Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10821 E. 2012/2298 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek zarar↗ olumsuz oy↗ ıslah↗ hasar↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın poliçe kapsamında olduğu, sigortacının gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğu, zararın raporda usulüne uygun belirlendiği, davalı şirketin eksperce belirlenen bedeli ödemeyi teklif etmesine rağmen bunun davacı sigortalı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle davalının dava tarihinden önce temerrüde düşmüş sayılmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 24.839,79 TL'nin 17.11.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava değeri, mahkemece kurulan ilk hükmün bozulmasından sonra ıslah edilmiştir. Bozmadan sonra ıslah işlemi yapılamayacağı nazara alınmadan mahkemece ıslan edilen miktara da hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Kabule göre de, davalı vekili ıslah edilen miktarla ilgili zamanaşımı definde bulunduğu halde mahkemece, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden hüküm tesisi de doğru değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sigorta 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11582 E. 2012/17186 K.
Ortak:gerçek zarar · hasar · temerrüt · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» poliçe kapsamında olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü olduğu, zararın raporda usulüne uygun belirlendiği, davalı şirketin eksperce belirlenen bedeli ödemeyi teklif etmesine rağmen bunun davacı sigortalı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle davalının dava tarihinden önce «temerrüde» düşmüş sayılmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 24.839,79 TL'nin 17.11.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» poliçe kapsamında olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü olduğu, zararın raporda usulüne uygun belirlendiği, davalı şirketin eksperce belirlenen bedeli ödemeyi teklif etmesine rağmen bunun davacı sigortalı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle davalının dava tarihinden önce «temerrüde» düşmüş sayılmayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 24.839,79 TL'nin 17.11.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Markaya tecavüzün tespiti ve men'i | Hükmün ilanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/800 E. 2014/8162 K.
Ortak:olumsuz oy · ıslah · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda3-Kabule göre de, davalı vekili «ıslah» edilen miktarla ilgili «zamanaşımı» definde bulunduğu halde mahkemece, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeden hüküm tesisi de doğru değildir.
2-Dava değeri, mahkemece kurulan ilk hükmün bozulmasından sonra «ıslah» edilmiştir.
Bozmadan sonra «ıslah» işlemi yapılamayacağı nazara alınmadan mahkemece ıslan edilen miktara da hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, davalı taraf, davacının «ıslah» dilekçesiyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat istemine karşı «zamanaşımı» definde bulunduğu halde, mahkemece bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «iltibas» yaratacak şekilde davacıya ait markaları kullandığı, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, zarar miktarının tam olarak belirlenemediği, Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre zararın hakim tarafından takdir edilebileceği gerekçesiyle, d …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10821 E. , 2012/2298 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/04/2010 tarih ve 2009/332-2010/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı şirkete sigortalı olup 29.07.2006 tarihinde mağazanın elektrik kontağından kaynaklanan yangın nedeniyle binanın bir kısmı, bazı demirbaşlar ve satışa sunulmuş ürünlerin zarar gördüğünü, yangın nedeniyle yaklaşık 40.000 TL zarar meydana geldiği halde davalı tarafın 8.581 TL ödeme teklifinde bulunduğunu, kısmi ödeme teklifinin müvekkilince kabul edilmediğini ileri sürerek, şimdilik 20.000 TL'nin olay tarihinden itibaren kısa vadeli mevduata uygulanan en yüksek banka faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, bozma sonrası dava değerini 24.839,79 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, eksik sigorta hükümleri gereğince davacı tarafa ödenecek sigorta bedelinin 8.581 TL olup, davacı tarafın bu miktar ödemeyi kabul etmediğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın poliçe kapsamında olduğu, sigortacının gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğu, zararın raporda usulüne uygun belirlendiği, davalı şirketin eksperce belirlenen bedeli ödemeyi teklif etmesine rağmen bunun davacı sigortalı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle davalının dava tarihinden önce temerrüde düşmüş sayılmayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 24.839,79 TL'nin 17.11.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava değeri, mahkemece kurulan ilk hükmün bozulmasından sonra ıslah edilmiştir. Bozmadan sonra ıslah işlemi yapılamayacağı nazara alınmadan mahkemece ıslan edilen miktara da hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Kabule göre de, davalı vekili ıslah edilen miktarla ilgili zamanaşımı definde bulunduğu halde mahkemece, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden hüküm tesisi de doğru değildir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047717900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz