Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8366 E. 2011/1140 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bağış↗ cezai şart↗ alacak davası↗ sulh hukuk mahkemesi↗ sulh↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2009/8366 E. , 2011/1140 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.03.2009 gün ve 2008/149-2009/278 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000.000.000 TL’sini geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.07.2004 tarihi itibariyle kesin olup, anılan miktar 01.01.2009 tarihinden itibaren 1.400,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Somut olayda, 1.481.227.500 TL cezai şart bedeli ile 500.000.000 TL bağışın faiz ve gider vergileriyle birlikte davalıdan tahsilinin istendiği davada mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın davacı banka vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu davacının cezai şart istemine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilerek hükmün sadece bağış olarak verildiği ileri sürülen 500,00 TL yönünden davacı yararına bozulmuş olduğu, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu 500,00 TL yönünden hüküm kurulduğu, bozma öncesi yapılan yargılama sonucu cezai şart bedeline ilişkin istemin reddine karar verildiği ve bu kararın açıkça bozma kararı kapsamı dışında bırakılarak kesinleşmiş olduğunun anlaşılmasına göre bozmadan sonra 500,00 TL’ye konu istem yönünden devam edilen yargılama sonucu mahkemece 26.03.2009 tarihinde 500,00 TL bağış parasına ilişkin olarak verilen kararın hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmüne göre belirlenen temyiz sınırının altında kalıp, temyizi kabil olmadığından taraf vekillerinin temyiz istemlerinin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/300 E. 2010/6163 K.
Ortak:bağış · cezai şart · Cezai Şart
İncelediğiniz karardaSomut olayda, 1.481.227.500 TL «cezai şart» bedeli ile 500.000.000 TL «bağışın» faiz ve gider vergileriyle birlikte davalıdan tahsilinin istendiği davada mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın davacı banka vekili tarafından temyiz …
Benzer bu kararda… ama sonunda, davalı kurumun yalnızca maaşların ödenmesi konusunda banka ile sözleşme yapabileceği, devleti yükümlülük altında bırakabilecek sözleşme yapma konusunda «yetki» verilmemiş bulunduğu, bu sebeple «cezai şart» ve «bağış» kabul etmeye ilişkin hükümler «taşıyan» sözleşmenin geçerli olmadığı, sözleşmeyi imzalayanların kişisel sorumluluğunu gerektirip davalıyı bağlamayacağı, «protokolün» feshedildiği tarihte TMSF tarafından davacı banka kayıtlarına el konulmuş ise de banka ödemelerinde herhangi bir aksama olmaması nedeniyle davalının protokolü «fesih» gerekçesinde haksız olduğu, davacı tarafça bağış olarak verilen 5.000 TL’nin o tarihte davalı kuruma ait banka hesabına intikal ettiği, protokolün feshi nedeniyle yapılan bağışın geri istenmesine ilişkin 20/03/2003 tarihli «ihtarnamenin» tebliği ve verilen süre göz önüne alınarak «temerrüdün» 28/03/2003 tarihinde gerçekleştiği gerekçesiyle 5.000 TL bağış bedelinin temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, cezai şartla ilgili açılan davanın bozmadan önce verilen kararla birlikte kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
3) Davalı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; her ne kadar mahkemece verilen ilk kararda «cezai şart» ve «bağışın» iadesi talepleri yönünden davanın reddine karar verilerek her iki kalem alacak toplamı nazara alınarak davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmiş ve Dairemiz bozm …
1) Taraflar arasında imzalanan «taahhütnamenin» 2. fıkrasında davalının «protokolü» haksız olarak feshetmesi halinde davacının vermiş olduğu nakit «bağış» tutarı olan 5.000 TL’yi işlemiş faiziyle birlikte geri alınacağı düzenlendiğinden ve taraflar arasında kabul edilen bu hususu hükümsüz kılacak yasal bir düzenleme de mevcut olmadığından, mahkemece, davacının protokol hükümleri uyarınca verdiği tutarı bağış tarihi 21/01/2002 tarihinden itibaren protokolün 6. maddesi uyarınca bankanın ticari kredilere uyguladığı faizin %50 fazlasıyla isteyebileceği nazara alınarak, davalının bankanın dava dilekçesinde talep ettiği faizin fahiş olduğu savunması da değerlendirilmek kaydıyla sözleşme faizine hükmedilmesi gerekirken, aksini kabul gerekçeleri de gösterilmeksizin «avans faizine» hükmedilmesi doğru olmamış hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · fesih · işlemiş faiz · protokol · yetki · taahhütname · ihtarname · taşıyan
Benzer bu kararda… ama sonunda, davalı kurumun yalnızca maaşların ödenmesi konusunda banka ile sözleşme yapabileceği, devleti yükümlülük altında bırakabilecek sözleşme yapma konusunda «yetki» verilmemiş bulunduğu, bu sebeple «cezai şart» ve «bağış» kabul etmeye ilişkin hükümler «taşıyan» sözleşmenin geçerli olmadığı, sözleşmeyi imzalayanların kişisel sorumluluğunu gerektirip davalıyı bağlamayacağı, «protokolün» feshedildiği tarihte TMSF tarafından davacı banka kayıtlarına el konulmuş ise de banka ödemelerinde herhangi bir aksama olmaması nedeniyle davalının protokolü «fesih» gerekçesinde haksız olduğu, davacı tarafça bağış olarak verilen 5.000 TL’nin o tarihte davalı kuruma ait banka hesabına intikal ettiği, protokolün feshi nedeniyle yapılan bağışın geri istenmesine ilişkin 20/03/2003 tarihli «ihtarnamenin» tebliği ve verilen süre göz önüne alınarak «temerrüdün» 28/03/2003 tarihinde gerçekleştiği gerekçesiyle 5.000 TL bağış bedelinin temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, cezai şartla ilgili açılan davanın bozmadan önce verilen kararla birlikte kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1) Taraflar arasında imzalanan «taahhütnamenin» 2. fıkrasında davalının «protokolü» haksız olarak feshetmesi halinde davacının vermiş olduğu nakit «bağış» tutarı olan 5.000 TL’yi işlemiş faiziyle birlikte geri alınacağı düzenlendiğinden ve taraflar arasında kabul edilen bu hususu hükümsüz kılacak yasal bir düzenleme de mevcut olmadığından, mahkemece, davacının protokol hükümleri uyarınca verdiği tutarı bağış tarihi 21/01/2002 tarihinden itibaren protokolün 6. maddesi uyarınca bankanın ticari kredilere uyguladığı faizin %50 fazlasıyla isteyebileceği nazara alınarak, davalının bankanın dava dilekçesinde talep ettiği faizin fahiş olduğu savunması da değerlendirilmek kaydıyla sözleşme faizine hükmedilmesi gerekirken, aksini kabul gerekçeleri de gösterilmeksizin «avans faizine» hükmedilmesi doğru olmamış hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2) Öte yandan, davacının «işlemiş faizin» %5’i oranındaki gider vergisi talebi hususunda mahkemece olumlu-«olumsuz» karar verilmemesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12550 E. 2010/3636 K.
Ortak:bağış · cezai şart
İncelediğiniz karardaSomut olayda, 1.481.227.500 TL «cezai şart» bedeli ile 500.000.000 TL «bağışın» faiz ve gider vergileriyle birlikte davalıdan tahsilinin istendiği davada mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın davacı banka vekili tarafından temyiz …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce “...«bağış» olarak verildiği iddia edilen para, okula ödenmiş ise envanter kayıtlarına girip girmediğinin belirlenerek, bu paranın okul kayıtlarına intikal etmiş bulunması halinde, davacı Bankanın BK'nun 244/3. maddesi uyarınca bu bedeli talep etmekte haklı olduğunun kabulü, aksi halde paranın okul müdürüne veya okul koruma derneği gibi farklı bir «tüzel kişiliğe» ödenmiş olması halinde, ödenen kişi veya tüzel kişiliğin bundan sorumlu olacağının kabulü...” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının yaptığı bağışın davalı kayıtlarına işlenmediği gerekçesiyle «cezai şart» alacağına ilişkin red kararı kesinleştiğinden bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», bağışın iadesine yönelik istem bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce “...«bağış» olarak verildiği iddia edilen para, okula ödenmiş ise envanter kayıtlarına girip girmediğinin belirlenerek, bu paranın okul kayıtlarına intikal etmiş bulunması halinde, davacı Bankanın BK'nun 244/3. maddesi uyarınca bu bedeli talep etmekte haklı olduğunun kabulü, aksi halde paranın okul müdürüne veya okul koruma derneği gibi farklı bir «tüzel kişiliğe» ödenmiş olması halinde, ödenen kişi veya tüzel kişiliğin bundan sorumlu olacağının kabulü...” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının yaptığı bağışın davalı kayıtlarına işlenmediği gerekçesiyle «cezai şart» alacağına ilişkin red kararı kesinleştiğinden bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», bağışın iadesine yönelik istem bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8366 E. , 2011/1140 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.03.2009 gün ve 2008/149-2009/278 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000.000.000 TL’sini geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.07.2004 tarihi itibariyle kesin olup, anılan miktar 01.01.2009 tarihinden itibaren 1.400,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Somut olayda, 1.481.227.500 TL cezai şart bedeli ile 500.000.000 TL bağışın faiz ve gider vergileriyle birlikte davalıdan tahsilinin istendiği davada mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın davacı banka vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu davacının cezai şart istemine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilerek hükmün sadece bağış olarak verildiği ileri sürülen 500,00 TL yönünden davacı yararına bozulmuş olduğu, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu 500,00 TL yönünden hüküm kurulduğu, bozma öncesi yapılan yargılama sonucu cezai şart bedeline ilişkin istemin reddine karar verildiği ve bu kararın açıkça bozma kararı kapsamı dışında bırakılarak kesinleşmiş olduğunun anlaşılmasına göre bozmadan sonra 500,00 TL’ye konu istem yönünden devam edilen yargılama sonucu mahkemece 26.03.2009 tarihinde 500,00 TL bağış parasına ilişkin olarak verilen kararın hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmüne göre belirlenen temyiz sınırının altında kalıp, temyizi kabil olmadığından taraf vekillerinin temyiz istemlerinin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz istemlerinin HUMK’nun 432/4 ncü maddesi hükmü uyarınca REDDİNE, 4743 sayılı Yasa’nın 6 ncı maddesinin B/4 bendi gereğince, davacı ... yargı harçlarından muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına, davalı Hazine olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 03.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015715900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz