6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Halefiyet ilkesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9376 E. 2011/2224 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet ilkesi halefiyet sigorta ettiren gerçek zarar bilirkişi incelemesi haksız fiil kâr payı temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerne Dairemizce “davacı taraf, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açmış olduğu bu davasında sigorta ettirene ödemiş olduğu tazminat miktarını değil, ancak zarar sorumlusunun ödemesi gerekli gerçek tazminat tutarını isteyebilir. Eskime payının tenzil edilmemesi gibi davacı ile sigorta ettiren arasındaki poliçe koşulları, zarar sorumlusunu bağlar nitelikte değildir. Başka bir anlatımla, davalı, haksız fiil tarihi itibariyle meydana gelen gerçek zarar ile sorumludur. Bu durum karşısında,davanın halefiyet ilkesi uyarınca açıldığı, davalının gerçek zarar ile sorumlu olduğu dikkate alınıp, haksız fiil tarihi itibariyle meydana gelen zararın tespiti bakımından bilirkişi kurulundan denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının sorumlu olduğu gerçek zararın 23.943,71 TL olduğu gerekçesiyle anılan meblağın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11493 E. 2011/4009 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10280 E. 2012/16460 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/9376 E.  ,  2011/2224 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.04.2009 tarih ve 2008/366-2009/90 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının sorumlu olduğu rögarın taşması sonucu müvekkilinin sigortaladığı konutun zarara uğradığını, sigorta ettirene tazminat ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 28.529,40 TL tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerne Dairemizce “davacı taraf, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açmış olduğu bu davasında sigorta ettirene ödemiş olduğu tazminat miktarını değil, ancak zarar sorumlusunun ödemesi gerekli gerçek tazminat tutarını isteyebilir. Eskime payının tenzil edilmemesi gibi davacı ile sigorta ettiren arasındaki poliçe koşulları, zarar sorumlusunu bağlar nitelikte değildir. Başka bir anlatımla, davalı, haksız fiil tarihi itibariyle meydana gelen gerçek zarar ile sorumludur. Bu durum karşısında,davanın halefiyet ilkesi uyarınca açıldığı, davalının gerçek zarar ile sorumlu olduğu dikkate alınıp, haksız fiil tarihi itibariyle meydana gelen zararın tespiti bakımından bilirkişi kurulundan denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının sorumlu olduğu gerçek zararın 23.943,71 TL olduğu gerekçesiyle anılan meblağın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 129,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016434600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.