İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17020 E. 2014/7186 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesap işletim ücreti↗ komisyon bedeli↗ basiretli tacir↗ komisyon↗ uyuşmazlık konusu↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tacir olup, kredi sözleşmesini imzaladığı ve davalı tarafından talep edilen hesap işletim ücreti, masraf ve komisyonun davacı tarafından ödendiği, davacının kredi sözleşmesi imzalanırken ve kredi kullanılırken bu ücretlerin ödeneceğini de bildiği, davacının bu ücretlerden haberdar olmadığını ileri sürmesinin kabul edilebilir bir gerekçe olmadığı, davacının basiretli bir tacir gibi davranıp, kullanılacak kredi miktarına göre ödemesi gereken masrafları öğrendikten sonra sözleşme imzalaması gerektiği, davalı tarafından davacıdan alınan hesap işletim ücreti, masraf ve komisyon bedelinin kanun ve taraflar arasında tanzim edilen sözleşme hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; davacının, davalı banka şubesinde bulunan hesabından 2009-2010 ve 2011 yıllarında yapılan kesintinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafın kesintinin hiç yapılmamasının gerektiğini iddia etmesi karşısında çoğun içinde azın da bulunduğu dikkate alınarak, taraflar arasında yapılan sözleşmede herhangi bir oran belirtilmediğinden diğer bankaların uyuşmazlık konusu kesintilerde uyguladıkları oranlar da getirtilip, bankacılık konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden istem konusunda, diğer bankalarca uygulanan oranların ortalamaları da alınmak suretiyle rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14984 E. 2016/4304 K.
Ortak:komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «tacir» olup, «kredi sözleşmesini» imzaladığı ve davalı tarafından talep edilen «hesap işletim ücreti», «masraf» ve «komisyonun» davacı tarafından ödendiği, davacının kredi sözleşmesi imzalanırken ve kredi kullanılırken bu ücretlerin ödeneceğini de bildiği, davacının bu ücretlerden haberdar olmadığını ileri sürmesinin kabul edilebilir bir gerekçe olmadığı, davacının basiretli bir tacir gibi davranıp, kullanılacak kredi miktarına göre ödemesi gereken masrafları öğrendikten sonra sözleşme imzalaması gerektiği, davalı tarafından davacıdan alınan hesap işletim ücreti, masraf ve «komisyon bedelinin» kanun ve taraflar arasında tanzim edilen sözleşme hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… iddia etmesi karşısında çoğun içinde azın da bulunduğu dikkate alınarak, taraflar arasında yapılan sözleşmede herhangi bir oran belirtilmediğinden diğer bankaların «uyuşmazlık konusu» kesintilerde uyguladıkları oranlar da getirtilip, bankacılık konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden istem konusunda, diğer bankalarca uygulanan oranların ortalamaları da alınmak suretiyle rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket olup, «tacir sıfatını» haiz olduğu ve bu nedenle ticaretiyle ilgili iş ve işlemlerinde, basiretli davranmakla yükümlü bulunduğu ve yine davacıdan tahsil edilen «komisyon» ve ücretlerin taraflarca imzalanan «kredi sözleşmesi» hükümlerine ve yasal mevzuata herhangi bir aykırılık içermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum mahkemece taraflar arasındaki sözleşme incelenerek, evvelemirde bu sözleşmeye göre davalı ...'nın tahsis «komisyon» ücreti, yatırım ve işletme kredisi komisyon ücreti, istihbarat ücretini tahsile yetkili olup olmadığı, tahsile yetkili olduğu takdirde alabileceği ücret tutarının belirlenip belirlenmediği incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacir sıfatı · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket olup, «tacir sıfatını» haiz olduğu ve bu nedenle ticaretiyle ilgili iş ve işlemlerinde, basiretli davranmakla yükümlü bulunduğu ve yine davacıdan tahsil edilen «komisyon» ve ücretlerin taraflarca imzalanan «kredi sözleşmesi» hükümlerine ve yasal mevzuata herhangi bir aykırılık içermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı ... tarafından alınan ücretlerin «istirdatı» istemine dayalı olup, davacı sözleşmede hüküm bulunmamasına rağmen davalının bu ücretleri aldığını iddia ederek dava açmış, davalı sözleşmede hüküm bulunduğunu ve sözleşmeye dayalı olarak bu ücretlerin alınabileceğini savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/595 E. 2018/6489 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · kusur · dava sebebi · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu kaza sebebiyle geminin hasarlanmasında davalıların «kusuru» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı ...Ş yararına «maktu vekalet ücreti takdirine» karar verilmiştir.
… creti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." Ret «sebebi» davanın esasına yönelik bulunması nedeniyle mahkemece reddedilen miktar nazara alınarak hesaplanacak «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, davalı ...Ş lehine yazılı şekilde «vekalet ücreti takdiri» doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının davasını ispat edemediği, dava konusu kaza sebebiyle geminin hasarlanmasında davalıların «kusuru» olmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9424 E. 2015/9512 K.
Ortak:dosya masrafı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «tacir» olup, «kredi sözleşmesini» imzaladığı ve davalı tarafından talep edilen «hesap işletim ücreti», «masraf» ve «komisyonun» davacı tarafından ödendiği, davacının kredi sözleşmesi imzalanırken ve kredi kullanılırken bu ücretlerin ödeneceğini de bildiği, davacının bu ücretlerden haberdar olmadığını ileri sürmesinin kabul edilebilir bir gerekçe olmadığı, davacının basiretli bir tacir gibi davranıp, kullanılacak kredi miktarına göre ödemesi gereken masrafları öğrendikten sonra sözleşme imzalaması gerektiği, davalı tarafından davacıdan alınan hesap işletim ücreti, masraf ve «komisyon bedelinin» kanun ve taraflar arasında tanzim edilen sözleşme hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHer ne kadar, mahkemece bu hususta «bilirkişi incelemesi» yaptırılmışsa da alınan bilirkişi raporunda «fatura» içeriğinde belirtilen «masraf» ve ücretlerin makul olup olmadığı incelenmemiştir.
Bu durumda, mahkemece içinde taşıma alanında uzman bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden faturada belirtilen «masraf» ve ücretlerin miktar olarak makul olup olmadığının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik sözleşmesi · acentelik · bilirkişi incelemesi · fatura · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… ı olduğunu ilgili faturalarla ispatladığı, davalının takibe kötü niyetli ve haksız olarak itiraz ettiği gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline, takibin 23.054,95 USD «asıl alacak» üzerinden ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiziyle birlikte devamına, asıl alacak üzerinden %40 oranındaki «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, deniz taşımasına ilişkin «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıdaki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında yazılı bir «acentelik sözleşmesi» bulunmamakla birlikte, acentelik hizmeti verildiğine dair bir uyuşmazlık bulunmayıp, uyuşmazlık bu hizmet sonrası kesildiği iddia edilen faturaya ve içeriğine ilişkindir.
Her ne kadar, mahkemece bu hususta «bilirkişi incelemesi» yaptırılmışsa da alınan bilirkişi raporunda «fatura» içeriğinde belirtilen «masraf» ve ücretlerin makul olup olmadığı incelenmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17020 E. , 2014/7186 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADANA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/05/2013
NUMARASI 2012/61-2013/150
Taraflar arasında görülen davada Adana 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/05/2013 tarih ve 2012/61-2013/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Adana Çukurova Şubesi'nin .. hesap no'lu müşterisi olup, davalı tarafından hesabından 2009, 2010 ve 2011 yıllarında hesap işletim ve havale gönderim ücreti, diğer haberleşme gelirleri ile ticari kredi tahsis ve değerleme ücreti adı altında toplam 5.237,31 TL kesinti yapıldığını, yapılan kesintilerin taraflar arasında müzakere edilmediği gibi, davalının tek yanlı olarak müvekkiline dayattığı, sözleşmeye ve hukuka aykırı, tamamen kendi inisiyatifi ile keyfi olarak tahakkuk ettirip hesaptan hiçbir izin, bilgi ve muvafakat almadan kestiği paralar olduğunu, müvekkilinin davalıdan yapılan kesintilerin iadesini talep ettiğini ancak, davalının iade talebini kabul etmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.237,31 TL'nin kesinti yapılan tarihten itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında 500.000 TL bedelli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi düzenlendiğini ve daha sonra kredi limitinin 1.500.000 TL'ye çıkartıldığını, davacı ile kefil olan dava dışı M. A.Ş.'nin grup firması olup, her iki firmaya toplam 3.970.000 TL kredi tahsisi yapıldığını, hesap işletim ücreti dışında yapılan tüm kesintilerin komisyon bedeli olarak, davacının bilgisi dahilinde, taraflar arasında istişare edildikten ve müvekkili tarafından talepte bulunulduktan sonra kesildiğini ve davacı tarafından ödendiğini, hesap işletim ücretlerinin de müşterilere verilen bankacılık işlemlerinin karşılığı olarak alınan bir ücret olup, müvekkili tarafından yapılan diğer tüm işlemler ve tahsilatlar gibi mevzuata, bankacılık kural ve teamülleri ile sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tacir olup, kredi sözleşmesini imzaladığı ve davalı tarafından talep edilen hesap işletim ücreti, masraf ve komisyonun davacı tarafından ödendiği, davacının kredi sözleşmesi imzalanırken ve kredi kullanılırken bu ücretlerin ödeneceğini de bildiği, davacının bu ücretlerden haberdar olmadığını ileri sürmesinin kabul edilebilir bir gerekçe olmadığı, davacının basiretli bir tacir gibi davranıp, kullanılacak kredi miktarına göre ödemesi gereken masrafları öğrendikten sonra sözleşme imzalaması gerektiği, davalı tarafından davacıdan alınan hesap işletim ücreti, masraf ve komisyon bedelinin kanun ve taraflar arasında tanzim edilen sözleşme hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; davacının, davalı banka şubesinde bulunan hesabından 2009-2010 ve 2011 yıllarında yapılan kesintinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafın kesintinin hiç yapılmamasının gerektiğini iddia etmesi karşısında çoğun içinde azın da bulunduğu dikkate alınarak, taraflar arasında yapılan sözleşmede herhangi bir oran belirtilmediğinden diğer bankaların uyuşmazlık konusu kesintilerde uyguladıkları oranlar da getirtilip, bankacılık konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden istem konusunda, diğer bankalarca uygulanan oranların ortalamaları da alınmak suretiyle rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101767900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz