tespit edildiği, ancak eserler arasındaki benzerliğin intihale yol açıp açmayacağının bilirkişi incelemesi sonucu anlaşılabilmesi nedeniyle davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, davalı tarafın bu eserden esinlendiği anlaşıldığından hakkaniyet gereği asıl davada davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmediği, karşı davada ise FSEK 10. maddesi uyarınca birden fazla kişinin vücuda getirdiği eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa eserin sahibi onu meydana getirenlerin birliği olup, TMK'nin iştirak halinde mülkiyet hükümleri uyarınca eseri birlikte meydana getirenlerin birlikte dava açma zorunluluğu olduğu, davacının tek başına eser sahipliği davası açamayacağı, davacı-karşı davalının haklarını aramak için yasal yollara başvurmasının manevi tazminatı gerektirmediği gerekçesiyle, asıl ve karşı davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı D. AŞ. ve davalı-karşı davacı C.. Ö.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; davalı-karşı davacı C.. Ö.. vekili, ... isimli öyküyü dava dışı S. Y. ile birlikte yaptıklarını ileri sürerek, eserin müvekkiline ait olduğunun tespiti isteminde bulunmuş, mahkemece FSEK 10. ve TMK'nın iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereğince eseri meydana getirenlerin birlikte dava açma zorunluluğu bulunduğu, davacının tek başına eser sahipliğinin tespiti davası açamayacağı gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, FSEK 10. maddesi “ Birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eserin sahibi, onu vücuda getirenlerin birliğidir. Birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır.
” hükmünü haiz olup, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere somut olayda iştirak halinde mülkiyet hükümlerinin uygulanacağı durumlarda TMK'nın 702. maddesi uyarınca davanın eser sahipleri tarafından birlikte açılması, eğer dava iştirak halinde maliklerden biri tarafından açılmışsa diğer ortağın açılan davaya muvafakatının sağlanması suretiyle görülebileceğinden, mahkemece ... isimli eseri meydana getirdiği iddia edilen dava dışı Soner Yalçın'ın açılan işbu davaya muvafakatının sağlanması için davacıya süre verilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davanın reddi durumunda davada kendisini vekille temsil eden davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmekte olup, mahkemece aksi yöndeki yanılgılı değerlendirmelerle davalılara vekalet ücreti verilmemesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı C.. Ö.. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı D. Haber Görsel Yay. AŞ. ve davalı karşı davacı C.. Ö.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı karşı davacılar C.. Ö.. ve D. Haber A.Ş.'ne verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı karşı davalıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalı - karşı davacı D..
A.. ve C.. Ö..'e iadesine, 21.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101775200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz