Şirketin zarar etmesi tek başına haklı fesih sebebi değildir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2860 E. 2023/7036 K. · · İlk derece: 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı nedenle fesih↗ azlık hakları↗ çoğunluğun gücünü kötüye kullanması↗ ispat yükü↗ borca batıklık↗
Gerekçe özeti
Anonim şirketin haklı nedenlerle feshi için çoğunluğun gücünü kötüye kullandığı, bilgi/inceleme haklarının engellendiği ve şirketin borçlandırıldığı gibi iddiaların somut delille ispatı gerekir; iddialar ispatlanamamış ve şirketin mali durumu düzelmekteyse, şirketin salt zarar etmiş olması tek başına haklı fesih sebebi oluşturmaz.
Ele alınan sorunlar
Anonim şirketin haklı nedenlerle feshi koşullarının oluşup oluşmadığı → ret
İddia: Davacı, %25 paylı kurucu ortak olarak ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiğini, çoğunluk gücünün kötüye kullanıldığını, bilgi alma ve inceleme taleplerinin engellendiğini, grup şirketleri arasında gerçeğe aykırı faturalarla şirketin borçlandırıldığını, kâr dağıtılmadığını ve şirketin borca batık olduğunu ileri sürerek feshi, olmazsa payının değerinin ödenerek çıkarılmasını istemiştir.
Gerekçe: Davacının çoğunluk gücünün kötüye kullanıldığı, oy hakkının çoğunluk menfaatine kullanıldığı, bilgi alma/inceleme taleplerinin kötü niyetle engellendiği ve grup şirketleri arasında fahiş faturalarla şirketin borçlandırıldığı yönündeki iddiaları somut delil ve bilirkişi raporlarıyla doğrulanmamıştır; bu şirketlerin aynı adreste faaliyet gösterdiği ve davacının da bu grup şirketlerde ortak olduğu, kâr dağıtılmama ve ibra kararlarına karşı iptal davası açıldığına dair delil bulunmadığı, şirketin zararı halinde yöneticinin sorumluluğuna gidilebileceği, bilirkişi tespitlerine göre şirketin mali durumunun giderek düzeldiği ve diğer ortakların feshi talep etmediği anlaşılmaktadır. Şirketin zarar etmesi tek başına haklı fesih sebebi olamayacağından haklı nedenlerin oluşmadığı sonucuna varılarak davanın reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi gerekçesi)
Emsal değeri
Şirketin zarar etmesinin tek başına haklı fesih sebebi sayılamayacağı ve haklı fesih iddialarının somut delille ispatı gerektiği yönünden emsal değer taşır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3275 E. 2019/2771 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk · marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; asıl davanın kabulüne, davalıların davacının «marka hakkına tecavüzünün» tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 612.542,76 TL'nin (davalı ... yönünden 7.500 TL ile «sınırlı sorumlu» olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 556 sayılı KHK'nın 67. maddesi uyarınca makul paya ilişkin talebin reddine, hükmün «ilanına»; birleşen davanın kabulüne, davalıların davacının marka hakkına tecavüzünün tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 5.000 TL «maddi tazminatın» müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, takdiren belirlenen 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 556 sayılı KHK …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5824 E. 2013/9483 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu alacağın ortaklık hakkından doğan bir talep olduğu ve dava tarihi itibariyle davacının dava dışı şirkette herhangi bir «payının» bulunmadığı, davalı ortaklara karşı açılan bu davada devredilen payın iptali konusunda bir talebin bulunmadığı gibi sadece devredilen paya nazaran alacak davasının …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3382 E. 2011/7061 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı
Benzer bu karardaMahkemece davacının kişisel bilgilerinin ele geçirilerek «internet bankacılığı» ile hesabından para çekilmesinde davalının bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 12.10.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2860 E. , 2023/7036 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/363 Esas,2022/429 Karar
DAVA TARİHİ 23.05.2016
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi Sıfıtayla)
SAYISI 2016/445 E.,2019/914 K.
Taraflar arasındaki anonim şirketin haklı nedenlerle feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı tüzel kişiliğin %25 paya sahip kurucu ortağı olduğunu, ortaklık ilişkisinin çekilmez hale gelmiş olması, şirkette çoğunluk paya sahip kurucu ortağın kişisel çıkarlarını şirket menfaatinin üzerinde tutuyor olması, şirkette çoğunluk gücünün kötüye kullanılmaktan çekinilmiyor olması, şirkette oy hakkının çoğunluk pay sahibinin menfaatlerinin yerine getirilmesi maksadıyla kullanılıyor olması, azlık hakka sahip ortak olarak müvekkilinin mali haklarının ihlal ediliyor olması, en ... hak olarak şirket işleyişi hakkında bilgi alma ve inceleme taleplerinin kötü niyet ile engelleniyor olması, müvekkile ait şirket mali hesaplarının kullanımının engellenmesi, şirket adına taşınması hukuka ve usule aykırı kararları ile gerçeğe aykırı projeler üreterek şirketi kredi borçlusu haline getirerek borçlandırıcı işlem yapması, şirket kar paylarının kuruluş gününden bu yana yasal tabana oturtulmamış gerekçeler ile dağıtılmıyor olması, gerçekte değeri olmayan, stokta ve üretimde olmayan miktarlarda ürünlerin faturaları grup şirketleri arasına kesilerek gerçeğe aykırı fatura keşide edilerek şirketin borç altına sokuluyor olması, şirket defterleri ve mali kayıtların davalı şirket merkezinde olmaması, muhatap şirketle kurucusu ve faaliyet alanları yönünden bağlantılı olan En-...
Müh Taah Kim Ürünler Tic ve Sanc AŞ'nin İzmir'de bulunan merkezinde muhafaza edilmesi ve bu sebeple inceleme imkanlarının kısıtlanması, müvekkilinin eşinin hesabından şirketin mali sorunlar yaşadığı dönemlerde çoğunluk pay sahibi diğer kurucu ortak ... ... ... hesabına yapılan havale-eft sonucunda şirket bütçesine dahil etmiş olduğu 200.000 TL nakdin yönetim kurulu başkanı ... ... ... ödemesi olarak şirket kayıtlarına geçirildiği ileri sürerek davalı Hidrosis Kimyasal Maddeler San ve Tic AŞ'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 531 ... maddesi gereğince haklı sebeplerin varlığı nedeniyle feshine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise terditli olarak müvekkiline ait payların güncel tarihteki değerlerinin belirlenerek ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin haklı nedenle feshini gerektirecek hiçbir somut olgunun olmadığı savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı açısından haklı nedenlerle şirketin feshi koşullarının oluştuğu, ortaklar arasında ... ilişkisinin kalmadığı, davalı Hidrosis Kimyasal Mad. Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 2013-2017 tarihleri arasında 2013 yılında 301.034-TL, 2014 yılında 1.346.45-TL, 2015 yılında 1.218.231-TL, 2016 yılında 529.115-TL ve 2017 yılında 386.257-TL olmak üzere sürekli zarar beyan ettiği ve davalı şirketin borca batık halde bulunduğu, şirketin bu mali durumundan davacıya yüklenebilecek bir kusurun ispat edilemediği ve halihazırda davacıya ödenebilecek bir çıkma payının bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesinin şirketin mali durumuna ve dosya kapsamına uygun düşmeyeceği değerlendirildiğinden davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirket feshini gerektirecek somut bir neden olmadığını, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu ve itirazlarının giderilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta, ticaret sicil kayıtlarından davacının şirkete ortak olduğu tarihten itibaren dava tarihine kadar şirketin yönetim kurulu üyeliği görevlerini yerine getirdiği anlaşılmakta olup, davacı, çoğunluk paya sahip kurucu ortağın , kişisel çıkarlarını, şirket menfaatlerinin üzerinde tutuyor olması, şirket yönetiminde oy hakkının çoğunluk pay sahibinin menfaatlerinin yerine getirilmesi maksadıyla kullanıldığı, ... ortak olarak şirket işleyişiyle ilgili bilgi alma ve inceleme taleplerinin kötü niyetle engellendiğini ileri sürmüş ise de bunlara dair somut bir delilin olmadığı, dava dışı grup şirketler arasında (En-...
AŞ) fahiş rakamlarda ve miktarlarda faturalar kesilerek şirketin borçlandırıldığı iddia edilmiş ise de, bu şirketlerin hepsinin aynı adreste faaliyet gösterdiği ve davacınında bu grup şirketlerde ortak olduğu gibi bu iddiaların dosyada alınan bilirkişi raporları ile tesbit edilemediği gibi şirketin kar dağıtmadığı, şirketin kötü yönetildiği gibi davalı anonim şirketin fesih ve tasfiyesi için ileri sürdükleri iddialar ve olaylar davacının şirket yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ait bulunduğu, davalı şirketin kâr payı dağıtılmama ve yönetim kurulu üyelerinin ibrasına, finansal tabloların onaylanmasına ilişkin alınan genel kurul kararlarında davacının olumsuz oy kullandığı ve bu kararlara karşı davacının genel kurul kararının iptali talepli dava açıldığına ilişkin bir delil olmadığı gibi şirketin zarara uğraması halinde şirket yöneticisinin sorumluluğuna gidilebileceği açık olup bu konuda dava açıldığına ilişkin iddia ve delil olmadığı ayrıca mahkemece alınan bilirkişi raporlarındaki tesbitlere göre davalı şirketin mali durumunun giderek düzeldiği, diğer şirket ortaklarının şirketin feshini talep etmedikleri, şirketin zarar etmesi ...
başına haklı fesih sebebi olamayacağının anlaşıldığı, davalı anonim şirketin feshi için haklı nedenlerin oluşmadığı tesbit edilmekle, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunu kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ,müvekkilinin, davalı tüzel kişiliğin %25 paya sahip kurucu ortağı olduğunu, taraflarınca ispatlanan olguların tamamının yerel mahkemece değerlendirilmeye tabi tutulduğunu ancak istinaf kararında ve gerekçesinde belirtilen sebeplere dayanılmadan ve eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, davalı şirketin fiilen varlığını yitirdiğini, ancak hukuken varlığından da zarar getirdiğini, davalı şirket dışında kalan grup şirketler bünyesinde değerlendirilen Hydrokem AŞ ‘nin feshine ilişkin davanın ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/453 E. Sayılı dosyasıyla yapılan yargılama sonucunda şirketin feshine karar verildiğini ve kesinleştiğini, şirketin tasfiye aşamasında olduğunu, davalı şirket için verilen kararın usule ve hukuka aykırı olarak İstinaf mahkemesince reddedildiğini, müvekkilinin EN-... firmasında hak sahibi olmadığını, bu nedenle şirketler bünyesinde yapılan hiçbir işleme ulaşamamakta, şirkete girememekte, kişisel ulaşım imkanları kısıtlanmakta, şirket aktifleri veya bilançoları hakkında bilgi dahi alamadığını, yerel mahkemede alınan bilirkişi raporlarıyla şirketin aktif malvarlığı olmadığı, borca batık olduğu açıkken, istinaf mahkemesince verilen kararda şirketin mali durumunun düzeldiğine dair beyanın yer almasının tamamen hukuka aykırı somut gerekçesi olmayan bir durum olduğunu müvekkilinin şirket faaliyetlerinden dışlandığını , davalı anonim ortaklığın feshi için haklı sebeplerin oluştuğunu, şirketin kötü yönetilmesi sebebiyle mali sıkıntı içinde bulunması ile ilgili olarak 6102 sayılı Kanun 'da alınacak önlemlerle ilgili ...
hüküm bulunmasına rağmen önlemler alınmadığını, müvekkilinin mali sorunlar ve şirket yönetimi ile ilgili bilgilendirilmediğini, iddialarının istinaf mahkemesi tarafından dosyaya sunulan deliller göz önüne alınmaksızın somut delil yokluğundan reddedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirketin haklı nedenlerle feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015567600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz