Yazılı delil başlangıcı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/13431 E. 2014/2773 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yazılı delil başlangıcı↗ delil başlangıcı↗ tahsilde tekerrür↗ yazılı delil↗ ziya↗ hamil↗ çek↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, çeklerin keşide tarihlerinden önce 11.06.2008 tarihinde icra takibine konu edildiği, 02.07.2010 tarihinde iş bu davanın açıldığı, çeklerde zaman aşımının TTK'nın 726. maddesinde 6 ay olarak kabul edildiği, çeklerin icra takibine konu edildiği için ve daha sonra da çeklerle ilgili olarak dava açıldığından TTK'nın 662. maddesi uyarınca zaman aşımı süresinin kesildiği, kaldı ki zaman aşımına uğramış olsalar bile hamiline yazılı olarak düzenlendikleri için yazılı delil başlangıcı haline dönüştükleri, bu nedenle temel ilişkiye dayanarak çek bedellerinin talep edilebileceğinin TTK'nın 644 vd. maddelerinde düzenlendiği, davacının alınan bilirkişi raporuna göre alacaklı olduğu, çeklerin kredi borcunun ödenmesi amacı ile bankaya verildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle davacının temel ilişkiye dayanarak çek bedellerini davalıdan tahsil etmeye hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 19.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, tahsilde tekerrüre esas olunmamasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, niteliği itibariyle İİK'nın 33/a maddesine dayalı olup mahkemece, anılan Yasa maddesi uyarınca davaya bakılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken 6762 sayılı TTK'nın 644'üncü maddesinin değerlendirilmesi ve birden ziyade hukuki işlemin davanın kabulüne gerekçe yapılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13408 E. 2012/4558 K.
Ortak:çek
İncelediğiniz kararda… ve daha sonra da çeklerle ilgili olarak dava açıldığından TTK'nın 662. maddesi uyarınca zaman aşımı süresinin kesildiği, kaldı ki zaman aşımına uğramış olsalar bile «hamiline» yazılı olarak düzenlendikleri için «yazılı delil başlangıcı» haline dönüştükleri, bu nedenle temel ilişkiye dayanarak «çek» bedellerinin talep edilebileceğinin TTK'nın 644 vd. maddelerinde düzenlendiği, davacının alınan bilirkişi raporuna göre alacaklı olduğu, çeklerin kredi borcunun ödenmesi amacı ile bankaya verildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle davacının temel ilişkiye dayanarak çek bedellerini davalıdan tahsil etmeye hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 19.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, «tahsilde tekerrüre» esas olunmamasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın dava konusu «çek» nedeniyle TTK 644 maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmediğine» dair delil «ibraz» edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme · temerrüt · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın dava konusu «çek» nedeniyle TTK 644 maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmediğine» dair delil «ibraz» edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2) Dava, TTK’nun 644. maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilerek 5.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren % 70 oranında «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1221 E. 2014/3377 K.
Ortak:çek
İncelediğiniz kararda… ve daha sonra da çeklerle ilgili olarak dava açıldığından TTK'nın 662. maddesi uyarınca zaman aşımı süresinin kesildiği, kaldı ki zaman aşımına uğramış olsalar bile «hamiline» yazılı olarak düzenlendikleri için «yazılı delil başlangıcı» haline dönüştükleri, bu nedenle temel ilişkiye dayanarak «çek» bedellerinin talep edilebileceğinin TTK'nın 644 vd. maddelerinde düzenlendiği, davacının alınan bilirkişi raporuna göre alacaklı olduğu, çeklerin kredi borcunun ödenmesi amacı ile bankaya verildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle davacının temel ilişkiye dayanarak çek bedellerini davalıdan tahsil etmeye hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 19.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, «tahsilde tekerrüre» esas olunmamasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavanın 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesinde düzenlenen «sebepsiz zenginleşme» davası olarak nitelendirilmesi ve «zamanaşımı» nedeniyle reddi için öncelikle zamanaşımına uğramış mevcut bir «çek» bedelinin dava konusu edilmiş olması gerekmektedir.
Dava konusu çekin ise, davalı tarafından başka bir «çek» verileceği gerekçesiyle yırtılıp iptal edildiğine ve bu konuda ceza yargılaması mevcut olup davalının mahkumiyetine karar verildiğine göre, ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi ve davanın niteliğinin buna göre değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme · alacak davası · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın TTK 644. maddesi gereği «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı «alacak davası» olduğu, davanın «zamanaşımı» süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesinde düzenlenen «sebepsiz zenginleşme» davası olarak nitelendirilmesi ve «zamanaşımı» nedeniyle reddi için öncelikle zamanaşımına uğramış mevcut bir «çek» bedelinin dava konusu edilmiş olması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/13431 E. , 2014/2773 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/03/2013
NUMARASI 2010/407-2013/50
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/03/2013 tarih ve 2010/407-2013/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kullandırılan krediye karşılık davalının 4 adet çeki temlik/ciro ederek müvekkiline verdiğini, kredinin ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını, davalının başvurusu ile İcra Hukuk Mahkemesi tarafından çekler hakkında zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesiyle icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, ancak; icranın geri bırakılmasına karar verilebilmesi için icra takibinin kesinleşmesinden sonraki aşamada zamanaşımının dolması gerektiğini, davalının adresinden ayrılması ve yeni adresinin tespit edilememesi nedeniyle icra takiplerinin kesinleşmediğini, kredi alacağının da 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, bu sürenin de dolmadığını ileri sürerek İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2008/7717 ve 2008/7719 Esas sayılı dosyalarına konu çeklerden doğan alacak ile ilgili zamanaşımının vaki olmadığının tespitini, çek bedelleri olan 19.000 TL'nin keşide tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında, davaya konu müddeabih G. Varlık Yönetimi A.Ş. tarafından temlik alınmıştır.
Davalı vekili, zamanaşımının vaki olmadığının tespiti ile tahsil davasının birlikte görülemeyeceğini, davacının genel kredi sözleşmesine dayalı icra takibinin müvekkili hakkında kesinleştiğini, temel ilişki esas alınarak açılan davanın bu sebeple mükerrerlik teşkil edip fuzuli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, çeklerin keşide tarihlerinden önce 11.06.2008 tarihinde icra takibine konu edildiği, 02.07.2010 tarihinde iş bu davanın açıldığı, çeklerde zaman aşımının TTK'nın 726. maddesinde 6 ay olarak kabul edildiği, çeklerin icra takibine konu edildiği için ve daha sonra da çeklerle ilgili olarak dava açıldığından TTK'nın 662. maddesi uyarınca zaman aşımı süresinin kesildiği, kaldı ki zaman aşımına uğramış olsalar bile hamiline yazılı olarak düzenlendikleri için yazılı delil başlangıcı haline dönüştükleri, bu nedenle temel ilişkiye dayanarak çek bedellerinin talep edilebileceğinin TTK'nın 644 vd. maddelerinde düzenlendiği, davacının alınan bilirkişi raporuna göre alacaklı olduğu, çeklerin kredi borcunun ödenmesi amacı ile bankaya verildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle davacının temel ilişkiye dayanarak çek bedellerini davalıdan tahsil etmeye hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 19.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, tahsilde tekerrüre esas olunmamasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, niteliği itibariyle İİK'nın 33/a maddesine dayalı olup mahkemece, anılan Yasa maddesi uyarınca davaya bakılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken 6762 sayılı TTK'nın 644'üncü maddesinin değerlendirilmesi ve birden ziyade hukuki işlemin davanın kabulüne gerekçe yapılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101750700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz