Karz akdine dayalı alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14351 E. 2014/7210 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin vade↗ temerrüt ve faiz başlangıcı↗ temerrüt tarihi↗ pasif husumet yokluğu↗ muacceliyet↗ infaz↗ genel kredi sözleşmesi↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ vade↗ protokol↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ temerrüt↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin 07.12.011 tarihli bozma kararına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı genel kredi sözleşmesinin 5'inci maddesi hükmü ile temerrüt için kesin vade belirlendiğinden, davacının faiz talebine ilk taksidin muacceliyet tarihinden itibaren hükmedilmesine karar verilmesinin gerektiği, sözleşmenin 6'ncı maddesi uyarınca, temerrüt halinde, bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi işletilmesi kararlaştırıldığından, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca anılan oranda faiz miktarına hükmedilmesinin doğru olacağı gerekçesiyle, davalı S.. S.. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı B.İhracat Turizm Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulü ile 390.805,36 TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davaya konu edilen alacağa davalı ile O.A.Ş. arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı genel kredi sözleşmesinde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi işletilmesine, faiz başlangıcının 12.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin 5. maddesi uyarınca 15.03.2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 – Dava karz akdine dayalı alacak istemine ilişkin olup, bozma ilamı kapsamında uyuşmazlık temerrüt faizinin başlangıcı ve faiz oranının ne olması gerektiğine ilişkindir. Mahkemece davanın davalılardan şirket yönünden kabulüne ilişkin karar Dairemizce “Taraflar arasındaki sözleşmenin 5'inci maddesi ile ödeme hususunda kesin vade belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nisbetinin de belirlenmemiş olmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyulmasına rağmen davalı şirket yönünden davanın kabulüne ve ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi işletilmesine, faiz başlangıcının 12/03/2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin 5'inci maddesi uyarınca 15/03/2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında da vurgulandığı üzere taraflar arasındaki protokolün 3'üncü maddesinde kredi geri ödemesinin ilk altı ayının ödemesiz olacağı, kredi borcunun 15/09/2007 tarihinden itibaren ödenmeye başlanacağı kararlaştırılmıştır. Davalı vekili kredi ilk taksidinin ödendiğini savunmuş olup, bu bağlamda borçlunun henüz muaccel olmayan bir borç için temerrüde düşmeyeceği kuşkusuzdur.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, istem savunma ve taraflar arasındaki protokol hükümleri çerçevesinde, davalı şirketin temerrüt tarihi belirlenmek gerekirken, yazılı şekilde 15/03/2007 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ayrıca infazda kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faiz oranına hükmedilmesi de isabetli bulunmamış, bu nedenlerle kararın davalılardan şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14352 E. 2014/5286 K.
Ortak:kesin vade · temerrüt ve faiz başlangıcı · temerrüt tarihi · muacceliyet · infaz · genel kredi sözleşmesi · vade · protokol · Karz akdine dayalı alacak
İncelediğiniz kararda… emece, Dairemizin 07.12.011 tarihli bozma kararına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı «genel kredi sözleşmesinin» 5'inci maddesi hükmü ile «temerrüt» için «kesin vade» belirlendiğinden, davacının faiz talebine ilk taksidin «muacceliyet» tarihinden itibaren hükmedilmesine karar verilmesinin gerektiği, sözleşmenin 6'ncı maddesi uyarınca, temerrüt halinde, bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında «temerrüt faizi» işletilmesi kararlaştırıldığından, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca anılan oranda faiz miktarına hükmedilmesinin doğru olacağı gerekçesiyle, davalı …
Mahkemece davanın davalılardan şirket yönünden kabulüne ilişkin karar Dairemizce “Taraflar arasındaki sözleşmenin 5'inci maddesi ile ödeme hususunda «kesin vade» belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nisbetinin de belirlenmemiş olmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyulmasına rağmen davalı şirket yönünden davanın kabulüne ve ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi işletilmesine, faiz başlangıcının 12/03/2007 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 5'inci maddesi uyarınca 15/03/2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, istem savunma ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri çerçevesinde, davalı şirketin «temerrüt tarihi» belirlenmek gerekirken, yazılı şekilde 15/03/2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faiz oranına hükmedilmesi de isabetli bulunmamış, bu ne …
Benzer bu kararda… reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuş, bozmaya uyulmuş, taraflar arasında düzenlenen 12.03.2007 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 5'inci maddesi hükmüne göre «temerrüt» için «kesin vade» belirlendiği, anılan genel kredi sözleşmesinin 6'ıncı maddesi uyarınca, temerrüt halinde, bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında «temerrüt faizi» işletilmesi kararlaştırıldığı gerekçesiyle davalı S..
Mahkemece, davanın davalılardan şirket yönünden kabulüne ilişkin kararı Dairemizce "Taraflar arasındaki sözleşmenin, 5.maddesi ile ödeme hususunda «kesin vade» belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nispetinin de belirlenmemiş olması doğru olmadığı" gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyulmasına rağmen, davalı şirket yönünden davanın kabulüne ve ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi işletilmesine, faiz başlangıcının 12.03.2007 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 5.maddesi uyarınca 15.03.2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, istem, savunma ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri çerçevesinde davalı şirketin «temerrüt tarihi» belirlenmek gerekirken yazılı şekilde 15.03.2017 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesi de isabetli bulunmamış, bu n …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Protokolün bir karz akdi niteliğinde olduğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2548 E. 2012/3727 K.
Ortak:genel kredi sözleşmesi · vade · protokol · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… emece, Dairemizin 07.12.011 tarihli bozma kararına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı «genel kredi sözleşmesinin» 5'inci maddesi hükmü ile «temerrüt» için «kesin vade» belirlendiğinden, davacının faiz talebine ilk taksidin «muacceliyet» tarihinden itibaren hükmedilmesine karar verilmesinin gerektiği, sözleşmenin 6'ncı maddesi uyarınca, temerrüt halinde, bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında «temerrüt faizi» işletilmesi kararlaştırıldığından, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca anılan oranda faiz miktarına hükmedilmesinin doğru olacağı gerekçesiyle, davalı …
Mahkemece davanın davalılardan şirket yönünden kabulüne ilişkin karar Dairemizce “Taraflar arasındaki sözleşmenin 5'inci maddesi ile ödeme hususunda «kesin vade» belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nisbetinin de belirlenmemiş olmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyulmasına rağmen davalı şirket yönünden davanın kabulüne ve ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi işletilmesine, faiz başlangıcının 12/03/2007 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 5'inci maddesi uyarınca 15/03/2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
S.. aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı B.İhracat Turizm Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulü ile 390.805,36 TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davaya konu edilen alacağa davalı ile O.A.Ş. arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı «genel kredi sözleşmesinde» kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında «temerrüt faizi» işletilmesine, faiz başlangıcının 12.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin 5. maddesi uyarınca 15.03.2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle 390.805,86 TL'nin genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte dava …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasında imzalanan «protokolün» bir karz akdi niteliğinde olduğu, davalı şirketin ödünç veren davacı şirkete borcunu hangi «vadelerde» ödeyeceği ve «gecikme faizi» konularında, davacı ile banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesi» hükümlerinin uygulanması konusunda tarafların anlaştıkları gerekçesiyle 390.805,86 TL'nin genel kredi sözleşmesinde belirtilen gecikme faiz oranı ile birlikte dava …
-
Karz akdine dayalı alacak | Protokol hükümleri uyarınca
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5928 E. 2016/2675 K.
Ortak:kesin vade · temerrüt tarihi · pasif husumet yokluğu · infaz · genel kredi sözleşmesi · pasif husumet · husumet yokluğu · vade · dava şartı
İncelediğiniz karardaS.. aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı B.İhracat Turizm Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulü ile 390.805,36 TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davaya konu edilen alacağa davalı ile O.A.Ş. arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı «genel kredi sözleşmesinde» kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında «temerrüt faizi» işletilmesine, faiz başlangıcının 12.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin 5. maddesi uyarınca 15.03.2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
… emece, Dairemizin 07.12.011 tarihli bozma kararına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı «genel kredi sözleşmesinin» 5'inci maddesi hükmü ile «temerrüt» için «kesin vade» belirlendiğinden, davacının faiz talebine ilk taksidin «muacceliyet» tarihinden itibaren hükmedilmesine karar verilmesinin gerektiği, sözleşmenin 6'ncı maddesi uyarınca, temerrüt halinde, bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında «temerrüt faizi» işletilmesi kararlaştırıldığından, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca anılan oranda faiz miktarına hükmedilmesinin doğru olacağı gerekçesiyle, davalı …
Mahkemece davanın davalılardan şirket yönünden kabulüne ilişkin karar Dairemizce “Taraflar arasındaki sözleşmenin 5'inci maddesi ile ödeme hususunda «kesin vade» belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nisbetinin de belirlenmemiş olmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyulmasına rağmen davalı şirket yönünden davanın kabulüne ve ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi işletilmesine, faiz başlangıcının 12/03/2007 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 5'inci maddesi uyarınca 15/03/2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… , sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksidi takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden muacel olacağını içermesi nazara alındığında «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği, davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, hiç bir ihbara gerek olmaksızın dava konusu toplam tutarı ödemekle yükümlü olduğu, davacının yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının % 41 olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 421,807,19 TL'nin davalıdan tahsiline, davaya konu edilen alacağa davalı ile.... arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı Genel Kredi Sözleşmesi'nde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranı olan % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine, faiz başlangıcının 15/10/2007 tarihi olarak belirlenmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 11.07.2012 tarihli karar, Dairemizce “... istem ve taraflar arasındaki «protokol» hükümleri uyarınca davalı şirketin «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde protokole aykırı olarak ve istem aşılmak suretiyle belirlenen 15.03.2007 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesinin doğru olmadığı ve ayrıca «infazda» kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi oranına hükmedilmesinin yerinde olmadığı” gerekçe …
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, “taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 2009 yılı Mart ayından itibaren 2009 yılı Ekim ayına kadar (15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası) ödenmeyen toplam 421.807,19 TL kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren Genel Kredi Sözleşmesi şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili” istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:talep aşımı · ödünç sözleşmesi · gecikme faizi · i̇i̇k 258 · ihbar
Benzer bu karardaYukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacının talebi, “taraflar arasında akdedilen «ödünç sözleşmesi» hükümleri uyarınca davalılar tarafından 2009 yılı Mart ayından itibaren 2009 yılı Ekim ayına kadar (15.03.2009 ila 15.10.2009 tarihleri arası) ödenmeyen toplam 421.807,19 TL kredi tutarının kredi taksitleri «vade» tarihlerinden itibaren Genel Kredi Sözleşmesi şartlarındaki «gecikme faiz» oranı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili” istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden, «temerrüt» tarihleri bakımından «talep aşımı» sonucu doğuracak şekilde ve dava konusu her bir taksitin ödeme tarihindeki ilgili bankanın ticari kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oranlar ve taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesi hükmü ile «kredi sözleşmesindeki» «gecikme faiz» oranı nazara alınmadan yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
… , sözleşmenin 5. maddesine göre vadesinde ödenmeyen ana para, faiz, fon ve diğer vergilerden oluşan taksit ile bu taksidi takip eden taksitlerin ana para toplamının «ihbara» gerek olmaksızın kendiliğinden muacel olacağını içermesi nazara alındığında «temerrüt» için taraflar arasında «kesin vadenin» belirlendiği, davalı şirketin 15/10/2007 tarihinde temerrüde düştüğü, hiç bir ihbara gerek olmaksızın dava konusu toplam tutarı ödemekle yükümlü olduğu, davacının yatırılan bedelleri talep hakkının bulunduğu, «temerrüt tarihi» nazara alındığında sözleşmeye göre bankalarca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının % 41 olduğu gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 421,807,19 TL'nin davalıdan tahsiline, davaya konu edilen alacağa davalı ile.... arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı Genel Kredi Sözleşmesi'nde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranı olan % 41 oranında «temerrüt faizi» işletilmesine, faiz başlangıcının 15/10/2007 tarihi olarak belirlenmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kredi borcu 15.09.2007 tarihinden itibaren ödenmeye başlayacak, her ayın 15. günü 60.«258»,17 TL eşit taksitler halinde 15.02.2010 tarihine kadar 1.807.745,42 TL ödenecektir” hükmünü, 5. maddesinde ise “...ödünç alan..., ödeme taksitlerinden bir tanesini ödemede «temerrüde» düşerse ödünç veren...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/14351 E. , 2014/7210 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MARMARİS 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 11/07/2012
NUMARASI 2012/169-2012/409
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/07/2012 tarih ve 2012/169-2012/409 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/03/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. A.K. ile davalılar vekili Av. O. Ö. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin O.'tan aldığı krediyi ödünç olarak davalı şirkete verdiğini, davalı şirketin finans sıkıntısını aşmak amacı ile müvekkili şirketin kredibilitesinden yararlandığını, bu kapsamda müvekkili ile davalı arasında protokol düzenlendiğini ancak davalının protokol şartlarına uymadığını ve ödeme yapmadığını ileri sürerek, 390.805,86 TL'nin her ayın 15'inden itibaren işleyecek genel kredi sözleşmesi gecikme zammı oranı ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin 07.12.011 tarihli bozma kararına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı genel kredi sözleşmesinin 5'inci maddesi hükmü ile temerrüt için kesin vade belirlendiğinden, davacının faiz talebine ilk taksidin muacceliyet tarihinden itibaren hükmedilmesine karar verilmesinin gerektiği, sözleşmenin 6'ncı maddesi uyarınca, temerrüt halinde, bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi işletilmesi kararlaştırıldığından, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca anılan oranda faiz miktarına hükmedilmesinin doğru olacağı gerekçesiyle, davalı S..
S.. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı B.İhracat Turizm Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulü ile 390.805,36 TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davaya konu edilen alacağa davalı ile O.A.Ş. arasında düzenlenen 12.03.2007 tarih ve 238 sayılı genel kredi sözleşmesinde kararlaştırılan ve bankaca kullandırılan ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi işletilmesine, faiz başlangıcının 12.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin 5. maddesi uyarınca 15.03.2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 – Dava karz akdine dayalı alacak istemine ilişkin olup, bozma ilamı kapsamında uyuşmazlık temerrüt faizinin başlangıcı ve faiz oranının ne olması gerektiğine ilişkindir. Mahkemece davanın davalılardan şirket yönünden kabulüne ilişkin karar Dairemizce “Taraflar arasındaki sözleşmenin 5'inci maddesi ile ödeme hususunda kesin vade belirlendiğine göre mahkemece bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ödenecek faiz nisbetinin de belirlenmemiş olmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyulmasına rağmen davalı şirket yönünden davanın kabulüne ve ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faizi işletilmesine, faiz başlangıcının 12/03/2007 tarihli genel kredi sözleşmesinin 5'inci maddesi uyarınca 15/03/2007 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında da vurgulandığı üzere taraflar arasındaki protokolün 3'üncü maddesinde kredi geri ödemesinin ilk altı ayının ödemesiz olacağı, kredi borcunun 15/09/2007 tarihinden itibaren ödenmeye başlanacağı kararlaştırılmıştır. Davalı vekili kredi ilk taksidinin ödendiğini savunmuş olup, bu bağlamda borçlunun henüz muaccel olmayan bir borç için temerrüde düşmeyeceği kuşkusuzdur.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, istem savunma ve taraflar arasındaki protokol hükümleri çerçevesinde, davalı şirketin temerrüt tarihi belirlenmek gerekirken, yazılı şekilde 15/03/2007 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi ayrıca infazda kuşkuya yol açacak şekilde ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının %100'ü oranında temerrüt faiz oranına hükmedilmesi de isabetli bulunmamış, bu nedenlerle kararın davalılardan şirket yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz anılan davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin S. S.'den alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11.04.2014tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101773300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz