Tapu İptali Ve Tescil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3531 E. 2010/4049 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık sıfatı↗ tapu iptali ve tescil↗ aktif husumet ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ denetime elverişlilik↗ taraf ehliyeti↗ eksik inceleme↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya tahsis edilecek başkaca konut kalmadığı, bu nedenle davalının davacıdan eksik olan aidatı tamamlamasını beklemesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının tapu iptal ve tescil isteminin reddine,5.500-YTL. tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkin olup, davacı yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen kura sonucu adına çıkan konutun adına tescil edilmediğini ileri sürmüş, mahkemece, yazılı gerekçe ile davalının tapu iptal ve tescil isteminin reddine, yazılı tazminat isteminin ise kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davalı vekilince, yargılama sırasında davacının yönetim kurulunun 21.4.2005 tarihli kararı ile ihraç edildiğini ve kararın kesinleştiği savunulmuş olup, bu kararla ilgili belgeler de dosya ya sunulmuştur.İşbu davanın dinlenebilmesi için tüm yargılama boyunca davacının ortak sıfatını taşıması gerektiği kuşkusuz olup, aktif husumet ilişkin bu savunma üzerinde mahkemece, re'sen durulması zorunludur.
Bu durumda, mahkemece, öncelikle davacının ortaklık sıfatının devem edip etmediği dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı denetime elverişli bir şekilde değerlendirilip tartışılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu savunma üzerinde hiç durulmadan eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2791 E. 2010/9910 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:protokol
Benzer bu kararda… hkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının aidat borcunu fazlası ile ödediği, dava dışı yüklenici firma ile davalı kooperatif arasındaki «protokolün» konut bedelinin tespitine esas alınamayacağı, zira, davalı anasözleşmesinin 61. maddesine göre konut bedelinin tespiti usulünün belirlendiği gerekçesiyle davanın k …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3445 E. 2010/9983 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · iş bölümü · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, işbu davadan ayrı olarak açılan ihraç iptal davasında alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının halen kooperatife aidat borcunun bulunduğu belirlendiği için bağımsız «bölümü» «teslimden» kooperatifin kaçınmasını yasal olduğu ve yöneticilere karşı dava şartını bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda davanın halli, konutların diğer ortaklara «teslim tarihi» itibariyle davacının kooperatife borcunun bulunup bulunmadığının tespiti noktasındadır.
Bu nedenle mahkemece, kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacının konut «teslim tarihi» itibariyle borcunun bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken bu hususta yeterli inceleme içermeyen başka bir dava dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, açıklanan ilkeler ışığında konusunda uzman bilirkişi heyetinden kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak alınacak denetime imkan veren rapor ile diğer ortaklara konutların «teslim tarihi» itibariyle davacının borcunun bulunup bulunmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3531 E. , 2010/4049 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.05.2008 tarih ve 2004/264-2008/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olmasına, kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmesine ve diğer ortaklara konut tahsis edilmesine rağmen kura da isabet eden bağımsız bölümün adına tescil edilmediğini ileri sürerek, 4.kat 11 nolu bağımsız bölümün müvekkili adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde, şimdilik 5.500.000.000 TL tazminatın temerrüt faizi ile bilikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının daha önce açmış olduğu benzer davanın derecattan geçerek kesinleştiğini savunarak, davanın kesin hüküm nedeniyle reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya tahsis edilecek başkaca konut kalmadığı, bu nedenle davalının davacıdan eksik olan aidatı tamamlamasını beklemesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının tapu iptal ve tescil isteminin reddine,5.500-YTL. tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkin olup, davacı yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen kura sonucu adına çıkan konutun adına tescil edilmediğini ileri sürmüş, mahkemece, yazılı gerekçe ile davalının tapu iptal ve tescil isteminin reddine, yazılı tazminat isteminin ise kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davalı vekilince, yargılama sırasında davacının yönetim kurulunun 21.4.2005 tarihli kararı ile ihraç edildiğini ve kararın kesinleştiği savunulmuş olup, bu kararla ilgili belgeler de dosya ya sunulmuştur.İşbu davanın dinlenebilmesi için tüm yargılama boyunca davacının ortak sıfatını taşıması gerektiği kuşkusuz olup, aktif husumet ilişkin bu savunma üzerinde mahkemece, re'sen durulması zorunludur.
Bu durumda, mahkemece, öncelikle davacının ortaklık sıfatının devem edip etmediği dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı denetime elverişli bir şekilde değerlendirilip tartışılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu savunma üzerinde hiç durulmadan eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA,(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenemesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015421300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz