Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5725 E. 2013/21953 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alım (iştira) hakkı↗ pay defteri↗ anonim şirket↗ kötüniyet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında hisse devir vaadini içeren 02.04.2008 tarihli sözleşme ile davalıya ait İsopen A.Ş.'de bulunan %20 hisse karşılığı olarak 20.04.2008 ve 20.04.2009 tarihlerinde 65.000 'er Euro'nun davacı tarafça ödeneceğine ilişkin sözleşme yapıldığı, ödemenin gerçekleşmemesi üzerine davalı tarafça icra takibinde bulunulduğu anlaşılmış olup, yargılama aşamasında davacı tarafça davalının senedine dayalı iddiasına karşı senet sunulmadığı, iddianın kanıtlanmadığı, davacının kötüniyetinin sabit olmadığı gerekçesiyle davanı reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava, icra takibine konu edilen borcun bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı, icra takibine konu edilen borcun, taraflar arasındaki 02.04.2008 tarihli hisse devir vaadi sözleşmesinden kaynaklandığını, davalının kendisine ait dava dışı anonim şirket hisselerini devir edimini yerine getirmediğini ve bu borcun doğmadığını ileri sürmüştür. Davalı da anılan sözleşmenin varlığını kabul etmiş, takibe koyduğu alacağının karşılığı hisselerin, davacıya verilen vekaletname uyarınca davacının eşine devrinin yapıldığını, bu
şekilde sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirdiğini savunmuştur. Dosya kapsamından da davacı ile eşinin hisselerin devrinin pay defterine yazılması istemli dava açtıkları, yine dava dışı anonim şirketin başka bir pay sahibinin davacı ile eşinin dava ettiği hisselerle ilgili olarak ön alım hakkına dayalı dava ikame ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, uyuşmazlığın salt yazılı ispat kuralları çerçevesinde değerlendirilerek çözümlenmesi doğru değildir. Dava konusu borç, taraflar arasında varlığı çekişmesiz hisse devir vaadi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. O halde, anılan hisse devir vaadi sözleşmesinin irdelenmesi, bu sözleşme çerçevesinde edimlerin nasıl ve ne ölçüde yerine getirildiğinin değerlendirilmesi, savunmada açıklanan diğer davaların işbu davaya etkisinin tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durum karşısında, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde iddia ve savunmaların değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Davalı vekiline davacı vekilinin temyiz dilekçesi 31.01.2012 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK'nın 433/2. maddesinde yazılı temyiz etme süresi geçirildikten sonra 16.10.2012 tarihinde temyiz edilmiştir. Aynı Kanun'un 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay da bu konuda bir karar verebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5725 E. , 2013/21953 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.11.2011 tarih ve 2011/57-2011/509 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.12.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 20.04.2008 ve 20.04.2009 tarihli sözleşmeleri dayanak göstererek icra takibi başlattığını, taraflar arasında anılan tarihli sözleşmeler düzenlenmediğini, 02.04.2008 tarihli sözleşme uyarınca davalının, dava dışı şirkette olan paylarını müvekkiline devir etme karşılığında da müvekkilinin 130.000 TL ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının devre yanaşmadığını, sanki hisse devri yapmış gibi icra takibi başlattığın ileri sürerek, icra takibinde borçlu bulunmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli takip nedeniyle %40 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borcunu ödediğini icra takibinde ikrar ettiğini, ancak ödemesi bulunmadığını, yazılı kanıtla ispat etmesi gerektiğini savunarak, %40 oranı üzerinden kötüniyet tazminatının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında hisse devir vaadini içeren 02.04.2008 tarihli sözleşme ile davalıya ait İsopen A.Ş.'de bulunan %20 hisse karşılığı olarak 20.04.2008 ve 20.04.2009 tarihlerinde 65.000 'er Euro'nun davacı tarafça ödeneceğine ilişkin sözleşme yapıldığı, ödemenin gerçekleşmemesi üzerine davalı tarafça icra takibinde bulunulduğu anlaşılmış olup, yargılama aşamasında davacı tarafça davalının senedine dayalı iddiasına karşı senet sunulmadığı, iddianın kanıtlanmadığı, davacının kötüniyetinin sabit olmadığı gerekçesiyle davanı reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava, icra takibine konu edilen borcun bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı, icra takibine konu edilen borcun, taraflar arasındaki 02.04.2008 tarihli hisse devir vaadi sözleşmesinden kaynaklandığını, davalının kendisine ait dava dışı anonim şirket hisselerini devir edimini yerine getirmediğini ve bu borcun doğmadığını ileri sürmüştür. Davalı da anılan sözleşmenin varlığını kabul etmiş, takibe koyduğu alacağının karşılığı hisselerin, davacıya verilen vekaletname uyarınca davacının eşine devrinin yapıldığını, bu
şekilde sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirdiğini savunmuştur. Dosya kapsamından da davacı ile eşinin hisselerin devrinin pay defterine yazılması istemli dava açtıkları, yine dava dışı anonim şirketin başka bir pay sahibinin davacı ile eşinin dava ettiği hisselerle ilgili olarak ön alım hakkına dayalı dava ikame ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, uyuşmazlığın salt yazılı ispat kuralları çerçevesinde değerlendirilerek çözümlenmesi doğru değildir. Dava konusu borç, taraflar arasında varlığı çekişmesiz hisse devir vaadi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. O halde, anılan hisse devir vaadi sözleşmesinin irdelenmesi, bu sözleşme çerçevesinde edimlerin nasıl ve ne ölçüde yerine getirildiğinin değerlendirilmesi, savunmada açıklanan diğer davaların işbu davaya etkisinin tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durum karşısında, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde iddia ve savunmaların değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Davalı vekiline davacı vekilinin temyiz dilekçesi 31.01.2012 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK'nın 433/2. maddesinde yazılı temyiz etme süresi geçirildikten sonra 16.10.2012 tarihinde temyiz edilmiştir. Aynı Kanun'un 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay da bu konuda bir karar verebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568451500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz