Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15987 E. 2014/4498 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 167↗ rayiç bedel↗ yargılama gideri↗ maddi tazminat↗ ilan↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının çizdiği ve müellifi olduğu mimari projenin FSEK 4/3. maddesi gereğince güzel sanatlar eseri niteliğinde olduğu, davalının sahip olduğu dönemde bu mimari projenin eser sahibi olan davcıdan ve belediyeden izin alınmaksızın ve tadilat projesi düzenlenmeksizin projeye ve FSEK'in 16/1. maddesine aykırı olarak yapılan tadilatın mimari eserin bütünlüğünü bozduğu, bunun mali ve manevi haklara tecavüz niteliğinde olduğu, FSEK 68. maddesi izin alınmamış eser sahibinin sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceği ancak davacının talebinin 10.000 TL olduğu gerekçeleriyle 10.000 TL maddi tazminat ile takdiren 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın ilanına ve fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu konuttaki değişikliklerin davalının mülkiyet hakkına sahip olduğu dönemde gerçekleştirilmiş olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacı tarafından gerçekleştirilen mimari projenin ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu ve yine bu projeye uygun olarak inşa edilen konutun da 5846 sayılı FSEK'in 4/3. maddesi anlamında mimari eser vasfına haiz olduğu, burada yapılan dava konusu tadilatların da eserin bütünlüğünü bozucu mahiyette bulunduğu mütalaa edilmiştir. Ancak dava konusu konutun da dahil olduğu proje esasen aynı tipte birden fazla konutun inşa edildiği site projesi olarak bir bütün halinde meydana getirilmiş ve bu projeye uygun olarak site halinde yapım gerçekleştirilmiştir.
Dairemiz kararlarında da belirtildiği üzere (16.01.2012 tarih 7743/167) güzel sanat eserinin özelliği bu eserlerin estetik değere sahip olması ve özellikle mimari eserler bakımından emsali az rastlanabilecek özelliklere sahip tek ve özgün yapı niteliğinde olmalarıdır. Oysa, az önce de belirtildiği üzere davacı tarafından gerçekleştirilen projede de aynı tipte birden fazla yapı bulunduğuna göre, dava konusu bina değerlendirilirken aynı projede yer alan ve aynı tipteki diğer binalardan bağımsız ve eşsiz bir özelliğinin bulunması halinde ancak bu bina tek başına güzel sanat eseri olarak kabul edilebilir. Bilirkişi raporunda ise projenin bütünü ile birlikte site halinde ortaya çıkartılan yapılar topluluğunun 5846 sayılı FSEK 4/3. maddesi anlamında bir güzel sanat eseri olup olmadığı ya da bizatihi dava konusu binanın diğerlerinden bağımsız şekilde tek başına güzel sanat eseri vasfına sahip bir yapı olduğu hususları ayrı ayrı değerlendirilmemiştir. Şayet, davacı tarafından meydana getirilen site projesi tüm yapıları da içerecek şekilde bir bütün olarak 5846 sayılı FSEK'in 4/3. maddesi anlamında güzel sanat eseri niteliğinde ise, bu durumda davalı konutundaki projeye aykırı değişikliklerin sadece bu binadaki bütünlüğü bozucu değişiklikler olup olmadığına değil site projesinin tümü bakımından bütünlüğü bozucu mahiyette değişiklikler olup olmadığı ve yine bu değişikliklerin zorunlu tadilat niteliğinde olup olmadığının ayrı ayrı belirlenip tartışılması gerekir. Mahkemece bu hususlarda yeterince araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin tazminata ve yargılama giderlerine yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4558 E. 2014/10892 K.
Ortak:i̇i̇k 167 · maddi tazminat · dahili dava
İncelediğiniz kararda… ve manevi haklara tecavüz niteliğinde olduğu, FSEK 68. maddesi izin alınmamış eser sahibinin sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceği ancak davacının talebinin 10.000 TL olduğu gerekçeleriyle 10.000 TL «maddi tazminat» ile takdiren 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın «ilanına» ve fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Ancak dava konusu konutun da «dahil» olduğu proje esasen aynı tipte birden fazla konutun inşa edildiği site projesi olarak bir bütün halinde meydana getirilmiş ve bu projeye uygun olarak site halinde yapım gerçekleştirilmiştir.
Dairemiz kararlarında da belirtildiği üzere (16.01.2012 tarih 7743/«167») güzel sanat eserinin özelliği bu eserlerin estetik değere sahip olması ve özellikle mimari eserler bakımından emsali az rastlanabilecek özelliklere sahip tek ve özgün yapı niteliğinde olmalarıdır.
Benzer bu kararda… enin FSEK 2. maddesi çerçevesinde eser vasfına haiz olduğu, davaya konu mimari yapıda mevcut doğramanın kaldırılarak balkonun cam ile kapatılmasının ve kapalı alana «dahil» edilmesi işleminin gerekli ve zaruri bir değişiklik olmadığı, eserin bütünlüğünü ve özgünlüğünü bozduğu davacının mimari projeden kaynaklanan haklarının ihlal edildiği, talep edilebilecek proje çizim bedelinin 1.250,00 TL olduğu, FSEK 68. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak bağımsız «bölüm» başına asıl ve birleşen 2011/349 E. ve 2011/352 E. sayılı davalar yönünden 2.000,00 TL «maddi tazminat» tutarının uygun olduğu, davacının manevi tazminat istemekte haklı olduğu, Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca açılan davalarda «eski hale getirme» talepleri kabul edildiği, birleşen 2011/351 E. sayılı davanın davalısı H..
Ancak dava konusu konutun da «dahil» olduğu proje esasen aynı tipte birden fazla konutun inşa edildiği site projesi olarak bir bütün halinde meydana getirilmiş ve bu projeye uygun olarak site halinde yapım gerçekleştirilmiştir.
Dairemiz kararlarında da belirtildiği üzere (16.01.2012 tarih 7743/«167») güzel sanat eserinin özelliği bu eserlerin estetik değere sahip olması ve özellikle mimari eserler bakımından emsali az rastlanabilecek özelliklere sahip tek ve özgün yapı niteliğinde olmalarıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eski hale getirme · dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · iş bölümü · yenileme · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaÖ.. yönünden «dosyanın işlemden kaldırıldığı» tarihten itibaren 3 ay içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle, birleşen 2011/351 E. sayılı dava yönünden HMK 150. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına», asıl ve birleşen diğer davaların kısmen kabulüne, «eski hale getirme» istemi hususunda karar «verilmesine yer olmadığına», 2.000,00 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın ayrı ayrı davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
… enin FSEK 2. maddesi çerçevesinde eser vasfına haiz olduğu, davaya konu mimari yapıda mevcut doğramanın kaldırılarak balkonun cam ile kapatılmasının ve kapalı alana «dahil» edilmesi işleminin gerekli ve zaruri bir değişiklik olmadığı, eserin bütünlüğünü ve özgünlüğünü bozduğu davacının mimari projeden kaynaklanan haklarının ihlal edildiği, talep edilebilecek proje çizim bedelinin 1.250,00 TL olduğu, FSEK 68. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak bağımsız «bölüm» başına asıl ve birleşen 2011/349 E. ve 2011/352 E. sayılı davalar yönünden 2.000,00 TL «maddi tazminat» tutarının uygun olduğu, davacının manevi tazminat istemekte haklı olduğu, Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca açılan davalarda «eski hale getirme» talepleri kabul edildiği, birleşen 2011/351 E. sayılı davanın davalısı H..
-
İtirazının reddi | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1006 E. 2014/9150 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… ve manevi haklara tecavüz niteliğinde olduğu, FSEK 68. maddesi izin alınmamış eser sahibinin sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceği ancak davacının talebinin 10.000 TL olduğu gerekçeleriyle 10.000 TL «maddi tazminat» ile takdiren 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın «ilanına» ve fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ar olduğu, bu proje üzerinde onun yazılı izni alınmaksızın tadilat yapıldığı, ayrıca binada da tadilat yapıldığı, davacının, davalıdan toplam 45.000,00 TL tutarında «maddi tazminat» alacağı olduğu, alacağın yargılamayı gerektirdiği, likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, itirazının iptaline, takibin devamına, davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… ar olduğu, bu proje üzerinde onun yazılı izni alınmaksızın tadilat yapıldığı, ayrıca binada da tadilat yapıldığı, davacının, davalıdan toplam 45.000,00 TL tutarında «maddi tazminat» alacağı olduğu, alacağın yargılamayı gerektirdiği, likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, itirazının iptaline, takibin devamına, davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, mimari projeye yapılan tecavüz nedeniyle uğranılan maddi zararın tazminine yönelik itirazın iptali ve «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
… sanat eseri olduğunun kabulü ile her bir binanın çatısında yapılan değişiklik nedeniyle 1.500,00'er TL telif ücreti takdiri suretiyle toplam 45.000,00TL tutarındaki «icra takibine itirazın» iptaline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8991 E. 2012/14712 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaOysa, mahkemece de benimsenen 19.01.2011 tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir. (Prof.Dr.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8977 E. 2012/14854 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · uyuşmazlık konusu · havale
Benzer bu karardaOysa, mahkemece de benimsenen 19.01.2011 «havale» tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
2-Davalının temyizine gelince, mahkemece mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan mimar bilirkişi tarafından düzenlenen 19.01.2011 «havale» tarihli raporda, davacı tarafından meydana getirilen projenin 5846 Sayılı FSEK 1/B ve 4/3 maddeleri kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu ve bu projenin uygulan …
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir. (Prof.Dr.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8975 E. 2012/14596 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · uyuşmazlık konusu · yasal faiz
Benzer bu kararda… 6. maddesine göre manevi haklarının haleldar edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın 16.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece de kısmen benimsenen 19.11.2011 tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir. (Prof.Dr.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9002 E. 2012/14685 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif · kısıtlılık · uyuşmazlık konusu · havale · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve yerinde yapılan «keşif» sonrasında alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının mülkiyetinde olan binanın davacı tarafından projelendirilmiş mimari eser vasfına sahip olduğu, zorunluluklardan kaynaklanmayan projeye aykırı uygulamalar ve değişikliklerin eserin projede öngörülen mimari bütünlüğünün bozulduğu, FSEK 16. maddede düzenlenen eserin bütünlüğünü isteme ve koruma manevi hakkının ihlâl edildiği, FSEK 71. madde uyarınca tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlâlin boyutları ve özellikleri dikkate alınarak 5.000,00 TL manevi tazminatın 16.06.2008 tarihinden işleyen «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece de benimsenen 19.01.2011 «havale» tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
2) Davalının temyizine gelince, mahkemece mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan mimar bilirkişi tarafından düzenlenen 19.01.2011 «havale» tarihli raporda, davacı tarafından meydana getirilen projenin 5846 Sayılı FSEK 1/B ve 2/3 maddeleri kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu ve bu projenin uygulan …
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının her şeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce göz ardı edilmemelidir. (Prof.Dr.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15987 E. , 2014/4498 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 02/05/2013
NUMARASI 2011/48-2013/106
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.05.2013 tarih ve 2011/48-2013/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, İstanbul'da bulunan "TOPRAK VİLLALARI" adıyla bilinen villalardan 19 kapı numaralı villanın tüm projelerinin müvekkiline ait olduğunu, ancak müvekkilinin tesadüfen bu projenin tümden değiştirildiğini, eserin bütünlüğünün bozulduğunu, aslına aykırı ve uygun olmayan malzemeler kullanılması sonucunda projenin özgünlüğünün yitirildiğini gördüğünü, bu durumun müvekkilinin haklarına zarar verdiğini ileri sürerek projesi müvekkiline ait binanın izinsiz ve imar yasasına aykırı değişikliklerinin bedeli davalıdan peşin alınmak suretiyle kal'ine, 10.000 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının aksine, müvekkili tarafından yapılan bir inşaat bulunmadığını, zira dava tarihi itibariyle taşınmazın malikinin müvekkili olmadığını, izinsiz ve imar yasasına aykırı olarak da yapılan bir tadilatın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının çizdiği ve müellifi olduğu mimari projenin FSEK 4/3. maddesi gereğince güzel sanatlar eseri niteliğinde olduğu, davalının sahip olduğu dönemde bu mimari projenin eser sahibi olan davcıdan ve belediyeden izin alınmaksızın ve tadilat projesi düzenlenmeksizin projeye ve FSEK'in 16/1. maddesine aykırı olarak yapılan tadilatın mimari eserin bütünlüğünü bozduğu, bunun mali ve manevi haklara tecavüz niteliğinde olduğu, FSEK 68. maddesi izin alınmamış eser sahibinin sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceği ancak davacının talebinin 10.000 TL olduğu gerekçeleriyle 10.000 TL maddi tazminat ile takdiren 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın ilanına ve fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu konuttaki değişikliklerin davalının mülkiyet hakkına sahip olduğu dönemde gerçekleştirilmiş olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacı tarafından gerçekleştirilen mimari projenin ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu ve yine bu projeye uygun olarak inşa edilen konutun da 5846 sayılı FSEK'in 4/3. maddesi anlamında mimari eser vasfına haiz olduğu, burada yapılan dava konusu tadilatların da eserin bütünlüğünü bozucu mahiyette bulunduğu mütalaa edilmiştir. Ancak dava konusu konutun da dahil olduğu proje esasen aynı tipte birden fazla konutun inşa edildiği site projesi olarak bir bütün halinde meydana getirilmiş ve bu projeye uygun olarak site halinde yapım gerçekleştirilmiştir.
Dairemiz kararlarında da belirtildiği üzere (16.01.2012 tarih 7743/167) güzel sanat eserinin özelliği bu eserlerin estetik değere sahip olması ve özellikle mimari eserler bakımından emsali az rastlanabilecek özelliklere sahip tek ve özgün yapı niteliğinde olmalarıdır. Oysa, az önce de belirtildiği üzere davacı tarafından gerçekleştirilen projede de aynı tipte birden fazla yapı bulunduğuna göre, dava konusu bina değerlendirilirken aynı projede yer alan ve aynı tipteki diğer binalardan bağımsız ve eşsiz bir özelliğinin bulunması halinde ancak bu bina tek başına güzel sanat eseri olarak kabul edilebilir. Bilirkişi raporunda ise projenin bütünü ile birlikte site halinde ortaya çıkartılan yapılar topluluğunun 5846 sayılı FSEK 4/3.
maddesi anlamında bir güzel sanat eseri olup olmadığı ya da bizatihi dava konusu binanın diğerlerinden bağımsız şekilde tek başına güzel sanat eseri vasfına sahip bir yapı olduğu hususları ayrı ayrı değerlendirilmemiştir. Şayet, davacı tarafından meydana getirilen site projesi tüm yapıları da içerecek şekilde bir bütün olarak 5846 sayılı FSEK'in 4/3. maddesi anlamında güzel sanat eseri niteliğinde ise, bu durumda davalı konutundaki projeye aykırı değişikliklerin sadece bu binadaki bütünlüğü bozucu değişiklikler olup olmadığına değil site projesinin tümü bakımından bütünlüğü bozucu mahiyette değişiklikler olup olmadığı ve yine bu değişikliklerin zorunlu tadilat niteliğinde olup olmadığının ayrı ayrı belirlenip tartışılması gerekir.
Mahkemece bu hususlarda yeterince araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin tazminata ve yargılama giderlerine yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101656100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz