Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8820 E. 2011/1537 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harca esas değer↗ akdi faiz↗ tebliğ tarihi↗ zamanaşımı defi↗ mükerrerlik↗ vade↗ ihbar↗ taahhütname↗ ihtarname↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya ibraz edilen hesap cüzdanının davalı bankanın Kozaklı Şubesi’nden verildiğinin ve halen geçerli bir belge olduğunun kabulü gerektiği, hesabın vadeli hesap olması nedeniyle faiz hesabının vadeye uygun olup mükerrer faiz olmadığı, davalı bankanın zamanaşımı definin 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 10/4 maddesi ve bu madde uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından 27.06.2001 günlü Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe konulan Bankaların Kuruluş ve Faaliyetleri Hakkındaki Yönetmelik’in 35. maddesi uyarınca davacıya iadeli taahhütlü ihbar yapıldığının iddia ve ispat edilememesi karşısında yerinde görülmediği, davalı bankanın sözleşme gereğince yedinde bulundurduğu parayı davacıya ödemesi gerektiği sonucuna varılarak davanın kabulüne, 3.000.000 TL’nin 04.01.1990 tarihinden itibaren %57 faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Kozaklı Şubesi’ne 04.01.1990 tarihinde vadeli hesap açtırarak bu hesaba yatırdığı “3.000.000 TL’nin” müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, bu bedelin tahsilini istemiştir. 15.10.2008 tarihli bilirkişi raporunda hesabın ilk açılış tarihinde faiz oranının %57 olarak belirlendiği, mevduat hesaplarına işletilen yıllık faiz oranlarının yıllara göre değiştiği, ancak dosya içerisinde davalı bankanın yıllara göre değişen faiz oranları bulunmadığından hesabın açılış tarihindeki faiz oranı olan %57 üzerinden yapıldığı ve mahkemece davalı bankadan 04.01.1990 tarihinden dava tarihi olan 05.09.2007 tarihine kadar 1 yıllık vadeli TL cinsinden açılan mevduat hesaplarına işletilen faiz oranları sorulması halinde ek rapor hazırlanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda mahkemece davacının hesabı açtırdığı 04.01.1990 tarihinden davalı bankaya gönderdiği ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 16.08.2007 tarihine kadar davalı bankanın 1 yıllık vadeli TL cinsinden mevduata uyguladığı değişen oranlardaki akdi faiz sorulup bu oranlar uygulanarak, bu tarihten sonra ise bu oranı aşmamak üzere avans faizine göre hesap yapılması gerekirken, %57 faiz oranı dikkate alınarak hesap yapılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, davacının dosyaya ibraz ettiği hesap cüzdanında hesabın açılış tarihi 04.01.1990 tarihi olup, hesaba yatan para ise 3.000.000 TL (üç milyon) olarak yazılıdır. Davacı dava dilekçesinin harca esas değer kısmında 3.000,00 YTL gösterip, talep bölümünde 3.000.000TL’nin hesap tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. 18.04.2008 tarihli duruşmada da davacı vekili taleplerinin 3.000,00 YTL olduğunu açıklamıştır. 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren TL’den 6 sıfır atılarak YTL uygulanmaya başlanmıştır. 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren ise YTL yerini TL’ye bırakmıştır. Bilirkişi raporunda hesap yapılırken ana para 3.00 TL olarak alınmış ve buna göre hesap yapılmıştır. Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar nazara alınmadan kısa kararda 3.000,00 TL, gerekçeli kararda 3.000.000 TL’ye hükmedilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1896 E. 2021/254 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya «ibraz» edilen hesap cüzdanının davalı bankanın Kozaklı Şubesi’nden verildiğinin ve halen geçerli bir belge olduğunun kabulü gerektiği, hesabın vadeli hesap olması nedeniyle faiz hesabının «vadeye» uygun olup «mükerrer» faiz olmadığı, davalı bankanın «zamanaşımı definin» 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 10/4 maddesi ve bu madde uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından 27.06.2001 günlü Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe konulan Bankaların Kuruluş ve Faaliyetleri Hakkındaki Yönetmelik’in 35. maddesi uyarınca davacıya iadeli «taahhütlü» «ihbar» yapıldığının iddia ve ispat edilememesi karşısında yerinde görülmediği, davalı bankanın sözleşme gereğince yedinde bulundurduğu parayı davacıya ödemesi gerektiği s …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı sigorta şirketinin «acentesi» olması nedeniyle davacının «sigorta sözleşmesine» ilişkin hükümlere tabi olduğu, bu nedenle olayda TTK'da belirtilen sigorta sözleşmelerine ait «zamanaşımı» hükümlerinin uygulanacağını, ilamsız icra takibinde en «son» "14.09.2005 tarihli «sigorta prim alacağının»" takibe konu edildiğini, dava açılış tarihi olan 29.06.2009 tarihine göre, alacağın 29.06.2011 günü zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verile …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta prim alacağı · prim alacağı · sigorta sözleşmesi · acentelik · ek prim · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı sigorta şirketinin «acentesi» olması nedeniyle davacının «sigorta sözleşmesine» ilişkin hükümlere tabi olduğu, bu nedenle olayda TTK'da belirtilen sigorta sözleşmelerine ait «zamanaşımı» hükümlerinin uygulanacağını, ilamsız icra takibinde en «son» "14.09.2005 tarihli «sigorta prim alacağının»" takibe konu edildiğini, dava açılış tarihi olan 29.06.2009 tarihine göre, alacağın 29.06.2011 günü zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verile …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10799 E. 2018/5160 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14915 E. 2014/4070 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz karardaBu kapsamda mahkemece davacının hesabı açtırdığı 04.01.1990 tarihinden davalı bankaya gönderdiği «ihtarnamenin» «tebliğ tarihi» olan 16.08.2007 tarihine kadar davalı bankanın 1 yıllık vadeli TL cinsinden mevduata uyguladığı değişen oranlardaki «akdi faiz» sorulup bu oranlar uygulanarak, bu tarihten sonra ise bu oranı aşmamak üzere «avans faizine» göre hesap yapılması gerekirken, %57 faiz oranı dikkate alınarak hesap yapılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; toplanan belgelerden, davacınıın zararının karşılanması açısından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.500,00 TL'nin 02.12.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %83 faiz ile ve bu tarihten itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline ve davalının harçtan muaf olduğuna karar verilmiştir.
2- Ancak taraflar arasında akdi ilişki olmadığından mahkemece hüküm altına alınan miktarların hesaba yatırıldığı tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, bankaya el konulduğu tarih olan 22/02/1999 tarihine kadar off shore hesap cüzdanında belirtilen faiz oranının uy …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · feri müdahil
Benzer bu karardaKarar davalı ve «feri müdahil» vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8820 E. , 2011/1537 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Nevşehir Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/04/2009 tarih ve 2007/890-2009/469 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Kozaklı Şubesi’nde 04.01.1990 tarihinde vadeli hesap açtırarak B02665-5 nolu hesaba 3.000.000 TL yatırdığını, daha sonra yurtdışına işçi olarak gittiğini, 2007 yılında izne geldiğinde Kozaklı Akbank Şubesi’nin kapatıldığını öğrendiğini, bankaya müracat etiğinde genel merkezden sorulması gerektiğinin bildirildiğini, oradan da olumsuz cevap aldığını ileri sürerek, müvekkilinin 04.01.1990 tarihinde yatırmış olduğu 3.000.000 TL’nin vade tarihinden itibaren işleyecek sözleşmede belirtilen temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacının banka kayıtlarında herhangi bir mevcudiyeti bulunmadığını, davacının alacağını 1990 yılından dava tarihine kadar 17 yıl boyunca araştırmamasının hayatın olağan akışına ters olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dosyaya ibraz edilen hesap cüzdanının davalı bankanın Kozaklı Şubesi’nden verildiğinin ve halen geçerli bir belge olduğunun kabulü gerektiği, hesabın vadeli hesap olması nedeniyle faiz hesabının vadeye uygun olup mükerrer faiz olmadığı, davalı bankanın zamanaşımı definin 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 10/4 maddesi ve bu madde uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından 27.06.2001 günlü Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe konulan Bankaların Kuruluş ve Faaliyetleri Hakkındaki Yönetmelik’in 35. maddesi uyarınca davacıya iadeli taahhütlü ihbar yapıldığının iddia ve ispat edilememesi karşısında yerinde görülmediği, davalı bankanın sözleşme gereğince yedinde bulundurduğu parayı davacıya ödemesi gerektiği sonucuna varılarak davanın kabulüne, 3.000.000 TL’nin 04.01.1990 tarihinden itibaren %57 faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Kozaklı Şubesi’ne 04.01.1990 tarihinde vadeli hesap açtırarak bu hesaba yatırdığı “3.000.000 TL’nin” müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, bu bedelin tahsilini istemiştir.
15. 10.2008 tarihli bilirkişi raporunda hesabın ilk açılış tarihinde faiz oranının %57 olarak belirlendiği, mevduat hesaplarına işletilen yıllık faiz oranlarının yıllara göre değiştiği, ancak dosya içerisinde davalı bankanın yıllara göre değişen faiz oranları bulunmadığından hesabın açılış tarihindeki faiz oranı olan %57 üzerinden yapıldığı ve mahkemece davalı bankadan 04.01.1990 tarihinden dava tarihi olan 05.09.2007 tarihine kadar 1 yıllık vadeli TL cinsinden açılan mevduat hesaplarına işletilen faiz oranları sorulması halinde ek rapor hazırlanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda mahkemece davacının hesabı açtırdığı 04.01.1990 tarihinden davalı bankaya gönderdiği ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 16.08.2007 tarihine kadar davalı bankanın 1 yıllık vadeli TL cinsinden mevduata uyguladığı değişen oranlardaki akdi faiz sorulup bu oranlar uygulanarak, bu tarihten sonra ise bu oranı aşmamak üzere avans faizine göre hesap yapılması gerekirken, %57 faiz oranı dikkate alınarak hesap yapılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, davacının dosyaya ibraz ettiği hesap cüzdanında hesabın açılış tarihi 04.01.1990 tarihi olup, hesaba yatan para ise 3.000.000 TL (üç milyon) olarak yazılıdır. Davacı dava dilekçesinin harca esas değer kısmında 3.000,00 YTL gösterip, talep bölümünde 3.000.000TL’nin hesap tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
18. 04.2008 tarihli duruşmada da davacı vekili taleplerinin 3.000,00 YTL olduğunu açıklamıştır. 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren TL’den 6 sıfır atılarak YTL uygulanmaya başlanmıştır. 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren ise YTL yerini TL’ye bırakmıştır. Bilirkişi raporunda hesap yapılırken ana para 3.00 TL olarak alınmış ve buna göre hesap yapılmıştır. Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar nazara alınmadan kısa kararda 3.000,00 TL, gerekçeli kararda 3.000.000 TL’ye hükmedilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014582200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz