Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12447 E. 2014/2530 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zeyilname↗ hmk 150↗ işlemden kaldırma↗ muafiyet↗ eş rızası↗ ek prim↗ reeskont faizi↗ yenileme↗ ihbar↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ temerrüt↗ teminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kiraladığı bahçede %35 oranında bir hasarın meydana geldiği ve bu hasarında, sözkonusu tarihlerdeki hava ve rüzgar durumunu bildiren Meteoroloji Genel Müdürlüğü raporuna göre fırtına şeklinde esen rüzgar neticesinde meydana geldiği ve bu nedenle de hasarın ve zararın dava konusu sigorta poliçesinin kapsamında ve teminatı dahilinde olduğu, sigorta poliçesinin sigorta bedeli 8.800,00 TL olup hasar oranı da %35 olduğundan, davacının tazmini gereken zararının (8.800x35/100=3.080) 3.080,00 TL olduğu, zeyilnamenin davalı TARSİM tarafından dava konusu yerdeki hasar tespiti çalışması sırasında, hasarın 05/10/2009 ile 12/10/2009 tarihleri arasında gerçekleşmesi nedeni ile sözkonusu hasar tarihinden ve hatta bu hasarın davalı TARSİM'e davacı tarafça ihbar ve bildiriminin yapılmasından yani davalı TARSİM'in bunu öğrenmesinden sonra ve tek taraflı olarak yapıldığı, davacının herhangi bir haberi, izni, rızası ve imzası olmaksızın düzenlendiği, prim olarak da davacıya herhangi bir iadede de bulunmadığı, sigorta poliçesinde muafiyet oranının tam olarak hangi oran olduğunun kesin olarak belli olmadığı, sadece üst sınırının belirtilmiş olması nedeniyle sigorta şirketince işbu muafiyet hükmü gereğince uygulanması istenen oranın ne olduğu açıkça beyan ve talep edilmedikçe mahkemece kendiliğinden dikkate alınıp uygulanamayacağı, davalı TARSİM vekilince sunulan yazılı ve sözlü beyanların hiçbirinde söz konusu muafiyet hükmüne göre tam olarak ne oranda bir muafiyet uygulanması talebi açıkça ve oran olarak belirtilmediği, uygulanabilir nitelikte bir muafiyet hükmü niteliğinde de olmadığı, davacı tarafça davalılardan G. (G.) Sigorta A.Ş. hakkındaki davayı takip etmek istemediklerinin beyan edildiği gerekçesiyle, G. Sigorta A.Ş. hakkında yeni esas üzerinden yapılacak tensip ile davanın HMK 150. md. gereğince yasal süresinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, davalı TARSİM hakkındaki davanın kısmen kabulü ile; 3.080 TL hasar bedelinin 11/11/2009 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı TARSİM vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Sigorta poliçesinin muafiyetler bölümünde fırtına halinde %20 oranında mufiyet uygulanacağı öngörülmüştür. Buna rağmen sigorta poliçesinde muafiyet oranının tam olarak belli olmadığı, sadece üst sınırın belirtildiği, sigorta şirketince de uygulanması talep edilen oranın belirtilmediği, mahkemenin bu durumu kendiliğinden değerlendirirerek karar veremeyeceği, uygulanabilir nitelikte bir muafiyet hükmü bulunmadığı gerekçesiyle muafiyet şartının uygulanmaması doğru olmamış, davalı TARSİM vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4739 E. 2013/21213 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi · hasar · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kiraladığı bahçede %35 oranında bir «hasarın» meydana geldiği ve bu hasarında, sözkonusu tarihlerdeki hava ve rüzgar durumunu bildiren Meteoroloji Genel Müdürlüğü raporuna göre fırtına şeklinde esen rüzgar neticesinde meydana geldiği ve bu nedenle de hasarın ve zararın dava konusu «sigorta poliçesinin» kapsamında ve «teminatı» dahilinde olduğu, sigorta poliçesinin sigorta bedeli 8.800,00 TL olup hasar oranı da %35 olduğundan, davacının tazmini gereken zararının (8.800x35/100=3.080) 3.080,00 TL olduğu, «zeyilnamenin» davalı TARSİM tarafından dava konusu yerdeki hasar tespiti çalışması sırasında, hasarın 05/10/2009 ile 12/10/2009 tarihleri arasında gerçekleşmesi nedeni ile sözkonusu hasar tarihinden ve hatta bu hasarın davalı TARSİM'e davacı tarafça «ihbar» ve bildiriminin yapılmasından yani davalı TARSİM'in bunu öğrenmesinden sonra ve tek taraflı olarak yapıldığı, davacının herhangi bir haberi, izni, «rızası» ve imzası olmaksızın düzenlendiği, «prim» olarak da davacıya herhangi bir iadede de bulunmadığı, sigorta poliçesinde «muafiyet» oranının tam olarak hangi oran olduğunun «kesin» olarak belli olmadığı, sadece üst sınırının belirtilmiş olması nedeniyle sigorta şirketince işbu muafiyet hükmü gereğince uygulanması istenen oranın ne olduğu açık …
Buna rağmen «sigorta poliçesinde» «muafiyet» oranının tam olarak belli olmadığı, sadece üst sınırın belirtildiği, sigorta şirketince de uygulanması talep edilen oranın belirtilmediği, mahkemenin bu durumu ken …
Sigorta A.Ş. hakkında yeni esas üzerinden yapılacak tensip ile davanın HMK 150. md. gereğince yasal süresinde «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına», davalı TARSİM hakkındaki davanın kısmen kabulü ile; 3.080 TL «hasar» bedelinin 11/11/2009 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalanan bahçesinde «sigorta poliçesinin» «teminat» altına aldığı tarihler arasında meydana gelen fırtına nedeniyle zarar oluştuğu, bu zararın toplam miktarının bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere 27.720,00 TL olduğu, poliçe hükümlerine göre bu zararın poliçe kapsamında ve teminat dahilinde kaldığı gerekçesiyle, davalılardan Güven Sigorta A.Ş. hakkında açılan «davanın açılmamış sayılmasına», davalı TARSİM A.Ş. hakkında açılan davanın ise kabulü ile 10.000 TL «hasar» bedelinin dava tarihi olan 20/01/2010 tarihinden, 17.720,00 TL’nin ise «ıslah» tarihi olan 20/10/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalı TARSİM A.Ş.'den tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen tarım «sigortası poliçesi» kapsamında sigorta örtüsü altına alınan ürünün «hasara» uğradığı iddiası ile açılan «sigorta tazminatı» istemine ilişkindir.
Ancak dosya içinde mevcut poliçe kapsamında fırtına «rizikosu» sonucunda oluşacak «hasarlar» nedeniyle ödenecek tazminata ilişkin «muafiyete» yer verildiği, buna karşın gerek bilirkişi raporunda gerekse mahkeme karar gerekçesinde, tazminat muafiyetine ilişkin herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · davanın açılmamış sayılması · riziko · açılmamış sayılma · ıslah · cy/cy kaydı · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sigortalanan bahçesinde «sigorta poliçesinin» «teminat» altına aldığı tarihler arasında meydana gelen fırtına nedeniyle zarar oluştuğu, bu zararın toplam miktarının bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere 27.720,00 TL olduğu, poliçe hükümlerine göre bu zararın poliçe kapsamında ve teminat dahilinde kaldığı gerekçesiyle, davalılardan Güven Sigorta A.Ş. hakkında açılan «davanın açılmamış sayılmasına», davalı TARSİM A.Ş. hakkında açılan davanın ise kabulü ile 10.000 TL «hasar» bedelinin dava tarihi olan 20/01/2010 tarihinden, 17.720,00 TL’nin ise «ıslah» tarihi olan 20/10/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalı TARSİM A.Ş.'den tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen tarım «sigortası poliçesi» kapsamında sigorta örtüsü altına alınan ürünün «hasara» uğradığı iddiası ile açılan «sigorta tazminatı» istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline ait elma ürününün davalı tarafça sigorta örtüsü altına alındığını, meydana gelen fırtına sonucunda üründe «hasar» oluştuğunu anacak davalının rüzgarın fırtına seviyesine ulaşmadığı gerekçesiyle «sigorta tazminatı» ödemeyi kabul etmediğini ileri sürerek dava açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak dosya içinde mevcut poliçe kapsamında fırtına «rizikosu» sonucunda oluşacak «hasarlar» nedeniyle ödenecek tazminata ilişkin «muafiyete» yer verildiği, buna karşın gerek bilirkişi raporunda gerekse mahkeme karar gerekçesinde, tazminat muafiyetine ilişkin herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11097 E. 2018/3844 K.
Ortak:muafiyet · reeskont faizi · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kiraladığı bahçede %35 oranında bir «hasarın» meydana geldiği ve bu hasarında, sözkonusu tarihlerdeki hava ve rüzgar durumunu bildiren Meteoroloji Genel Müdürlüğü raporuna göre fırtına şeklinde esen rüzgar neticesinde meydana geldiği ve bu nedenle de hasarın ve zararın dava konusu «sigorta poliçesinin» kapsamında ve «teminatı» dahilinde olduğu, sigorta poliçesinin sigorta bedeli 8.800,00 TL olup hasar oranı da %35 olduğundan, davacının tazmini gereken zararının (8.800x35/100=3.080) 3.080,00 TL olduğu, «zeyilnamenin» davalı TARSİM tarafından dava konusu yerdeki hasar tespiti çalışması sırasında, hasarın 05/10/2009 ile 12/10/2009 tarihleri arasında gerçekleşmesi nedeni ile sözkonusu hasar tarihinden ve hatta bu hasarın davalı TARSİM'e davacı tarafça «ihbar» ve bildiriminin yapılmasından yani davalı TARSİM'in bunu öğrenmesinden sonra ve tek taraflı olarak yapıldığı, davacının herhangi bir haberi, izni, «rızası» ve imzası olmaksızın düzenlendiği, «prim» olarak da davacıya herhangi bir iadede de bulunmadığı, sigorta poliçesinde «muafiyet» oranının tam olarak hangi oran olduğunun «kesin» olarak belli olmadığı, sadece üst sınırının belirtilmiş olması nedeniyle sigorta şirketince işbu muafiyet hükmü gereğince uygulanması istenen oranın ne olduğu açık …
Sigorta A.Ş. hakkında yeni esas üzerinden yapılacak tensip ile davanın HMK 150. md. gereğince yasal süresinde «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına», davalı TARSİM hakkındaki davanın kısmen kabulü ile; 3.080 TL «hasar» bedelinin 11/11/2009 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Buna rağmen «sigorta poliçesinde» «muafiyet» oranının tam olarak belli olmadığı, sadece üst sınırın belirtildiği, sigorta şirketince de uygulanması talep edilen oranın belirtilmediği, mahkemenin bu durumu ken …
Benzer bu kararda… lamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait taşınmazların bulunduğu bölgede meydana gelen fırtına nedeniyle davacının elma ağaçlarının zarar gördüğü ve zararın «sigorta sözleşmesi» kapsamında kaldığı, «sigorta poliçesine» göre fırtına nedeni ile meydana gelen «hasarlarda» sigorta bedelinin %20'si kadarının hasar ödemesinde muaf olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 18.611,61 TL'nin 04/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalı Tarsim A.Ş.'den tahsiline, diğer davalılara karşı açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2-Dava, devlet destekli bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemizin 24.04.2015 tarihli bozma ilamına uyularak bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan incelemede bozma ilamının gereğinin esasen yerine getirilmemiş olduğu, sigorta poliçesinin “«muafiyet» ve müşterek sigorta” başlıklı bölümünde ifade edildiği üzere tazminatın sigorta bedeli üzerinden hesaplanan muafiyet tutarı(%20) indirildikten sonra muafiyet oranını aşan kısmın yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı(%80) ile çarpılarak bulunan değerin tazminat olarak ödenmesi gerekirken, bilirkişiler tarafından her bir poliçe için değişen «hasar» oranları üzerinden hesaplanan sigorta bedellerine sadece %80 müşterek sigorta oranı uygulanmış olup, sigorta bedeli üzerinden muafiyet tutarı(%20) indirilmemiştir.
Oysa ki, hesaplamanın nasıl yapılacağı Dairemizin 24.04.2015 tarihli bozma ilamında da açıkça ifade edilmiş olup, “sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarı(%20) indirildikten sonra muafiyet oranını aşan kısmın yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı(%80) ile çarpılarak” tazmi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi · husumet
Benzer bu kararda… lamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait taşınmazların bulunduğu bölgede meydana gelen fırtına nedeniyle davacının elma ağaçlarının zarar gördüğü ve zararın «sigorta sözleşmesi» kapsamında kaldığı, «sigorta poliçesine» göre fırtına nedeni ile meydana gelen «hasarlarda» sigorta bedelinin %20'si kadarının hasar ödemesinde muaf olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 18.611,61 TL'nin 04/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalı Tarsim A.Ş.'den tahsiline, diğer davalılara karşı açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1920 E. 2014/11206 K.
Ortak:muafiyet · hasar · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kiraladığı bahçede %35 oranında bir «hasarın» meydana geldiği ve bu hasarında, sözkonusu tarihlerdeki hava ve rüzgar durumunu bildiren Meteoroloji Genel Müdürlüğü raporuna göre fırtına şeklinde esen rüzgar neticesinde meydana geldiği ve bu nedenle de hasarın ve zararın dava konusu «sigorta poliçesinin» kapsamında ve «teminatı» dahilinde olduğu, sigorta poliçesinin sigorta bedeli 8.800,00 TL olup hasar oranı da %35 olduğundan, davacının tazmini gereken zararının (8.800x35/100=3.080) 3.080,00 TL olduğu, «zeyilnamenin» davalı TARSİM tarafından dava konusu yerdeki hasar tespiti çalışması sırasında, hasarın 05/10/2009 ile 12/10/2009 tarihleri arasında gerçekleşmesi nedeni ile sözkonusu hasar tarihinden ve hatta bu hasarın davalı TARSİM'e davacı tarafça «ihbar» ve bildiriminin yapılmasından yani davalı TARSİM'in bunu öğrenmesinden sonra ve tek taraflı olarak yapıldığı, davacının herhangi bir haberi, izni, «rızası» ve imzası olmaksızın düzenlendiği, «prim» olarak da davacıya herhangi bir iadede de bulunmadığı, sigorta poliçesinde «muafiyet» oranının tam olarak hangi oran olduğunun «kesin» olarak belli olmadığı, sadece üst sınırının belirtilmiş olması nedeniyle sigorta şirketince işbu muafiyet hükmü gereğince uygulanması istenen oranın ne olduğu açık …
Sigorta A.Ş. hakkında yeni esas üzerinden yapılacak tensip ile davanın HMK 150. md. gereğince yasal süresinde «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına», davalı TARSİM hakkındaki davanın kısmen kabulü ile; 3.080 TL «hasar» bedelinin 11/11/2009 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
2-Sigorta poliçesinin «muafiyetler» bölümünde fırtına halinde %20 oranında mufiyet uygulanacağı öngörülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, uyulan Dairemiz bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davacının elma bahçesinin fırtına sonucu «hasara» uğradığı, zararın «teminat kapsamında» bulunduğu gerekçesiyle, davalı TARSİM yönünden davanın kısmen kabulüne, 7.070,97 TL'nin davalıdan avans faiziyle birlikte tahsiline, davalı G..
Bu itibarla, mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak, «hasar» miktarından «poliçe özel şartlarında» öngörüldüğü üzere «muafiyet» indirimi yapılıp, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bu itibarla, mahkemece Dairemizin bozma ilamında sigorta bedeli üzerinden «sigorta sözleşmesinde» öngörülen «muafiyet» indirimi yapılması gerektiği hususuna işaret olunduğu halde, yanılgılı değerlendirmelerle «hasar» bedelinin %20'sinin hesaplanarak bulunan değerin tazminat tutarından düşülmesi yoluyla yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartları · usuli kazanılmış hak · davanın açılmamış sayılması · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · açılmamış sayılma · kazanılmış hak · avans faizi
Benzer bu karardaS.. hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Yargıtay’ın bozma ilamına uyulması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına bir «usuli kazanılmış hak» doğar.
Mahkemenin, Yargıtay bozma kararına uyması halinde oluşan «usuli kazanılmış hak» nedeniyle bozma kararında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, uyulan Dairemiz bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davacının elma bahçesinin fırtına sonucu «hasara» uğradığı, zararın «teminat kapsamında» bulunduğu gerekçesiyle, davalı TARSİM yönünden davanın kısmen kabulüne, 7.070,97 TL'nin davalıdan avans faiziyle birlikte tahsiline, davalı G..
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2038 E. 2021/5670 K.
Ortak:reeskont faizi
İncelediğiniz karardaSigorta A.Ş. hakkında yeni esas üzerinden yapılacak tensip ile davanın HMK 150. md. gereğince yasal süresinde «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına», davalı TARSİM hakkındaki davanın kısmen kabulü ile; 3.080 TL «hasar» bedelinin 11/11/2009 «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne, 18.611,61 TL'nin 04.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalı Tarsim A.Ş.'den tahsiline, diğer davalılara karşı açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine dair verilen karar davalı Tarsim A.Ş. vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne, 18.611,61 TL'nin 04.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalı Tarsim A.Ş.'den tahsiline, diğer davalılara karşı açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine dair verilen karar davalı Tarsim A.Ş. vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12447 E. , 2014/2530 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 04/04/2013
NUMARASI 2010/367-2013/100
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/04/2013 tarih ve 2010/367-2013/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TARSİM vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kiralamış olduğu Kayseri ili, Yahyalı ilçesi, İlyaslı Köyünde Bozyer Mevkii'nde bulunan 1 pafta 46 parsel sayılı elma bahçesini, 27/03/2009 tarihinde 06/04/2009-28/10/2009 tarihleri arası TARSİM Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası yaptırdığını, köyde meydana gelen fırtına neticesinde sigorta edilen alanda % 30' un üzerinde hasar meydana geldiğini, TARSİM tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile hasar tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte 10.000 TL tazminat alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TARSİM vekili, hadisenin fırtına olmadığını, poliçe şartlarında rüzgar için teminat olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
[…] Sigorta A.Ş. vekili, husumet yokluğundan müvekkili yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kiraladığı bahçede %35 oranında bir hasarın meydana geldiği ve bu hasarında, sözkonusu tarihlerdeki hava ve rüzgar durumunu bildiren Meteoroloji Genel Müdürlüğü raporuna göre fırtına şeklinde esen rüzgar neticesinde meydana geldiği ve bu nedenle de hasarın ve zararın dava konusu sigorta poliçesinin kapsamında ve teminatı dahilinde olduğu, sigorta poliçesinin sigorta bedeli 8.800,00 TL olup hasar oranı da %35 olduğundan, davacının tazmini gereken zararının (8.800x35/100=3.080) 3.080,00 TL olduğu, zeyilnamenin davalı TARSİM tarafından dava konusu yerdeki hasar tespiti çalışması sırasında, hasarın 05/10/2009 ile 12/10/2009 tarihleri arasında gerçekleşmesi nedeni ile sözkonusu hasar tarihinden ve hatta bu hasarın davalı TARSİM'e davacı tarafça ihbar ve bildiriminin yapılmasından yani davalı TARSİM'in bunu öğrenmesinden sonra ve tek taraflı olarak yapıldığı, davacının herhangi bir haberi, izni, rızası ve imzası olmaksızın düzenlendiği, prim olarak da davacıya herhangi bir iadede de bulunmadığı, sigorta poliçesinde muafiyet oranının tam olarak hangi oran olduğunun kesin olarak belli olmadığı, sadece üst sınırının belirtilmiş olması nedeniyle sigorta şirketince işbu muafiyet hükmü gereğince uygulanması istenen oranın ne olduğu açıkça beyan ve talep edilmedikçe mahkemece kendiliğinden dikkate alınıp uygulanamayacağı, davalı TARSİM vekilince sunulan yazılı ve sözlü beyanların hiçbirinde söz konusu muafiyet hükmüne göre tam olarak ne oranda bir muafiyet uygulanması talebi açıkça ve oran olarak belirtilmediği, uygulanabilir nitelikte bir muafiyet hükmü niteliğinde de olmadığı, davacı tarafça davalılardan G.
(G.) Sigorta A.Ş. hakkındaki davayı takip etmek istemediklerinin beyan edildiği gerekçesiyle, G. Sigorta A.Ş. hakkında yeni esas üzerinden yapılacak tensip ile davanın HMK 150. md. gereğince yasal süresinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, davalı TARSİM hakkındaki davanın kısmen kabulü ile;
3. 080 TL hasar bedelinin 11/11/2009 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı TARSİM vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Sigorta poliçesinin muafiyetler bölümünde fırtına halinde %20 oranında mufiyet uygulanacağı öngörülmüştür. Buna rağmen sigorta poliçesinde muafiyet oranının tam olarak belli olmadığı, sadece üst sınırın belirtildiği, sigorta şirketince de uygulanması talep edilen oranın belirtilmediği, mahkemenin bu durumu kendiliğinden değerlendirirerek karar veremeyeceği, uygulanabilir nitelikte bir muafiyet hükmü bulunmadığı gerekçesiyle muafiyet şartının uygulanmaması doğru olmamış, davalı TARSİM vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TARSİM vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TARSİM vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı TARSİM'e iadesine, 13/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101727700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz