Halefiyet ilkesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9376 E. 2011/2224 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet ilkesi↗ halefiyet↗ sigorta ettiren↗ gerçek zarar↗ bilirkişi incelemesi↗ haksız fiil↗ kâr payı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerne Dairemizce “davacı taraf, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açmış olduğu bu davasında sigorta ettirene ödemiş olduğu tazminat miktarını değil, ancak zarar sorumlusunun ödemesi gerekli gerçek tazminat tutarını isteyebilir. Eskime payının tenzil edilmemesi gibi davacı ile sigorta ettiren arasındaki poliçe koşulları, zarar sorumlusunu bağlar nitelikte değildir. Başka bir anlatımla, davalı, haksız fiil tarihi itibariyle meydana gelen gerçek zarar ile sorumludur. Bu durum karşısında,davanın halefiyet ilkesi uyarınca açıldığı, davalının gerçek zarar ile sorumlu olduğu dikkate alınıp, haksız fiil tarihi itibariyle meydana gelen zararın tespiti bakımından bilirkişi kurulundan denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının sorumlu olduğu gerçek zararın 23.943,71 TL olduğu gerekçesiyle anılan meblağın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11493 E. 2011/4009 K.
Ortak:kâr payı · temerrüt
İncelediğiniz karardaEskime «payının» tenzil edilmemesi gibi davacı ile «sigorta ettiren» arasındaki poliçe koşulları, zarar sorumlusunu bağlar nitelikte değildir.
Bu durum karşısında,davanın «halefiyet ilkesi» uyarınca açıldığı, davalının «gerçek zarar» ile sorumlu olduğu dikkate alınıp, «haksız fiil» tarihi itibariyle meydana gelen zararın tespiti bakımından bilirkişi kurulundan denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli ek rapor alınması veya yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının sorumlu olduğu gerçek zararın 23.943,71 TL olduğu gerekçesiyle anılan meblağın «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, alınan bilirkişi raporuna göre, kullanılmış ve arızalı olan emtianın yeni ikame bedellerinden % 50 oranında eskime «payı» tenzilinin gerektiği, bu hali ile davacının isteyebileceği tazminatın 8.294,00 TL olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile anılan meblağın «temerrüt» faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10280 E. 2012/16460 K.
Ortak:halefiyet
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında,davanın «halefiyet ilkesi» uyarınca açıldığı, davalının «gerçek zarar» ile sorumlu olduğu dikkate alınıp, «haksız fiil» tarihi itibariyle meydana gelen zararın tespiti bakımından bilirkişi kurulundan denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli ek rapor alınması veya yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının sorumlu olduğu gerçek zararın 23.943,71 TL olduğu gerekçesiyle anılan meblağın «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 1301. maddesi uyarınca, davacı ... şirketinin yasal «halefiyet» hakkından yararlanabilmesi için sigortalısına, sigorta bedeli veya tazminatını ödemesi gerekir.
Bu durumda, mahkemece TTK 1301 maddesine dayalı işbu davada davacının yasal «halefiyet» hakkından yararlanamayacağı nazara alınarak buna göre hüküm kurmak gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · hasar
Benzer bu kararda… afından sigortalanan emtianın 15.12.2006 tarihinde İngiltere'den Türkiye'ye nakliyesi esnasında davalı şirketin sorumluluğu altında iken hasarlandığı, meydana gelen «hasar» nedeniyle zarar karşılığı olarak 857,69 GMP USD'nin 23.02.2007 tarihinde davacı tarafından sigortalıya ödendiği, hasarın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, TTK 1301 dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı ... meydana gelen «hasar» nedeniyle sigortalısına ödeme yaptığını iddia etmiş ancak dosya kapsamında davacı ... şirketinin sigortalısına ödeme yaptığını gösterir belgeye rastlanılmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/9376 E. , 2011/2224 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.04.2009 tarih ve 2008/366-2009/90 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının sorumlu olduğu rögarın taşması sonucu müvekkilinin sigortaladığı konutun zarara uğradığını, sigorta ettirene tazminat ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 28.529,40 TL tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerne Dairemizce “davacı taraf, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açmış olduğu bu davasında sigorta ettirene ödemiş olduğu tazminat miktarını değil, ancak zarar sorumlusunun ödemesi gerekli gerçek tazminat tutarını isteyebilir. Eskime payının tenzil edilmemesi gibi davacı ile sigorta ettiren arasındaki poliçe koşulları, zarar sorumlusunu bağlar nitelikte değildir. Başka bir anlatımla, davalı, haksız fiil tarihi itibariyle meydana gelen gerçek zarar ile sorumludur. Bu durum karşısında,davanın halefiyet ilkesi uyarınca açıldığı, davalının gerçek zarar ile sorumlu olduğu dikkate alınıp, haksız fiil tarihi itibariyle meydana gelen zararın tespiti bakımından bilirkişi kurulundan denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının sorumlu olduğu gerçek zararın 23.943,71 TL olduğu gerekçesiyle anılan meblağın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 129,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016434600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz