Ortaklığın tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3599 E. 2010/3734 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulsüz tebliğ↗ iptal davası↗ hak düşürücü süre↗ hukuki yarar↗ tebligat↗ geçersizlik↗ ihtarname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalının ortaklığından ihraç edildiği, bu karara esas ihtarnameler ile ihraç kararının ilanen tebliğinin yapıldığı, bunun usulsüz olduğu, davanın süresinde açıldığı, ihraç kararının haricen öğrenilmesinin sonuca etkisinin bulunmadığı, kesinleşmiş ihraç kararı olmadığı gerekçesiyle davacının davalının ortağı bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ihraç kararının geçersizliği nedeniyle kooperatif ortaklığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili, başvuru sonrasında müvekkilinin davalının ortaklığından ihracına karar verildiğini öğrendiğini, kendisine tebligat yapılmadığını, bu kararın geçersiz olduğunu ileri sürerek ortaklığın tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili de, davacının ortaklıktan ihraç edildiğini savunmuştur. Mahkemece yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
1163 sayılı Yasa’nın 16 ncı maddesinde çıkarma kararının ortağa tebliğinden itibaren üç ay içinde iptali için dava açılmaması halinde kesinleşeceği hükme bağlanmıştır. Dava açmaya ilişkin bu süre, hak düşürücü niteliktedir. Mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Ancak, sürenin başlayabilmesi için kararın tebliği zorunludur. Bu tebliğin noter kanalıyla yapılması da şart değildir. Ortağın haricen öğrenmesi, hatta kararın yüzüne karşı verilmesi sonuca etkili bulunmamaktadır. Bu hususta çekişme olduğu takdirde tebliğin yapıldığını ihraç kararı veren kooperatif ispat etmek durumundadır. Tebliğin yapılmamasının veya usulsüz tebliğin müeyyidesi, ihraç edilen ortağın iptal davası açması için gerekli hak düşürücü sürenin başlamamasıdır.
Somut olayda yapılan yargılama sonucunda davacının ortaklıktan ihracına karar verildiği, bu kararın da ilanen tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı vekili ortaklığın tespitine karar verilmesini istemiş ise de taraflar arasındaki çekişme ihraç kararı dolayısıyla çıkmıştır. Esasen, davacı vekili de müvekkili hakkında verilen ihraç kararının geçersiz olduğunu belirterek ortaklığın tespitine karar verilmesini istemiştir. Alınmış ihraç kararı mevcutken ortaklığın tespitine karar verilmesi isteminde de hukuki yarar bulunmamaktadır.
O halde, işbu davanın davacının davalı kooperatif ortaklığından ihracına ilişkin kararın iptali istemiyle açıldığı dikkate alınıp, buna göre iddia ve savunmanın değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kooperatif Ortaklığının Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6222 E. 2010/6427 K.
Ortak:usulsüz tebliğ · iptal davası · hak düşürücü süre · hukuki yarar · tebligat · geçersizlik · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaTebliğin yapılmamasının veya «usulsüz tebliğin» müeyyidesi, ihraç edilen ortağın «iptal davası» açması için gerekli «hak düşürücü sürenin» başlamamasıdır.
Davacı vekili, başvuru sonrasında müvekkilinin davalının ortaklığından ihracına karar verildiğini öğrendiğini, kendisine «tebligat» yapılmadığını, bu kararın «geçersiz» olduğunu ileri sürerek ortaklığın tespitine karar verilmesini istemiştir.
1- Dava, ihraç kararının «geçersizliği» nedeniyle kooperatif ortaklığının tespiti istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaTebliğin yapılmamasının veya «usulsüz tebliğin» müeyyidesi, ihraç edilen ortağın «iptal davası» açması için gerekli «hak düşürücü sürenin» başlamamasıdır.
Somut olayda, Tebligat Kanunu'na aykırı «tebligatlara» dayalı olarak müvekkilinin «ortaklıktan çıkarıldığı» iddia edilerek ortaklığın tespiti istenilmiş olup, davacı tarafça her ne kadar ortaklığın tespitine karar verilmesi istenmiş ise de taraflar arasındaki çekişme ihraç kararı dolayısıyla çıkmıştır.
Esasen, davacı vekili de müvekkili hakkında verilen ihraç kararının «geçersiz» olduğunu belirterek ortaklığın tespitine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muhalefet şerhi · ortaklıktan çıkarılma · cy/cy şerhi · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaAlınmış ihraç kararı mevcutken ortaklığın tespitine karar verilmesi isteminde «hukuki yarar» bulunmamakta olup, ilk genel kuruldan geçirilmek kaydıyla davacının ihracına ilişkin «yönetim kurulu» kararı 12.12.2002 tarihinde alınmış, 09.08.2003 tarihli genel kurulda ihraç kararı gündeme alınarak yeniden görüşülmüş ve davacının kooperatif «ortaklığından çıkarılmasına» oy çokluğu ile karar verilmiştir.
Öte yandan açılan işbu davada, 1163 sayılı Kanun'un 53 ncü maddesinde aranan «muhalefet şerhine» gerek olmadığının dahi mahkemece gözden kaçırılması da doğru bulunmamıştır.
Somut olayda, Tebligat Kanunu'na aykırı «tebligatlara» dayalı olarak müvekkilinin «ortaklıktan çıkarıldığı» iddia edilerek ortaklığın tespiti istenilmiş olup, davacı tarafça her ne kadar ortaklığın tespitine karar verilmesi istenmiş ise de taraflar arasındaki çekişme ihraç kararı dolayısıyla çıkmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4386 E. 2010/11079 K.
Ortak:usulsüz tebliğ · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaTebliğin yapılmamasının veya «usulsüz tebliğin» müeyyidesi, ihraç edilen ortağın «iptal davası» açması için gerekli «hak düşürücü sürenin» başlamamasıdır.
Benzer bu karardaTebliğ yapılmaması veya «usulsüz tebliğ» halinde «hak düşürücü sürenin» başladığından bahsetmek mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy kaydı
Benzer bu karardaDava, kooperatif ortaklığından ihraç nedeni ile dayanaksız kalan tapu «kaydının» iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalının kooperatiften ihraç edildiğini, bu kararın kesinleştiğini, bu nedenle davalı adına oluşturulan tapu «kaydının» iptalini istemiştir.Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3599 E. , 2010/3734 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Edremit Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Edremit Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.07.2008 tarih ve 2006/219-2008/493 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortaklığından ihracına karar verildiğini öğrendiğini, kendisine ihtarnameler ile ihraç kararının tebliğ edilmediğini, bu nedenle ihraç kararının geçersiz olduğunu ileri sürerek, ortaklığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, eda davası açılması gerekirken tespit davası açılamayacağını, dava açılması için gerekli hak düşürücü sürenin dolduğunu, tebligatın usulüne uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalının ortaklığından ihraç edildiği, bu karara esas ihtarnameler ile ihraç kararının ilanen tebliğinin yapıldığı, bunun usulsüz olduğu, davanın süresinde açıldığı, ihraç kararının haricen öğrenilmesinin sonuca etkisinin bulunmadığı, kesinleşmiş ihraç kararı olmadığı gerekçesiyle davacının davalının ortağı bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ihraç kararının geçersizliği nedeniyle kooperatif ortaklığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili, başvuru sonrasında müvekkilinin davalının ortaklığından ihracına karar verildiğini öğrendiğini, kendisine tebligat yapılmadığını, bu kararın geçersiz olduğunu ileri sürerek ortaklığın tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili de, davacının ortaklıktan ihraç edildiğini savunmuştur. Mahkemece yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
1163 sayılı Yasa’nın 16 ncı maddesinde çıkarma kararının ortağa tebliğinden itibaren üç ay içinde iptali için dava açılmaması halinde kesinleşeceği hükme bağlanmıştır. Dava açmaya ilişkin bu süre, hak düşürücü niteliktedir. Mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Ancak, sürenin başlayabilmesi için kararın tebliği zorunludur. Bu tebliğin noter kanalıyla yapılması da şart değildir. Ortağın haricen öğrenmesi, hatta kararın yüzüne karşı verilmesi sonuca etkili bulunmamaktadır. Bu hususta çekişme olduğu takdirde tebliğin yapıldığını ihraç kararı veren kooperatif ispat etmek durumundadır. Tebliğin yapılmamasının veya usulsüz tebliğin müeyyidesi, ihraç edilen ortağın iptal davası açması için gerekli hak düşürücü sürenin başlamamasıdır.
Somut olayda yapılan yargılama sonucunda davacının ortaklıktan ihracına karar verildiği, bu kararın da ilanen tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı vekili ortaklığın tespitine karar verilmesini istemiş ise de taraflar arasındaki çekişme ihraç kararı dolayısıyla çıkmıştır. Esasen, davacı vekili de müvekkili hakkında verilen ihraç kararının geçersiz olduğunu belirterek ortaklığın tespitine karar verilmesini istemiştir. Alınmış ihraç kararı mevcutken ortaklığın tespitine karar verilmesi isteminde de hukuki yarar bulunmamaktadır.
O halde, işbu davanın davacının davalı kooperatif ortaklığından ihracına ilişkin kararın iptali istemiyle açıldığı dikkate alınıp, buna göre iddia ve savunmanın değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016795300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz