İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4403 E. 2024/473 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kur farkı alacağı↗ kur farkı↗ icra inkâr tazminatı↗ ticari defter kayıtları↗ kötü niyet tazminatı↗ vade↗ kötü niyet↗ ticari defter↗ çek↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/1575 E., 2020/704 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki akdi ilişkide satış bedelinin USD cinsinden belirlendiğini, itiraza uğramayan satış faturalarında USD para biriminin yer aldığını, davalı tarafından TL cinsinden ödeme yapıldığından ödeme tarihindeki kur üzerinden USD para birimine çevrildiğini, bundan dolayı kur farkı alacağının ortaya çıkmasına rağmen farkın ödenmediğini, satın alınan mallar karşılığında müvekkil şirkete TL cinsinden ve ileri keşide/vade tarihli çeklerin cirolanıp verildiğini, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları ile bu durumun ... olduğunu, çeklerden iki tanesinin karşılıksız çıkması nedeniyle başlatılan takibe davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kur farkına ilişkin taraflar arasında bir sözleşmenin bulunmadığını, yanlar arasında hiç bir zaman döviz üzerinden alışveriş yapılmadığını, söz konusu alım satıma ilişkin faturaların hangi döviz cinsinden hesap edildiğinin belli olmadığını savunarak, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekle yapılan TL cinsindeki ödemelerin davacı tarafından kabul edilmesi nedeni ile kur farkı talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türk Lirası olarak yapılan ödeme günündeki ... döviz satış kurunun belirlenip kur farkı oluşup oluşmadığının saptanması gerektiğinin içtihatlarda vurgulandığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz üzerinden icra edildiğini, müvekkilinin, davalının cari hesabını ve yapılan tahsilatları döviz ... üzerinden işleyip faturalandırdığını, bunun davalı tarafından da kabul edilerek işlendiğinin dosya kapsamında alınan 01.06.2020 ve 13.07.2020 tarihli bilirkişi raporları ile de ... olduğunu, tüm bunlara rağmen; yerel mahkemece dosya kapsamına ve yüksek mahkemenin emsal içtihatlarına uygun olmayan hatalı bir değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.12.2020 tarih, 2020/2682 E. ve 2020/5731 K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, davacı yanca, alacağının tahsili için davalı tarafından verilen TL cinsinden düzenlenen çeklerin teslim alınmış olması ve çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddi kararında bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebep ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kur farkı alacağından kaynaklı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/528 E. 2011/8980 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · navlun · fatura · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… den bu tutar üzerinden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibine vaki itirazın 3.604,00 TL için iptaline, asıl alacağın % 40’ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili davaya konu icra takibini 2.950,00 USD «asıl alacak» için başlatmış olup, icra takibinin dayanağı olarak gösterilen «fatura» da bedel USD olarak belirlendiği gibi, itirazın iptali davasını açarken de davacı taraf talebinin USD para birimi cinsinden itirazın iptalini istediğini açıkça anlaşılacak şekilde dava dilekçesinde belirtmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4578 E. 2024/6360 K.
Ortak:kur farkı alacağı · kur farkı · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · çek · teslim · e-defter · İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda… da USD para biriminin yer aldığını, davalı tarafından TL cinsinden ödeme yapıldığından ödeme tarihindeki kur üzerinden USD para birimine çevrildiğini, bundan dolayı «kur farkı alacağının» ortaya çıkmasına rağmen farkın ödenmediğini, satın alınan mallar karşılığında müvekkil şirkete TL cinsinden ve ileri keşide/«vade» tarihli çeklerin cirolanıp verildiğini, her iki tarafın «ticari defter» ve kayıtları ile bu durumun ... olduğunu, çeklerden iki tanesinin karşılıksız çıkması nedeniyle başlatılan takibe davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz et …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; «kur farkına» ilişkin taraflar arasında bir sözleşmenin bulunmadığını, yanlar arasında hiç bir zaman döviz üzerinden alışveriş yapılmadığını, söz konusu alım satıma ilişkin faturaların hangi döviz cinsinden hesap edildiğinin belli olmadığını savunarak, davanın reddine ve «kötü niyet tazminatına» karar verilmesini istemiştir.
… 2020/2682 E. ve 2020/5731 K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, davacı yanca, alacağının tahsili için davalı tarafından verilen TL cinsinden düzenlenen çeklerin «teslim» alınmış olması ve çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle «çek» üzerindeki bedel dışında herhangi bir «kur farkı» talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddi kararında bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar ve …
Benzer bu kararda… E MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında USD üzerinden düzenlenen «fatura» bedellerinin vadeli olarak ve TL üzerinden ödenmesi halinde «kur farkı» ödeneceğine ilişkin yazılı veya sözlü anlaşma bulunmadığı gibi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da belirtildiği üzere bu yönde bir uygulamanın da mevcut olmadığı, davalı muhasebecisi tarafından gönderilen e-postada belirtilen "21/05/2018 ödemesinden sonra doğan «kur farkı faturasının» ivedilikle kesilmesi" yönündeki ifadenin de tek başına davalı ... bağlamayacağı gibi bu yönde bir uygulama bulunduğunu da ispatlayamayacağı, kaldı ki ticari ilişkinin ilk dönemlerinde USD üzerinden ödeme yapıldığının tarafların da kabulünde bulunduğu, bu bağlamda davacı tarafından «ihtirazı kayıt» ileri sürülmeden TL olarak düzenlenen çeklerle yapılan ödeme karşısında ayrıca «kur farkı alacağı» talep edemeyeceği, davalının «kötü niyet tazminatı» isteminin de koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın ve kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
… sında mevcut ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya satılan kumaşların bedelinin USD üzerinden belirlendiğini, belli bir döneme kadar davalı tarafından «fatura» bedellerinin USD üzerinden ödendiğini, ancak «son» dönemde düzenlenen fatura bedellerinin TL olarak «çek» ile ödendiğini, keşide edilen tüm faturalarda, faturaların TL olarak ödenmesi durumunda ödeme tarihindeki satış kurunun esas alınacağının belirtildiğini, ayrıca davalının muhasebesi tarafından gönderilen e-posta ile 21.05.2018 tarihinden sonraki «kur farkı faturalarının» düzenlenmesinin talep edildiğini, davalı tarafça gönderilen ancak çeklerin ileri vadeli düzenlenmiş olması nedeniyle ödeme günündeki kur farkı nedeniyle müvekkili şirketin alacağının oluştuğunu, «kur farkı alacağın» tahsili amacıyla davalı aleyhine 62.561,28 USD üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve «icra inkar tazminatına» karar verilmesini istemiştir.
… vekili cevap dilekçesinde; çekin ödeme aracı olduğunu, borcun çekler ile zamanında ödendiğini, ödeme zamanındaki kur üzerinden TL olarak yapılan ödemelerden dolayı «kur farkının» talep edilemeyeceğini, taraflar arasında mevcut ticari ilişkide kur farkı ödeneceğine ilişkin herhangi bir yazılı veya «sözlü sözleşme» bulunmadığı gibi bu yönde bir uygulamanın da söz konusu olmadığını, ödemeye ilişkin davacı tarafın herhangi bir ihtirazı «kaydı» bulunmadığını, bu nedenlerle kur farkından kaynaklı alacak talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini ve «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözlü sözleşme · kur farkı faturası · ihtirazi kayıt · teamül · bilirkişi incelemesi · fatura · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… sında mevcut ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya satılan kumaşların bedelinin USD üzerinden belirlendiğini, belli bir döneme kadar davalı tarafından «fatura» bedellerinin USD üzerinden ödendiğini, ancak «son» dönemde düzenlenen fatura bedellerinin TL olarak «çek» ile ödendiğini, keşide edilen tüm faturalarda, faturaların TL olarak ödenmesi durumunda ödeme tarihindeki satış kurunun esas alınacağının belirtildiğini, ayrıca davalının muhasebesi tarafından gönderilen e-posta ile 21.05.2018 tarihinden sonraki «kur farkı faturalarının» düzenlenmesinin talep edildiğini, davalı tarafça gönderilen ancak çeklerin ileri vadeli düzenlenmiş olması nedeniyle ödeme günündeki kur farkı nedeniyle müvekkili şirketin alacağının oluştuğunu, «kur farkı alacağın» tahsili amacıyla davalı aleyhine 62.561,28 USD üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve «icra inkar tazminatına» karar verilmesini istemiştir.
… E MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında USD üzerinden düzenlenen «fatura» bedellerinin vadeli olarak ve TL üzerinden ödenmesi halinde «kur farkı» ödeneceğine ilişkin yazılı veya sözlü anlaşma bulunmadığı gibi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da belirtildiği üzere bu yönde bir uygulamanın da mevcut olmadığı, davalı muhasebecisi tarafından gönderilen e-postada belirtilen "21/05/2018 ödemesinden sonra doğan «kur farkı faturasının» ivedilikle kesilmesi" yönündeki ifadenin de tek başına davalı ... bağlamayacağı gibi bu yönde bir uygulama bulunduğunu da ispatlayamayacağı, kaldı ki ticari ilişkinin ilk dönemlerinde USD üzerinden ödeme yapıldığının tarafların da kabulünde bulunduğu, bu bağlamda davacı tarafından «ihtirazı kayıt» ileri sürülmeden TL olarak düzenlenen çeklerle yapılan ödeme karşısında ayrıca «kur farkı alacağı» talep edemeyeceği, davalının «kötü niyet tazminatı» isteminin de koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın ve kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayın, «kur farkı faturasına» konu olan ... mal satış faturalarının döviz cinsinden düzenlenmesine karşın, davalı şirketin ödemelerini de döviz cinsinden yapmaktayken, bir kısım eklerini TL cinsinden ileri tarihli çeklerle ödeme yapması sebebiyle «kur farkı alacağınm» istenip istenilmeyeceği noktasında olduğunu, dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda da tüm itirazlarına rağmen konunun aydınlatılamadığını, dosyaya sundukları emsal nitelikteki Yargıtay kararlarının da iddialarını destekler nitelikte olduğunu, dava konusu olan ve kur farkı alacağına ... teşkil eden 2017 yılına ait tüm mal satış faturaları döviz cinsinden düzenlenmiş faturalar olup, davalı «defterlerinde» de bu şekilde işlendiğini ve itiraz edilmediğini, kaldı ki müvekkili şirketin keşide ederek davalıya tebliğ ettiği tüm faturalarda “Döviz cinsinden kesilen faturalarımızın TL olarak ödenmesi halinde, ödeme günündeki TCMB Satış kuru esas alınır” şeklindeki ibarenin de açıkça ödemenin TL olarak yapılması halinde ödeme tarihindeki TCMB satış kurunun esas alınacağı, bu sebeple doğacak kur farkının yansıtılacağı da açıkça ifade edildiğini, döviz faturalarına karşı davalı şirketin cari hesaba istinaden müvekkil şirkete verdiği TL çekler, o günün döviz kuru üzerinden hesaplanarak verilen çekler olmayıp, davalı şirketin eline geçmiş vadeli TL müşteri çekleri olduğunu, davalı şirketin, elindeki vadeli müşteri çeklerini, cari hesaba istinaden müvekkili şirkete verdiğini, dava dosyasında sağlıklı «bilirkişi incelemesi» yapılmadığından, gerçek durumun aydınlatılamadığını, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinde yapılan değişiklikle çekin bir ödeme aracı değil; kredi ar …
… vekili cevap dilekçesinde; çekin ödeme aracı olduğunu, borcun çekler ile zamanında ödendiğini, ödeme zamanındaki kur üzerinden TL olarak yapılan ödemelerden dolayı «kur farkının» talep edilemeyeceğini, taraflar arasında mevcut ticari ilişkide kur farkı ödeneceğine ilişkin herhangi bir yazılı veya «sözlü sözleşme» bulunmadığı gibi bu yönde bir uygulamanın da söz konusu olmadığını, ödemeye ilişkin davacı tarafın herhangi bir ihtirazı «kaydı» bulunmadığını, bu nedenlerle kur farkından kaynaklı alacak talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini ve «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10861 E. 2016/7915 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, 30.000 USD «maddi tazminatın» ödeme tarihindeki kur üzerinden işletilecek avans faiziyle, yine 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce taraflar yararına bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16989 E. 2014/4903 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yabancı para borcu · para borcu · hisse devri · üçüncü kişi · sebepsiz zenginleşme · işlemiş faiz · geçersizlik · taahhütname
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki sözleşme «geçersiz» olup, davacı şirkete ortak yapılmadığı gibi davacıdan alınan 150.000 Euro'nun da kendisine iade edilmediği, bu durumda davalı şirketin davacı yararına «sebepsiz zenginleştiği», diğer davalıların da gerek davalı şirketin ortağı ve yöneticisi olmaları gerekse «hisse devri» konusunda «üçüncü kişinin» fiilini «taahhüt» ederek, davacıya güven vermek suretiyle sebepsiz zenginleşmeden dolaylı yoldan yararlandıkları anlaşıldığından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalıların takibe yaptıkları itirazlarının kısmen iptali ile takibin 150.000 Euro «asıl alacak» ve 15.110,45 Euro «işlemiş faiz» üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa tahsil tarihine kadar yıllık % 6 oran uygulanmak suretiyle tahsil tarihindeki TL karşılığı ile koşulları …
2- Mahkemece, yasal koşulları oluştuğundan davalılar aleyhine «icra inkar tazminatına» karar verilerek «asıl alacak» miktarı 150.000 Euro'nun % 40'ı olan 60.000 Euro karşılığı icra inkar tazminatına karar verilmiş ise de, İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3 numaralı bendine göre alacağın, yabancı para cinsinden olması halinde hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup, bu takibe yapılacak itiraz halinde takibe konu borç «yabancı para borcu» olsa bile hüküm altına alınacak icra inkar tazminatının TL cinsinden hükmedilmesi gerektiğinden mahkemece, yabancı para üzerinden kabul edilen asıl alacağın takip …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4403 E. , 2024/473 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1380 Esas, 2022/773 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/1575 E., 2020/704 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki akdi ilişkide satış bedelinin USD cinsinden belirlendiğini, itiraza uğramayan satış faturalarında USD para biriminin yer aldığını, davalı tarafından TL cinsinden ödeme yapıldığından ödeme tarihindeki kur üzerinden USD para birimine çevrildiğini, bundan dolayı kur farkı alacağının ortaya çıkmasına rağmen farkın ödenmediğini, satın alınan mallar karşılığında müvekkil şirkete TL cinsinden ve ileri keşide/vade tarihli çeklerin cirolanıp verildiğini, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları ile bu durumun ... olduğunu, çeklerden iki tanesinin karşılıksız çıkması nedeniyle başlatılan takibe davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kur farkına ilişkin taraflar arasında bir sözleşmenin bulunmadığını, yanlar arasında hiç bir zaman döviz üzerinden alışveriş yapılmadığını, söz konusu alım satıma ilişkin faturaların hangi döviz cinsinden hesap edildiğinin belli olmadığını savunarak, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekle yapılan TL cinsindeki ödemelerin davacı tarafından kabul edilmesi nedeni ile kur farkı talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türk Lirası olarak yapılan ödeme günündeki ... döviz satış kurunun belirlenip kur farkı oluşup oluşmadığının saptanması gerektiğinin içtihatlarda vurgulandığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz üzerinden icra edildiğini, müvekkilinin, davalının cari hesabını ve yapılan tahsilatları döviz ... üzerinden işleyip faturalandırdığını, bunun davalı tarafından da kabul edilerek işlendiğinin dosya kapsamında alınan 01.06.2020 ve 13.07.2020 tarihli bilirkişi raporları ile de ... olduğunu, tüm bunlara rağmen; yerel mahkemece dosya kapsamına ve yüksek mahkemenin emsal içtihatlarına uygun olmayan hatalı bir değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.12.2020 tarih, 2020/2682 E. ve 2020/5731 K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, davacı yanca, alacağının tahsili için davalı tarafından verilen TL cinsinden düzenlenen çeklerin teslim alınmış olması ve çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddi kararında bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebep ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kur farkı alacağından kaynaklı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016955400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz