Afet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3314 E. 2011/1861 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- iki yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
afet↗ riziko↗ iş bölümü↗ sigorta poliçesi↗ ilan↗ hasar↗ dahili dava↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu konutun bulunduğu bölgenin afete maruz bölge olarak 28.06.2005 tarihinde ilan edildiği, Avcılar Kaymakamlığı tarafından davacıya 06.09.2005 tarihinde kararın tebliğ edildiği, dava tarihi itibariyle TTK’nun 1268.maddesinde yazılı iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı ... şirketine yer kayması rizikosunu da kapsayan konut sigorta poliçesi ile sigortalı davacıya ait taşınmazın Bakanlar Kurulu kararı ile yapılan zemin çalışması neticesi belirlenen yer kaymalarına istinaden afete maruz bölge olarak ilan edildiği, bölgenin ikametgaha yasaklandığı, belediye tarafından yıkıma başlanıldığı, meydana gelen riziko ve hasarın poliçe kapsamında olduğu, poliçenin düzenlendiği tarihte bölgede yer kaymasına yönelik bir çalışma veya bilginin mevcut olmadığı, dava konusu taşınmazın değerinin 143.827 YTL olduğu sonucuna varılarak, dava konusu bağımsız bölümün davalıya devri şartı ile 143.827 YTL’nın 29.12.2005 temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı vekilinin 20.02.2008 tarihli delil listesinin 7 numaralı bendinde yazılı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Planlama ve İmar Daire Başkanlığı İmar Müdürlüğü’nün raporunda müdürlük teknik elemanlarınca 25.11.2004 tarihinde teknik incelemenin yapılmış olmasına, dava konusu sigorta poliçesinde sigorta başlangıç tarihinin 16.09.2004 bulunmasına, buna göre davacının riziko gerçekleştikten sonra poliçenin düzenlendiği yönündeki davalı savunmasının yerinde olmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; Davacı vekili, davalı şirkete sigortalı davacıya ait taşınmazda yer kayması sonucu oluşan hasar nedeniyle sigorta alacağının tahsilini istemiştir.
Yangın Sigortası Genel Şartları’nın B.5.1.5. maddesi uyarınca, binalarda, rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte piyasa rayiçlerine göre bulunan yeni inşa bedeli esas tutulur. Ancak bu bedelden eskime, yıpranma ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet eksilmeleri indirilir. Bina yeniden inşa edilmeyecekse tazmin kıymeti, binanın rizikonun gerçekleşmesinden bir gün önceki alım satım değerinden arsa kıymeti düşülmek suretiyle bulunur. Bu yöntem ile davacının isteyebileceği sigorta bedelinin 143.827 YTL olduğunun belirlendiği 20.06.2008 tarihli bilirkişi raporunda ve atıf yapılan ekspertiz raporunda arsa bedelinin bu rakama dahil edilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece tahsiline karar verilen 143.827 YTL’nın davacıya ait taşınmazın davalıya devri şartına bağlanması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2489 E. 2011/14679 K.
Ortak:afet · riziko · sigorta poliçesi · ilan
İncelediğiniz karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu konutun bulunduğu bölgenin «afete» maruz bölge olarak 28.06.2005 tarihinde «ilan» edildiği, Avcılar Kaymakamlığı tarafından davacıya 06.09.2005 tarihinde kararın tebliğ edildiği, dava tarihi itibariyle TTK’nun 1268.maddesinde yazılı iki yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, davalı ... şirketine yer kayması «rizikosunu» da kapsayan konut «sigorta poliçesi» ile sigortalı davacıya ait taşınmazın Bakanlar Kurulu kararı ile yapılan zemin çalışması neticesi belirlenen yer kaymalarına istinaden afete maruz bölge olarak ilan edildiği, bölgenin ikametgaha yasaklandığı, belediye tarafından yıkıma başlanıldığı, meydana gelen riziko ve «hasarın» poliçe kapsamında olduğu, poliçenin düzenlendiği tarihte bölgede yer kaymasına yönelik bir çalışma veya bilginin mevcut olmadığı, dava konusu taşınmazın değerinin 143.827 YTL olduğu sonucuna varılarak, dava konusu bağımsız «bölümün» davalıya devri şartı ile 143.827 YTL’nın 29.12.2005 «temerrüt» tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… Planlama ve İmar Daire Başkanlığı İmar Müdürlüğü’nün raporunda müdürlük teknik elemanlarınca 25.11.2004 tarihinde teknik incelemenin yapılmış olmasına, dava konusu «sigorta poliçesinde» sigorta başlangıç tarihinin 16.09.2004 bulunmasına, buna göre davacının «riziko» gerçekleştikten sonra poliçenin düzenlendiği yönündeki davalı savunmasının yerinde olmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yangın Sigortası Genel Şartları’nın B.5.1.5. maddesi uyarınca, binalarda, «rizikonun» gerçekleştiği yer ve tarihte piyasa rayiçlerine göre bulunan yeni inşa bedeli esas tutulur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taşınmazın bulunduğu bölgenin «afete» maruz bölge olarak «ilan» edildiği, bu durumun davacılarca bilinmesine rağmen «rizikonun» gerçekleştiğinin gizlendiğinden poliçenin hükümsüz hale geldiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, «sigorta poliçesine» konu meskenin bulunduğu alanın «afete» maruz bölge «ilanının» davacılarca bilindiği halde poliçe tanzimi esnasında bu durum gizlendiğinden poliçenin hükümsüz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemenin bu gerekçesinin aksine poliçenin tanzim tarihinin 29.03.2005 olmasına karşın “«afete» maruz bölge” «ilanı» Bakanlar Kurulu’nun 28.06.2005 tarihli kararıyla yapılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat
Benzer bu karardaDava, yer kayması «teminatı» içerir konut «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8975 E. 2010/4595 K.
Ortak:afet · riziko · sigorta poliçesi · ilan · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu konutun bulunduğu bölgenin «afete» maruz bölge olarak 28.06.2005 tarihinde «ilan» edildiği, Avcılar Kaymakamlığı tarafından davacıya 06.09.2005 tarihinde kararın tebliğ edildiği, dava tarihi itibariyle TTK’nun 1268.maddesinde yazılı iki yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, davalı ... şirketine yer kayması «rizikosunu» da kapsayan konut «sigorta poliçesi» ile sigortalı davacıya ait taşınmazın Bakanlar Kurulu kararı ile yapılan zemin çalışması neticesi belirlenen yer kaymalarına istinaden afete maruz bölge olarak ilan edildiği, bölgenin ikametgaha yasaklandığı, belediye tarafından yıkıma başlanıldığı, meydana gelen riziko ve «hasarın» poliçe kapsamında olduğu, poliçenin düzenlendiği tarihte bölgede yer kaymasına yönelik bir çalışma veya bilginin mevcut olmadığı, dava konusu taşınmazın değerinin 143.827 YTL olduğu sonucuna varılarak, dava konusu bağımsız «bölümün» davalıya devri şartı ile 143.827 YTL’nın 29.12.2005 «temerrüt» tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… Planlama ve İmar Daire Başkanlığı İmar Müdürlüğü’nün raporunda müdürlük teknik elemanlarınca 25.11.2004 tarihinde teknik incelemenin yapılmış olmasına, dava konusu «sigorta poliçesinde» sigorta başlangıç tarihinin 16.09.2004 bulunmasına, buna göre davacının «riziko» gerçekleştikten sonra poliçenin düzenlendiği yönündeki davalı savunmasının yerinde olmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; Davacı vekili, davalı şirkete sigortalı davacıya ait taşınmazda yer kayması sonucu oluşan «hasar» nedeniyle sigorta alacağının tahsilini istemiştir.
Benzer bu kararda… msenen bilirkişi raporuna göre, yapının gerek yer kayması ve heyelan, gerekse binanın yapımından kaynaklı nedenlerle idarece yıkıldığı, poliçe tanziminden çok sonra «afete» maruz bölge «ilanının» yapıldığı, gerek mal ve can emniyeti bakımından binanın idarece yıkımının gerekse afete maruz bölge ilanı üzerine yıkımının yer kayması veya toprak çökmesi unsurları kapsamında kaldığı ve aynı amaca yönelik olduğu, taraflarca aynı kuşku ve korku nedeniyle «riziko» kapsamına alındığı, davalının poliçe hazırlanırken binanın kaçak ve 7 katlı olduğunu bilmekte olduğu, zarar miktarının 60.000,00 YTL olduğu gerekçesiyle, davanın k …
Poliçede «teminat», 18.11.2004 tarihinde başlatılmış olup, davalı vekili, yer kaymasının («rizikonun») bu tarihten önce başladığını ve buna bağlı «hasarın» yine bu tarihten oluştuğunu savunmuş ve bu yönde bazı delillere dayanmıştır.
Hükme esas bilirkişi kurulu raporu, yapılan «keşif» üzerine düzenlenmiş olup, davacı konutunun bulunduğu bölgenin heyelan ve kayma nedeniyle «afete» maruz bölge «ilan» edilmesi sonrasında alınan idari kararla yıktırıldığı, 17.08.1999 yılı depreminden sonra bölgede görülen zararlar nedeniyle heyelan olgusunun uzun zamandan beri gü …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · keşif · gerçek zarar · denetime elverişlilik · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaBu durumda, savunmanın üzerinde yeterince durulması, davalı delillerinin tamamının toplanması, taraf delillerinin zeminde işaret ettiği yerlerin tespit edilmesi, «denetime elverişli rapor» alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Poliçede «teminat», 18.11.2004 tarihinde başlatılmış olup, davalı vekili, yer kaymasının («rizikonun») bu tarihten önce başladığını ve buna bağlı «hasarın» yine bu tarihten oluştuğunu savunmuş ve bu yönde bazı delillere dayanmıştır.
Hükme esas bilirkişi kurulu raporu, yapılan «keşif» üzerine düzenlenmiş olup, davacı konutunun bulunduğu bölgenin heyelan ve kayma nedeniyle «afete» maruz bölge «ilan» edilmesi sonrasında alınan idari kararla yıktırıldığı, 17.08.1999 yılı depreminden sonra bölgede görülen zararlar nedeniyle heyelan olgusunun uzun zamandan beri gü …
Öte yandan, poliçe genel ve özel şartları celbedilip, tazminatın belirlenmesine yönelik esasların belirlenmesi, buna göre «gerçek zararın» tespiti gerekirken, davalı sigortacının en üst sorumluluk limitini belirleyen poliçe bedeline ancak gerçek zarar daha fazla ise hükmedilebileceği, daha az işe poli …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/3314 E. , 2011/1861 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.11.2008 tarih ve 2007/706 - 2008/573 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.02.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait taşınmazın davalı şirkete sigortalı olup, 2005 yılından itibaren yer kaymasına maruz kaldığını, taşınmazın Bakanlar Kurulu’nun kararı ile “afete maruz bölge” kapsamına alındığını, belediye tarafından yıkımlara başlanılması sonrasında davalı tarafa sigorta bedelinin ödenmesi istemi ile başvurulduğunu, davalı tarafından ev için belirlenen 143.827 YTL’nın ödenmediğini ileri sürerek, 143.827 YTL’nın 08.09.2005 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bölgedeki yer kaymasının Bakanlar Kurulu kararından önce meydana geldiğini, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, sigortalı konutun bulunduğu binada ve konutta hasar meydana gelmediğini, talebin sigorta kapsamında olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu konutun bulunduğu bölgenin afete maruz bölge olarak 28.06.2005 tarihinde ilan edildiği, Avcılar Kaymakamlığı tarafından davacıya 06.09.2005 tarihinde kararın tebliğ edildiği, dava tarihi itibariyle TTK’nun 1268.maddesinde yazılı iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı ... şirketine yer kayması rizikosunu da kapsayan konut sigorta poliçesi ile sigortalı davacıya ait taşınmazın Bakanlar Kurulu kararı ile yapılan zemin çalışması neticesi belirlenen yer kaymalarına istinaden afete maruz bölge olarak ilan edildiği, bölgenin ikametgaha yasaklandığı, belediye tarafından yıkıma başlanıldığı, meydana gelen riziko ve hasarın poliçe kapsamında olduğu, poliçenin düzenlendiği tarihte bölgede yer kaymasına yönelik bir çalışma veya bilginin mevcut olmadığı, dava konusu taşınmazın değerinin 143.827 YTL olduğu sonucuna varılarak, dava konusu bağımsız bölümün davalıya devri şartı ile 143.827 YTL’nın 29.12.2005 temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı vekilinin 20.02.2008 tarihli delil listesinin 7 numaralı bendinde yazılı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Planlama ve İmar Daire Başkanlığı İmar Müdürlüğü’nün raporunda müdürlük teknik elemanlarınca 25.11.2004 tarihinde teknik incelemenin yapılmış olmasına, dava konusu sigorta poliçesinde sigorta başlangıç tarihinin 16.09.2004 bulunmasına, buna göre davacının riziko gerçekleştikten sonra poliçenin düzenlendiği yönündeki davalı savunmasının yerinde olmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; Davacı vekili, davalı şirkete sigortalı davacıya ait taşınmazda yer kayması sonucu oluşan hasar nedeniyle sigorta alacağının tahsilini istemiştir.
Yangın Sigortası Genel Şartları’nın B.5.1.5. maddesi uyarınca, binalarda, rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte piyasa rayiçlerine göre bulunan yeni inşa bedeli esas tutulur. Ancak bu bedelden eskime, yıpranma ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet eksilmeleri indirilir. Bina yeniden inşa edilmeyecekse tazmin kıymeti, binanın rizikonun gerçekleşmesinden bir gün önceki alım satım değerinden arsa kıymeti düşülmek suretiyle bulunur. Bu yöntem ile davacının isteyebileceği sigorta bedelinin 143.827 YTL olduğunun belirlendiği 20.06.2008 tarihli bilirkişi raporunda ve atıf yapılan ekspertiz raporunda arsa bedelinin bu rakama dahil edilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece tahsiline karar verilen 143.827 YTL’nın davacıya ait taşınmazın davalıya devri şartına bağlanması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm kısmının 1.bendindeki “Anbarlı Mah., Tesisler Yolu, Badem Sok, No:32-4 Villa Deniz Apartmanı, 3.kat, 7 nolu bağımsız bölümün davalıya devri şartı ile” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına ve hükmün düzeltilmiş hali ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6.599,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015667300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz