6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3663 E. 2011/2179 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istihkak denetime elverişlilik haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: İİK · HUMK — HUMK 388HUMK 428

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıların haksız rekabetlerinin ve markaya tecavüzlerinin tesbiti ile önlenmesine, davalılar adına tescilli İSTİHKAM markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.

HUMK'nun 388. maddesi hükmüne göre mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Yine Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da HUMK'nun 428. maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.

Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK’nun 388. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, denetime elverişli değildir. Ayrıca karara esas alınan bilirkişi raporunda davalılara ait markanın tescilli olduğu sınıfların bir kısmında iptali gerektiği belirtilmesine rağmen, mahkemece bilirkişi raporundan neden ayrılarak yazılı şekilde karar verildiği de gerekçelendirilmemiştir. Bu itibarla mahkemece, gerekçesiz şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati haciz kararının kaldırılması 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1389 E. 2015/3200 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13917 E. 2012/20435 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati tedbir 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10913 E. 2013/16214 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • İtirazın İptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13215 E. 2011/6645 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin İhyası 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4515 E. 2015/6556 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14423 E. 2018/5445 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz itirazı | İhtiyati haciz kararının kaldırılması 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7087 E. 2011/7469 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1837 E. 2010/7826 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/3663 E.  ,  2011/2179 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2008 tarih ve 2006/574 - 2008/800 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili adına İSTİKAN markasının 23.02.1998 tarihinde tescil ettirildiğini, davalıların müvekkilinin markası ile ürettiği çay paketlerinin ambalajının aynısı haksız olarak üretip piyasaya sundukları gibi 2004 yılında üçüncü şahıstan İSTİHKAM markasını devir alarak eylemlerini sürdüklerini, davalılar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek davalıların haksız rekabetlerinin ve markaya tecavüzlerinin tesbiti ile önlenmesine, davalılar adına tescilli İSTİHKAM markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Markaların farklı olduğunu, davacının müvekkili markasına uzun süre sessiz kaldığını ve hak kaybına uğradığını, markanın KHK’nin 12.maddesine uygun kullanıldığını, markanın kullanım sonucu ayırtedicilik kazandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıların haksız rekabetlerinin ve markaya tecavüzlerinin tesbiti ile önlenmesine, davalılar adına tescilli İSTİHKAM markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.

HUMK'nun 388. maddesi hükmüne göre mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Yine Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da HUMK'nun 428. maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir.

Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.

Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK’nun 388. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, denetime elverişli değildir. Ayrıca karara esas alınan bilirkişi raporunda davalılara ait markanın tescilli olduğu sınıfların bir kısmında iptali gerektiği belirtilmesine rağmen, mahkemece bilirkişi raporundan neden ayrılarak yazılı şekilde karar verildiği de gerekçelendirilmemiştir. Bu itibarla mahkemece, gerekçesiz şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016388400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.