Bildirim yükümlülüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18336 E. 2015/739 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bildirim yükümlülüğü↗ hak ediş↗ hakediş↗ şirketin tasfiyesi↗ istifa↗ tasfiye memuru atanması↗ tasfiye memuru↗ işlemiş faiz↗ ek tasfiye↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının davacının, tasfiye memurluğu ücretini ödemediği, davacının tasfiye memuru olarak atandıktan sonra yaptığı işlemleri, tasfiyeye karar veren mahkemeye bildirmek gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığı, şirketin tasfiyesini ve tasfiye memuru atanmasını talep eden davalının tasfiye memurunun ücretini ve şirketin iflası için gerekli dava ve işlem masraflarını da ödemekle yükümlü olduğu, buna göre davacının görevinden istifa etmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacının talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.662,00 TL tasfiye memuru ücreti alacağı ile taleple bağlı kalınarak dava tarihi itibari ile 1.836,98 TL faiz alacağının tahsiline, dava tarihinden itibaren aylık hakediş tutarlarına ayrı ayrı hak ediş tarihlerinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışından kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı davada toplam 7.662,00 TL ücret alacağının tahsilini ve aylık olarak belirlenen ücretlerin hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini istemiş, işlemiş faiz talebinde bulunmamıştır. Bu itibarla mahkemece talep aşılarak işlemiş faizin de davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi kabule göre de, hakediş tarihlerinden dava tarihine kadar işlemiş faizin tahsiline karar verildiği halde yeniden aylık hakediş tutarlarına hakediş tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi de doğru olmamış kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10419 E. 2014/17825 K.
Ortak:hakediş · işlemiş faiz
İncelediğiniz kararda2-Ancak, davacı davada toplam 7.662,00 TL ücret alacağının tahsilini ve aylık olarak belirlenen ücretlerin «hakediş» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini istemiş, «işlemiş faiz» talebinde bulunmamıştır.
Bu itibarla mahkemece talep aşılarak «işlemiş faizin» de davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi kabule göre de, «hakediş» tarihlerinden dava tarihine kadar işlemiş faizin tahsiline karar verildiği halde yeniden aylık hakediş tutarlarına hakediş tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi de doğru olmamış kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının davacının, «tasfiye» memurluğu ücretini ödemediği, davacının «tasfiye memuru» olarak atandıktan sonra yaptığı işlemleri, tasfiyeye karar veren mahkemeye bildirmek gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığı, «şirketin tasfiyesini» ve «tasfiye memuru atanmasını» talep eden davalının tasfiye memurunun ücretini ve şirketin iflası için gerekli dava ve işlem «masraflarını» da ödemekle yükümlü olduğu, buna göre davacının görevinden «istifa» etmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacının talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.662,00 TL tasfiye memuru ücreti alacağı ile taleple bağlı kalınarak dava tarihi itibari ile 1.836,98 TL faiz alacağının tahsiline, dava tarihinden itibaren aylık «hakediş» tutarlarına ayrı ayrı «hak ediş» tarihlerinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «yetki» ve «görev itirazının» yerinde olmadığı, davacının ihale ile üstlenmiş olduğu hizmeti davalıya verdiği ve verilen hizmet karşılığında ücrete hak kazandığı ancak hizmetler nedeni ile düzenlenen «hakedişlerden» davalının %5 oranında sigorta «prim» kesintisi yaptığı, yapılan bu kesintinin ilgili mevzuata uygun olmadığı, takip tarihi itibari ile hakedişlerden yapılan kesinti tutarının 12.207,50 TL olduğu, hakediş dönemlerine göre takip tarihine kadar «işlemiş faizin» ise 1.796,77 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, hizmet ilişkisi kapsamında düzenlenen «hakedişlerden» yapılan sigorta «prim» kesintisi sebebiyle itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece taraflar arasında «yetki şartını» içeren sözleşmenin tarihi dikkate alınarak yetki şartının «genel yetkili» mahkemenin «yetkisini» kaldırmadığı kabul edilmiş ise de, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinde «tacirler» veya kamu tüzel kişilerinin, aralarında doğmuş yada doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabileceği, tarafla …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görev itirazı · genel yetkili mahkeme · yetki şartı · yetki itirazı · ek prim · yetki · tacir · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda1- Dava, hizmet ilişkisi kapsamında düzenlenen «hakedişlerden» yapılan sigorta «prim» kesintisi sebebiyle itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece taraflar arasında «yetki şartını» içeren sözleşmenin tarihi dikkate alınarak yetki şartının «genel yetkili» mahkemenin «yetkisini» kaldırmadığı kabul edilmiş ise de, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinde «tacirler» veya kamu tüzel kişilerinin, aralarında doğmuş yada doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabileceği, tarafla …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «yetki» ve «görev itirazının» yerinde olmadığı, davacının ihale ile üstlenmiş olduğu hizmeti davalıya verdiği ve verilen hizmet karşılığında ücrete hak kazandığı ancak hizmetler nedeni ile düzenlenen «hakedişlerden» davalının %5 oranında sigorta «prim» kesintisi yaptığı, yapılan bu kesintinin ilgili mevzuata uygun olmadığı, takip tarihi itibari ile hakedişlerden yapılan kesinti tutarının 12.207,50 TL olduğu, hakediş dönemlerine göre takip tarihine kadar «işlemiş faizin» ise 1.796,77 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu kapsamda, bu husus dikkate alınmaksızın «yetki itirazının» reddi ile davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13835 E. 2013/20077 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 83.662,00 TL'nin 09.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18336 E. , 2015/739 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/05/2013 tarih ve 2013/189-2013/564 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı limited şirketin tasfiyesi ve feshine ilişkin açtığı davada davacının tasfiye memuru olarak atanmasına ve aylık 250,00 TL ücretin davalıdan tahsiline karar verildiğini, davalının davacıya hiç ücret ödemediği gibi 6762 sayılı TTK'nın 446/2 maddesi gereğince işlem yapma için davalıdan talep edilen masrafların ödenmediğini, bunun üzerine tasfiye memurluğu görevinden istifa ettiğini ileri sürerek 7.662,00 TL ücret alacağının tahsiline ve ücretlere aylık hak ediliş tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının davacının, tasfiye memurluğu ücretini ödemediği, davacının tasfiye memuru olarak atandıktan sonra yaptığı işlemleri, tasfiyeye karar veren mahkemeye bildirmek gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığı, şirketin tasfiyesini ve tasfiye memuru atanmasını talep eden davalının tasfiye memurunun ücretini ve şirketin iflası için gerekli dava ve işlem masraflarını da ödemekle yükümlü olduğu, buna göre davacının görevinden istifa etmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacının talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.662,00 TL tasfiye memuru ücreti alacağı ile taleple bağlı kalınarak dava tarihi itibari ile 1.836,98 TL faiz alacağının tahsiline, dava tarihinden itibaren aylık hakediş tutarlarına ayrı ayrı hak ediş tarihlerinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışından kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı davada toplam 7.662,00 TL ücret alacağının tahsilini ve aylık olarak belirlenen ücretlerin hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini istemiş, işlemiş faiz talebinde bulunmamıştır. Bu itibarla mahkemece talep aşılarak işlemiş faizin de davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi kabule göre de, hakediş tarihlerinden dava tarihine kadar işlemiş faizin tahsiline karar verildiği halde yeniden aylık hakediş tutarlarına hakediş tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi de doğru olmamış kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 21/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/168286600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz