Maddi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13820 E. 2011/17173 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taahhütname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı kurumun, davacının 09.05.2007 tarihinde sistemden çıkmak istemesi üzerine gelir vergisi stopajını davacıya yaptığı tüm ödemeler üzerinden yaptığı, ilgili yasa ve davacıya verilen taahhütnamenin 6. maddesi uyarınca gelir vergisi stopajının ancak yatırılan paranın getirilerinden yapılabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 51.224,13 TL'nin 15.05.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 5.7.2011 tarihli ilamıyla, davalının sair temyiz itirazlarının reddiyle birlikte, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 75/2. maddesinin 15. bendindeki düzenleme uyarınca vergi stopajının sadece yatırılan paranın getirilerinden yapılması gerektiğine ilişen mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığı gibi davalının 03.05.2006 tarihli yazısının 6. maddesinin içeriğinin de davacıya verilmiş bir taahhüt olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle yerel mahkeme kararının davalı yan lehine bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez, davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18086 E. 2015/12817 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme cezası · bilirkişi raporuna itiraz · sigorta poliçesi · yasal faiz · hasar · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu kararda2-Ancak, hükme esas alınan 04.11.2013 tarihli bilirkişi raporunda, «sigorta poliçesi» kapsamında bulunan «hasara» ilişkin olarak 15-25.05.2007 tarihlerinde yapılan çalışmalar nedeniyle davacının talep edebileceği miktar, davacı tarafça talep edilen %25 oranındaki stopajın ödendiğine dair belge bulunmadığı, bu nedenle stopajın hasara «dahil» edilemeyeceği kabul edilerek belirlenmiş ise de davacı tarafça, davalı taraftan her zaman stopajlı tutarların talep edildiğinden, davalının da stopajlı tutarlara göre ödeme yaptığından bahisle «bilirkişi raporuna itiraz» edilmiş ve itiraz dilekçesi ekinde de yapılan stopaj ödemesine ilişkin belgeler sunulmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki poliçe kapsamında davalı tarafından yapılan ödemeler dışında davacının talep edebileceği bakiye zarar ve «gecikme cezası» toplamının 389.870,53 USD olduğu gerekçesiyle bu miktarın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacının hükme esas alınan bilirkişi raporuna yaptığı itiraz üzerinde durularak anılan döneme ilişkin olarak stopajın ödenip ödenmediğinin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, işbu dava 07.04.2009 tarihinde açılmış olup davacı tarafça da bu tarihe kadar oluşan alacağın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte tahsili talep edilmiş olmasına rağmen hükme esas tutulan 04.11.2013 tarihli bilirkişi raporunda, dava tarihini aşacak biçimde 31.12.2009 tarihine kada …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/13820 E. , 2011/17173 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/04/2009 gün ve 2007/497-2009/148 sayılı kararı bozan Daire’nin 05/07/2011 gün ve 2009/11327-2011/8275 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, vadeli döviz hesabını bozarak çektiği 341.494,13 TL parasını 3.5.2006 tarihinde davalıya yatırarak bireysel emeklilik sistemine girdiğini, 16.05.2007 tarihinde ise 312.716,64 TL olarak geri alıp 28.777,49 TL zarar ettiğini, ayrıca anılan meblağın bir yıl süresince vadeli döviz hesabında getireceği faiz gelirinden mahrum kalması nedeniyle bir kez daha zarara uğradığını ileri sürerek, 28.777,49 TL maddi tazminat ile faiz gelirinden mahrum kalması nedeniyle uğradığı zararın hesaplanarak en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 3.7.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile de müvekkilinden haksız olarak kesilen 51.224,13 YTL’nın 15.5.2007 tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından sisteme girerken ödenen paranın, yine davacının tercih ettiği fonlarda yatırıma yönlendirildiğini, davacının 09.05.2007 tarihinde ayrılma talebinde bulunduğunu, ayrılma tutarı olarak 368.411,92 TL’den giriş aidatı kesildikten sonra kalan 368.271,30 TL üzerinden ise vergi kanunları gereğince %15 oranında stopaj yapıldığını, bakiye 313.030,60 TL’nin ise davalının istediği hesaba gönderildiğini, yapılan tüm işlemlerin yasal düzenlemelere ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı kurumun, davacının 09.05.2007 tarihinde sistemden çıkmak istemesi üzerine gelir vergisi stopajını davacıya yaptığı tüm ödemeler üzerinden yaptığı, ilgili yasa ve davacıya verilen taahhütnamenin 6. maddesi uyarınca gelir vergisi stopajının ancak yatırılan paranın getirilerinden yapılabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 51.224,13 TL'nin 15.05.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 5.7.2011 tarihli ilamıyla, davalının sair temyiz itirazlarının reddiyle birlikte, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 75/2. maddesinin 15. bendindeki düzenleme uyarınca vergi stopajının sadece yatırılan paranın getirilerinden yapılması gerektiğine ilişen mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığı gibi davalının 03.05.2006 tarihli yazısının 6.
maddesinin içeriğinin de davacıya verilmiş bir taahhüt olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle yerel mahkeme kararının davalı yan lehine bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez, davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 16/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045334900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz