Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11695 E. 2010/2693 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cmr↗ taşıyıcı↗ ihtarname↗ hasar↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında meydana gelen zararın rücuan tazmini istemine ilişkin olup, davaya konu uyuşmazlıkta anılan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Anılan sözleşmenin 27 nci maddesinde faizin ödeme isteğinin yazılı olarak taşımacıya gönderildiği tarihten başlayacağı, böyle bir istekte bulunulmamış ise tahakkukun dava açıldığı tarihten itibaren yapılacağı düzenlenmiştir.Bu durumda taşıyıcının temerrüdünün sözkonusu madde hükmüne göre tespit edilerek tespit edilen tarihten itibaren faize karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacı sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz isteminde bulunmuştur. Davacının sigortalısı Zeki Mensucat San.ve Tic.A.Ş. tarafından davalı taşıyıcıya 05.03.2004 tarihinde noter kanalı ile gönderilen ihtarname ile taşıma sırasında meydana gelen hasarın ödenmesi istenmiştir. Davacının sigortalıya ödemesi ise ihtarname tarihinden sonraki bir tarih olan 20.04.2004 tarihidir. Bu durumda davalı taşıyıcının davadan önce temerrüde düşmüş olduğu anlaşılmakla davacı sigortacının temerrüde düşmüş olan taşıyıcıya karşı açmış olduğu davada kendi sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz istemesinin yerinde bir istem olarak kabulü ile hüküm altına alınan miktarın davacının sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tarihinden itibaren faiz yürütülmesine hükmedilmiş olması doğru görülmeyip, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5443 E. 2014/11649 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyetli iktisap · kötüniyet tazminatı · olumsuz oy · kötüniyet
Benzer bu karardaŞti. vekili cevap dilekçesinde «kötüniyet tazminatı» talep ettiği halde, bu konuda mahkemece olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Şti. firmasının çeki «kötüniyetle iktisap» ettiği veya ağır kusurunun bulunduğunun ispat edilemediği, diğer davalı yönünden kararın kesinleştiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11582 E. 2012/17186 K.
Ortak:hasar · temerrüt
İncelediğiniz karardaAnılan sözleşmenin 27 nci maddesinde faizin ödeme isteğinin yazılı olarak taşımacıya gönderildiği tarihten başlayacağı, böyle bir istekte bulunulmamış ise tahakkukun dava açıldığı tarihten itibaren yapılacağı düzenlenmiştir.Bu durumda «taşıyıcının» «temerrüdünün» sözkonusu madde hükmüne göre tespit edilerek tespit edilen tarihten itibaren faize karar verilmesi gerekmektedir.
Davacının sigortalısı Zeki Mensucat San.ve Tic.A.Ş. tarafından davalı «taşıyıcıya» 05.03.2004 tarihinde noter kanalı ile gönderilen «ihtarname» ile taşıma sırasında meydana gelen «hasarın» ödenmesi istenmiştir.
Bu durumda davalı «taşıyıcının» davadan önce «temerrüde» düşmüş olduğu anlaşılmakla davacı sigortacının temerrüde düşmüş olan taşıyıcıya karşı açmış olduğu davada kendi sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» poliçe kapsamında olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü olduğu, zararın raporda usulüne uygun belirlendiği, davalı şirketin eksperce belirlenen bedeli ödemeyi teklif etmesine rağmen bunun davacı sigortalı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle davalının dava tarihinden önce «temerrüde» düşmüş sayılmayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 24.839,79 TL'nin 17.11.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» poliçe kapsamında olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü olduğu, zararın raporda usulüne uygun belirlendiği, davalı şirketin eksperce belirlenen bedeli ödemeyi teklif etmesine rağmen bunun davacı sigortalı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle davalının dava tarihinden önce «temerrüde» düşmüş sayılmayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 24.839,79 TL'nin 17.11.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14921 E. 2012/21291 K.
Ortak:taşıyıcı · hasar · temerrüt
İncelediğiniz karardaAnılan sözleşmenin 27 nci maddesinde faizin ödeme isteğinin yazılı olarak taşımacıya gönderildiği tarihten başlayacağı, böyle bir istekte bulunulmamış ise tahakkukun dava açıldığı tarihten itibaren yapılacağı düzenlenmiştir.Bu durumda «taşıyıcının» «temerrüdünün» sözkonusu madde hükmüne göre tespit edilerek tespit edilen tarihten itibaren faize karar verilmesi gerekmektedir.
Davacının sigortalısı Zeki Mensucat San.ve Tic.A.Ş. tarafından davalı «taşıyıcıya» 05.03.2004 tarihinde noter kanalı ile gönderilen «ihtarname» ile taşıma sırasında meydana gelen «hasarın» ödenmesi istenmiştir.
Bu durumda davalı «taşıyıcının» davadan önce «temerrüde» düşmüş olduğu anlaşılmakla davacı sigortacının temerrüde düşmüş olan taşıyıcıya karşı açmış olduğu davada kendi sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz …
Benzer bu kararda2-Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında davacıya sigortalı taşınan emtiada meydana gelen «hasar» nedeniyle davacı tarafından sigortalılara yapılan ödemenin davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir.Davaya konu taşımadan dolayı «taşıyıcıya» düşen sorumluluğu düzenlediği “CMR Nakliyeci Sorumluluk Sigortası Poliçesi” ile CMR hükümleri ve poliçe şartları çerçevesinde üstlenen davalı ... şirketinin sorumluluğunun düzenlediği poliçe kapsamında tayin edilmesi gerekmektedir.Davalı ... poliçedeki “Muafiyet” «kaydı» uyarınca 480 DM karşılığı TL «tenzili muafiyet» uygulanması gerektiğini savunmuş olmasına göre, mahkemece davalının bu yöndeki savunması üzerinde durularak, anılan tenzili muafiyet kaydının davaya konu taşımada uygulama yerinin olup olmadığının incelenmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmaması doğru olmadığı gibi davaya konu taşımanın tabi olduğu CMR Konvansiyonu’nun 27. maddesinde faizin ödeme isteğinin yazılı olarak gönderildiği tarihten başlayacağı, böyle bir istekte bulunulmamış ise tahakkukun dava açıldığı tarihten itibaren yapılacağının düzenlenmiş olması karşısında hüküm altına alınan miktara davacı tarafından sigortalılara ödeme yapıldığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi de doğru olmayıp, davalı ... şirketinin «temerrüde» düştüğü tarihin anılan madde hükmüne göre tespit edilerek, tespit edilen tarihten itibaren faizle sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde davacının sigortalıla …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, mal bedelinin ihracat sırasında tahsil edilemediği, davalı «taşıyıcının» davalı «acentesine» «prim» ödediği, davacının tazminat isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ... yönünden «poliçe limiti» ile sınırlı olmak kaydıyla 175.000,00 TL’nın davalılardan 12.05.2009 ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline kar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tenzili muafiyet · poliçe limiti · muafiyet · acentelik · ek prim · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, mal bedelinin ihracat sırasında tahsil edilemediği, davalı «taşıyıcının» davalı «acentesine» «prim» ödediği, davacının tazminat isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ... yönünden «poliçe limiti» ile sınırlı olmak kaydıyla 175.000,00 TL’nın davalılardan 12.05.2009 ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline kar …
2-Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında davacıya sigortalı taşınan emtiada meydana gelen «hasar» nedeniyle davacı tarafından sigortalılara yapılan ödemenin davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir.Davaya konu taşımadan dolayı «taşıyıcıya» düşen sorumluluğu düzenlediği “CMR Nakliyeci Sorumluluk Sigortası Poliçesi” ile CMR hükümleri ve poliçe şartları çerçevesinde üstlenen davalı ... şirketinin sorumluluğunun düzenlediği poliçe kapsamında tayin edilmesi gerekmektedir.Davalı ... poliçedeki “Muafiyet” «kaydı» uyarınca 480 DM karşılığı TL «tenzili muafiyet» uygulanması gerektiğini savunmuş olmasına göre, mahkemece davalının bu yöndeki savunması üzerinde durularak, anılan tenzili muafiyet kaydının davaya konu taşımada uygulama yerinin olup olmadığının incelenmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmaması doğru olmadığı gibi davaya konu taşımanın tabi olduğu CMR Konvansiyonu’nun 27. maddesinde faizin ödeme isteğinin yazılı olarak gönderildiği tarihten başlayacağı, böyle bir istekte bulunulmamış ise tahakkukun dava açıldığı tarihten itibaren yapılacağının düzenlenmiş olması karşısında hüküm altına alınan miktara davacı tarafından sigortalılara ödeme yapıldığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi de doğru olmayıp, davalı ... şirketinin «temerrüde» düştüğü tarihin anılan madde hükmüne göre tespit edilerek, tespit edilen tarihten itibaren faizle sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde davacının sigortalıla …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10821 E. 2012/2298 K.
Ortak:hasar · temerrüt
İncelediğiniz karardaAnılan sözleşmenin 27 nci maddesinde faizin ödeme isteğinin yazılı olarak taşımacıya gönderildiği tarihten başlayacağı, böyle bir istekte bulunulmamış ise tahakkukun dava açıldığı tarihten itibaren yapılacağı düzenlenmiştir.Bu durumda «taşıyıcının» «temerrüdünün» sözkonusu madde hükmüne göre tespit edilerek tespit edilen tarihten itibaren faize karar verilmesi gerekmektedir.
Davacının sigortalısı Zeki Mensucat San.ve Tic.A.Ş. tarafından davalı «taşıyıcıya» 05.03.2004 tarihinde noter kanalı ile gönderilen «ihtarname» ile taşıma sırasında meydana gelen «hasarın» ödenmesi istenmiştir.
Bu durumda davalı «taşıyıcının» davadan önce «temerrüde» düşmüş olduğu anlaşılmakla davacı sigortacının temerrüde düşmüş olan taşıyıcıya karşı açmış olduğu davada kendi sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» poliçe kapsamında olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü olduğu, zararın raporda usulüne uygun belirlendiği, davalı şirketin eksperce belirlenen bedeli ödemeyi teklif etmesine rağmen bunun davacı sigortalı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle davalının dava tarihinden önce «temerrüde» düşmüş sayılmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 24.839,79 TL'nin 17.11.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · olumsuz oy · ıslah · zamanaşımı
Benzer bu kararda3-Kabule göre de, davalı vekili «ıslah» edilen miktarla ilgili «zamanaşımı» definde bulunduğu halde mahkemece, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeden hüküm tesisi de doğru değildir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» poliçe kapsamında olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü olduğu, zararın raporda usulüne uygun belirlendiği, davalı şirketin eksperce belirlenen bedeli ödemeyi teklif etmesine rağmen bunun davacı sigortalı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle davalının dava tarihinden önce «temerrüde» düşmüş sayılmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 24.839,79 TL'nin 17.11.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava değeri, mahkemece kurulan ilk hükmün bozulmasından sonra «ıslah» edilmiştir.
Bozmadan sonra «ıslah» işlemi yapılamayacağı nazara alınmadan mahkemece ıslan edilen miktara da hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/11695 E. , 2010/2693 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 12.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.06.2008 tarih ve 2007/704-2008/314 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından nakliyat emtia poliçesi ile sigortalı tekstil makinesinin Fransa’dan Gaziantep’e taşınmasının davalılardan ...A.Ş. tarafından üstlenilmiş olduğunu, sözkonusu makinenin taşıma sırasında hasarlandığını, müvekkili tarafından 6.824.000.000 TL’nın müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini, bu suretle sigortalının haklarına halefiyet kazanan müvekkilinin rücu hakkının doğduğunu, davalı taşıma şirketine başvuruda bulunulmasına rağmen davalının ödeme yapmadığını, diğer davalının davaya konu taşımaya ilişkin CMR sigorta poliçesini düzenlemiş olduğu, bu nedenle meydana gelen zarardan poliçe limitleri dahilinde sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, ödenen tutarın ödeme tarihi olan 20.04.2004 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Beynelmilel Nak...A.Ş. Vekili, davaya konu hasarın emtianın ambalajının yetersiz olmasından kaynaklanmış bulunduğunu, taşınan makinenin ambalajlanması işleminin gönderen şirket tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, bu nedenle davaya konu hasarın oluşumunda müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı .......Gmbh vekili, hasarın taşıyıcının kusurundan meydana gelmemiş olduğunu, taşıyıcının dolayısıyla müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; hasarın ambalaj yetersizliği ve uygunsuzluğundan meydana gelmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Dairemizce taşıyıcının zararın oluşumunda müterafik kusurunun bulunduğu belirtilerek davacı yararına bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre davalının hasarın meydana gelmesinde % 25 oranında kusurlu olduğu, 1.706 YTL’den sorumlu bulunduğu sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile anılan miktarın davalılardan karar tarihi itibariyle avans faizi ile birlikte tahsili ile fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında meydana gelen zararın rücuan tazmini istemine ilişkin olup, davaya konu uyuşmazlıkta anılan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Anılan sözleşmenin 27 nci maddesinde faizin ödeme isteğinin yazılı olarak taşımacıya gönderildiği tarihten başlayacağı, böyle bir istekte bulunulmamış ise tahakkukun dava açıldığı tarihten itibaren yapılacağı düzenlenmiştir.Bu durumda taşıyıcının temerrüdünün sözkonusu madde hükmüne göre tespit edilerek tespit edilen tarihten itibaren faize karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacı sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz isteminde bulunmuştur. Davacının sigortalısı Zeki Mensucat San.ve Tic.A.Ş. tarafından davalı taşıyıcıya 05.03.2004 tarihinde noter kanalı ile gönderilen ihtarname ile taşıma sırasında meydana gelen hasarın ödenmesi istenmiştir. Davacının sigortalıya ödemesi ise ihtarname tarihinden sonraki bir tarih olan 20.04.2004 tarihidir. Bu durumda davalı taşıyıcının davadan önce temerrüde düşmüş olduğu anlaşılmakla davacı sigortacının temerrüde düşmüş olan taşıyıcıya karşı açmış olduğu davada kendi sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz istemesinin yerinde bir istem olarak kabulü ile hüküm altına alınan miktarın davacının sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tarihinden itibaren faiz yürütülmesine hükmedilmiş olması doğru görülmeyip, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde geçen “karar tarihi itibariyle” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “ödeme tarihi olan 20.04.2004 tarihinden itibaren” ibaresinin hüküm fıkrasına yazılması suretiyle kararın davacı taraf yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014953000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz