Tapu tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7316 E. 2011/602 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karşı edim↗ adi yazılı sözleşme↗ satış vaadi sözleşmesi↗ yapılandırma protokolü↗ protokol↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının taraf olmadığı ve adi yazılı bir sözleşme olarak yapılan protokolde, şirket ortağı davacı eşinin payını ...'a devretmesi karşılığında davalı şirket adına olan taşınmazın davacı verilmesinin kararlaştırıldığı, şirket hissesi devrine ilişkin sözleşmelerin noter vasıtasıyla yapılması gerektiği, tapulu taşınmazların alınıp satılması ya da satış vaadi sözleşmelerinin de resmi biçimde tapu sicil müdürlüğünde ya da noterler tarafından yapılması gerektiği, bu şekilde yapılmayan taşınmaz devrine ilişkin sözleşmenin geçerli olmadığı gerekçesiyle sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Her ne kadar yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de 01/05/2008 tarihli “Protokol” başlıklı adi yazılı belgede yazılı olduğu üzere, davalı şirket ortağı olan ...’ın davalı şirketteki hisselerinin tamamını dava dışı ...’a TTK’nun
520. maddesi çerçevesinde devrettiğinin taraflar arasında tartışmasız olduğu, tam iki taraflı sözleşmelerde bir tarafın edimlerin ifasına başlamış olması üzerine karşı edimin talebi halinde sözleşmenin resmi şekle uyulmaksızın düzenlenmesi nedeniyle edimin ifasından kaçınmanın MK'nun 2. madde çerçevesinde iyi niyetli bir hareket olmadığı değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10178 E. 2012/5401 K.
Ortak:adi yazılı sözleşme
Benzer bu karardaSomut olayda, taraflar arasında «limited şirket hisse devri» vaadi ve buna bağlı bir kısım edimler ile bu edimlerin yerine getirilmemesi durumunda «cezai şart» öngören 01.01.2009 tarihli «adi yazılı sözleşme» düzenlenmiş olup,mahkemece, bu sözleşmenin TTK'nun 520/5. maddesine göre noterce «tasdik» edilmediği dolayısı ile TTK’nun 520/5. maddesine göre düzenlenmeyen «geçersiz» bu sözleşmeye dayalı olarak cezai şart istenemeyeceğinin kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket hisse devri · geçersiz sözleşme · tasdik kararı · sözleşmeye aykırılık · hisse devri · cezai şart · limited şirket · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirket hisse devrinin» TTK’nun 520. maddesinde belirtilen şekilde yapılmadığı, bu nedenle «geçersiz sözleşmeye» dayalı «cezai şart» isteminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında «limited şirket hisse devri» vaadi ve buna bağlı bir kısım edimler ile bu edimlerin yerine getirilmemesi durumunda «cezai şart» öngören 01.01.2009 tarihli «adi yazılı sözleşme» düzenlenmiş olup,mahkemece, bu sözleşmenin TTK'nun 520/5. maddesine göre noterce «tasdik» edilmediği dolayısı ile TTK’nun 520/5. maddesine göre düzenlenmeyen «geçersiz» bu sözleşmeye dayalı olarak cezai şart istenemeyeceğinin kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak, TTK’nun 520/5. maddesinde «limited şirket hisse devri» veya devir vaadi hakkındaki sözleşmenin yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce «tasdik» ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi, hüküm ifade etmeyeceği düzenlenmiş ise de, taraflar devir vaadi niteliğindeki bu ön sözleşme yapıldıktan sonra buna dayalı olarak TTK'nun 520. maddesine uygun bir şekilde hisse devrini gerçekleştirmişlerdir.
Bu itibarla, mahkemece, «geçersiz» olan bu sözleşmeye dayalı olarak davacı tarafından «hisse devri» ediminin usulüne uygun olarak yerine getirildiği gözetilerek anılan sözleşmedeki «cezai şartın» istenebileceğinin kabulü ile taraflar arasında düzenlenen bu sözleşmenin buna göre değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5725 E. 2013/21953 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defteri · anonim şirket · kötüniyet · e-defter
Benzer bu karardaDosya kapsamından da davacı ile eşinin hisselerin devrinin «pay defterine» yazılması istemli dava açtıkları, yine dava dışı «anonim şirketin» başka bir pay sahibinin davacı ile eşinin dava ettiği hisselerle ilgili olarak ön alım hakkına dayalı dava ikame ettiği anlaşılmaktadır.
… nde bulunulduğu anlaşılmış olup, yargılama aşamasında davacı tarafça davalının senedine dayalı iddiasına karşı senet sunulmadığı, iddianın kanıtlanmadığı, davacının «kötüniyetinin» sabit olmadığı gerekçesiyle davanı reddine karar verilmiştir.
Davacı, icra takibine konu edilen borcun, taraflar arasındaki 02.04.2008 tarihli hisse devir vaadi sözleşmesinden kaynaklandığını, davalının kendisine ait dava dışı «anonim şirket» hisselerini devir edimini yerine getirmediğini ve bu borcun doğmadığını ileri sürmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/7316 E. , 2011/602 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.03.2009 tarih ve 2008/703 - 2009/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yetkili müdür olduğu davalı şirketin %48 hissesinin eşi ...’a, %48 hissesinin ...’ın eşi ...’a, %4 hissesinin de ...'a ait olduğunu, fiili durumda ise ortakların müvekkili ile ... olduğunu, tarafların ortaklığı sona erdirmeye ilişkin yaptıkları 01/05/2008 tarihli protokolle ...’a ait %48 hissenin ...'a devredildiğini, ortaklıktan ayrılma karşılığında da davalı şirket adına kayıtlı Bornova’daki taşınmazın adına tescil edilmesi kararlaştırıldığını ileri sürerek, taşınmazın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmede ve şirkette taraf olmayan davacı hakkında husumet itirazında bulunup, sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının taraf olmadığı ve adi yazılı bir sözleşme olarak yapılan protokolde, şirket ortağı davacı eşinin payını ...'a devretmesi karşılığında davalı şirket adına olan taşınmazın davacı verilmesinin kararlaştırıldığı, şirket hissesi devrine ilişkin sözleşmelerin noter vasıtasıyla yapılması gerektiği, tapulu taşınmazların alınıp satılması ya da satış vaadi sözleşmelerinin de resmi biçimde tapu sicil müdürlüğünde ya da noterler tarafından yapılması gerektiği, bu şekilde yapılmayan taşınmaz devrine ilişkin sözleşmenin geçerli olmadığı gerekçesiyle sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Her ne kadar yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de 01/05/2008 tarihli “Protokol” başlıklı adi yazılı belgede yazılı olduğu üzere, davalı şirket ortağı olan ...’ın davalı şirketteki hisselerinin tamamını dava dışı ...’a TTK’nun
520. maddesi çerçevesinde devrettiğinin taraflar arasında tartışmasız olduğu, tam iki taraflı sözleşmelerde bir tarafın edimlerin ifasına başlamış olması üzerine karşı edimin talebi halinde sözleşmenin resmi şekle uyulmaksızın düzenlenmesi nedeniyle edimin ifasından kaçınmanın MK'nun 2. madde çerçevesinde iyi niyetli bir hareket olmadığı değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014041100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz