6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü | Kararın kaldırılması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3975 E. 2024/619 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
el koyma yargılama giderleri ihtiyati tedbir yargılama gideri esastan ret yükleten (shipper) vekalet ücreti iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/348 E., 2020/147 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin hali hazırda tescilli olan "KOMAŞ+ŞEKİL" markaları olduğunu, Komaş markasının ... süredir müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin 11.05.1996 yılında Antalya Burhanettin Onat Caddesi üzerinde Komaş adı ile mağaza açtığını, açılış öncesi Antalya'da geniş duyurular yapıldığını, açılışa birçok bürokratın katıldığını, Komaş mağazasının giyim, gıda, kozmetik, oyuncak, yiyecek ve içecek olmak üzere geniş bir alanda son satışını yaptığı 06.09.2015 tarihine kadar kesintisiz hizmet verdiğini, Antalya'da ikamet eden vatandaşlarca da çok iyi bilindiğini, davalının müvekkiline ait Komaş isimli mağazada 01.08.2013 tarihinde çalışmaya başladığını, müvekkilinin mağazasının kapanmasından sonra davalının hemen yan binada "Komaş Döner" adı ile dönercilik yapmaya başladığını, davalının müvekkilinin yıllar içerisinde yoğun çaba ile piyasada sevilir, bilinir hale getirdiği markasını birebir içerir nitelikte tescil ettirdiğini, müvekkiline ait Komaş markasının renkleri olan ... ve kırmızı renklerde flama ve brandalar yaptırdığını, davalının müvekkilinin markasının köklü isim ve güvenilirliğini kullanarak haksız kazanç sağladığını, müvekkilinin markasından ve markasının ününden haberdar olmamasının düşünülemeyeceğini, bu sebeple davalının kötü niyetli olduğunu, markanın hükümsüzlüğünün gerektiğini, bir markanın tescili için bir teşebbüsün mal veya hizmetlerinin bir başka teşebbüsün mal ve hizmetlerinde ayırt etmeyi sağlamış olması hususunun zorunlu olduğunu, anılan hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer markalarının tescil edilemeyeceğini, bu nedenle markanın hükümsüzlüğünün gerektiğini, müvekkiline ait Komaş markasının birçok sınıfta tescilli olduğunu, Türkiye çapında ve yurtdışında birçok sektörde yoğun ve aktif kullanıldığını, müvekkilinin Komaş ibareli markasının iltibas nedeniyle ve davalının markayı tescil ettirmeden önce müvekkili tarafından kullanılıyor olmasından dolayı karıştırılacağını ve markanın kanunun 6/3 maddesine göre hükümsüzlüğünün gerektiğini, müvekkilinin telafisi güç zararlara uğramasının engellenmesi amacıyla ve yargılama sürecinde dava konusu markanın üçüncü şahıslara devrinin önlenebilmesi adına ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, yapılacak yargılama sonucunda ilgili markanın hükümsüzlüğüne ve resmi marka sicilinden terkinine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; işinin dönercilik olduğunu, kendisinin şirket açmadığını, yaptıkları işin ve ticaretin tamamen farklı olduğunu, kötü niyetli olmadığını, kötü niyetli olsa idi zaten davacının markasının tescilli olduğu diğer sınıflarda da başvuruda bulunabilecek olduğunu, ancak bulunmadığını, kendisinin davacı tarafın mağazasında çalışmasının işletmeye isim koyma hakkına engel olamayacağını, sattığı ürünün isimle değil ustalıkla tanındığını, piyasada döner ustası olarak bilindiğini, yapılan işlerin tamamen farklı olduğunu, davacının Antalya'da herhangi bir işletmesinin olmadığını, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi gerektiğini, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalıya ait marka ile davacının kullandığı markanın fonetik ve görsel olarak aynı nitelikte olduğu, ayrıca davalının davacı tarafından Antalya'da açılan aynı isimle işletilen mağazada kafeterya bölümünde çalıştığı, mevcut hal itibariyle söz konusu markayı kullanmasının ve adına tescil ettirmesinin kötü niyetli olduğu hususu değerlendirilmek suretiyle hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun uzman olmayan bir bilirkişiden alınmış ve olaya açıklık getirmeyen bir rapor olması nedeni ile kabul edilemez ve yetersiz olduğunu, müvekkilinin, davacı şirketin yanında önce mağaza bölümünde işe başlamış daha sonra mağazanın yan bölümünde kurulan ve Karınca kafeterya adıyla faaliyete başlayan lokantada çok ... süre döner ustası olarak çalıştığını, müvekkilinin hazırlamış olduğu dönerin bu süre içerisinde bölge halkı arasında meşhur olmuş ve adeta müvekkil ile özdeşleştiğini, önceleri KOMAŞ markası bölge halkı açısından yalnızca bir market adı olarak hafızalara girmişken müvekkilimin döner ustası olarak çalışmaya başladığı andan itibaren KOMAŞ markası market ile beraber dönerci olarak ve müvekkili ile anılmaya başlandığını, davacı şirketin hiç bir zaman KOMAŞ markasını yeme içme sektöründe kullanmadığını, daha sonra davacı şirketin bölgedeki faaliyetini sonlandırma kararı aldığını, müvekkilinin de bu süreçten sonra bölgede faaliyetine devam ettirmek istemiş ve bölge halkındaki bilinirliğine güvenerek '... USTA KOMAŞ DÖNER' adı altında işletmesini kurduğunu, davacının marka tescil başvurusuna itiraz etmediğini, davalı markası ile davacı markaları arasında şekil benzerliği haricinde bir benzerlik bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4269 E. 2022/7939 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4417 E. 2024/2102 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hakkı | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7783 E. 2016/2619 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4291 E. 2024/865 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4491 E. 2024/1407 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3975 E.  ,  2024/619 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1529 Esas 2022/305 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2018/348 E., 2020/147 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin hali hazırda tescilli olan "KOMAŞ+ŞEKİL" markaları olduğunu, Komaş markasının ... süredir müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin 11.05.1996 yılında Antalya Burhanettin Onat Caddesi üzerinde Komaş adı ile mağaza açtığını, açılış öncesi Antalya'da geniş duyurular yapıldığını, açılışa birçok bürokratın katıldığını, Komaş mağazasının giyim, gıda, kozmetik, oyuncak, yiyecek ve içecek olmak üzere geniş bir alanda son satışını yaptığı 06.09.2015 tarihine kadar kesintisiz hizmet verdiğini, Antalya'da ikamet eden vatandaşlarca da çok iyi bilindiğini, davalının müvekkiline ait Komaş isimli mağazada 01.08.2013 tarihinde çalışmaya başladığını, müvekkilinin mağazasının kapanmasından sonra davalının hemen yan binada "Komaş Döner" adı ile dönercilik yapmaya başladığını, davalının müvekkilinin yıllar içerisinde yoğun çaba ile piyasada sevilir, bilinir hale getirdiği markasını birebir içerir nitelikte tescil ettirdiğini, müvekkiline ait Komaş markasının renkleri olan ...

ve kırmızı renklerde flama ve brandalar yaptırdığını, davalının müvekkilinin markasının köklü isim ve güvenilirliğini kullanarak haksız kazanç sağladığını, müvekkilinin markasından ve markasının ününden haberdar olmamasının düşünülemeyeceğini, bu sebeple davalının kötü niyetli olduğunu, markanın hükümsüzlüğünün gerektiğini, bir markanın tescili için bir teşebbüsün mal veya hizmetlerinin bir başka teşebbüsün mal ve hizmetlerinde ayırt etmeyi sağlamış olması hususunun zorunlu olduğunu, anılan hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer markalarının tescil edilemeyeceğini, bu nedenle markanın hükümsüzlüğünün gerektiğini, müvekkiline ait Komaş markasının birçok sınıfta tescilli olduğunu, Türkiye çapında ve yurtdışında birçok sektörde yoğun ve aktif kullanıldığını, müvekkilinin Komaş ibareli markasının iltibas nedeniyle ve davalının markayı tescil ettirmeden önce müvekkili tarafından kullanılıyor olmasından dolayı karıştırılacağını ve markanın kanunun 6/3 maddesine göre hükümsüzlüğünün gerektiğini, müvekkilinin telafisi güç zararlara uğramasının engellenmesi amacıyla ve yargılama sürecinde dava konusu markanın üçüncü şahıslara devrinin önlenebilmesi adına ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, yapılacak yargılama sonucunda ilgili markanın hükümsüzlüğüne ve resmi marka sicilinden terkinine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; işinin dönercilik olduğunu, kendisinin şirket açmadığını, yaptıkları işin ve ticaretin tamamen farklı olduğunu, kötü niyetli olmadığını, kötü niyetli olsa idi zaten davacının markasının tescilli olduğu diğer sınıflarda da başvuruda bulunabilecek olduğunu, ancak bulunmadığını, kendisinin davacı tarafın mağazasında çalışmasının işletmeye isim koyma hakkına engel olamayacağını, sattığı ürünün isimle değil ustalıkla tanındığını, piyasada döner ustası olarak bilindiğini, yapılan işlerin tamamen farklı olduğunu, davacının Antalya'da herhangi bir işletmesinin olmadığını, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi gerektiğini, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalıya ait marka ile davacının kullandığı markanın fonetik ve görsel olarak aynı nitelikte olduğu, ayrıca davalının davacı tarafından Antalya'da açılan aynı isimle işletilen mağazada kafeterya bölümünde çalıştığı, mevcut hal itibariyle söz konusu markayı kullanmasının ve adına tescil ettirmesinin kötü niyetli olduğu hususu değerlendirilmek suretiyle hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun uzman olmayan bir bilirkişiden alınmış ve olaya açıklık getirmeyen bir rapor olması nedeni ile kabul edilemez ve yetersiz olduğunu, müvekkilinin, davacı şirketin yanında önce mağaza bölümünde işe başlamış daha sonra mağazanın yan bölümünde kurulan ve Karınca kafeterya adıyla faaliyete başlayan lokantada çok ... süre döner ustası olarak çalıştığını, müvekkilinin hazırlamış olduğu dönerin bu süre içerisinde bölge halkı arasında meşhur olmuş ve adeta müvekkil ile özdeşleştiğini, önceleri KOMAŞ markası bölge halkı açısından yalnızca bir market adı olarak hafızalara girmişken müvekkilimin döner ustası olarak çalışmaya başladığı andan itibaren KOMAŞ markası market ile beraber dönerci olarak ve müvekkili ile anılmaya başlandığını, davacı şirketin hiç bir zaman KOMAŞ markasını yeme içme sektöründe kullanmadığını, daha sonra davacı şirketin bölgedeki faaliyetini sonlandırma kararı aldığını, müvekkilinin de bu süreçten sonra bölgede faaliyetine devam ettirmek istemiş ve bölge halkındaki bilinirliğine güvenerek '...

USTA KOMAŞ DÖNER' adı altında işletmesini kurduğunu, davacının marka tescil başvurusuna itiraz etmediğini, davalı markası ile davacı markaları arasında şekil benzerliği haricinde bir benzerlik bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanları tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017013600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.