Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12016 E. 2014/2234 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak ediş↗ haksız fesih↗ hakediş↗ cezai şart↗ hizmet sözleşmesi↗ taşıma sözleşmesi↗ fesih↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasındaki personel taşıma sözleşmesinin davalı tarafça kusurlu ve haksız olarak fesih edildiği, davacının davadışı üçüncü şirket ile daha yüksek fiyatla sözleşme yapmak zorunda kaldığı ve fiyat farkından dolayı 31.218,08 TL zararı olaştuğu, manevi tazminat isteminin yasal şartlarının oluşmadığı, sözleşmenin cezai hükümler fesih ve tazminat başlıklı 4. maddesinin 4. bendinin "taşıyan sözleşme süresi içinde işi bırakması veya başka bir sebeple fesih etmesi halinde firmaya fesihten bir ay önceki aylık hakedişi kadar tazminat ödemeyi kabul eder" hükmüne haiz olduğu ancak taraflar arasındaki sözleşmenin bir aylık hakediş süresi kadar uygulanmadığı gerekçesiyle taleple bağlı kalarak maddi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile 31.218,08 TL'nin 936,54 TL'sinin davacılardan D. D. Mef. Teks. San. ve Tic. A.Ş'ye bakiye kısmının diğer davacı A. Ö. San. ve Tic. A.Ş'ye ait olması kaydıyla 06/11/2007 temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat ile manevi tazminat isteminin ve yerinde görülmeyen cezai şart isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, taraflar arasındaki personel taşıma hizmet sözleşmesi uyarınca davalının 18 gün boyunca personel taşıma işi yaptığı taraflar arasında çekişmesiz olduğuna göre, sözleşmenin cezai şart başlıklı maddeleri uyarınca davacıların 18 günlük hak ediş bedeli üzerinden cezai şart talep hakkı doğduğunun kabulü ile sonucuna göre karar vermek gerekirken, yukarıdaki gerekçe ile bu yöndeki davacılar talebinin reddi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5049 E. 2013/6704 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasındaki personel «taşıma sözleşmesinin» davalı tarafça kusurlu ve haksız olarak «fesih» edildiği, davacının davadışı üçüncü şirket ile daha yüksek fiyatla sözleşme yapmak zorunda kaldığı ve fiyat farkından dolayı 31.218,08 TL zararı olaştuğu, manevi tazminat isteminin yasal şartlarının oluşmadığı, sözleşmenin cezai hükümler fesih ve tazminat başlıklı 4. maddesinin 4. bendinin "«taşıyan» sözleşme süresi içinde işi bırakması veya başka bir sebeple fesih etmesi halinde firmaya fesihten bir ay önceki aylık «hakedişi» kadar tazminat ödemeyi kabul eder" hükmüne haiz olduğu ancak taraflar arasındaki sözleşmenin bir aylık hakediş süresi kadar uygulanmadığı gerekçesiyle taleple bağlı kalarak «maddi tazminat» istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile 31.218,08 TL'nin 936,54 TL'sinin davacılardan D.
A.Ş'ye ait olması kaydıyla 06/11/2007 «temerrüt» tarihinden itibaren değişen oranlarda «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin «maddi tazminat» ile manevi tazminat isteminin ve yerinde görülmeyen «cezai şart» isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacılar vekili, davalının, müvekkillerinin «marka hakkına tecavüz» ettiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulü ile 1 yıllık lisans bedeli olan ....540,...
Buna karşın davacı tarafça dava öncesinde yaptırılan iki ayrı tespitte, davalının, «marka hakkına tecavüz» eyleminin mevcut olduğu belirlenmiş olup, mahkemece «maddi tazminatın» tayininde her iki tespit dönemi arasındaki süre esas alınarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin «yargılama giderlerine» ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat · yargılama gideri · ilan
Benzer bu kararda… aki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, davacıya ait markaların davalı tarafça izinsiz kullanıldığı iddiasına dayalı «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi ve «maddi, manevi tazminat» istemlerine ilişkindir.
Buna karşın davacı tarafça dava öncesinde yaptırılan iki ayrı tespitte, davalının, «marka hakkına tecavüz» eyleminin mevcut olduğu belirlenmiş olup, mahkemece «maddi tazminatın» tayininde her iki tespit dönemi arasındaki süre esas alınarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin «yargılama giderlerine» ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı Mef Modern Eğitim A.Ş.’ne ait “MEF” ibaresini kullanmasının «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, diğer davacı tarafından davalıya verilen izin nedeniyle davalının diğer kullanımlarının tecavüz oluşturmadığı gerekçesiyle, davacı Mef Yayıncılık A. …
TL maddi ve ....500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18336 E. 2015/739 K.
Ortak:hak ediş · hakediş · yasal faiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasındaki personel «taşıma sözleşmesinin» davalı tarafça kusurlu ve haksız olarak «fesih» edildiği, davacının davadışı üçüncü şirket ile daha yüksek fiyatla sözleşme yapmak zorunda kaldığı ve fiyat farkından dolayı 31.218,08 TL zararı olaştuğu, manevi tazminat isteminin yasal şartlarının oluşmadığı, sözleşmenin cezai hükümler fesih ve tazminat başlıklı 4. maddesinin 4. bendinin "«taşıyan» sözleşme süresi içinde işi bırakması veya başka bir sebeple fesih etmesi halinde firmaya fesihten bir ay önceki aylık «hakedişi» kadar tazminat ödemeyi kabul eder" hükmüne haiz olduğu ancak taraflar arasındaki sözleşmenin bir aylık hakediş süresi kadar uygulanmadığı gerekçesiyle taleple bağlı kalarak «maddi tazminat» istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile 31.218,08 TL'nin 936,54 TL'sinin davacılardan D.
A.Ş'ye ait olması kaydıyla 06/11/2007 «temerrüt» tarihinden itibaren değişen oranlarda «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin «maddi tazminat» ile manevi tazminat isteminin ve yerinde görülmeyen «cezai şart» isteminin reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, taraflar arasındaki personel taşıma «hizmet sözleşmesi» uyarınca davalının 18 gün boyunca personel taşıma işi yaptığı taraflar arasında çekişmesiz olduğuna göre, sözleşmenin «cezai şart» başlıklı maddeleri uyarınca davacıların 18 günlük «hak ediş» bedeli üzerinden cezai şart talep hakkı doğduğunun kabulü ile sonucuna göre karar vermek gerekirken, yukarıdaki gerekçe ile bu yöndeki davacılar talebinin reddi do …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının davacının, «tasfiye» memurluğu ücretini ödemediği, davacının «tasfiye memuru» olarak atandıktan sonra yaptığı işlemleri, tasfiyeye karar veren mahkemeye bildirmek gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığı, «şirketin tasfiyesini» ve «tasfiye memuru atanmasını» talep eden davalının tasfiye memurunun ücretini ve şirketin iflası için gerekli dava ve işlem «masraflarını» da ödemekle yükümlü olduğu, buna göre davacının görevinden «istifa» etmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacının talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.662,00 TL tasfiye memuru ücreti alacağı ile taleple bağlı kalınarak dava tarihi itibari ile 1.836,98 TL faiz alacağının tahsiline, dava tarihinden itibaren aylık «hakediş» tutarlarına ayrı ayrı «hak ediş» tarihlerinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiştir.
2-Ancak, davacı davada toplam 7.662,00 TL ücret alacağının tahsilini ve aylık olarak belirlenen ücretlerin «hakediş» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini istemiş, «işlemiş faiz» talebinde bulunmamıştır.
Bu itibarla mahkemece talep aşılarak «işlemiş faizin» de davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi kabule göre de, «hakediş» tarihlerinden dava tarihine kadar işlemiş faizin tahsiline karar verildiği halde yeniden aylık hakediş tutarlarına hakediş tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi de doğru olmamış kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin tasfiyesi · istifa · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · işlemiş faiz · ek tasfiye · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının davacının, «tasfiye» memurluğu ücretini ödemediği, davacının «tasfiye memuru» olarak atandıktan sonra yaptığı işlemleri, tasfiyeye karar veren mahkemeye bildirmek gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığı, «şirketin tasfiyesini» ve «tasfiye memuru atanmasını» talep eden davalının tasfiye memurunun ücretini ve şirketin iflası için gerekli dava ve işlem «masraflarını» da ödemekle yükümlü olduğu, buna göre davacının görevinden «istifa» etmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacının talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.662,00 TL tasfiye memuru ücreti alacağı ile taleple bağlı kalınarak dava tarihi itibari ile 1.836,98 TL faiz alacağının tahsiline, dava tarihinden itibaren aylık «hakediş» tutarlarına ayrı ayrı «hak ediş» tarihlerinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiştir.
2-Ancak, davacı davada toplam 7.662,00 TL ücret alacağının tahsilini ve aylık olarak belirlenen ücretlerin «hakediş» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini istemiş, «işlemiş faiz» talebinde bulunmamıştır.
Bu itibarla mahkemece talep aşılarak «işlemiş faizin» de davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi kabule göre de, «hakediş» tarihlerinden dava tarihine kadar işlemiş faizin tahsiline karar verildiği halde yeniden aylık hakediş tutarlarına hakediş tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi de doğru olmamış kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12016 E. , 2014/2234 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/11/2012
NUMARASI 2011/65-2012/290
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.11.2012 tarih ve 2011/65-2012/290 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili A. Ö. Grup Şirketleri ile davalı arasında 06.09.2007 tarihli sözleşme ile şirket personelinin taşınması işinin düzenlendiğini, davalının 21.09.2007 tarihli yazı ile 28.09.2007 tarihi itibariyle taşıma hizmetine son vereceğini bildirdiğini, müvekkilinin üçüncü kişi şirket Ateş Tur ile sözleşme imzaladığını ileri sürerek fiyat farklarından oluşan zararlarına istinaden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi tazminat ile 1.000 TL cezai şart ve ayrıca 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Personel Taşıma Hizmet Sözleşmesi ve 1 ile 2 nolu ekinin davacı tarafça yanlış yorumlandığını, davacının sözleşmeye uymadığını, müvekkilinin sözleşmeyi feshetmekte haklı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasındaki personel taşıma sözleşmesinin davalı tarafça kusurlu ve haksız olarak fesih edildiği, davacının davadışı üçüncü şirket ile daha yüksek fiyatla sözleşme yapmak zorunda kaldığı ve fiyat farkından dolayı 31.218,08 TL zararı olaştuğu, manevi tazminat isteminin yasal şartlarının oluşmadığı, sözleşmenin cezai hükümler fesih ve tazminat başlıklı 4. maddesinin 4. bendinin "taşıyan sözleşme süresi içinde işi bırakması veya başka bir sebeple fesih etmesi halinde firmaya fesihten bir ay önceki aylık hakedişi kadar tazminat ödemeyi kabul eder" hükmüne haiz olduğu ancak taraflar arasındaki sözleşmenin bir aylık hakediş süresi kadar uygulanmadığı gerekçesiyle taleple bağlı kalarak maddi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile 31.218,08 TL'nin 936,54 TL'sinin davacılardan D.
D. Mef. Teks. San. ve Tic. A.Ş'ye bakiye kısmının diğer davacı A. Ö. San. ve Tic. A.Ş'ye ait olması kaydıyla 06/11/2007 temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat ile manevi tazminat isteminin ve yerinde görülmeyen cezai şart isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, taraflar arasındaki personel taşıma hizmet sözleşmesi uyarınca davalının 18 gün boyunca personel taşıma işi yaptığı taraflar arasında çekişmesiz olduğuna göre, sözleşmenin cezai şart başlıklı maddeleri uyarınca davacıların 18 günlük hak ediş bedeli üzerinden cezai şart talep hakkı doğduğunun kabulü ile sonucuna göre karar vermek gerekirken, yukarıdaki gerekçe ile bu yöndeki davacılar talebinin reddi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101645300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz