6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız rekabetin tespiti | Haksız rekabetin men'i | Tazminat | Haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4069 E. 2024/153 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karşılaştırmalı reklam yanıltıcı beyan haksız çıkan taraf kötüleme hükmün kesinleşmesi yoksun kalınan kâr illiyet bağı hakkaniyet satım sözleşmesi garantörlük kâr kaybı kaldırma ve yeniden hüküm maddi ve manevi tazminat ilk derece kararının kaldırılması maddi tazminat ilan eksik inceleme haksız rekabet yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 50 · HMK · TTK — TTK 56TTK 59

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2017/780 E., 2019/755 K.

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından kendi ürününün reklamı için karşılaştırmalı demo programı hazırlatıldığını, kendi bayileriyle birlikte müvekkili şirket bayilerine ve haber sitelerine gönderildiğini, test sonuçları olarak belirtilen sonuçların herhangi bir bilimsel veriye dayanmamakla birlikte yanıltıcı beyanlar içerdiğini, bu sebeple davacının zarara uğratıldığını, fiilin haksız rekabet mahiyetinde olduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, men'ini, demo sonuçlarındaki yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesini, şimdilik 1.000,00 TL kâr kaybına ilişkin maddi tazminat ile 10.000,00 TL'lik manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin test için araç verdiği müşteri tarafından kendine ait diğer araçla yaptığı karşılıklı test sürüşlerinin sonuçlarını müvekkiline ilettiğini, davalının da bunları kendi bayilerine gönderirken sehven davacının İstanbul Satış Müdürlüğü'ne de gönderdiğini, ayrıca e-posta adresinde bulunan bazı haber sitelerine de gönderildiğini, olaydan haberdar olduktan sonra silinmesine yönelik e-posta gönderildiğini, bu durumun hiçbir haber sitesinde yer almadığını, fiilin haksız rekabet mahiyetinde olmadığını, metnin de tamamen iç yazışma olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kendi sattığı araç ile davacının sattığı araçların karşılaştırmalı test sonuçlarını içeren demo program sonucunun davalı bayilerine ve davacı taraf ile haber sitelerine gönderilmesi fiilinin yanlış ve yanıltıcı bilgiler içeren haksız rekabet olduğu iddiasıyla haksız rekabetin tespiti, men'i ve yanlış beyanların düzeltilmesi, maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanı istemleriyle işbu davanın açıldığı, alınan bilirkişi raporlarında özetle, davalı eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, özellikle de 6102 sayılı Kanun'un 55 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin beşinci hükmü uyarınca hukuka aykırı bir karşılaştırmalı reklam niteliği taşıdığı bildirilmişse de; dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden Tokat ... firmasının sipariş talebinin 13.10.2017 tarihinde ve siparişin onaylanmasının 14.10.2017 tarihinde yapıldığı, dava konusu e-postanın ise 23.10.2017 tarihinde gönderildiği, yine TOKAT ... firması tarafından davalı firmaya hitaben yazılan ve dosyaya sunulan 13.02.2018 tarihli yazıda davalı firmayı tercih etmelerinin nedeninin yaptıkları test sürüşleri ile araç fiyat ve bakım onarım garantisi olduğunu belirttikleri, dolayısıyla söz konusu araç satışının kronolojik sırası dikkate alındığında dava konusu e-posta ile illiyet bağının bulunmadığı, işbu 25 adetlik araç satışında söz konusu demo sonuçlarının etkisi olmadığı, TOKAT ... firmasının davacının eski müşterisi de olduğu düşünüldüğünde bilgilenmiş tüketici olarak satın alma fiilinin davalının demo sonuçları ile etkilenmeyeceği ve davacı taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince haksız rekabetin tespiti ve önlenmesinde hukuka aykırı olarak fiil ve zarar arasında illiyet bağı arandığını, davalının demo sonuçlarının karşılaştırmalı reklam niteliğinde olup haksız rekabet teşkil ettiğini, zira demo sonuçlarında karşılaştırılan iki aracın aynı nitelikte olmadığını, ayırca yer ... bilgilerin bilimsel metotlara dayanmadığını, dava konusu demo sonuçlarınının haber sitelerine ve davalı bayilerine potansiyel müşterilerini ikna için gönderildiğini, nitekim mahkemece alınan iki ayrı bilirkişi raporunda da dava konusu demo sonuçlarının paylaşılmasının haksız rekabet teşkil ettiğinin ortaya koyulduğunu, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talepleri bakımından sadece davalının dava dışı Tokat ... firmasına yaptığı satışların gözetildiğini, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davaları bakımından zararın doğmasına gerek olmayıp zarar görme tehlikesinin yeterli olduğunu, davalı tarafın demo sonuçlarının müşterilerin iknası için kullanılması ve böylelikle müvekkilinin zararının doğması ihtimalinin bulunduğunu, diğer taraftan maddi ve manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmediğini, haksız rekabet teşkil eden demo sonuçlarının toplu mail olarak gönderildiği mail grubunda müvekkil şirketin hâlihazırda veya muhtemel müşterilerinin yer alması ihtimali, halihazırda demo sonuçlarının bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ...@transmedya.com, [e-posta], [e-posta] ve daha birçok treyler ve lojistik haberlerinin yapıldığı haber siteleri ile paylaşıldığı dikkate alındığında, haksız rekabet teşkil eden demo sonuçlarının paylaşılmasının müvekkiline maddi olarak zarar verdiğinin aşikar olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan duyuruda yapılan test sonucunda 25 adetlik bir satım sözleşmesi yapıldığına yer verildiğini, bu doğrultuda 25 adetlik çekici satımından ... kâr kaybına maddi tazminat olarak hükmedilmesi gerekmekte iken taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece aksi kanaat hâsıl olması durumunda ise müvekkili şirketçe sunulan bilgilerde yer aldığı üzere, müvekkilinden 20 adet araç satım teklifi istenen ve satım görüşmeleri süren müşteri ile müvekkilini itibarsızlaştıran demo sonuçlarının paylaşılması nedeniyle 20 adet çekici satımından doğacak olan kâr kaybına hükmedilmesi gerekmekte iken bu hususun da göz önünde tutulmadığını, açıklamaları doğrultusunda, mahkemece 28.11.2018 tarihli bilirkişi raporunun 9 uncu sayfasında yer ... yoksun kalınan kâr hesaplamasının dikkate alınması, gerekli görülmesi durumunda 2016-2017-2018 yıllarına ait reklamın konusunu oluşturan DAF marka XF SC 480 araç tipinde müvekkili ve davalı şirketin pazar paylarına ilişkin TÜİK verilerinin DAF Demo sonuçlarının paylaşılmasından önce ve sonraki dönem olmak üzere kıyaslanması gerekmekte iken eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki; kâr kaybının ispatlanamadığı yönünde kanaat oluşmuş olması durumunda ise 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca zarar koşulunu gerektirmeyen davalının haksız rekabet etmesi nedeniyle elde etmesi mümkün görülen kazancın iadesine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davalının eylemi ile müvekkiline ait aracın kötülendiğini ve itibarsızlaştırıldığını, bu nedenle manevi tazminat koşullarının da oluştuğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olay bakımından öncelikle reklam ve karşılaştırılmalı reklam kavramının tartışılması gerektiği, 6102 sayılı Kanun'da tanımlanmadığı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna dayalı olarak çıkarılan “Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği”nin 4 üncü maddesi ve bentlerinde belirtildiği, kural olarak karşılaştırılmalı reklam yasak olmadığından ... başına haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceği, karşılaştırılmalı reklamın hangi durumlarda haksız rekabet teşkil edeceği 6102 sayılı Kanun'un 55 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin beşinci hükmünde düzenlendiği, somut olayda 19.11.2017 tarihli karşılaştırılmalı reklam içeriğinde sayısal verilerin bilimsel verilere dayalı olmadığı veya bağımsız kurum yada kuruluşlarca yapılmadığı, bahse konu karşılaştırmanın bilimsel verilere dayanmadığı gibi bağımsız bir kuruluşça da yapılmaması nedeniyle doğru ve tarafsız bilgi içerdiğinin söylenemeyeceği, bu sebeple ilgili tüketiciyi satın alma kararında yanlış yönlendirmesi mümkün olduğundan davalının kendi iş ürünleri ve malları ile davacının iş ürünleri ve malları bakımından ilgili tüketiciyi yanıltma ihtimali bulunduğı gibi rakibi olan davacıyı gereksiz yere kötüleyici mahiyette de bulunduğundan mezkur madde hükümleri anlamında haksız rekabet teşkil ettiği, nitekim mahkemece görüşüne başvurulan iki ayrı bilirkişi raporunda da aynı tespitlere yer verildiği, bu itibarla davacının haksız rekabetin tespit ve meni talepleri yerinde görüldüğü, haksız rekabetin varlığı halinde, haksız rekabete uğrayan kimsenin iktisadi menfaatinin muhtemel zarar görme tehlikesine maruz kalması nedeniyle maddi zarara uğradığının kabulü gerektiği, uğranılan maddi zararın miktarı zarara uğrayan tarafından tam olarak ispat edilemiyorsa hakim, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca somut olayın olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutularak, haksız rekabet teşkil eden karşılaştırımalı reklamın ve reklam konusu edilen ürünlerin niteliği, eylemin işleniş biçimi gözetilerek 50.000,00 TL maddi zarar hakkaniyete uygun bulunduğu, ancak davacı talebi ile bağlı kalınarak 1.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca haksız rekabetin tespiti halinde mahkeme, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebileceği, davacı taraf hükmün ilanını da talep ettiğinden bu talebi de yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın özünü ve haksız rekabete sebebiyet verdiği iddia edilen 19.10.2017 tarihli ve “İç Yazışma”nın oluşturduğunu, mezkur e-postanın karşılaştırmalı reklam olarak nitelendirilemeyecek kadar aşikar olduğunu, keza reklam olarak nitelendirilmenin dahi mümkün olmadığını, iç yazışmanın yanlışlıkla gönderildiğini, bu hususun davacının da kabulünde olduğunu, demo programını müşterinin insiyatifi ile kendi deneyimlerine dayalı bir karşılaştırma yaptığını, bu sektördeki tüketicilerin bilinçli kullanıcı olduğunu, davalı firmanın reklam yapma amacının olmadığını ve bir ... kitleye hitap etmediğini, bu nedenle ilgili programın reklam amacı taşımadığı ve bir ... kitlesi olan tüketiciye hitap etmediğinden reklam değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceğini, bu hususta uzman raporunun bulunduğunu, nitekim müşterinin sipariş onayı vermesinin nedeninin yakıt sarfiyatı, kabin konforu ve sürüş kolaylığı açısından tercih ettiğini belirttiğini, istinaf mahkemesince somut olaya uygun bir değerlendirme yapılmadığını, haksız rekabet değerlendirmesinin hatalı olduğunu, tanıklı reklama dair açıklamalarının değerlendirilmediğini, davacının bir zararı bulunmadığını, maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 54, 55, 56 ve 59 uncu maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6602 E. 2012/13528 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/4069 E.  ,  2024/153 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/778 Esas, 2022/241 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/780 E., 2019/755 K.

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından kendi ürününün reklamı için karşılaştırmalı demo programı hazırlatıldığını, kendi bayileriyle birlikte müvekkili şirket bayilerine ve haber sitelerine gönderildiğini, test sonuçları olarak belirtilen sonuçların herhangi bir bilimsel veriye dayanmamakla birlikte yanıltıcı beyanlar içerdiğini, bu sebeple davacının zarara uğratıldığını, fiilin haksız rekabet mahiyetinde olduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, men'ini, demo sonuçlarındaki yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesini, şimdilik 1.000,00 TL kâr kaybına ilişkin maddi tazminat ile 10.000,00 TL'lik manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin test için araç verdiği müşteri tarafından kendine ait diğer araçla yaptığı karşılıklı test sürüşlerinin sonuçlarını müvekkiline ilettiğini, davalının da bunları kendi bayilerine gönderirken sehven davacının İstanbul Satış Müdürlüğü'ne de gönderdiğini, ayrıca e-posta adresinde bulunan bazı haber sitelerine de gönderildiğini, olaydan haberdar olduktan sonra silinmesine yönelik e-posta gönderildiğini, bu durumun hiçbir haber sitesinde yer almadığını, fiilin haksız rekabet mahiyetinde olmadığını, metnin de tamamen iç yazışma olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kendi sattığı araç ile davacının sattığı araçların karşılaştırmalı test sonuçlarını içeren demo program sonucunun davalı bayilerine ve davacı taraf ile haber sitelerine gönderilmesi fiilinin yanlış ve yanıltıcı bilgiler içeren haksız rekabet olduğu iddiasıyla haksız rekabetin tespiti, men'i ve yanlış beyanların düzeltilmesi, maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanı istemleriyle işbu davanın açıldığı, alınan bilirkişi raporlarında özetle, davalı eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, özellikle de 6102 sayılı Kanun'un 55 ...

maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin beşinci hükmü uyarınca hukuka aykırı bir karşılaştırmalı reklam niteliği taşıdığı bildirilmişse de; dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden Tokat ... firmasının sipariş talebinin 13.10.2017 tarihinde ve siparişin onaylanmasının 14.10.2017 tarihinde yapıldığı, dava konusu e-postanın ise 23.10.2017 tarihinde gönderildiği, yine TOKAT ... firması tarafından davalı firmaya hitaben yazılan ve dosyaya sunulan 13.02.2018 tarihli yazıda davalı firmayı tercih etmelerinin nedeninin yaptıkları test sürüşleri ile araç fiyat ve bakım onarım garantisi olduğunu belirttikleri, dolayısıyla söz konusu araç satışının kronolojik sırası dikkate alındığında dava konusu e-posta ile illiyet bağının bulunmadığı, işbu 25 adetlik araç satışında söz konusu demo sonuçlarının etkisi olmadığı, TOKAT ...

firmasının davacının eski müşterisi de olduğu düşünüldüğünde bilgilenmiş tüketici olarak satın alma fiilinin davalının demo sonuçları ile etkilenmeyeceği ve davacı taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince haksız rekabetin tespiti ve önlenmesinde hukuka aykırı olarak fiil ve zarar arasında illiyet bağı arandığını, davalının demo sonuçlarının karşılaştırmalı reklam niteliğinde olup haksız rekabet teşkil ettiğini, zira demo sonuçlarında karşılaştırılan iki aracın aynı nitelikte olmadığını, ayırca yer ... bilgilerin bilimsel metotlara dayanmadığını, dava konusu demo sonuçlarınının haber sitelerine ve davalı bayilerine potansiyel müşterilerini ikna için gönderildiğini, nitekim mahkemece alınan iki ayrı bilirkişi raporunda da dava konusu demo sonuçlarının paylaşılmasının haksız rekabet teşkil ettiğinin ortaya koyulduğunu, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talepleri bakımından sadece davalının dava dışı Tokat ...

firmasına yaptığı satışların gözetildiğini, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davaları bakımından zararın doğmasına gerek olmayıp zarar görme tehlikesinin yeterli olduğunu, davalı tarafın demo sonuçlarının müşterilerin iknası için kullanılması ve böylelikle müvekkilinin zararının doğması ihtimalinin bulunduğunu, diğer taraftan maddi ve manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmediğini, haksız rekabet teşkil eden demo sonuçlarının toplu mail olarak gönderildiği mail grubunda müvekkil şirketin hâlihazırda veya muhtemel müşterilerinin yer alması ihtimali, halihazırda demo sonuçlarının bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ...@transmedya.com, [e-posta], [e-posta] ve daha birçok treyler ve lojistik haberlerinin yapıldığı haber siteleri ile paylaşıldığı dikkate alındığında, haksız rekabet teşkil eden demo sonuçlarının paylaşılmasının müvekkiline maddi olarak zarar verdiğinin aşikar olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan duyuruda yapılan test sonucunda 25 adetlik bir satım sözleşmesi yapıldığına yer verildiğini, bu doğrultuda 25 adetlik çekici satımından ...

kâr kaybına maddi tazminat olarak hükmedilmesi gerekmekte iken taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece aksi kanaat hâsıl olması durumunda ise müvekkili şirketçe sunulan bilgilerde yer aldığı üzere, müvekkilinden 20 adet araç satım teklifi istenen ve satım görüşmeleri süren müşteri ile müvekkilini itibarsızlaştıran demo sonuçlarının paylaşılması nedeniyle 20 adet çekici satımından doğacak olan kâr kaybına hükmedilmesi gerekmekte iken bu hususun da göz önünde tutulmadığını, açıklamaları doğrultusunda, mahkemece 28.11.2018 tarihli bilirkişi raporunun 9 uncu sayfasında yer ... yoksun kalınan kâr hesaplamasının dikkate alınması, gerekli görülmesi durumunda 2016-2017-2018 yıllarına ait reklamın konusunu oluşturan DAF marka XF SC 480 araç tipinde müvekkili ve davalı şirketin pazar paylarına ilişkin TÜİK verilerinin DAF Demo sonuçlarının paylaşılmasından önce ve sonraki dönem olmak üzere kıyaslanması gerekmekte iken eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki;

kâr kaybının ispatlanamadığı yönünde kanaat oluşmuş olması durumunda ise 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca zarar koşulunu gerektirmeyen davalının haksız rekabet etmesi nedeniyle elde etmesi mümkün görülen kazancın iadesine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davalının eylemi ile müvekkiline ait aracın kötülendiğini ve itibarsızlaştırıldığını, bu nedenle manevi tazminat koşullarının da oluştuğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olay bakımından öncelikle reklam ve karşılaştırılmalı reklam kavramının tartışılması gerektiği, 6102 sayılı Kanun'da tanımlanmadığı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna dayalı olarak çıkarılan “Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği”nin 4 üncü maddesi ve bentlerinde belirtildiği, kural olarak karşılaştırılmalı reklam yasak olmadığından ... başına haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceği, karşılaştırılmalı reklamın hangi durumlarda haksız rekabet teşkil edeceği 6102 sayılı Kanun'un 55 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin beşinci hükmünde düzenlendiği, somut olayda 19.11.2017 tarihli karşılaştırılmalı reklam içeriğinde sayısal verilerin bilimsel verilere dayalı olmadığı veya bağımsız kurum yada kuruluşlarca yapılmadığı, bahse konu karşılaştırmanın bilimsel verilere dayanmadığı gibi bağımsız bir kuruluşça da yapılmaması nedeniyle doğru ve tarafsız bilgi içerdiğinin söylenemeyeceği, bu sebeple ilgili tüketiciyi satın alma kararında yanlış yönlendirmesi mümkün olduğundan davalının kendi iş ürünleri ve malları ile davacının iş ürünleri ve malları bakımından ilgili tüketiciyi yanıltma ihtimali bulunduğı gibi rakibi olan davacıyı gereksiz yere kötüleyici mahiyette de bulunduğundan mezkur madde hükümleri anlamında haksız rekabet teşkil ettiği, nitekim mahkemece görüşüne başvurulan iki ayrı bilirkişi raporunda da aynı tespitlere yer verildiği, bu itibarla davacının haksız rekabetin tespit ve meni talepleri yerinde görüldüğü, haksız rekabetin varlığı halinde, haksız rekabete uğrayan kimsenin iktisadi menfaatinin muhtemel zarar görme tehlikesine maruz kalması nedeniyle maddi zarara uğradığının kabulü gerektiği, uğranılan maddi zararın miktarı zarara uğrayan tarafından tam olarak ispat edilemiyorsa hakim, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca somut olayın olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutularak, haksız rekabet teşkil eden karşılaştırımalı reklamın ve reklam konusu edilen ürünlerin niteliği, eylemin işleniş biçimi gözetilerek 50.000,00 TL maddi zarar hakkaniyete uygun bulunduğu, ancak davacı talebi ile bağlı kalınarak 1.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca haksız rekabetin tespiti halinde mahkeme, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebileceği, davacı taraf hükmün ilanını da talep ettiğinden bu talebi de yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın özünü ve haksız rekabete sebebiyet verdiği iddia edilen 19.10.2017 tarihli ve “İç Yazışma”nın oluşturduğunu, mezkur e-postanın karşılaştırmalı reklam olarak nitelendirilemeyecek kadar aşikar olduğunu, keza reklam olarak nitelendirilmenin dahi mümkün olmadığını, iç yazışmanın yanlışlıkla gönderildiğini, bu hususun davacının da kabulünde olduğunu, demo programını müşterinin insiyatifi ile kendi deneyimlerine dayalı bir karşılaştırma yaptığını, bu sektördeki tüketicilerin bilinçli kullanıcı olduğunu, davalı firmanın reklam yapma amacının olmadığını ve bir ... kitleye hitap etmediğini, bu nedenle ilgili programın reklam amacı taşımadığı ve bir ...

kitlesi olan tüketiciye hitap etmediğinden reklam değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceğini, bu hususta uzman raporunun bulunduğunu, nitekim müşterinin sipariş onayı vermesinin nedeninin yakıt sarfiyatı, kabin konforu ve sürüş kolaylığı açısından tercih ettiğini belirttiğini, istinaf mahkemesince somut olaya uygun bir değerlendirme yapılmadığını, haksız rekabet değerlendirmesinin hatalı olduğunu, tanıklı reklama dair açıklamalarının değerlendirilmediğini, davacının bir zararı bulunmadığını, maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 54, 55, 56 ve 59 uncu maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016783000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.