Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9258 E. 2011/2251 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişlilik↗ iş bölümü↗ ihtar↗ ıslah↗ dosya masrafı↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, peşin ödemeli ortak olduğu, davalı kooperatifçe, davacıya tahsis edilen bağımsız bölümün konut olarak kullanılmasının mümkün olmadığı, davacıya imar tadilatı neticesinde tapu kaydının oluşturulmasının vaat edildiği, davacının yapmış olduğu ödemeler nedeniyle tazminat talep etmekte hakkı olduğu gerekçesiyle kooperatife konut için ödenen bedelin karşılığı olarak 27.416,79 TL ile davacının yaptığı faydalı masraflar karşılığında 12.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kooperatif ortağının kendisine konut tahsis edilememesi nedeniyle yaptığı ödemelerin ve konut için yaptığı masrafların iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davacının davasının kabulü ile davacı tarafından yapılan ödemelerin güncellenmiş değeri ile konuta yapılan masrafların davalı kooperatiften tahsiline karar verilmişse de, yargılama sırasında davalı vekilinin, kooperatif ortaklarından tahsil edilen aidat toplamının bilirkişiler tarafından hesaplanandan yüksek olduğu yönünde belge sunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, bilirkişilerce yapılan hesaplamada ortaklar tarafından ödenen aidatların 1999 yılından itibaren hesaplandığı ve davalı vekili tarafından 1997 yılından bu yana aidat toplandığı belirtildiğine göre, mahkemece, değinilen tarihler arasında kooperatif aidatı ödenip ödenmediğinin tespiti için bankalara müzekkere yazılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı vekili tarafından ibraz edilen belge değerlendirilmeksizin hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Öte yandan, bilirkişiler tarafından değeri hesaplanan dairelerin davacıya tahsis edilmesi vaat edilen daireden farklı olduğu göz önüne alınmaksızın güncellemenin bu daireler üzerinden yapılması ve davacı tarafından kendisine teslim edilen konuta yapılan masrafların hesaplamasının denetime elverişli şekilde raporda gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Davacının temyiz itirazına gelince, dosya içeriğinden, davacı vekilinin, davadan önce davalı kooperatife ihtar çekerek temerrüde düşürdüğü göz önüne alınmaksızın, talep gibi dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9241 E. 2011/2451 K.
Ortak:ihtar · ıslah · temerrüt · ibraz
İncelediğiniz kararda3-Davacının temyiz itirazına gelince, dosya içeriğinden, davacı vekilinin, davadan önce davalı kooperatife «ihtar» çekerek «temerrüde» düşürdüğü göz önüne alınmaksızın, talep gibi dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken «ıslah» edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… arihler arasında kooperatif aidatı ödenip ödenmediğinin tespiti için bankalara müzekkere yazılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı vekili tarafından «ibraz» edilen belge değerlendirilmeksizin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda3-Davacının temyiz itirazına gelince, dosya içeriğinden, davacı vekilinin, davadan önce davalı kooperatife «ihtar» çekerek «temerrüte» düşürdüğü göz önüne alınmaksızın, «ıslah» edilen miktar yönünden talep gibi dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken bu miktara ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
… öre, davalı kooperatifin 22.05.1999 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararla, proje tadilatından çıkan fazla dairelerin satılması konusunda yönetim kuruluna «yetki» verildiği, bu karara istinaden davacının dava dışı üçüncü kişiden kooperatif ortaklığını devraldığı, davacıya tahsis edilen daireye ilişkin olarak proje tadilatının yapılamadığı, davacıya tahsis edilebilecek aynı nitelikte bir dairenin de bulunmadığı, bu nedenle davacının tazminat talebinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 4.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren, 24.865,60 TL alacağın ise «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… nin tespiti için kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapılarak ve bankalara müzekkere yazılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı vekili tarafından «ibraz» edilen belge değerlendirilmeksizin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki · yasal faiz
Benzer bu kararda… öre, davalı kooperatifin 22.05.1999 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararla, proje tadilatından çıkan fazla dairelerin satılması konusunda yönetim kuruluna «yetki» verildiği, bu karara istinaden davacının dava dışı üçüncü kişiden kooperatif ortaklığını devraldığı, davacıya tahsis edilen daireye ilişkin olarak proje tadilatının yapılamadığı, davacıya tahsis edilebilecek aynı nitelikte bir dairenin de bulunmadığı, bu nedenle davacının tazminat talebinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 4.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren, 24.865,60 TL alacağın ise «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/805 E. 2011/5149 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme cezası · ortaklıktan çıkma · borçlu olunmadığının tespiti · istifa · üçüncü kişi · sebepsiz zenginleşme · istirdat · ihtarname
Benzer bu karardaDavacının davalı kooperatifin ortağı iken 27.07.2005 tarihli «ihtarnameyle» ortaklıktan «istifa» ettiğini davalı kooperatife bildirdiği ve bu tarihten önce kooperatif payına isabet eden taşınmazı «üçüncü kişiye» devretmiş olduğu anlaşılmıştır.Davacının «ortaklıktan çıkma» iradesini Kooperatifler Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca kullandığı anlaşıldığından davacının çıkma iradesini kooperatife bildirdiği tarihten itibaren ortaklığının sona erdiğinin kabulü gerekir.Dairemizin 27.10.2010 günlü bozma ilamında da bu husus açıkça belirtilmiştir.Bu durumda, davaya konu olan ortaklığın sona erdiği tarihten sonraki döneme ait aidat borçlarından kural olarak ortaklığı sona eren davacının sorumlu tutulması mümkün değildir.Ancak, ortaklık hakkını devretmeden ortaklığa isabet eden konutu üçüncü kişiye devreden, daha sonra da ortaklıktan istifa eden davacının ortaklığının sona erdiği tarihten sonra istenilen aidatların niteliği, ne amaçla istendiği, hangi giderlerin karşılanmasına yönelik olduğunun tespiti gerekmektedir.O halde mahkemece, davaya konu aidatların hangi giderleri karşılamaya yönelik olduğunun tespit edilerek davacının üçüncü kişiye devrettiği konuta verilen veya verilecek olan hizmetin karşılığı olarak istenilen giderlerin konut malikinden istenebileceği, konut için yapılan veya yapılacak olan giderlerin dışında kalıp da ancak ortaklardan istenebilecek olan, ortaklıktan kaynaklanan giderlerin ise ortaklık hakkını devretmeden taşınmazını devreden, ortaklıktan da istifa eden davacıdan ancak «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre istenebileceğinin gözetilerek bu hususlar araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülme …
2-Dava, ortaklığın «istifa» yoluyla sona erdiğinin tespiti ile ortaklığın sona ermesinden sonraki dönemde ödenen aidatların «istirdadı» ve «gecikme cezası» adı altında istenilen miktardan dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/9258 E. , 2011/2251 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.04.2009 tarih ve 2007/55 - 2009/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olup kooperatif tarafından üretilen ve proje tadilatı ile mesken haline getirilmesi vaat edilen dairelerden birini satın aldığını ancak davalı kooperatifin proje tadilatını gerçekleştiremediğini ileri sürerek, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin karşılığı olarak 27.416,79 TL ve konut için yapmış olduğu harcamalara ilişkin olarak 12.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, peşin ödemeli ortak olduğu, davalı kooperatifçe, davacıya tahsis edilen bağımsız bölümün konut olarak kullanılmasının mümkün olmadığı, davacıya imar tadilatı neticesinde tapu kaydının oluşturulmasının vaat edildiği, davacının yapmış olduğu ödemeler nedeniyle tazminat talep etmekte hakkı olduğu gerekçesiyle kooperatife konut için ödenen bedelin karşılığı olarak 27.416,79 TL ile davacının yaptığı faydalı masraflar karşılığında 12.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kooperatif ortağının kendisine konut tahsis edilememesi nedeniyle yaptığı ödemelerin ve konut için yaptığı masrafların iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davacının davasının kabulü ile davacı tarafından yapılan ödemelerin güncellenmiş değeri ile konuta yapılan masrafların davalı kooperatiften tahsiline karar verilmişse de, yargılama sırasında davalı vekilinin, kooperatif ortaklarından tahsil edilen aidat toplamının bilirkişiler tarafından hesaplanandan yüksek olduğu yönünde belge sunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, bilirkişilerce yapılan hesaplamada ortaklar tarafından ödenen aidatların 1999 yılından itibaren hesaplandığı ve davalı vekili tarafından 1997 yılından bu yana aidat toplandığı belirtildiğine göre, mahkemece, değinilen tarihler arasında kooperatif aidatı ödenip ödenmediğinin tespiti için bankalara müzekkere yazılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı vekili tarafından ibraz edilen belge değerlendirilmeksizin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, bilirkişiler tarafından değeri hesaplanan dairelerin davacıya tahsis edilmesi vaat edilen daireden farklı olduğu göz önüne alınmaksızın güncellemenin bu daireler üzerinden yapılması ve davacı tarafından kendisine teslim edilen konuta yapılan masrafların hesaplamasının denetime elverişli şekilde raporda gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Davacının temyiz itirazına gelince, dosya içeriğinden, davacı vekilinin, davadan önce davalı kooperatife ihtar çekerek temerrüde düşürdüğü göz önüne alınmaksızın, talep gibi dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz Itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 04.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016428300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz