6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14923 E. 2014/4006 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekil hamil protesto aciz vesikası malvarlığına ilişkin dava hamil bono kâr kaybı vade dava sebebi teslim

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kendi kayıtlarına göre dava konusu edilen senetler dışında borçlu firmadan olan alacağını tahsil edemediği, bu durumda senetler kaybolmasaydı ve davacıya teslim edilseydi dahi, davacı tarafça senet bedellerinin tam olarak tahsilinin sağlanacağının şüpheli olduğu, ancak senetler kaybedilmeyip, protesto edilerek davacıya teslim edilmiş olsa halinde davacının alacağının bir kısmını zamanında tahsil etmesinin de olasılık dahilinde olduğu, davalı bankanın dava konusu olayda, B.K. 43. maddesi uyarınca takdiren senet bedellerinin %50'si oranında 17.500,00 TL'den sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, vekil hamil konumunda bulunan davalı bankanın kendisine tahsil için verilen bonoları kaybetmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Vekil hamil konumunda bulunan davalı bankanın kendisine tahsil için verilen senetlerin kaybı halinde sorumlu tutulabilmesi için, ya senetlerin kaybı nedeniyle senet hamilinin ispat güçlüğüne düşmesi ya da senetlerin kaybedildiği tarih ile senetlerin tahsil edilemediği tarih arasında borçlunun mal varlığının herhangi bir şekilde elinden çıkmış olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta tahsil için davalıya verilen on adet bononun henüz vadesi gelmeden davalı nezdinde kaybedildiği, davacının, doğrudan davalı aleyhine açtığı davanın, önce bonoların asıl borçlusuna başvurulması gerektiği, zamansız açıldığı gerekçesiyle reddine karar verildiği hususları çekişmesizdir. Ayrıca, davacının erken açtığı bu dava sonrası asıl borçluya karşı başlattığı takibin semeresiz kaldığı, haczi kabil mallarının bulunmadığının tespit edildiği, borçluya dair borç ödemeden aciz vesikası sunulduğu yönleri de dosya kapsamıyla sabittir.

O halde mahkemece, diğer sorumluluk sebebinin bulunup bulunmadığı hususunda davacıya ispat imkanı tanınması ve borçlunun senetlerin kaybedildiği tarih ile senetlerin tahsil edilemediği tarih arasında malvarlığını herhangi bir şekilde eksiltmesinin söz konusu olup olmadığı araştırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7913 E. 2011/8314 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3111 E. 2012/9619 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İstirdatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14561 E. 2017/2104 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/14923 E.  ,  2014/4006 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL 32. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/03/2013

NUMARASI 2012/63-2013/58

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 32. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.03.2013 tarih ve 2012/63 - 2013/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkil şirket tarafından tahsil için verilen toplam değeri 35.000,00 TL olan 10 adet senedin davalı bankanın İkitelli Şubesi'nce kaybedildiğini, senetlerin tahsili için borçlu hakkında başlatılan takipte geçici aciz vesikası alınarak alacaklarının senet borçlusundan tahsil edilemediğinin hükme bağlandığını, davalı bankanın kusuru nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 35.000,00 TL senet bedelinin vadelerinden itibaren hesaplanacak bankaların mevduata uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının senet borçlusuna karşı tüm yolları tüketmediğini, geçici aciz vesikasına dayanarak dava açılamayacağını, davacının herhangi bir zararının doğmadığını, müvekkili bankanın senetlerin kaybolması üzerine kendisine düşen görevi yerine getirdiğini, davacının senetler kaybedilmemiş ve vadeleri sonunda hemen takibe konulmuş olsaydı dava dışı borçlunun borcunu ödeyeceğini ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kendi kayıtlarına göre dava konusu edilen senetler dışında borçlu firmadan olan alacağını tahsil edemediği, bu durumda senetler kaybolmasaydı ve davacıya teslim edilseydi dahi, davacı tarafça senet bedellerinin tam olarak tahsilinin sağlanacağının şüpheli olduğu, ancak senetler kaybedilmeyip, protesto edilerek davacıya teslim edilmiş olsa halinde davacının alacağının bir kısmını zamanında tahsil etmesinin de olasılık dahilinde olduğu, davalı bankanın dava konusu olayda, B.K.

43. maddesi uyarınca takdiren senet bedellerinin %50'si oranında 17.500,00 TL'den sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, vekil hamil konumunda bulunan davalı bankanın kendisine tahsil için verilen bonoları kaybetmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Vekil hamil konumunda bulunan davalı bankanın kendisine tahsil için verilen senetlerin kaybı halinde sorumlu tutulabilmesi için, ya senetlerin kaybı nedeniyle senet hamilinin ispat güçlüğüne düşmesi ya da senetlerin kaybedildiği tarih ile senetlerin tahsil edilemediği tarih arasında borçlunun mal varlığının herhangi bir şekilde elinden çıkmış olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta tahsil için davalıya verilen on adet bononun henüz vadesi gelmeden davalı nezdinde kaybedildiği, davacının, doğrudan davalı aleyhine açtığı davanın, önce bonoların asıl borçlusuna başvurulması gerektiği, zamansız açıldığı gerekçesiyle reddine karar verildiği hususları çekişmesizdir.

Ayrıca, davacının erken açtığı bu dava sonrası asıl borçluya karşı başlattığı takibin semeresiz kaldığı, haczi kabil mallarının bulunmadığının tespit edildiği, borçluya dair borç ödemeden aciz vesikası sunulduğu yönleri de dosya kapsamıyla sabittir.

O halde mahkemece, diğer sorumluluk sebebinin bulunup bulunmadığı hususunda davacıya ispat imkanı tanınması ve borçlunun senetlerin kaybedildiği tarih ile senetlerin tahsil edilemediği tarih arasında malvarlığını herhangi bir şekilde eksiltmesinin söz konusu olup olmadığı araştırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Kural olarak, bir davada, varlığı ileri sürülen bir olgudan lehine sonuçlar çıkaran taraf o olguyu ispatla yükümlüdür. İşbu davada da bu genel kural geçerli olup, davalı taraf savunmasında, kendisince kaybedilen senetlerin bedellerinin vadelerinde tahsili için girişimde bulunulmuş olunsa dahi tahsilinin mümkün olmadığını ileri sürmüş olmakla, işbu olguyu ispatla yükümlüdür. Mahkemece toplanan delillerle, davalı yanın işbu savunmasını ispatladığı söylenemeyeceğinden, kaybolan senetler nedeniyle oluşan zarardan tümüyle sorumlu olması gerekir. Bu itibarla, temyiz edenin sıfatına nazaran, mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesinde olmakla, ispat yükünü ters çeviren Daire çoğunluğunun bozma kararına katılmaya olanak görmüyorum.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101545100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.