Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9002 E. 2012/14685 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
keşif↗ bloke↗ kısıtlılık↗ uyuşmazlık konusu↗ havale↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve yerinde yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının mülkiyetinde olan binanın davacı tarafından projelendirilmiş mimari eser vasfına sahip olduğu, zorunluluklardan kaynaklanmayan projeye aykırı uygulamalar ve değişikliklerin eserin projede öngörülen mimari bütünlüğünün bozulduğu, FSEK 16. maddede düzenlenen eserin bütünlüğünü isteme ve koruma manevi hakkının ihlâl edildiği, FSEK 71. madde uyarınca tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlâlin boyutları ve özellikleri dikkate alınarak 5.000,00 TL manevi tazminatın 16.06.2008 tarihinden işleyen yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının maliki bulunduğu konutta yaptığı imara aykırı tadilatların davacıya ait mimari proje üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmaksızın gerçekleştirilmesi nedeniyle, söz konusu davalı eyleminin, davacının mimari proje nedeniyle eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz de oluşturmayacak olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) Davalının temyizine gelince, mahkemece mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan mimar bilirkişi tarafından düzenlenen 19.01.2011 havale tarihli raporda, davacı tarafından meydana getirilen projenin 5846 Sayılı FSEK 1/B ve 2/3 maddeleri kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu ve bu projenin uygulanması sonucu inşa edilen Mutlu Tatil Sitesi'ndeki dubleks konutlardan bir tanesi olan davalıya ait (İ) Blok (1) nolu konutunda aynı Kanun'un 4/3.maddesine göre güzel sanat eseri olduğu mütalaa edilmiştir.
5846 Sayılı FSEK 2/3.maddesi uyarınca mimari projenin ilim ve edebiyat eseri olarak korunabilmesi için aynı Kanun'un 1/B maddesine göre sahibinin hususiyetini taşıması yeterli ise de, mimari projenin uygulanması sonucu ortaya çıkan dava konusu (İ) Blok (1) nolu konutun yani mimari yapının aynı Kanun'un 4/3. maddesindeki mimarlık eseri (güzel sanat eseri) olarak nitelendirilip korunabilmesi için aynı Kanun'un 4/1.maddesi uyarınca "estetik değere sahip olması" da gereklidir.
Oysa, mahkemece de benimsenen 19.01.2011 havale tarihli raporda sadece uyuşmazlık konusu konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır. Bilirkişi raporunun bu haliyle hüküm verilmeye yeterli ve elverişli olduğundan söz edilemez. Zira, anılan raporda 5846 Sayılı FSEK 4/1.maddesinde açıklanan ve güzel sanat eserlerini diğer eser türlerinden ayıran "estetik niteliğe sahip olmak" unsuru hakkında herhangi bir değerlendirme bulunmamaktadır. Kaldı ki, genel olarak güzel sanat eserlerinin özelliği bunların tek olmalarından kaynaklanmaktadır. Dava konusu konut ise Mutlu Tatil Sitesi içerisinde aynı mimari projenin uygulaması sonucu inşa edildiği anlaşılan 24 dubleks daireden bir tanesidir. Bu durumun 5846 Sayılı FSEK 4/3.maddesi uyarınca estetik nitelik yönünden yapılacak değerlendirmede özellikle dikkate alınması zorunlu olup, tatil sitesini oluşturan mimari yapılar topluluğunun bir bütün olarak estetik değere sahip güzel sanat eseri sayılıp sayılmayacağı, ya da dava konusu konutu diğerlerinden farklı ve eşsiz kılacak bir estetik niteliğin bulunup bulunmadığı gibi hususların bilirkişilerce tartışılıp değerlendirilmesi gerekir. Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının her şeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını kısıtlayacağından, yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce göz ardı edilmemelidir. (Prof.Dr. […]Erol, Türk Fikir ve Sanat Hukuku, İkinci Bası, s.48, Ankara-1998).
O halde, mahkemece mimarlık konusunda öğretim üyesi ve uzman bilirkişilerden oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden görüş alınmak suretiyle dava konusu konutun 5846 Sayılı FSEK 4/3.maddesi anlamında mimarlık eseri sayılıp sayılmayacağı belirlendikten sonra, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8975 E. 2012/14596 K.
Ortak:kısıtlılık · uyuşmazlık konusu · yasal faiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere ve yerinde yapılan «keşif» sonrasında alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının mülkiyetinde olan binanın davacı tarafından projelendirilmiş mimari eser vasfına sahip olduğu, zorunluluklardan kaynaklanmayan projeye aykırı uygulamalar ve değişikliklerin eserin projede öngörülen mimari bütünlüğünün bozulduğu, FSEK 16. maddede düzenlenen eserin bütünlüğünü isteme ve koruma manevi hakkının ihlâl edildiği, FSEK 71. madde uyarınca tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlâlin boyutları ve özellikleri dikkate alınarak 5.000,00 TL manevi tazminatın 16.06.2008 tarihinden işleyen «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece de benimsenen 19.01.2011 «havale» tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının her şeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce göz ardı edilmemelidir. (Prof.Dr.
Benzer bu kararda… 6. maddesine göre manevi haklarının haleldar edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın 16.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece de kısmen benimsenen 19.11.2011 tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir. (Prof.Dr.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8977 E. 2012/14854 K.
Ortak:kısıtlılık · uyuşmazlık konusu · havale · Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaOysa, mahkemece de benimsenen 19.01.2011 «havale» tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
2) Davalının temyizine gelince, mahkemece mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan mimar bilirkişi tarafından düzenlenen 19.01.2011 «havale» tarihli raporda, davacı tarafından meydana getirilen projenin 5846 Sayılı FSEK 1/B ve 2/3 maddeleri kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu ve bu projenin uygulan …
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının her şeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce göz ardı edilmemelidir. (Prof.Dr.
Benzer bu karardaOysa, mahkemece de benimsenen 19.01.2011 «havale» tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
2-Davalının temyizine gelince, mahkemece mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan mimar bilirkişi tarafından düzenlenen 19.01.2011 «havale» tarihli raporda, davacı tarafından meydana getirilen projenin 5846 Sayılı FSEK 1/B ve 4/3 maddeleri kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu ve bu projenin uygulan …
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir. (Prof.Dr.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15634 E. 2014/4496 K.
Ortak:kısıtlılık · uyuşmazlık konusu · havale · yasal faiz · Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaOysa, mahkemece de benimsenen 19.01.2011 «havale» tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Mahkemece, toplanan delillere ve yerinde yapılan «keşif» sonrasında alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının mülkiyetinde olan binanın davacı tarafından projelendirilmiş mimari eser vasfına sahip olduğu, zorunluluklardan kaynaklanmayan projeye aykırı uygulamalar ve değişikliklerin eserin projede öngörülen mimari bütünlüğünün bozulduğu, FSEK 16. maddede düzenlenen eserin bütünlüğünü isteme ve koruma manevi hakkının ihlâl edildiği, FSEK 71. madde uyarınca tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlâlin boyutları ve özellikleri dikkate alınarak 5.000,00 TL manevi tazminatın 16.06.2008 tarihinden işleyen «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Davalının temyizine gelince, mahkemece mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan mimar bilirkişi tarafından düzenlenen 19.01.2011 «havale» tarihli raporda, davacı tarafından meydana getirilen projenin 5846 Sayılı FSEK 1/B ve 2/3 maddeleri kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu ve bu projenin uygulan …
Benzer bu kararda… eserin bütünlüğünü isteme ve koruma manevi hakkının ihlâl edildiği, FSEK 71. madde uyarınca, manevi hakları haleldar olanların, manevi zarara karşılık olarak manevi «tazminat davası» açabilecekleri gerekçesiyle 4.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyen «yasal faizi» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, «maddi tazminat» taleplerinin saklı kalmasına karar verilmiştir.
Mahkemece mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan mimar bilirkişi tarafından düzenlenen 07.02.2012 «havale» tarihli raporda, davacı tarafından meydana getirilen projenin 5846 Sayılı FSEK 1/B ve 4/3 maddeleri kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu ve bu projenin uygulan …
Mahkemece de benimsenen raporda «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazminat davası · maddi tazminat
Benzer bu kararda… eserin bütünlüğünü isteme ve koruma manevi hakkının ihlâl edildiği, FSEK 71. madde uyarınca, manevi hakları haleldar olanların, manevi zarara karşılık olarak manevi «tazminat davası» açabilecekleri gerekçesiyle 4.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyen «yasal faizi» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, «maddi tazminat» taleplerinin saklı kalmasına karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8991 E. 2012/14712 K.
Ortak:kısıtlılık · uyuşmazlık konusu · Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaOysa, mahkemece de benimsenen 19.01.2011 «havale» tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının her şeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce göz ardı edilmemelidir. (Prof.Dr.
Benzer bu karardaOysa, mahkemece de benimsenen 19.01.2011 tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir. (Prof.Dr.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7743 E. 2012/167 K.
Ortak:kısıtlılık · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaOysa, mahkemece de benimsenen 19.01.2011 «havale» tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının her şeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce göz ardı edilmemelidir. (Prof.Dr.
Benzer bu karardaOysa, mahkemece de kısmen benimsenen 26.02.2010 tarihli raporda sadece «uyuşmazlık konusu» konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır.
Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının herşeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını «kısıtlayacağından», yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce gözardı edilmemelidir. (Prof.Dr.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · maddi tazminat · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, davacı mimarın proje nedeni ile FSEK korumasından yararlanabileceği, ancak davacının projeyi «teslim» etmekle, proje ile ilgili mali haklarını aldığı ve eserinden elde edebileceği maddi kazancı elde ettiği, davalının, evinde yaptığı ekleme ve değişikliklerin zorunluluğa bağlı onarım amaçlı olmayan, ancak kullanım alanını artırmak amaçlı oldukları, bu değişiklik ve eklentilerin, binanın görünümünü, davacı mimarın tasarlayıp projeye bağladığı biçiminden uzaklaştırdığı, bu bakımdan davacının eserinden kaynaklanan manevi haklarının etkilendiği, yaratılan fazla kullanım alanının davacıya herhangi bir hak sağlamayacağı gerekçesiyle «maddi tazminat» taleplerinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın, 16.01.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline …
2010/7743 2012/«167» -2- 5846 Sayılı FSEK 2/3.maddesi uyarınca mimari projenin ilim ve edebiyat eseri olarak korunabilmesi için aynı Kanun'un 1/B maddesine göre sahibinin hususiyetini …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9002 E. , 2012/14685 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.02.2011 tarih ve 2010/124-2011/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin mimar ve kentsel tasarım uzmanı olduğunu, proje hazırlayıcısı olduğu ve mimari projesini tamamladığını Dikili’de bulunan ..... Tatil Sitesinde taşınmaz sahibi davalının, müvekkilinin projelendirdiği binayı mimarın kendine has tarzını bozarak değiştirdiğini, imar kirliliğine yol açtığını, değişiklikleri izinsiz olarak yaptığını, değişiklik ve eklentiler nedeni ile müvekkilinin manevi haklarını ihlâl ettiğini ileri sürerek, 7.000,00 TL manevi tazminatın, değişikliklerin yapıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, proje üzerinde mimarın haklarını etkileyecek bir değişiklik yapılmadığını, manevi tazminat isteminin yersiz olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve yerinde yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının mülkiyetinde olan binanın davacı tarafından projelendirilmiş mimari eser vasfına sahip olduğu, zorunluluklardan kaynaklanmayan projeye aykırı uygulamalar ve değişikliklerin eserin projede öngörülen mimari bütünlüğünün bozulduğu, FSEK 16. maddede düzenlenen eserin bütünlüğünü isteme ve koruma manevi hakkının ihlâl edildiği, FSEK 71. madde uyarınca tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlâlin boyutları ve özellikleri dikkate alınarak 5.000,00 TL manevi tazminatın 16.06.2008 tarihinden işleyen yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının maliki bulunduğu konutta yaptığı imara aykırı tadilatların davacıya ait mimari proje üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmaksızın gerçekleştirilmesi nedeniyle, söz konusu davalı eyleminin, davacının mimari proje nedeniyle eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz de oluşturmayacak olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2) Davalının temyizine gelince, mahkemece mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan mimar bilirkişi tarafından düzenlenen 19.01.2011 havale tarihli raporda, davacı tarafından meydana getirilen projenin 5846 Sayılı FSEK 1/B ve 2/3 maddeleri kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu ve bu projenin uygulanması sonucu inşa edilen Mutlu Tatil Sitesi'ndeki dubleks konutlardan bir tanesi olan davalıya ait (İ) Blok (1) nolu konutunda aynı Kanun'un 4/3.maddesine göre güzel sanat eseri olduğu mütalaa edilmiştir.
5846 Sayılı FSEK 2/3.maddesi uyarınca mimari projenin ilim ve edebiyat eseri olarak korunabilmesi için aynı Kanun'un 1/B maddesine göre sahibinin hususiyetini taşıması yeterli ise de, mimari projenin uygulanması sonucu ortaya çıkan dava konusu (İ) Blok (1) nolu konutun yani mimari yapının aynı Kanun'un 4/3. maddesindeki mimarlık eseri (güzel sanat eseri) olarak nitelendirilip korunabilmesi için aynı Kanun'un 4/1.maddesi uyarınca "estetik değere sahip olması" da gereklidir.
Oysa, mahkemece de benimsenen 19.01.2011 havale tarihli raporda sadece uyuşmazlık konusu konutun hususiyet içeren bir fikri ürün olduğu gerekçesiyle FSEK 4/3.maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu görüşü açıklanmıştır. Bilirkişi raporunun bu haliyle hüküm verilmeye yeterli ve elverişli olduğundan söz edilemez. Zira, anılan raporda 5846 Sayılı FSEK 4/1.maddesinde açıklanan ve güzel sanat eserlerini diğer eser türlerinden ayıran "estetik niteliğe sahip olmak" unsuru hakkında herhangi bir değerlendirme bulunmamaktadır. Kaldı ki, genel olarak güzel sanat eserlerinin özelliği bunların tek olmalarından kaynaklanmaktadır. Dava konusu konut ise Mutlu Tatil Sitesi içerisinde aynı mimari projenin uygulaması sonucu inşa edildiği anlaşılan 24 dubleks daireden bir tanesidir.
Bu durumun 5846 Sayılı FSEK 4/3.maddesi uyarınca estetik nitelik yönünden yapılacak değerlendirmede özellikle dikkate alınması zorunlu olup, tatil sitesini oluşturan mimari yapılar topluluğunun bir bütün olarak estetik değere sahip güzel sanat eseri sayılıp sayılmayacağı, ya da dava konusu konutu diğerlerinden farklı ve eşsiz kılacak bir estetik niteliğin bulunup bulunmadığı gibi hususların bilirkişilerce tartışılıp değerlendirilmesi gerekir. Şüphesiz bu değerlendirme yapılırken de, bütün mimari yapıların az veya çok projeyi yapan mimarın özelliğini taşıdığı, fakat bir mimari yapının her şeyden önce fonksiyonel olarak belirli ihtiyaçları karşılamak zorunda olduğu ve bu zorunluluk mimarın serbest yaratma imkanlarını kısıtlayacağından, yapının estetik niteliğinin de ona göre irdelenmesi gerekeceği bilirkişilerce göz ardı edilmemelidir.
(Prof.Dr. […]Erol, Türk Fikir ve Sanat Hukuku, İkinci Bası, s.48, Ankara-1998).
O halde, mahkemece mimarlık konusunda öğretim üyesi ve uzman bilirkişilerden oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden görüş alınmak suretiyle dava konusu konutun 5846 Sayılı FSEK 4/3.maddesi anlamında mimarlık eseri sayılıp sayılmayacağı belirlendikten sonra, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021586500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz