Rücuen Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8855 E. 2011/1972 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gecikme cezası↗ müterafik kusur↗ rücuen tahsil↗ ziya↗ mevduat hesabı↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı bankadaki müşteri mevduat hesaplarına faiz tahakkuku yapılırken mevzuat hükümleri çerçevesinde stopaj kesintisi yapılmasının tamamen davacı bankanın görev ve sorumluluğunda olduğu, geç ödemeden kaynakalanan 896,954,28-YTL.gecikme cezası ile 1.000 YTL vergi ziyaı cezasını ödeme yükümlüğünün davacı bankaya ait bulunduğu, davacı tarafından bu kalemlerin rücuen davalıdan talep edilemeeyceği, ancak davacı Bankanın vergi dairesine ödeme yaptığı 08.01.2007 tarihinden davalının davacıya geri ödediği 19.01.2007 tarihine kadar işlemiş asıl borca ilişkin işlemiş faizden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 5.554,93 TL faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı Bankada açılan davalının mevduat hesabına tahakkuk ettirilen faizler yönünden yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde gelir vergisi kesintisi yapılmamasından dolayı ödenen meblağın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı Bankanın vergisel yükümlüğünü zamanında yerine getirmediği ve geç ödemeden kaynaklanan yükümlüğünün davacı Bankaya ait olduğu sonucuna varılarak yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, VUK'nun 11. maddesi hükmünce her ne kadar stopajın vergi dairesine yatırılması vergi sorumlusu bulunan davacı bankaya ait bir yükümlülük ise de, vergi yükümlüsü olan ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde vergi yükümlülüğünün doğduğunu bilen ve verginin yatırılmadığını bilmek durumunda olan davalı Vakfın’da bu hususu denetlememesi ve davacı bankayı uyarmaması da BK'nun 98/2. maddesi delaletiyle sözleşme ilişkilerine de uygulanması gereken BK'nun 44. maddesi uyarınca müterafik kusur teşkil edeceği açıktır. Nitekim, Dairemiz emsal uygulamaları da bu yöndedir. (24.01.2005 tarih 2004/3738 Esas, 2005/156 Karar, 18.12.2006 gün 2006/12915-13505 sayılı ilamı)
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalının da dava konusu olayda müterafik kusurlu olduğu ilke olarak kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanlış ilkeden yanılgılı değerlendirmeden hareketle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18086 E. 2015/12817 K.
Ortak:gecikme cezası
İncelediğiniz kararda… lırken mevzuat hükümleri çerçevesinde stopaj kesintisi yapılmasının tamamen davacı bankanın görev ve sorumluluğunda olduğu, geç ödemeden kaynakalanan 896,954,28-YTL.«gecikme cezası» ile 1.000 YTL vergi «ziyaı» cezasını ödeme yükümlüğünün davacı bankaya ait bulunduğu, davacı tarafından bu kalemlerin rücuen davalıdan talep edilemeeyceği, ancak davacı Bankanın vergi dairesi …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki poliçe kapsamında davalı tarafından yapılan ödemeler dışında davacının talep edebileceği bakiye zarar ve «gecikme cezası» toplamının 389.870,53 USD olduğu gerekçesiyle bu miktarın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · sigorta poliçesi · yasal faiz · hasar · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu kararda2-Ancak, hükme esas alınan 04.11.2013 tarihli bilirkişi raporunda, «sigorta poliçesi» kapsamında bulunan «hasara» ilişkin olarak 15-25.05.2007 tarihlerinde yapılan çalışmalar nedeniyle davacının talep edebileceği miktar, davacı tarafça talep edilen %25 oranındaki stopajın ödendiğine dair belge bulunmadığı, bu nedenle stopajın hasara «dahil» edilemeyeceği kabul edilerek belirlenmiş ise de davacı tarafça, davalı taraftan her zaman stopajlı tutarların talep edildiğinden, davalının da stopajlı tutarlara göre ödeme yaptığından bahisle «bilirkişi raporuna itiraz» edilmiş ve itiraz dilekçesi ekinde de yapılan stopaj ödemesine ilişkin belgeler sunulmuştur.
Bu durumda mahkemece, davacının hükme esas alınan bilirkişi raporuna yaptığı itiraz üzerinde durularak anılan döneme ilişkin olarak stopajın ödenip ödenmediğinin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, işbu dava 07.04.2009 tarihinde açılmış olup davacı tarafça da bu tarihe kadar oluşan alacağın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte tahsili talep edilmiş olmasına rağmen hükme esas tutulan 04.11.2013 tarihli bilirkişi raporunda, dava tarihini aşacak biçimde 31.12.2009 tarihine kada …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13820 E. 2011/17173 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taahhütname
Benzer bu kararda… ının 09.05.2007 tarihinde sistemden çıkmak istemesi üzerine gelir vergisi stopajını davacıya yaptığı tüm ödemeler üzerinden yaptığı, ilgili yasa ve davacıya verilen «taahhütnamenin» 6. maddesi uyarınca gelir vergisi stopajının ancak yatırılan paranın getirilerinden yapılabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 51.224,13 TL'nin 15.05.2007 tari …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6104 E. 2011/5338 K.
Ortak:gecikme cezası · mevduat hesabı · kusur
İncelediğiniz kararda… lırken mevzuat hükümleri çerçevesinde stopaj kesintisi yapılmasının tamamen davacı bankanın görev ve sorumluluğunda olduğu, geç ödemeden kaynakalanan 896,954,28-YTL.«gecikme cezası» ile 1.000 YTL vergi «ziyaı» cezasını ödeme yükümlüğünün davacı bankaya ait bulunduğu, davacı tarafından bu kalemlerin rücuen davalıdan talep edilemeeyceği, ancak davacı Bankanın vergi dairesi …
2-Dava, davacı Bankada açılan davalının «mevduat hesabına» tahakkuk ettirilen faizler yönünden yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde gelir vergisi kesintisi yapılmamasından dolayı ödenen meblağın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı Bankanın vergisel yükümlüğünü zamanında yerine getirmediği ve geç ödemeden kayna …
… da bu hususu denetlememesi ve davacı bankayı uyarmaması da BK'nun 98/2. maddesi delaletiyle sözleşme ilişkilerine de uygulanması gereken BK'nun 44. maddesi uyarınca «müterafik kusur» teşkil edeceği açıktır.
Benzer bu kararda… aldığı stopaj ve vergi cezasından davalının sorumlu olduğu iddiasıyla bu davayı açtığı, davalının bu durumun davacı hatasından kaynaklandığını savunduğu, tarafların «kusur» durumlarının araştırılması gerekçesiyle önceki kararın bozulduğu, bilirkişi kurulunun tarafların eşit oranda kusurlu olduğu yönünde görüş bildirdiği, stopaj olarak …
Davalının, davacı nezdinde «mevduat hesabı» olduğu, faiz geliri elde ettiği, bu gelirin vergiden muaf olduğu zannedilip tahakkuk eden verginin uzun süre ödenmediği, daha sonra davacının vergi aslı ve gecikme tutarını idareye ödediği, rucuan tahsili için eldeki bu davayı açtığı hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Davacı, ödediği vergi aslı ile «gecikme cezası» tutarının davalı kusuruna isabet eden kısmının toplamı kadar «rücu» edebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaDavalının, davacı nezdinde «mevduat hesabı» olduğu, faiz geliri elde ettiği, bu gelirin vergiden muaf olduğu zannedilip tahakkuk eden verginin uzun süre ödenmediği, daha sonra davacının vergi aslı ve gecikme tutarını idareye ödediği, rucuan tahsili için eldeki bu davayı açtığı hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Davacı, ödediği vergi aslı ile «gecikme cezası» tutarının davalı kusuruna isabet eden kısmının toplamı kadar «rücu» edebilecektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8855 E. , 2011/1972 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.04.2009 tarih ve 2007/169 - 2009/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Bankanın Ostim Şubesinde hesabı bulunan davalı Vakfın mevduat hesabına Defterdarlığın yazısı gereğince 31.12.2005 tarihine kadar gelir vergisi kesintisi yapılmadığını, daha sonra Gelir Vergisi Dairesinin denetimleri sonucunda tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulduğunu, vergi dairesince müvekkiline ana para, gecikme faizi, ve vergi ziyaı cezası olarak toplam 1.533.550,28 YTL ödenmesinin tebliğ edildiğini, uzlaşma sonucunda müvekkilince sözkonusu meblağın ödenmesi tebliğ edilmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını, sonuçta davalının borcunun müvekkilince ödenmek zorunda kalındığını, davalı tarafından yalnızca anapara tutarı olan 635.596 YTL'nın ödendiğini, davalının ödediği meblağın mahsubu ve hesaplanan faiz çerçevesinde 960.492,30 YTL sebepsiz zenginleştiğini, müvekkilinin VUK'nun 11.
maddesi hükmünce asıl mükellefe rücu etmek hakkının olduğunu ileri sürerek, şimdilik 960.492,30 YTL'nın temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olayda sorumluluğun davacı bankada olduğunu, vergi sorumlusu sıfatına sahip davacının yalnızca vergi aslına ilişkin kalemi rücu edebileceğini, vergi aslının da davadan önce ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı bankadaki müşteri mevduat hesaplarına faiz tahakkuku yapılırken mevzuat hükümleri çerçevesinde stopaj kesintisi yapılmasının tamamen davacı bankanın görev ve sorumluluğunda olduğu, geç ödemeden kaynakalanan 896,954,28-YTL.gecikme cezası ile 1.000 YTL vergi ziyaı cezasını ödeme yükümlüğünün davacı bankaya ait bulunduğu, davacı tarafından bu kalemlerin rücuen davalıdan talep edilemeeyceği, ancak davacı Bankanın vergi dairesine ödeme yaptığı 08.01.2007 tarihinden davalının davacıya geri ödediği 19.01.2007 tarihine kadar işlemiş asıl borca ilişkin işlemiş faizden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 5.554,93 TL faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı Bankada açılan davalının mevduat hesabına tahakkuk ettirilen faizler yönünden yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde gelir vergisi kesintisi yapılmamasından dolayı ödenen meblağın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı Bankanın vergisel yükümlüğünü zamanında yerine getirmediği ve geç ödemeden kaynaklanan yükümlüğünün davacı Bankaya ait olduğu sonucuna varılarak yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, VUK'nun 11. maddesi hükmünce her ne kadar stopajın vergi dairesine yatırılması vergi sorumlusu bulunan davacı bankaya ait bir yükümlülük ise de, vergi yükümlüsü olan ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde vergi yükümlülüğünün doğduğunu bilen ve verginin yatırılmadığını bilmek durumunda olan davalı Vakfın’da bu hususu denetlememesi ve davacı bankayı uyarmaması da BK'nun 98/2. maddesi delaletiyle sözleşme ilişkilerine de uygulanması gereken BK'nun 44. maddesi uyarınca müterafik kusur teşkil edeceği açıktır. Nitekim, Dairemiz emsal uygulamaları da bu yöndedir. (24.01.2005 tarih 2004/3738 Esas, 2005/156 Karar, 18.12.2006 gün 2006/12915-13505 sayılı ilamı)
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalının da dava konusu olayda müterafik kusurlu olduğu ilke olarak kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanlış ilkeden yanılgılı değerlendirmeden hareketle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 29,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015569800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz