Müdürün azli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1930 E. 2014/8512 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müdürün azli↗ ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)↗ şirketin feshi ve tasfiyesi↗ ttk 636/3↗ şirket müdürünün azli↗ vekile tebligat↗ çıkma payı↗ ortaklıktan çıkarılma↗ şirket müdürlüğü↗ şirketin feshi↗ şirket müdürü↗ protokol↗ kâr payı↗ tebligat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı ortaklar arasında meydana gelen olaylar sonucunda, tarafların birbirlerine güvenlerinin kalmadığı, bu şartlarda ortağı bulundukları şirketi yönetme konusunda birlikte hareket etmelerinin mümkün bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafça şirketin feshi ve tasfiyesi, şirket müdürünün azli talep edilmiş ise de, 6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi kapsamında haklı sebeplerin varlığı halinde her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin istem yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına hükmedebileceğinin düzenlendiği, davacı tarafça da bu düzenlemeye uygun olarak bilirkişi raporu ile tespit edilen şirketin 517.783,79 TL'lik sermaye değeri üzerinden davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesinin talep edildiği, şirketin tespit edilen öz varlığının belirtilen miktarda aktif değere sahip olduğu, davalı şirket kayıtlarında bulunan.plakalı aracın . ait olduğu yönündeki protokolün mülkiyeti devredecek nitelikte bulunmadığı, 2918 sayılı Yasa'nın 20. maddesine göre araçların mülkiyetinin ancak noter satışlarıyla intikal edeceği, dolayısıyla davalı şirket adına kayıtlı bulunan . plakalı aracın mülkiyetinin davalı şirkette bulunduğu ve aktif değerlerinde yer alması gerektiği, davacının payı karşılığı gerçek değerinin 172.606,92 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının, davalı şirket ortaklığından 4667 payının gerçek karşılığı olan 172.606,92 TL ödenmek suretiyle çıkarılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ve davalı A.. Ö.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı A.. Ö..'in şirket müdürü olmasına, kendisine davalı şirkete tebligat yapılan adreste tebligat yapılmış olmasına ve şirket vekilinin de şirket müdürü olan davalı A.. Ö.. ve D.. K.. tarafından tayin edilmiş olmasına göre, mümeyyiz davalılar vekillerinin tebligatlara yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirketin feshi, tasfiyesi, şirket müdürün azli, şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi istemlerine ilişkin olup, mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi değerlendirilmek suretiyle davacının şirketten çıkarılmasına ve çıkma payının tahsiline karar verilmiş, karar başlığında tüm davalılar gösterilmesine rağmen çıkma bedelinin hangisi tarafından ödeneceği gösterilmemiştir. Bu durum, hükmün infazında tereddüte yol açacak niteliktedir. […]. Ö.. ve D.. K..'nin şirket müdürü olduğu anlaşılmakla, bu davalılara şirket müdürün azline ilişkin olarak açılan davada husumet düşmekte ise de, şirketten çıkma, şirketin feshi ve tasfiyesi davasında şirket dışında şirket müdürleri ve ortaklara husumet düşmemektedir. Bu nedenle, mahkemece çıkma payının hangi davalıdan tahsil edileceği hükümde belirtilmemiş olmakla, bu hususlar göz önünde bulundurularak hüküm oluşturulmak üzere mahkemece verilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4582 E. 2021/4225 K.
Ortak:müdürün azli · şirketin feshi ve tasfiyesi · çıkma payı · ortaklıktan çıkarılma · şirket müdürlüğü · şirketin feshi · şirket müdürü · kâr payı · dava şartı
İncelediğiniz kararda2- Dava, davalı «şirketin feshi, tasfiyesi», «şirket müdürün azli», şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi istemlerine ilişkin olup, mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi değerlendirilmek suretiyle davacının şirketten çıkarılmasına ve «çıkma payının» tahsiline karar verilmiş, karar başlığında tüm davalılar gösterilmesine rağmen çıkma bedelinin hangisi tarafından ödeneceği gösterilmemiştir.
… rine güvenlerinin kalmadığı, bu şartlarda ortağı bulundukları şirketi yönetme konusunda birlikte hareket etmelerinin mümkün bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafça «şirketin feshi» ve tasfiyesi, «şirket müdürünün azli» talep edilmiş ise de, 6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi kapsamında haklı sebeplerin varlığı halinde her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin istem yerine davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına hükmedebileceğinin düzenlendiği, davacı tarafça da bu düzenlemeye uygun olarak bilirkişi raporu ile tespit edilen şirketin 517.783,79 TL'lik sermaye değeri üzerinden davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmesinin talep edildiği, şirketin tespit edilen öz varlığının belirtilen miktarda aktif değere sahip olduğu, davalı şirket kayıtlarında bulunan.plakalı aracın . ait olduğu yönündeki «protokolün» mülkiyeti devredecek nitelikte bulunmadığı, 2918 sayılı Yasa'nın 20. maddesine göre araçların mülkiyetinin ancak noter satışlarıyla intikal edeceği, dolayısıyla da …
K..'nin «şirket müdürü» olduğu anlaşılmakla, bu davalılara şirket müdürün azline ilişkin olarak açılan davada «husumet» düşmekte ise de, şirketten çıkma, «şirketin feshi» ve tasfiyesi davasında şirket dışında «şirket müdürleri» ve ortaklara husumet düşmemektedir.
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına ve yargılama aşamasında en «son» alınan rapor ve ek raporlara göre, davacının «çıkma payı» karşılığının ekonomik değerinin kalmadığı, bu şartlar altında davacının davalı şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilse bile, kendisine ödenecek ayrılma payının bulunmadığı, davacının çıkma payı ödenmeksizin şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi gerektiği, davacının, davalı şirketteki % 34 oranındaki hissesinin 31.12.2015 tarihi itibariyle herhangi bir değerinin kalmadığı anlaşıldığından davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, çıkma payı isteminin ise reddine karar verilmesi gerektiği, davalılardan ... ve ...'nin «şirket müdürü» olduğu anlaşılmakla, bu davalılara şirket müdürün azline ilişkin olarak açılan davada «husumet» düşmekte ise de, şirketten çıkma, «şirketin feshi» ve tasfiyesi davasında şirket dışında «şirket müdürleri» ve ortaklara husumet düşmediği, diğer davalı ... yönünden ise şirket ortağı olması nedeniyle «müdür azli», şirketten çıkma, «fesih» ve «tasfiye» davasında husumet düşmediği, davacının şirket müdürü davalı ...'nin müdürlükten azli ya da tasarrufu muameleler yapma «yetkisinin» kaldırılmasına ilişkin talebinin Yargıtay bozma ilamı dışında kalarak davacı tarafından temiz edilmediğinden kesinleştiği ve «usulü kazanılmış hak» teşkil edeceği gerekçesiyle davacının davalılar ... , ... ve ... yönünden şirketten çıkma fesih ve tasfiye davasının davalı «sıfat yokluğundan» HMK'nın 114 ve 115/2. maddeleri uyarınca «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davacının şirket müdürü davalı ...'nin müdürlükten azli ya da tasarrufu muameleler yapma yetkisinin kaldırılmasına ilişkin talebinin Yargıtay bozma ilamı dışında kalarak davacı tarafından temyiz edilmediğinden kesinleştiği ve usulü kazanılmış hak teşkil edeceği anlaşıldığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davacının davalı ...
Dava, davalı «şirketin feshi, tasfiyesi», «şirket müdürün azli», şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi istemlerine ilişkindir.
Şti'nin «ortaklığından çıkarılmasına», davacının 4667 «payının» gerçek değerinin karşılığı kalmadığı anlaşıldığından «çıkma payı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · tahkikat · usuli kazanılmış hak · pasif husumet yokluğu · kazanılmış hak · pasif husumet · fesih · husumet yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına ve yargılama aşamasında en «son» alınan rapor ve ek raporlara göre, davacının «çıkma payı» karşılığının ekonomik değerinin kalmadığı, bu şartlar altında davacının davalı şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilse bile, kendisine ödenecek ayrılma payının bulunmadığı, davacının çıkma payı ödenmeksizin şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi gerektiği, davacının, davalı şirketteki % 34 oranındaki hissesinin 31.12.2015 tarihi itibariyle herhangi bir değerinin kalmadığı anlaşıldığından davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, çıkma payı isteminin ise reddine karar verilmesi gerektiği, davalılardan ... ve ...'nin «şirket müdürü» olduğu anlaşılmakla, bu davalılara şirket müdürün azline ilişkin olarak açılan davada «husumet» düşmekte ise de, şirketten çıkma, «şirketin feshi» ve tasfiyesi davasında şirket dışında «şirket müdürleri» ve ortaklara husumet düşmediği, diğer davalı ... yönünden ise şirket ortağı olması nedeniyle «müdür azli», şirketten çıkma, «fesih» ve «tasfiye» davasında husumet düşmediği, davacının şirket müdürü davalı ...'nin müdürlükten azli ya da tasarrufu muameleler yapma «yetkisinin» kaldırılmasına ilişkin talebinin Yargıtay bozma ilamı dışında kalarak davacı tarafından temiz edilmediğinden kesinleştiği ve «usulü kazanılmış hak» teşkil edeceği gerekçesiyle davacının davalılar ... , ... ve ... yönünden şirketten çıkma fesih ve tasfiye davasının davalı «sıfat yokluğundan» HMK'nın 114 ve 115/2. maddeleri uyarınca «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davacının şirket müdürü davalı ...'nin müdürlükten azli ya da tasarrufu muameleler yapma yetkisinin kaldırılmasına ilişkin talebinin Yargıtay bozma ilamı dışında kalarak davacı tarafından temyiz edilmediğinden kesinleştiği ve usulü kazanılmış hak teşkil edeceği anlaşıldığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», davacının davalı ...
Şti. aleyhine açtığı şirketin «fesih» ve tasfiyesine ilişkin dava yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesi yerine davacı ...'nin davalı ...
Bu durumda mahkemece davacının davalı şirketten çıkma tarihinin «son» karar tarihi olduğu kabul edilerek, bu tarihe en yakın tarihteki verilere göre yapılan «bilirkişi incelemesi» esas alınarak davacının «çıkma payının» belirlenmesi doğru olmadığı gibi, çıkma payının hesaplanmasına esas alınan hesaplama yöntemi, «tahkikat» ve bilirkişi değerlendirmeleri davacı ortak tarafından ciddi itirazlara uğramış olmasına rağmen, bu itirazlar giderilmeden sonuca gidilmesi de doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13794 E. 2014/20001 K.
Ortak:kâr payı
İncelediğiniz kararda… rine güvenlerinin kalmadığı, bu şartlarda ortağı bulundukları şirketi yönetme konusunda birlikte hareket etmelerinin mümkün bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafça «şirketin feshi» ve tasfiyesi, «şirket müdürünün azli» talep edilmiş ise de, 6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi kapsamında haklı sebeplerin varlığı halinde her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin istem yerine davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına hükmedebileceğinin düzenlendiği, davacı tarafça da bu düzenlemeye uygun olarak bilirkişi raporu ile tespit edilen şirketin 517.783,79 TL'lik sermaye değeri üzerinden davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmesinin talep edildiği, şirketin tespit edilen öz varlığının belirtilen miktarda aktif değere sahip olduğu, davalı şirket kayıtlarında bulunan.plakalı aracın . ait olduğu yönündeki «protokolün» mülkiyeti devredecek nitelikte bulunmadığı, 2918 sayılı Yasa'nın 20. maddesine göre araçların mülkiyetinin ancak noter satışlarıyla intikal edeceği, dolayısıyla da …
2- Dava, davalı «şirketin feshi, tasfiyesi», «şirket müdürün azli», şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi istemlerine ilişkin olup, mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi değerlendirilmek suretiyle davacının şirketten çıkarılmasına ve «çıkma payının» tahsiline karar verilmiş, karar başlığında tüm davalılar gösterilmesine rağmen çıkma bedelinin hangisi tarafından ödeneceği gösterilmemiştir.
Bu nedenle, mahkemece «çıkma payının» hangi davalıdan tahsil edileceği hükümde belirtilmemiş olmakla, bu hususlar göz önünde bulundurularak hüküm oluşturulmak üzere mahkemece verilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, davacının davalı şirket ortaklığından «payının» gerçek karşılığı olan 172.606,92 TL ödenmek suretiyle çıkarılmasına dair verilen karar, davalı şirket vekili ve davalı ... vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.
Ortak:kâr payı
İncelediğiniz kararda… rine güvenlerinin kalmadığı, bu şartlarda ortağı bulundukları şirketi yönetme konusunda birlikte hareket etmelerinin mümkün bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafça «şirketin feshi» ve tasfiyesi, «şirket müdürünün azli» talep edilmiş ise de, 6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi kapsamında haklı sebeplerin varlığı halinde her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin istem yerine davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına hükmedebileceğinin düzenlendiği, davacı tarafça da bu düzenlemeye uygun olarak bilirkişi raporu ile tespit edilen şirketin 517.783,79 TL'lik sermaye değeri üzerinden davacının «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmesinin talep edildiği, şirketin tespit edilen öz varlığının belirtilen miktarda aktif değere sahip olduğu, davalı şirket kayıtlarında bulunan.plakalı aracın . ait olduğu yönündeki «protokolün» mülkiyeti devredecek nitelikte bulunmadığı, 2918 sayılı Yasa'nın 20. maddesine göre araçların mülkiyetinin ancak noter satışlarıyla intikal edeceği, dolayısıyla da …
2- Dava, davalı «şirketin feshi, tasfiyesi», «şirket müdürün azli», şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi istemlerine ilişkin olup, mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi değerlendirilmek suretiyle davacının şirketten çıkarılmasına ve «çıkma payının» tahsiline karar verilmiş, karar başlığında tüm davalılar gösterilmesine rağmen çıkma bedelinin hangisi tarafından ödeneceği gösterilmemiştir.
Bu nedenle, mahkemece «çıkma payının» hangi davalıdan tahsil edileceği hükümde belirtilmemiş olmakla, bu hususlar göz önünde bulundurularak hüküm oluşturulmak üzere mahkemece verilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · kâr payı alacağı · limited şirket · ıslah
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosyada bilirkişi raporu alınmasından sonra davacının davasını bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden «ıslah» etmesine ve bu miktarı davalıların kabul etmesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1930 E. , 2014/8512 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/10/2013
NUMARASI 2011/140-2013/276
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/10/2013 tarih ve 2011/140-2013/276 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili ve davalı A.. Ö.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tasfiyesini talep ettiği davalı şirkette %34 pay sahibi olduğunu, şirketin kazanç sağlama amacını yerine getiremediğini, hesap ve bilançolarının, resmi kayıt ve defterlerinin yanıltıcı ve hileli olduğunu, diğer ortakların ve özellikle şirket müdürlerinden olan davalı D.. K..'nin davranışlarının şirket faaliyetlerini sekteye uğratacak, karşılıklı güveni ortadan kaldıracak nitelikte bulunduğunu, davalı ortaklar ve aynı zamanda şirket müdürleri olan D.. K.. ve A.. Ö..'in dava dışı D.Petrol Ürünleri Taşımacılık Oto... Ltd. Şti ve K. Seyahat Turizm Ltd. Şti'nin müdürlüğünü yaparak ve bu firmalar adına faaliyette bulunduğunu, TTK'nın 547. maddesi kapsamında rekabet yasağını ihlal ettiklerini, D..
K..'nin şirkete ait bazı araçları devrederek şirketin öz varlığını azalttığını belirterek şirket müdürü davalı D.. K..'nin müdürlükten azlini veya tasarrufi muameleler yapma yetkisinin kaldırılmasını, şirketin tasfiyesini ve bu süreçte kayyıma devrini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının uzun bir süre tasfiyesini istediği davalı şirketin müdürlük görevini ifa ettiğini, rekabet yasağı ihlalinin sözkonusu olmadığını, şirkete ait aracın satışına ilişkin kararda davacının imzasının bulunduğunu, zararın sözkonusu olmadığını, şirketin tasfiyesini gerektirir yasal koşulların oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiş, mahkemece uygun görülmesi halinde davacının hissesinin ekonomik değerinin tespiti ile bunun davacıya verilmesi şartı ile davacının ortaklık sıfatının sonlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı ortaklar arasında meydana gelen olaylar sonucunda, tarafların birbirlerine güvenlerinin kalmadığı, bu şartlarda ortağı bulundukları şirketi yönetme konusunda birlikte hareket etmelerinin mümkün bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafça şirketin feshi ve tasfiyesi, şirket müdürünün azli talep edilmiş ise de, 6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi kapsamında haklı sebeplerin varlığı halinde her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin istem yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına hükmedebileceğinin düzenlendiği, davacı tarafça da bu düzenlemeye uygun olarak bilirkişi raporu ile tespit edilen şirketin 517.783,79 TL'lik sermaye değeri üzerinden davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesinin talep edildiği, şirketin tespit edilen öz varlığının belirtilen miktarda aktif değere sahip olduğu, davalı şirket kayıtlarında bulunan.plakalı aracın .
ait olduğu yönündeki protokolün mülkiyeti devredecek nitelikte bulunmadığı, 2918 sayılı Yasa'nın 20. maddesine göre araçların mülkiyetinin ancak noter satışlarıyla intikal edeceği, dolayısıyla davalı şirket adına kayıtlı bulunan . plakalı aracın mülkiyetinin davalı şirkette bulunduğu ve aktif değerlerinde yer alması gerektiği, davacının payı karşılığı gerçek değerinin 172.606,92 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının, davalı şirket ortaklığından 4667 payının gerçek karşılığı olan 172.606,92 TL ödenmek suretiyle çıkarılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ve davalı A.. Ö.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı A.. Ö..'in şirket müdürü olmasına, kendisine davalı şirkete tebligat yapılan adreste tebligat yapılmış olmasına ve şirket vekilinin de şirket müdürü olan davalı A.. Ö.. ve D.. K.. tarafından tayin edilmiş olmasına göre, mümeyyiz davalılar vekillerinin tebligatlara yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirketin feshi, tasfiyesi, şirket müdürün azli, şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi istemlerine ilişkin olup, mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi değerlendirilmek suretiyle davacının şirketten çıkarılmasına ve çıkma payının tahsiline karar verilmiş, karar başlığında tüm davalılar gösterilmesine rağmen çıkma bedelinin hangisi tarafından ödeneceği gösterilmemiştir. Bu durum, hükmün infazında tereddüte yol açacak niteliktedir. […]. Ö.. ve D.. K..'nin şirket müdürü olduğu anlaşılmakla, bu davalılara şirket müdürün azline ilişkin olarak açılan davada husumet düşmekte ise de, şirketten çıkma, şirketin feshi ve tasfiyesi davasında şirket dışında şirket müdürleri ve ortaklara husumet düşmemektedir.
Bu nedenle, mahkemece çıkma payının hangi davalıdan tahsil edileceği hükümde belirtilmemiş olmakla, bu hususlar göz önünde bulundurularak hüküm oluşturulmak üzere mahkemece verilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalılar vekillerinin tebligatlara yönelik temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle, mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA; (3) numaralı bentte yazılı nedenlerle, mümeyyiz davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101719400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz