Tapu İptali Ve Tescil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8308 E. 2011/1129 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kooperatifler kanunu↗ aktif husumet ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ iş bölümü↗ taraf ehliyeti↗ ortaklık ilişkisi↗ cy/cy kaydı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu, dava konusu taşınmazın davalı kooperatif adına kayıtlı bulunduğu, kura çekim tutanağı ile dava konusu taşınmazın 1998 yılında davacıya tahsis edildiği, Kooperatifler Kanunu’nun 2/2. maddesi gereğince noter kura çekim tutanağı ile dava konusu yerin mülkiyetinin davacıya intikal ettiği, başka bir resmi merasime gerek bulunmadığı, şayet davacının davalı kooperatife borcu var ise bunun her zaman davalı kooperatif tarafından davacıdan talep edilmesinin olanaklı bulunduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davaya konu bağımsız bölümün davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacıya kurada isabet eden bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescil edilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Konut yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyacını karşılamak, onları konut sahibi yapmak ve inşa edilen konutların ortakları adına tapuda tescil edilmesini sağlamaktır. Ancak ortağın da kooperatiften bu edimini yerine getirmesini talep edebilmesi
kooperatife karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına, borcunun bulunmamasına bağlıdır. Kooperatife borcu bulunan, üzerine düşen mali yükümlülükleri yerine getirmeyen ortağın kooperatiften kendisine isabet eden konutun tapusunun üzerine tescil edilmesini isteme hakkı bulunmamaktadır. Somut olayda, davalı kooperatif davacının kooperatife borcunun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durularak davacının borcunun olup olmadığı, buna göre tescil isteminde bulunmaya hak kazanıp kazanmadığının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan kabul şekline göre de davacı, kooperatif ortaklığına dayalı olarak istemde bulunmuş olup, ortaklık ilişkisine dayalı bu davada davacının aktif husumete ehil olması için davanın sonuna kadar kooperatif ortaklığını muhafaza etmesi, ortaklık durumunu kaybetmemesi gerekmektedir. Davalı temyizinde davacının ortaklıktan ihraç edilmiş olduğunu ileri sürmesine göre davacı hakkında alınmış ve kesinleşmiş bir ihraç kararının bulunup bulunmadığının da araştırılması, davacı hakkında alınmış ve kesinleşmiş bir ihraç kararı olduğunun anlaşılması halinde davacının bu davada davacı olma sıfatını (aktif husumet ehliyeti) kaybedecek olmasına göre de mahkemece davalının bu iddiası üzerinde de durulması gerektiğinden kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3445 E. 2010/9983 K.
Ortak:iş bölümü · dava şartı
İncelediğiniz kararda… orcu var ise bunun her zaman davalı kooperatif tarafından davacıdan talep edilmesinin olanaklı bulunduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davaya konu bağımsız «bölümün» davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
1-Dava, davacıya kurada isabet eden bağımsız «bölümün» davalı adına olan tapu «kaydının» iptali ile davacı adına tapuya tescil edilmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, işbu davadan ayrı olarak açılan ihraç iptal davasında alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının halen kooperatife aidat borcunun bulunduğu belirlendiği için bağımsız «bölümü» «teslimden» kooperatifin kaçınmasını yasal olduğu ve yöneticilere karşı dava şartını bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · teslim
Benzer bu karardaBu durumda davanın halli, konutların diğer ortaklara «teslim tarihi» itibariyle davacının kooperatife borcunun bulunup bulunmadığının tespiti noktasındadır.
Bu nedenle mahkemece, kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacının konut «teslim tarihi» itibariyle borcunun bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken bu hususta yeterli inceleme içermeyen başka bir dava dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, açıklanan ilkeler ışığında konusunda uzman bilirkişi heyetinden kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak alınacak denetime imkan veren rapor ile diğer ortaklara konutların «teslim tarihi» itibariyle davacının borcunun bulunup bulunmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, işbu davadan ayrı olarak açılan ihraç iptal davasında alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının halen kooperatife aidat borcunun bulunduğu belirlendiği için bağımsız «bölümü» «teslimden» kooperatifin kaçınmasını yasal olduğu ve yöneticilere karşı dava şartını bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9028 E. 2011/1818 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · feragat · havale · taahhütname · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda1-Mahkemece verilen karar davalı vekili tarafından yasal sürede temyiz edilmişse de asıl dava davacısı ... karardan sonra verdiği 21.07.2009 «havale» tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatif anasözleşmesinin 62/«son» maddesinde kuranın yer ve zamanının en az 15 gün önce «taahhütlü» mektupla veya imza karşılığında ortaklara bildirilmesi gerektiğinin açıkça düzenlendiği, davacılara 03.11.2007 tarihinde yapılan kuranın yönetim kurulunca taahhütl …
Hüküm kurulduktan sonra ancak henüz kesinlik kazanmadan «davadan feragat» edildiğinin anlaşılmasına göre vaki feragatin mahkemece değerlendirilmesi gerektiğinden asıl davada verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3531 E. 2010/4049 K.
Ortak:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · husumet · dava şartı · Tapu İptali Ve Tescil
İncelediğiniz kararda… nup bulunmadığının da araştırılması, davacı hakkında alınmış ve kesinleşmiş bir ihraç kararı olduğunun anlaşılması halinde davacının bu davada davacı olma sıfatını («aktif husumet ehliyeti») kaybedecek olmasına göre de mahkemece davalının bu iddiası üzerinde de durulması gerektiğinden kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan kabul şekline göre de davacı, kooperatif ortaklığına dayalı olarak istemde bulunmuş olup, «ortaklık ilişkisine» dayalı bu davada davacının «aktif husumete» ehil olması için davanın sonuna kadar kooperatif ortaklığını muhafaza etmesi, ortaklık durumunu kaybetmemesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, öncelikle davacının «ortaklık sıfatının» devem edip etmediği dolayısıyla «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığı «denetime elverişli» bir şekilde değerlendirilip tartışılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu savunma üzerinde hiç durulmadan «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Oysa, davalı vekilince, yargılama sırasında davacının yönetim kurulunun 21.4.2005 tarihli kararı ile ihraç edildiğini ve kararın kesinleştiği savunulmuş olup, bu kararla ilgili belgeler de dosya ya sunulmuştur.İşbu davanın dinlenebilmesi için tüm yargılama boyunca davacının ortak sıfatını taşıması gerektiği kuşkusuz olup, «aktif husumet» ilişkin bu savunma üzerinde mahkemece, re'sen durulması zorunludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sıfatı · denetime elverişlilik · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, öncelikle davacının «ortaklık sıfatının» devem edip etmediği dolayısıyla «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığı «denetime elverişli» bir şekilde değerlendirilip tartışılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu savunma üzerinde hiç durulmadan «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8053 E. 2011/1214 K.
Ortak:iş bölümü · ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz kararda… orcu var ise bunun her zaman davalı kooperatif tarafından davacıdan talep edilmesinin olanaklı bulunduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davaya konu bağımsız «bölümün» davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
1-Dava, davacıya kurada isabet eden bağımsız «bölümün» davalı adına olan tapu «kaydının» iptali ile davacı adına tapuya tescil edilmesi istemine ilişkindir.
2-Öte yandan kabul şekline göre de davacı, kooperatif ortaklığına dayalı olarak istemde bulunmuş olup, «ortaklık ilişkisine» dayalı bu davada davacının «aktif husumete» ehil olması için davanın sonuna kadar kooperatif ortaklığını muhafaza etmesi, ortaklık durumunu kaybetmemesi gerekmektedir.
Benzer bu kararda… rdiğinin bu dosya kapsamıyla belli olmadığı, başka ortağa da tapu verilmediği, ayrıca taşınmazın esasen davalı kooperatife de ait olmadığı, dava dışı yüklenici kişi «mirasçıları» adına tescilli bulunduğu, tescil talebinin yerinde olmadığı, halen kura çekiminin geçerli bulunduğu, konut yerine tazminat istenemeyeceği, konuta müdahalenin yerinde olmadığı, davacıya «teslimin» gerektiği, dava anında «temerrüde» düşürülmediğinden «ecrimisil» isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın meni müdahale yönünden kabulüne, davalı kooperatif tarafından yaptırılan B-1 Blok 15 numaralı bağımsız «bölümde» davalı yanın müdahalesinin önlenmesine, taşınmazın davacıya teslimine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
… ura sonucu davacının devir yoluyla edindiği ortaklığa isabet etmiş olmasına, tahsis itibariyle davacının konut üzerinde öncelik hakkının bulunmasına, davalı ...’nın «ortaklık ilişkisine» dayalı olarak bu konuta «zilyet» olmasına, «ecrimisil» adı altında talep edilen tazminattan dolayı sorumluluğunun bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira kaybı tazminatı · eşitlik ilkesi · kira kaybı · ecrimisil · mahrum kalınan kâr · terditli dava · zilyetlik · kâr mahrumiyeti
Benzer bu kararda3- Ayrıca, davanın «terditli» açıldığı, davalı ortağa karşı açılan el atmanın önlenmesi ve dairenin «teslimi» istemli davanın kabul edildiği, «ecrimisil» adıyla istenilen «kira kaybı tazminatından» sorumlu olmayacağı dikkate alınıp, salt bu istemler bakımından değerlendirme yapılarak davalı ... yararına «vekalet ücreti» ve «yargılama gideri» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de yanlış olmuştur.
Ancak, davacı ortağın «ecrimisil» adı altında istediği tutar, davacı ile davalı kooperatif arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre haksız işgal tazminatı niteliğinde olmayıp, davacıya konutunun «teslim» edilmemesi nedeniyle «mahrum kalınan» kira bedeline ilişkin bulunmaktadır.
… ura sonucu davacının devir yoluyla edindiği ortaklığa isabet etmiş olmasına, tahsis itibariyle davacının konut üzerinde öncelik hakkının bulunmasına, davalı ...’nın «ortaklık ilişkisine» dayalı olarak bu konuta «zilyet» olmasına, «ecrimisil» adı altında talep edilen tazminattan dolayı sorumluluğunun bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında ka …
… rdiğinin bu dosya kapsamıyla belli olmadığı, başka ortağa da tapu verilmediği, ayrıca taşınmazın esasen davalı kooperatife de ait olmadığı, dava dışı yüklenici kişi «mirasçıları» adına tescilli bulunduğu, tescil talebinin yerinde olmadığı, halen kura çekiminin geçerli bulunduğu, konut yerine tazminat istenemeyeceği, konuta müdahalenin yerinde olmadığı, davacıya «teslimin» gerektiği, dava anında «temerrüde» düşürülmediğinden «ecrimisil» isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın meni müdahale yönünden kabulüne, davalı kooperatif tarafından yaptırılan B-1 Blok 15 numaralı bağımsız «bölümde» davalı yanın müdahalesinin önlenmesine, taşınmazın davacıya teslimine, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3027 E. 2010/6702 K.
Ortak:iş bölümü · Tapu İptali Ve Tescil
İncelediğiniz kararda… orcu var ise bunun her zaman davalı kooperatif tarafından davacıdan talep edilmesinin olanaklı bulunduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davaya konu bağımsız «bölümün» davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
1-Dava, davacıya kurada isabet eden bağımsız «bölümün» davalı adına olan tapu «kaydının» iptali ile davacı adına tapuya tescil edilmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalının ortağı olduğu, kura ile adına dava konusu bağımsız «bölümün» tahsis edildiği, davalı genel kurulunda borcunu ödeyenlere ilişkin olarak tapularının devirlerinin yapılmasının kararlaştırıldığı, 05.09.2005-09.02.2007 tarihleri arasında 44 ortağa tapularının verildiği, kooperatifin ortağa tapu devrinin yapabilmesi için ortağın tüm mali yükümlülüklerini yerine getirmesinin şart olduğu, peşin ödemeli ortaklık veya «yönetim kurulu» tarafından yapılan konut satışlarının davalının genel kurul kararına dayanmadığı ve sonradan da onay verilmediği, davacının dava tarihi itibariyle borcunun bulunduğu, «depo» kararına rağmen ödenmediği, kendisine düşen konutun tapusunu talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:depo kararı · ibra · protokol · yetki · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaDavaya konu uyuşmazlık, davalı kooperatif ortağı olan davacı adına dava dışı Recep Boğatekin ile davalı kooperatif «yönetim kurulu» üyeleri arasında akdedilen 03.07.2003 ve 16.03.2005 tarihli «protokoller» çerçevesinde davacının kooperatife olan yükümlülükleri bakımından «ibra» edilmiş sayılıp sayılmayacağı ve buna bağlı olarak davalı kooperatifin 27.05.2005 tarihli genel kurul toplantısında borcu olmayan ortaklara tapuların verilmesine d …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalının ortağı olduğu, kura ile adına dava konusu bağımsız «bölümün» tahsis edildiği, davalı genel kurulunda borcunu ödeyenlere ilişkin olarak tapularının devirlerinin yapılmasının kararlaştırıldığı, 05.09.2005-09.02.2007 tarihleri arasında 44 ortağa tapularının verildiği, kooperatifin ortağa tapu devrinin yapabilmesi için ortağın tüm mali yükümlülüklerini yerine getirmesinin şart olduğu, peşin ödemeli ortaklık veya «yönetim kurulu» tarafından yapılan konut satışlarının davalının genel kurul kararına dayanmadığı ve sonradan da onay verilmediği, davacının dava tarihi itibariyle borcunun bulunduğu, «depo» kararına rağmen ödenmediği, kendisine düşen konutun tapusunu talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz …
… larının verildiği, kooperatifin ortağa tapu devrinin yapabilmesi için ortağın tüm mali yükümlülüklerini yerine getirmesinin şart olduğu, peşin ödemeli ortaklık veya «yönetim kurulu» tarafından yapılan konut satışlarının davalının genel kurul kararına dayanmadığı ve sonradan da onay verilmediği, davacının dava tarihi itibariyle borcunun bulunduğu, «depo» kararına rağmen ödenmediği, kendisine düşen konutun tapusunu talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz …
Ancak, davacı tarafından karar düzeltme dilekçesi ekinde sunulan davalı kooperatife ait 30.12.2009 tarihli genel kurulun 7. gündem maddesinde, yönetim kurulunun muhtelif ortaklarla kooperatif adına yaptığı 03.07.2003 ve 16.03.2005 tarihli «protokollerin» onaylanmasına ve protokollerde belirtilen dairelerin tapularının ilgililerine devri için yönetim kuruluna «yetki» verilmesine karar verildiği görülmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8308 E. , 2011/1129 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Malatya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.05.2009 tarih ve 2007/87 - 2009/205 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı kooperatifin ortağı olup, noter huzurunda yapılan kura çekimi sonucu halen oturduğu bağımsız bölümün kendisine isabet ettiğini, yapılan daire ile ilgili hiçbir borcunun bulunmadığını, buna rağmen davalı kooperatifin sözkonusu dairenin mülkiyetini tarafına devretmediğini ileri sürerek, davaya konu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kendi adına tapuya tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının toplam 22.420,00 TL borcunun olduğunu, davacının bu borcu ödememesi halinde hakkında ihraç kararı alınmasının sözkonusu bulunduğunu savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu, dava konusu taşınmazın davalı kooperatif adına kayıtlı bulunduğu, kura çekim tutanağı ile dava konusu taşınmazın 1998 yılında davacıya tahsis edildiği, Kooperatifler Kanunu’nun 2/2. maddesi gereğince noter kura çekim tutanağı ile dava konusu yerin mülkiyetinin davacıya intikal ettiği, başka bir resmi merasime gerek bulunmadığı, şayet davacının davalı kooperatife borcu var ise bunun her zaman davalı kooperatif tarafından davacıdan talep edilmesinin olanaklı bulunduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davaya konu bağımsız bölümün davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı ...
adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacıya kurada isabet eden bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescil edilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Konut yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyacını karşılamak, onları konut sahibi yapmak ve inşa edilen konutların ortakları adına tapuda tescil edilmesini sağlamaktır. Ancak ortağın da kooperatiften bu edimini yerine getirmesini talep edebilmesi
kooperatife karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına, borcunun bulunmamasına bağlıdır. Kooperatife borcu bulunan, üzerine düşen mali yükümlülükleri yerine getirmeyen ortağın kooperatiften kendisine isabet eden konutun tapusunun üzerine tescil edilmesini isteme hakkı bulunmamaktadır. Somut olayda, davalı kooperatif davacının kooperatife borcunun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durularak davacının borcunun olup olmadığı, buna göre tescil isteminde bulunmaya hak kazanıp kazanmadığının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan kabul şekline göre de davacı, kooperatif ortaklığına dayalı olarak istemde bulunmuş olup, ortaklık ilişkisine dayalı bu davada davacının aktif husumete ehil olması için davanın sonuna kadar kooperatif ortaklığını muhafaza etmesi, ortaklık durumunu kaybetmemesi gerekmektedir. Davalı temyizinde davacının ortaklıktan ihraç edilmiş olduğunu ileri sürmesine göre davacı hakkında alınmış ve kesinleşmiş bir ihraç kararının bulunup bulunmadığının da araştırılması, davacı hakkında alınmış ve kesinleşmiş bir ihraç kararı olduğunun anlaşılması halinde davacının bu davada davacı olma sıfatını (aktif husumet ehliyeti) kaybedecek olmasına göre de mahkemece davalının bu iddiası üzerinde de durulması gerektiğinden kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014218300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz