6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9241 E. 2011/2451 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtar yetki ıslah yasal faiz temerrüt ibraz

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin 22.05.1999 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararla, proje tadilatından çıkan fazla dairelerin satılması konusunda yönetim kuruluna yetki verildiği, bu karara istinaden davacının dava dışı üçüncü kişiden kooperatif ortaklığını devraldığı, davacıya tahsis edilen daireye ilişkin olarak proje tadilatının yapılamadığı, davacıya tahsis edilebilecek aynı nitelikte bir dairenin de bulunmadığı, bu nedenle davacının tazminat talebinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 4.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren, 24.865,60 TL alacağın ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, kooperatif ortağının kendisine konut tahsis edilememesi nedeniyle yaptığı ödemelerin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davacının davasının kabulü ile davacı tarafından yapılan ödemelerin güncellenmiş değerinin tahsiline karar verilmişse de, yargılama sırasında davalı vekilinin, kooperatif ortaklarından tahsil edilen aidat toplamının bilirkişiler tarafından hesaplanandan yüksek olduğu yönünde belge sunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, bilirkişilerce yapılan hesaplamada ortaklar tarafından ödenen aidatların 1999 yılından itibaren hesaplandığı ve davalı vekili tarafından 1997 yılından bu yana aidat toplandığı belirtildiğine göre, mahkemece, değinilen tarihler arasında kooperatif aidatı ödenip ödenmediğinin tespiti için kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapılarak ve bankalara müzekkere yazılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı vekili tarafından ibraz edilen belge değerlendirilmeksizin hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Öte yandan, bilirkişiler tarafından değeri hesaplanan dairelerin davacıya tahsis edilmesi vaat edilen daireden farklı olduğu göz önüne alınmaksızın güncellemenin davacıya tahsis edilen bu daire üzerinden yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Davacının temyiz itirazına gelince, dosya içeriğinden, davacı vekilinin, davadan önce davalı kooperatife ihtar çekerek temerrüte düşürdüğü göz önüne alınmaksızın, ıslah edilen miktar yönünden talep gibi dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken bu miktara ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9258 E. 2011/2251 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/9241 E.  ,  2011/2451 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.04.2009 tarih ve 2007/54 - 2009/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin yapmakta olduğu inşaatlarda fazladan ürettiği ve proje tadilatı ile mesken haline getirmeyi vaat ettiği bağımsız bölümlerden birini 04.05.2001 tarihinde 13.500 TL bedelle satın aldığını, müvekkili ve onunla aynı konumda olan birkaç kişi dışındaki ortaklara birer konut dağıtacak şekilde kura çekiminin yapıldığını, müvekkiline dağıtılacak konut kalmadığını, kendisine konut tahsis edilmeyen müvekkilinin tazminat talep etme hakkının doğduğunu ileri sürerek, davalı kooperatifin bulunması halinde müvekkiline daire tahsis etmesine, bu mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.500 TL'nın ve davalı kooperatife yapılmış ödemelere karşılık şimdilik 4.000 TL'nın faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21.04.2009 tarihli dilekçesi ile aidat iadesine ilişkin davasını ıslah ederek 28.865,60 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, proje harici meskenleri satın alanların, bu meskenlerin proje harici olduğunu ve proje tadilatına izin verilmesi halinde tapularını alacaklarını bilerek satın aldıklarını, müvekkilince yapılan başvurulara rağmen proje tadilatının yapılamadığını, davacının satın aldığı dairenin kullanılabilir durumda olduğunu, davacının daireyi teslim almaktan kaçındığını, davacının diğer ortaklara göre çok düşük bir meblağ ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin 22.05.1999 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararla, proje tadilatından çıkan fazla dairelerin satılması konusunda yönetim kuruluna yetki verildiği, bu karara istinaden davacının dava dışı üçüncü kişiden kooperatif ortaklığını devraldığı, davacıya tahsis edilen daireye ilişkin olarak proje tadilatının yapılamadığı, davacıya tahsis edilebilecek aynı nitelikte bir dairenin de bulunmadığı, bu nedenle davacının tazminat talebinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 4.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren, 24.865,60 TL alacağın ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, kooperatif ortağının kendisine konut tahsis edilememesi nedeniyle yaptığı ödemelerin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davacının davasının kabulü ile davacı tarafından yapılan ödemelerin güncellenmiş değerinin tahsiline karar verilmişse de, yargılama sırasında davalı vekilinin, kooperatif ortaklarından tahsil edilen aidat toplamının bilirkişiler tarafından hesaplanandan yüksek olduğu yönünde belge sunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, bilirkişilerce yapılan hesaplamada ortaklar tarafından ödenen aidatların 1999 yılından itibaren hesaplandığı ve davalı vekili tarafından 1997 yılından bu yana aidat toplandığı belirtildiğine göre, mahkemece, değinilen tarihler arasında kooperatif aidatı ödenip ödenmediğinin tespiti için kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapılarak ve bankalara müzekkere yazılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı vekili tarafından ibraz edilen belge değerlendirilmeksizin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Öte yandan, bilirkişiler tarafından değeri hesaplanan dairelerin davacıya tahsis edilmesi vaat edilen daireden farklı olduğu göz önüne alınmaksızın güncellemenin davacıya tahsis edilen bu daire üzerinden yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Davacının temyiz itirazına gelince, dosya içeriğinden, davacı vekilinin, davadan önce davalı kooperatife ihtar çekerek temerrüte düşürdüğü göz önüne alınmaksızın, ıslah edilen miktar yönünden talep gibi dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken bu miktara ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 0.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016539100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.