Alt taşıyan
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9511 E. 2014/2034 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alt taşıyan↗ taşıma senedi↗ sevk irsaliyesi↗ irsaliye↗ rücuen tahsil↗ taşıma sözleşmesi↗ fatura↗ taşıyan↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kargo şirketinin, davalılardan N.. A.. adına kayıtlı sürücüsü diğer davalı E.. K..'ın olduğu araç ile davalılardan K.. A.. ile kargoların taşınması hususunda kazanın meydana gelmesinden önce şehirlerarası taşıma sözleşmesi ve araç sevk çizelgesi düzenledikleri, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan tüm belgelerin bilirkişi tarafından incelenmesi sonucunda çoğu belgelerin fotokopi olduğu, toplu taşıma irsaliyelerinin incelenmesinde, kazada yanan kargoların o gün itibariyle teslim edilen kargoların nevilerinin ne olduğu, miktarlarının ne olduğunun belli olmadığı, hangi kargonun taşındığının da belli olmadığı, toplu taşıma irsaliyelerinde sadece yerlerin belirtildiği, faturaların içeriğinde ne gibi eşyaların olduğunun belirtilmediği, yine irsaliyelerde davalı sürücünün imzasının bulunmadığı, hangi eşyanın ticari, cinsinin ne olduğu ne kadar olduğunun belirlenemediği, TTK. hükümleri gereğince taşıma senedi ve sevk irsaliyesinde malın cinsinin, miktarının, niteliğinin ayrıca belirtilmesi gerektiği, yine malların sigorta edilmediği, bu nedenle zarara uğrayan kargoların somut olarak miktarı, zarar kapsamının belirlenemediği, davacı şirket kendi yükümlülüğünde olan işlemleri usulüne uygun olarak yapmadığı, ayrıca taraflar arasında düzenlenen sözleşmede de davalı sürücüye ait imzanın sahte olduğu, davacı şirket müdürünün bu sözleşme nedeni ile sahte evrak düzenlemekten yine, her ne kadar kargo sahiplerine ödemede bulunulduğu belirtilip belge sunulmuş ise de bu ödemelerin neye ilişkin yapıldığı tam olarak açık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalıların malik, sürücü ve alt taşıyan olduğu araca müvekkili tarafından 3. şahıslara ait kargoların teslim edildiğini, aracın uğradığı kaza sonucu kargoların tamamının yandığını, kargo bedellerinin 3. şahıslara ödendiğini ileri sürerek yapılan ödemelerin davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonucu zarara uğrayan kargoların somut olarak miktarı, zarar kapsamının belirlenemediği, davacı şirket kendi yükümlülüğünde olan işlemleri usulüne uygun olarak yapmadığı, ayrıca taraflar arasında düzenlenen sözleşmede de davalı sürücüye ait imzanın sahte olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirme karar vermeye yeterli değildir. Öncelikle Türk Ticaret Kanunu'nda taşıma sözleşmesinin geçerliliği için herhangi bir şekle bağlılık öngörülmüş değildir. Bu nedenle taşıma senedinin düzenlenmemesi davanın reddine gerekçe yapılamaz.
Somut olayda, davaya konu kargoların taşındığı aracın 01.11.2005 tarihinde geçirdiği kaza sonucu araçta bulunan tüm kargoların yandığı ve davacının zarara uğrayan kargo sahibi 3.kişilere ödeme yaptığı sabit olup, uyuşmazlık davacının davalılara hangi miktar ve nitelikte kargo teslim edildiği hususundadır. Dosya içerisinde davacı tarafından toplu taşıma irsaliyesi ve irsaliyenin dayanağı faturalar ile üçüncü şahıslara yapılan ödeme belgeleri ve bu belgelerin dayanağı kargolara ait 3. kişiler tarafından davacıya sunulan fatura ve belgeler davacı tarafından delil olarak sunulduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, taraflar arasında taşıma senedi bulunmadığı ve sevk irsaliyesinde de bir değer bildirilmediği dikkate alınıp, taşıma hukukunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak dosyada bulunan 3. kişiler tarafından davacıya ibraz edilen kargo muhteviyatına ilişkin fatura ve belgeler incelenip, davacı aleyhine 3. şahıslar tarafından açılan davalar varsa araştırılıp, TTK'nın 785. maddesi dikkate alınıp sonucuna göre davalıların sorumlu olduğu tazminatın tayini gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/668 E. 2013/17719 K.
Ortak:ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaA.. ile kargoların taşınması hususunda kazanın meydana gelmesinden önce şehirlerarası «taşıma sözleşmesi» ve araç sevk çizelgesi düzenledikleri, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan tüm belgelerin bilirkişi tarafından incelenmesi sonucunda çoğu belgelerin fotokopi olduğu, toplu taşıma «irsaliyelerinin» incelenmesinde, kazada yanan kargoların o gün itibariyle «teslim» edilen kargoların nevilerinin ne olduğu, miktarlarının ne olduğunun belli olmadığı, hangi kargonun taşındığının da belli olmadığı, toplu taşıma irsaliyelerinde sadece yerlerin belirtildiği, faturaların içeriğinde ne gibi eşyaların olduğunun belirtilmediği, yine irsaliyelerde davalı sürücünün imzasının bulunmadığı, hangi eşyanın ticari, cinsinin ne olduğu ne kadar olduğunun belirlenemediği, TTK. hükümleri gereğince «taşıma senedi» ve «sevk irsaliyesinde» malın cinsinin, miktarının, niteliğinin ayrıca belirtilmesi gerektiği, yine malların sigorta edilmediği, bu nedenle zarara uğrayan kargoların somut olarak miktarı, …
Davacı vekili, davalıların malik, sürücü ve «alt taşıyan» olduğu araca müvekkili tarafından 3. şahıslara ait kargoların «teslim» edildiğini, aracın uğradığı kaza sonucu kargoların tamamının yandığını, kargo bedellerinin 3. şahıslara ödendiğini ileri sürerek yapılan ödemelerin davalılardan «rücuen tahsilini» talep ve dava etmiştir.
Somut olayda, davaya konu kargoların taşındığı aracın 01.11.2005 tarihinde geçirdiği kaza sonucu araçta bulunan tüm kargoların yandığı ve davacının zarara uğrayan kargo sahibi 3.kişilere ödeme yaptığı sabit olup, uyuşmazlık davacının davalılara hangi miktar ve nitelikte kargo «teslim» edildiği hususundadır.
Benzer bu kararda2- Dava, taşıma için davalıya «teslim» edilen bazı kargoların alıcılarına teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, bu kargolardan alıcısı...olan kargo için davalı tarafından «ibraz» edilen teslimat belgesine göre kargo sıfatı belirtilmeksizin...ya teslim edilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gönderilerin bir kısmının aynı evde alıcı yakınına «teslim» edildiği, geri kalan gönderilerin işyeri daimi çalışanına teslim edildiği, davacının davasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı «teslimatı» alan kişinin kim olduğunu açıklamamış, bu konuda araştırmasının devam ettiğini belirtmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · ek mehil · kesin hüküm
Benzer bu karardaBu durumda davalıya bu konuda «mehil» veya «kesin mehil» verilip, gönderi alıcısı ile «teslimat» yapılan kişi arasında ne gibi bir ilişki olduğu saptanmadan ve usulüne uygun teslim yapılıp yapılmadığı araştırılmadan, bu kargo yönünden usulüne uygun teslimat yapıldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13217 E. 2017/6142 K.
Ortak:sevk irsaliyesi · irsaliye · teslim
İncelediğiniz karardaA.. ile kargoların taşınması hususunda kazanın meydana gelmesinden önce şehirlerarası «taşıma sözleşmesi» ve araç sevk çizelgesi düzenledikleri, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan tüm belgelerin bilirkişi tarafından incelenmesi sonucunda çoğu belgelerin fotokopi olduğu, toplu taşıma «irsaliyelerinin» incelenmesinde, kazada yanan kargoların o gün itibariyle «teslim» edilen kargoların nevilerinin ne olduğu, miktarlarının ne olduğunun belli olmadığı, hangi kargonun taşındığının da belli olmadığı, toplu taşıma irsaliyelerinde sadece yerlerin belirtildiği, faturaların içeriğinde ne gibi eşyaların olduğunun belirtilmediği, yine irsaliyelerde davalı sürücünün imzasının bulunmadığı, hangi eşyanın ticari, cinsinin ne olduğu ne kadar olduğunun belirlenemediği, TTK. hükümleri gereğince «taşıma senedi» ve «sevk irsaliyesinde» malın cinsinin, miktarının, niteliğinin ayrıca belirtilmesi gerektiği, yine malların sigorta edilmediği, bu nedenle zarara uğrayan kargoların somut olarak miktarı, …
Bu durum karşısında, taraflar arasında «taşıma senedi» bulunmadığı ve «sevk irsaliyesinde» de bir değer bildirilmediği dikkate alınıp, taşıma hukukunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak dosyada bulunan 3. kişiler tarafından davacıya «ibraz» edilen kargo muhteviyatına ilişkin «fatura» ve belgeler incelenip, davacı aleyhine 3. şahıslar tarafından açılan davalar varsa araştırılıp, TTK'nın 785. maddesi dikkate alınıp sonucuna göre davalıların sorumlu olduğu tazminatın tayini gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili, davalıların malik, sürücü ve «alt taşıyan» olduğu araca müvekkili tarafından 3. şahıslara ait kargoların «teslim» edildiğini, aracın uğradığı kaza sonucu kargoların tamamının yandığını, kargo bedellerinin 3. şahıslara ödendiğini ileri sürerek yapılan ödemelerin davalılardan «rücuen tahsilini» talep ve dava etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «temel ilişkinin» ispatı «yazılı delil» veya «yazılı delil başlangıcı» veya tarafların bir birini tutan ve tamamlayan HMK 222'ye göre «ticari defterlerin» sunulması halinde ispat edilebileceği, davacı tarafından düzenlenen faturalar ve «sevk irsaliyeleri» tek taraflı düzenlenmiş olup sevk irsaliyelerin altında imza bulunmadığından bu delillerin HMK 202/2'ye göre yazılı delil başlangıcı kabul edilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu faturaları veya faturalara dayanak malları «teslim» aldığına ilişkin borçlunun veya yetkili «temsilcisinin» imzasını içeren belgeler bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak karşılığında davalı tarafça verilen çekteki «imzaya itiraz» edilmesi nedeniyle temel ilişkiye dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davacı tarafın sunduğu dava dayanağı faturaları veya faturalara dayanak malları «teslim» aldığına ilişkin borçlunun veya yetkili «temsilcisinin» imzasını içeren belgeler bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı davaya konu malların faturalarıyla birlikte kargo aracılığı ile davalıya «teslim» edildiğini ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delil başlangıcı · temel ilişki · delil başlangıcı · imzaya itiraz · yazılı delil · ticari defter · temsil · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «temel ilişkinin» ispatı «yazılı delil» veya «yazılı delil başlangıcı» veya tarafların bir birini tutan ve tamamlayan HMK 222'ye göre «ticari defterlerin» sunulması halinde ispat edilebileceği, davacı tarafından düzenlenen faturalar ve «sevk irsaliyeleri» tek taraflı düzenlenmiş olup sevk irsaliyelerin altında imza bulunmadığından bu delillerin HMK 202/2'ye göre yazılı delil başlangıcı kabul edilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu faturaları veya faturalara dayanak malları «teslim» aldığına ilişkin borçlunun veya yetkili «temsilcisinin» imzasını içeren belgeler bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak karşılığında davalı tarafça verilen çekteki «imzaya itiraz» edilmesi nedeniyle temel ilişkiye dayalı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davacı tarafın sunduğu dava dayanağı faturaları veya faturalara dayanak malları «teslim» aldığına ilişkin borçlunun veya yetkili «temsilcisinin» imzasını içeren belgeler bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6077 E. 2010/12195 K.
Ortak:sevk irsaliyesi · irsaliye · fatura
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, taraflar arasında «taşıma senedi» bulunmadığı ve «sevk irsaliyesinde» de bir değer bildirilmediği dikkate alınıp, taşıma hukukunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak dosyada bulunan 3. kişiler tarafından davacıya «ibraz» edilen kargo muhteviyatına ilişkin «fatura» ve belgeler incelenip, davacı aleyhine 3. şahıslar tarafından açılan davalar varsa araştırılıp, TTK'nın 785. maddesi dikkate alınıp sonucuna göre davalıların sorumlu olduğu tazminatın tayini gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
A.. ile kargoların taşınması hususunda kazanın meydana gelmesinden önce şehirlerarası «taşıma sözleşmesi» ve araç sevk çizelgesi düzenledikleri, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan tüm belgelerin bilirkişi tarafından incelenmesi sonucunda çoğu belgelerin fotokopi olduğu, toplu taşıma «irsaliyelerinin» incelenmesinde, kazada yanan kargoların o gün itibariyle «teslim» edilen kargoların nevilerinin ne olduğu, miktarlarının ne olduğunun belli olmadığı, hangi kargonun taşındığının da belli olmadığı, toplu taşıma irsaliyelerinde sadece yerlerin belirtildiği, faturaların içeriğinde ne gibi eşyaların olduğunun belirtilmediği, yine irsaliyelerde davalı sürücünün imzasının bulunmadığı, hangi eşyanın ticari, cinsinin ne olduğu ne kadar olduğunun belirlenemediği, TTK. hükümleri gereğince «taşıma senedi» ve «sevk irsaliyesinde» malın cinsinin, miktarının, niteliğinin ayrıca belirtilmesi gerektiği, yine malların sigorta edilmediği, bu nedenle zarara uğrayan kargoların somut olarak miktarı, …
Dosya içerisinde davacı tarafından toplu taşıma «irsaliyesi» ve irsaliyenin dayanağı faturalar ile üçüncü şahıslara yapılan ödeme belgeleri ve bu belgelerin dayanağı kargolara ait 3. kişiler tarafından davacıya sunulan «fatura» ve belgeler davacı tarafından delil olarak sunulduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, davacıya ait işyerinin bulunduğu sanayi sitesinde yangın meydana geldiği ve davacının işyerinin yandığı gerekçesiyle, davacıya ait 1999-2007 yılları arası «defter»-i kebir, envanter ve yevmiye defteri ile «fatura» ve «sevk irsaliyelerinin» TTK.
2- Dava, yangın nedeniyle davacıya ait 1999-2007 yılları arası «ticari defterler» ile «fatura» ve «sevk irsaliyelerinin» TTK.
Davacı vekilinin dava dilekçesinin sonuç kısmında «ticari defterlerin» «zayi» olduğuna karar verilmesini talep ettiği ve mahkemece verilen sürede zayi olan «fatura» ve «sevk irsaliyeleri» ile tüm defterlerin isimlerini belirttiği anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi · ticari defter · e-defter
Benzer bu karardaDavacı vekilinin dava dilekçesinin sonuç kısmında «ticari defterlerin» «zayi» olduğuna karar verilmesini talep ettiği ve mahkemece verilen sürede zayi olan «fatura» ve «sevk irsaliyeleri» ile tüm defterlerin isimlerini belirttiği anlaşılmıştır.
2- Dava, yangın nedeniyle davacıya ait 1999-2007 yılları arası «ticari defterler» ile «fatura» ve «sevk irsaliyelerinin» TTK.
Davacı vekilinin 2001 yılı için tutulan 26871 numaralı karar «defterinin» «zayi» olduğuna karar verilmesini talep etmesine rağmen, mahkemece 2001 yılı karar defterinin zayi olduğuna karar verilmemesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, davacıya ait işyerinin bulunduğu sanayi sitesinde yangın meydana geldiği ve davacının işyerinin yandığı gerekçesiyle, davacıya ait 1999-2007 yılları arası «defter»-i kebir, envanter ve yevmiye defteri ile «fatura» ve «sevk irsaliyelerinin» TTK.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9511 E. , 2014/2034 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KULA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 24/03/2011
NUMARASI 2005/248-2011/65
Taraflar arasında görülen davada Kula Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.03.2011 tarih ve 2005/248-2011/65 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.02.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. A. Ü. ve davalılardan N.. A.. ve K.. A.. Av. A.. Y.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Döndü Deniz Bilir tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Türkiye genelinde kargo hizmeti veren bir firma olduğunu, kargo hizmetini yürütürken kendi mülkiyetindeki araçlar dışında ayrıca 3. kişilerdeki kiralık araç sözleşmesi ile araç kiralayıp belirli bir ücret karşılığında kargo hizmetini yürüttüğünü, davalılardan N.. A.. adına kayıtlı ve sürücüsü diğer davalı E.. K.. olan ... plaka sayılı araç ile müvekkiline ait kargo taşınmakta iken trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin büyük çapta hasarının söz konusu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı E.. K..'ın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen bu trafik kazası sonucu müvekkil firmanın müşterilerine ait kargoların hiç birinin kurtarılamadığını, meydana gelen kaza neticesinde tüm kargo sahipleri müşterilerin arandığını, müşterilerin zararlarının giderilmesi için müşterilerden zarar tazmin talebinin istendiğini, tüm taleplerin toplanılıp ödemeler için ilgili tüm bölge müdürlüklerine yazıların gönderildiğini, zarar gören kargo sahiplerine ödemelerin başlayacağını, ödenecek son tahmini tazmin rakamları 640.000 TL’ye ulaştığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]. A.. ve N.. A.. vekili, davalılardan K.. A.. ile davacı şirket arasında hiçbir hukuki münasebetinin olmadığını, davacılardan N.. A..'ya ait araç davacı şirket tarafından kiralandığı kabul olunduğuna göre bu araçtan kaynaklanan zararlardan kira süresi içerisinde kiracı yani davacının sorumlu olduğunu, kazan yapan aracın kargo şirketinin hangi yükleri taşıdığının belli olmadığını, kamyonun içinde hangi yüklerin taşındığını gösterir bir belgenin bulunmadığını, bu araçta kimin veya kimlerin hangi ağırlık ve miktarda ve hangi bedelle yüklerin taşındığını anlamanın mümkün olmadığını, davacı taraf, kendisine göre müracaat belgeleri ve ödeme evrakları düzenleyerek kargo sahiplerine ödemelerde bulunduğunu iddia ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
[…]. K.., taşınan kargo yüklerinin nasıl bir emtia olduğu, değeri, gerçekten bu kazada telef olup olmadığı, ağırlığı yahut hacminin, kendisine teslim olup olmadığının belli olmadığını, bu nedenle ibranamelerin kendisini bağlayan hukuki bir vasfı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kargo şirketinin, davalılardan N.. A.. adına kayıtlı sürücüsü diğer davalı E.. K..'ın olduğu araç ile davalılardan K.. A.. ile kargoların taşınması hususunda kazanın meydana gelmesinden önce şehirlerarası taşıma sözleşmesi ve araç sevk çizelgesi düzenledikleri, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan tüm belgelerin bilirkişi tarafından incelenmesi sonucunda çoğu belgelerin fotokopi olduğu, toplu taşıma irsaliyelerinin incelenmesinde, kazada yanan kargoların o gün itibariyle teslim edilen kargoların nevilerinin ne olduğu, miktarlarının ne olduğunun belli olmadığı, hangi kargonun taşındığının da belli olmadığı, toplu taşıma irsaliyelerinde sadece yerlerin belirtildiği, faturaların içeriğinde ne gibi eşyaların olduğunun belirtilmediği, yine irsaliyelerde davalı sürücünün imzasının bulunmadığı, hangi eşyanın ticari, cinsinin ne olduğu ne kadar olduğunun belirlenemediği, TTK.
hükümleri gereğince taşıma senedi ve sevk irsaliyesinde malın cinsinin, miktarının, niteliğinin ayrıca belirtilmesi gerektiği, yine malların sigorta edilmediği, bu nedenle zarara uğrayan kargoların somut olarak miktarı, zarar kapsamının belirlenemediği, davacı şirket kendi yükümlülüğünde olan işlemleri usulüne uygun olarak yapmadığı, ayrıca taraflar arasında düzenlenen sözleşmede de davalı sürücüye ait imzanın sahte olduğu, davacı şirket müdürünün bu sözleşme nedeni ile sahte evrak düzenlemekten yine, her ne kadar kargo sahiplerine ödemede bulunulduğu belirtilip belge sunulmuş ise de bu ödemelerin neye ilişkin yapıldığı tam olarak açık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalıların malik, sürücü ve alt taşıyan olduğu araca müvekkili tarafından 3. şahıslara ait kargoların teslim edildiğini, aracın uğradığı kaza sonucu kargoların tamamının yandığını, kargo bedellerinin 3. şahıslara ödendiğini ileri sürerek yapılan ödemelerin davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonucu zarara uğrayan kargoların somut olarak miktarı, zarar kapsamının belirlenemediği, davacı şirket kendi yükümlülüğünde olan işlemleri usulüne uygun olarak yapmadığı, ayrıca taraflar arasında düzenlenen sözleşmede de davalı sürücüye ait imzanın sahte olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirme karar vermeye yeterli değildir.
Öncelikle Türk Ticaret Kanunu'nda taşıma sözleşmesinin geçerliliği için herhangi bir şekle bağlılık öngörülmüş değildir. Bu nedenle taşıma senedinin düzenlenmemesi davanın reddine gerekçe yapılamaz.
Somut olayda, davaya konu kargoların taşındığı aracın 01.11.2005 tarihinde geçirdiği kaza sonucu araçta bulunan tüm kargoların yandığı ve davacının zarara uğrayan kargo sahibi 3.kişilere ödeme yaptığı sabit olup, uyuşmazlık davacının davalılara hangi miktar ve nitelikte kargo teslim edildiği hususundadır. Dosya içerisinde davacı tarafından toplu taşıma irsaliyesi ve irsaliyenin dayanağı faturalar ile üçüncü şahıslara yapılan ödeme belgeleri ve bu belgelerin dayanağı kargolara ait 3. kişiler tarafından davacıya sunulan fatura ve belgeler davacı tarafından delil olarak sunulduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, taraflar arasında taşıma senedi bulunmadığı ve sevk irsaliyesinde de bir değer bildirilmediği dikkate alınıp, taşıma hukukunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak dosyada bulunan 3.
kişiler tarafından davacıya ibraz edilen kargo muhteviyatına ilişkin fatura ve belgeler incelenip, davacı aleyhine 3. şahıslar tarafından açılan davalar varsa araştırılıp, TTK'nın 785. maddesi dikkate alınıp sonucuna göre davalıların sorumlu olduğu tazminatın tayini gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101605800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz