İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13215 E. 2011/6645 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi itiraz↗ prim alacağı↗ infazda tereddüt↗ ek prim↗ infaz↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından düzenlendiği iddia edilen sigorta poliçelerinden kaynaklanan prim alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi raporu alınmış ve alınan raporda davacının alacağının dosya içindeki bilgilere göre tesbitinin mümkün olmadığı belirtildiği halde, hiçbir gerekçe yazılmaksızın davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, HUMK’nun 388. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Yine Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da,HUMK 428. maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme hükmü ise, HUMK 388/3-5. maddesinde belirtilen unsurları ve özellikle gerekçenin ne olduğu ihtiva etmemektedir. Böyle bir karar yasaya aykırı olduğu gibi HUMK 428. maddesine göre, Yargıtay denetimi olanağını da ortadan kaldırdığından, mahkemece, alınan bilirkişi raporundaki dosyadaki bilgilere göre alacağın tesbitinin mümkün bulunmadığına ilişkin tesbite rağmen hiçbir gerekçe gösterilmeden ve borca kısmi itiraz edilmesine ve davacı tarafından itiraz edilen miktardan daha düşük alacak için itirazın iptalinin istenilmesine rağmen, dava edilen değerin ve mahkemece de kabul edilen miktarın ne olduğu kararda açıkça belirtilmeden infazda tereddüt oluşturulacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye bağlı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1389 E. 2015/3200 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · ara karar · denetime elverişlilik · ihtiyati haciz · tenfiz · haciz
Benzer bu kararda1- Alacaklı davacı ... tarafından açılan «tenfiz» davasında «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması borçlu davalı vekilince talep edilmiş olup, bu istemin duruşma «ara» kararı ile reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.
Mahkemece, duruşmalı yapılan inceleme sonucunda tesis edilen «ara» kararla, «ihtiyati haciz» kararına yönelik itirazlar yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiştir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK.'nun 388 nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, «ihtiyati hacze itiraz» eden (davalı) vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
İtirazın İptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13917 E. 2012/20435 K.
Ortak:İtirazın İptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının 21.400 TL alacaklı olduğu sübuta erdiği gerekçesiyle, davalının itirazının iptaline, %40 oranında «icra inkar tazminatına» mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK.'nun 388 nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
-
İhtiyati tedbir 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10913 E. 2013/16214 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir · denetime elverişlilik
Benzer bu karardaDava, «ihtiyati tedbir» istemine ilişkindir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK'nın 388'inci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, «ihtiyati tedbir» talep eden vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
5 benzer karar daha
-
Şirketin İhyası 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4515 E. 2015/6556 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirket «kaydının» silinmesini gerektirir bir faaliyet bulunmadığı, yapılan işlemin hatalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararında davalı tarafça yapılan işlemin hangi nedenle hatalı olduğu belirtilmediğinden karar gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14423 E. 2018/5445 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · denetime elverişlilik · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda… resinden sonra yapılan temyiz itirazının reddine dair ........2016 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, davalı «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan» kaynaklanan zararın tahsili talebine ilişkindir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK.nın 388 nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
-
İhtiyati haciz itirazı | İhtiyati haciz kararının kaldırılması 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7087 E. 2011/7469 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · denetime elverişlilik · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece «ihtiyati haciz» kararına karşı itiraz üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre, itirazların reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «ihtiyati hacze itiraz» istemine ilişkindir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK.nun 388 nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3663 E. 2011/2179 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · haksız rekabet
Benzer bu karardaDava, davalıların «haksız rekabetlerinin» ve markaya tecavüzlerinin tesbiti ile önlenmesine, davalılar adına tescilli İSTİHKAM markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK’nun 388. maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
-
İstirdat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1837 E. 2010/7826 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · teslim
Benzer bu kararda1-Dava, «teslim» edilen eşyaların iade edilmediği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK' nun 388 nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, «denetime elverişli» değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13215 E. , 2011/6645 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.03.2008 tarih ve 2006/1792-2008/437 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Aksigorta AŞ.’nin acentesi olduğunu, davalıya ait işyeri ve araçlar için sigorta poliçeleri düzenlendiğini, prim alacağının tahsili için davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca kısmi itiraz ettiğini ileri sürerek, 1.660,27 TL bakımından davalının itirazının iptali ile %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından düzenlendiği iddia edilen sigorta poliçelerinden kaynaklanan prim alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi raporu alınmış ve alınan raporda davacının alacağının dosya içindeki bilgilere göre tesbitinin mümkün olmadığı belirtildiği halde, hiçbir gerekçe yazılmaksızın davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, HUMK’nun 388. maddesi hükmüne göre, mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Yine Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da,HUMK 428. maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir.
Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme hükmü ise, HUMK 388/3-5. maddesinde belirtilen unsurları ve özellikle gerekçenin ne olduğu ihtiva etmemektedir. Böyle bir karar yasaya aykırı olduğu gibi HUMK 428. maddesine göre, Yargıtay denetimi olanağını da ortadan kaldırdığından, mahkemece, alınan bilirkişi raporundaki dosyadaki bilgilere göre alacağın tesbitinin mümkün bulunmadığına ilişkin tesbite rağmen hiçbir gerekçe gösterilmeden ve borca kısmi itiraz edilmesine ve davacı tarafından itiraz edilen miktardan daha düşük alacak için itirazın iptalinin istenilmesine rağmen, dava edilen değerin ve mahkemece de kabul edilen miktarın ne olduğu kararda açıkça belirtilmeden infazda tereddüt oluşturulacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye bağlı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027953500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz