Ikinci alacaklılar toplantısı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3898 E. 2014/7016 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ikinci alacaklılar toplantısı↗ kayıt kabul davası↗ fon bankası↗ iflas idaresi↗ akdi faiz↗ feri müdahil↗ müteselsil sorumluluk↗ tmsf↗ vade↗ anonim şirket↗ tebligat↗ iflas↗ harç↗ avans faizi↗ temsil↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, kesinleşen ceza mahkemesi kararında Y.S. O.S. Ltd. Şti'nin A. A..B. tarafından grup şirketlerine kredi sağlamak amacıyla kurulduğu, bu bankanın ortak ve yöneticilerinin Y. A.Ş. ve B.Holding grup şirketlerinde çalışan kişiler oldukları, şirket adına mevduat toplanırken de Y. A.Ş. şubelerinin kullanıldığı, daha fazla faiz getireceği söylenerek müşterilerin kurulan bankaya yönlendirildiği, ancak bu bankanın aslında Y. A.Ş. merkez şubesindeki hesaptan ibaret olduğu ve toplanan paraların grup şirketlerine kredi olarak aktarıldığının maddi vakıa olarak tespit edildiği, davacı ve onun durumundaki o. s.hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratılarak hukuka aykırı fiile maruz bırakıldıklarının ortaya konduğu, A. A. B.in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/son. maddesinde temsile ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin sorumlu olacağı hükme bağlandığından B.Holding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek vade sonu itibariyle akdi faiz istemişse de uygulamada faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olması gerektiği, ancak off shore hesabına aktarılan anapara için davacının bildirdiği tarihten itibaren avans faizine hükmedildiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş. hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.700 TL'nin 28.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte A.A. B.S. E. ve M. N. Y. ve ING Bank'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ING Bank vekili, müflis A.A. B. iflas idaresi memurları ve feri müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ING Bank vekili ve feri müdahil TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalı ING Bank A.Ş.'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Y. A.Ş.'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Y.A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son ING Bank A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ING Bank A.Ş.'ye devredilen Yurtbank A.Ş.'nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan ING Bank A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan harçtan sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- […] A. B.İflas İdaresi Memurlarının temyiz itirazlarına gelince; Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.10.2007 tarih ve 2005/120-2007/381 E-K sayılı kararı ile davalılardan A.A.B.in iflasına karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, ikinci alacaklılar toplantısının ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, iflas memurlarına tebligat yapılması suretiyle kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre müflis A.A. B. iflas idaresi memurlarının esasa yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ikinci alacaklılar toplantısı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3902 E. 2014/7020 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · feri müdahil · müteselsil sorumluluk · vade · anonim şirket · dava şartı
İncelediğiniz kararda… nde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B.Holding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de uygulamada faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olması gerektiği, ancak off shore hesabına aktarılan anapara için davacının bildirdiği tarihten itibaren «avans faizine» hükmedildiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.700 TL'nin 28.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte A.A.
B. «iflas idaresi» memurları ve «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ING Bank vekili ve «feri müdahil» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu karardaHolding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de uygulamada faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olması gerektiği, ancak off shore hesabına aktarılan anapara için davacının bildirdiği tarihten itibaren «avans faizine» hükmedildiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.500 TL'nin 20.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte A.
B.in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ING Bank vekili ve «feri müdahil» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3901 E. 2014/7019 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · müteselsil sorumluluk · vade · anonim şirket · tebligat · dava şartı
İncelediğiniz kararda… nde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B.Holding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de uygulamada faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olması gerektiği, ancak off shore hesabına aktarılan anapara için davacının bildirdiği tarihten itibaren «avans faizine» hükmedildiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.700 TL'nin 28.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte A.A.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B. «iflas idaresi» memurları ve «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda… nde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından Balkaner Holding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de uygulamada faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olması gerektiği, ancak off shore hesabına aktarılan anapara için davacının bildirdiği tarihten itibaren «avans faizine» hükmedildiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 2.340,39 TL'nin 05.02.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte A.A.B., S.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.10.2007 tarih ve 2005/120-2007/381 E-K sayılı kararı ile davalılardan A.A.B.'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Ikinci alacaklılar toplantısı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4289 E. 2014/7570 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · müteselsil sorumluluk · vade · anonim şirket · tebligat · dava şartı
İncelediğiniz kararda… nde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B.Holding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de uygulamada faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olması gerektiği, ancak off shore hesabına aktarılan anapara için davacının bildirdiği tarihten itibaren «avans faizine» hükmedildiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.700 TL'nin 28.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte A.A.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B. «iflas idaresi» memurları ve «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaH.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaBank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A..
Bank adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve müflis A.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3900 E. 2014/7018 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · müteselsil sorumluluk · vade · anonim şirket · tebligat · dava şartı
İncelediğiniz kararda… nde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B.Holding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de uygulamada faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olması gerektiği, ancak off shore hesabına aktarılan anapara için davacının bildirdiği tarihten itibaren «avans faizine» hükmedildiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.700 TL'nin 28.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte A.A.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B. «iflas idaresi» memurları ve «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaHolding A.Ş. dışındaki davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de uygulamada faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olması gerektiği, ancak off shore hesabına aktarılan anapara için davacının bildirdiği tarihten itibaren «avans faizine» hükmedildiği gerekçesiyle, davalı B.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B.'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3787 E. 2014/6535 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · müteselsil sorumluluk · vade · anonim şirket · tebligat · dava şartı
İncelediğiniz kararda… nde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B.Holding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de uygulamada faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olması gerektiği, ancak off shore hesabına aktarılan anapara için davacının bildirdiği tarihten itibaren «avans faizine» hükmedildiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.700 TL'nin 28.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte A.A.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B. «iflas idaresi» memurları ve «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaH.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son» maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaA.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 9.000 TL'nin 18.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A..
Kararı, davalı Ing Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve Müflis A..
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Ing Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3773 E. 2014/6533 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · müteselsil sorumluluk · vade · anonim şirket · tebligat · dava şartı
İncelediğiniz kararda… nde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B.Holding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de uygulamada faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olması gerektiği, ancak off shore hesabına aktarılan anapara için davacının bildirdiği tarihten itibaren «avans faizine» hükmedildiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.700 TL'nin 28.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte A.A.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B. «iflas idaresi» memurları ve «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaHolding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaA.. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 2.269,43 TL'nin 21.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A..
Kararı, davalı ING Bank adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve Müflis A.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3775 E. 2014/6526 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · müteselsil sorumluluk · vade · anonim şirket · tebligat · dava şartı
İncelediğiniz kararda… nde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B.Holding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de uygulamada faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olması gerektiği, ancak off shore hesabına aktarılan anapara için davacının bildirdiği tarihten itibaren «avans faizine» hükmedildiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.700 TL'nin 28.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte A.A.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B. «iflas idaresi» memurları ve «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaH.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaA.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 1.000 TL'nin 15.12.1999 ve 1.450 TL'nin 09.12.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A..
Kararı, davalı ING Bank adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve müflis A.B.«iflas idaresi» memurları temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3789 E. 2014/6528 K.
Ortak:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · müteselsil sorumluluk · vade · anonim şirket · tebligat · dava şartı
İncelediğiniz kararda… nde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B.Holding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de uygulamada faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olması gerektiği, ancak off shore hesabına aktarılan anapara için davacının bildirdiği tarihten itibaren «avans faizine» hükmedildiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.700 TL'nin 28.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte A.A.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B. «iflas idaresi» memurları ve «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaA.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 2.700,71 TL'nin 10.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A..
Kararı, davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve Müflis A.B.İflas İdaresi Memurları temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3898 E. , 2014/7016 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KOCAELİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 16/07/2013
NUMARASI 2012/646-2013/638
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/07/2013 tarih ve 2012/646-2013/638 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Ing Bank vekili, müflis A.A. B. İflas İdaresi Memurları ve Fer'i Müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Y. İzmit Şubesinde hesabı bulunduğunu, banka görevlilerince tüm mevduatının o.-s. hesaplarına yönlendirildiğini, açılan hesapların o.-s. hesaplar olduğunun açıklanmadığını, tüm mevduatların o.-s. olarak toplanıp sanki bilinen bir işlemden kaçmanın yollarının arandığını ve tüm paraların başka kanallara aktarılarak bankaya gelen tüm mevduatın devlet kontrolünden ve denetiminden kaçırılıp hortumlandığını, Kıbrıs'a yapılan herlangi bir havalenin söz konusu olmadığını, davalı A.B.'in Bankalar Yasası'nın 69. maddesi gereğince şahsen sorumlu bulunduğunu, yine davalılar N. Y. ve S. E.'in de Y. S. O. S. Bank'ın direktörü olduklarını, TMSF'nin de sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, 6.502,23 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, kesinleşen ceza mahkemesi kararında Y.S. O.S. Ltd. Şti'nin A. A..B. tarafından grup şirketlerine kredi sağlamak amacıyla kurulduğu, bu bankanın ortak ve yöneticilerinin Y. A.Ş. ve B.Holding grup şirketlerinde çalışan kişiler oldukları, şirket adına mevduat toplanırken de Y. A.Ş. şubelerinin kullanıldığı, daha fazla faiz getireceği söylenerek müşterilerin kurulan bankaya yönlendirildiği, ancak bu bankanın aslında Y. A.Ş. merkez şubesindeki hesaptan ibaret olduğu ve toplanan paraların grup şirketlerine kredi olarak aktarıldığının maddi vakıa olarak tespit edildiği, davacı ve onun durumundaki o. s.hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratılarak hukuka aykırı fiile maruz bırakıldıklarının ortaya konduğu, A.
A. B.in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/son. maddesinde temsile ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin sorumlu olacağı hükme bağlandığından B.Holding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek vade sonu itibariyle akdi faiz istemişse de uygulamada faiz başlangıcının hesabın açıldığı tarih olması gerektiği, ancak off shore hesabına aktarılan anapara için davacının bildirdiği tarihten itibaren avans faizine hükmedildiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş.
hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.700 TL'nin 28.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte A.A. B.S. E. ve M. N. Y. ve ING Bank'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ING Bank vekili, müflis A.A. B. iflas idaresi memurları ve feri müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ING Bank vekili ve feri müdahil TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalı ING Bank A.Ş.'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Y. A.Ş.'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Y.A.Ş.'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en son ING Bank A.Ş.'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ING Bank A.Ş.'ye devredilen Yurtbank A.Ş.'nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan ING Bank A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan harçtan sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- […] A. B.İflas İdaresi Memurlarının temyiz itirazlarına gelince; Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.10.2007 tarih ve 2005/120-2007/381 E-K sayılı kararı ile davalılardan A.A.B.in iflasına karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, ikinci alacaklılar toplantısının ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, iflas memurlarına tebligat yapılması suretiyle kayıt kabul davası olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre müflis A.A. B. iflas idaresi memurlarının esasa yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ING Bank A.Ş. vekili ve feri müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın ING Bank yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın müflis A, A. B.yararına BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle müflis A. A. B. iflas idaresi memurlarının esasa yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden müflis A.A. B.ve davalı Ing Bank A.Ş'ye ayrı ayrı iadesine, 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101760300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz